YENI OKUL IZHAR kitap kapağı

2. bölüm / 3

YENI OKUL IZHAR

BÖLÜM 2: TEPKİ

Vaveyla Yazarı: alyanaz dogankaya

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 3Şu an: BÖLÜM 2: TEPKİ

İnsan kalbi, yaşamın ilk anından son nefese kadar durmaksızın çalışan olağanüstü bir organdır. Ortalama bir yetişkinin kalbi dinlenme hâlindeyken dakikada yaklaşık 60 ila 100 kez atar.

Düzenli spor yapan kişilerde bu sayı daha düşük olabilir; bazı sporcularda dinlenme nabzı dakikada 40–60 atım arasında görülebilir. Bunun nedeni kalbin daha güçlü çalışması ve her atımda daha fazla kan pompalayabilmesidir.
Buna karşılık heyecan, korku, stres, egzersiz, ateş veya yoğun duygular sırasında kalp atış hızı geçici olarak artabilir.

Çünkü vücut, kaslara ve organlara daha fazla oksijen taşımak için daha hızlı kan dolaşımına ihtiyaç duyar. Kalp atış hızını belirleyen en önemli sistemlerden biri sinir sistemidir. Sempatik sinir sistemi kalbin daha hızlı atmasını sağlarken, parasempatik sinir sistemi kalbi yavaşlatarak vücudun dinlenmesine yardımcı olur. Bu iki sistem gün boyunca sürekli denge içinde çalışır.

Kalp dört odacıktan oluşur: sağ kulakçık, sağ karıncık, sol kulakçık ve sol karıncık. Bu odacıklar koordineli şekilde kasılarak kanın akciğerlere ve tüm vücuda taşınmasını sağlar.

Her kalp atışında yaklaşık 70 mililitre kan pompalanır. Ortalama bir insanın kalbi dakikada yaklaşık 5 litre, bir saatte yaklaşık 300 litre, bir günde ise yaklaşık 7.000 ila 8.000 litre kan dolaştırabilir.

Bu miktar, küçük bir yüzme havuzunu doldurabilecek kadar suyun birkaç gün içinde pompalanmasına eşdeğer bir hacimdir.

İnsan kalbi, yalnızca yumruk büyüklüğünde olmasına rağmen bu performansı yıllarca sürdürebilir.
Bir insanın kalbinin yaşam boyunca kaç kez attığı da oldukça ilgi çekicidir.

Dinlenme hâlinde dakikada ortalama 70 atımyapan bir kişinin kalbi bir saatte yaklaşık 4.200, bir günde yaklaşık 100.800, bir yılda ise yaklaşık 36,8 milyon kez atar.

Ortalama 80 yıllık bir yaşam süresi düşünüldüğünde, kalp yaklaşık 3 milyar kez atmış olur. Bu sayı kişiden kişiye değişebilir; yaş, sağlık durumu, fiziksel aktivite düzeyi ve yaşam tarzı gibi faktörler toplam kalp atış sayısını etkileyebilir.

Kalbin ritmini sağlayan doğal bir elektrik sistemi vardır. Sağ kulakçıkta bulunan sinüs düğümü (SA düğümü), kalbin doğal pili olarak görev yapar.

Buradan çıkan elektriksel uyarılar kalbin diğer bölgelerine iletilir ve odacıkların doğru sırayla kasılmasını sağlar. Bu sistem sayesinde kalp, beyin sürekli komut vermese bile kendi kendine atmaya devam edebilir. Ancak beyin ve hormonlar, ihtiyaç duyulduğunda bu ritmi hızlandırabilir ya da yavaşlatabilir. Örneğin korktuğumuzda salgılanan adrenalin hormonu kalbin daha hızlı atmasına neden olurken, uyku sırasında kalp atış hızı genellikle azalır.

Kalp atış hızını etkileyen birçok faktör vardır. Yaş bunlardan biridir; bebeklerin kalpleri yetişkinlere göre çok daha hızlı atar. Yeni doğan bir bebeğin kalbi dakikada 100 ila 160 kez atabilir

. Çocuk büyüdükçe nabız yavaş yavaş düşer ve ergenlik döneminde yetişkin değerlerine yaklaşır. Bunun dışında kafeinli içecekler, sigara, bazı ilaçlar, stres, susuz kalma ve fiziksel kondisyon da kalp atış hızını değiştirebilir.

Düzenli egzersiz yapan kişilerde kalp daha verimli çalıştığı için dinlenme nabzı genellikle daha düşüktür. Bu durum tek başına bir hastalık belirtisi değildir; aksine sağlıklı bir dolaşım sisteminin göstergesi olabilir.

Kalbin düzenli çalışması yaşam için hayati önem taşır. Kalp ritminin çok yavaşlaması (bradikardi) veya çok hızlanması (taşikardi) bazı durumlarda tıbbi değerlendirme gerektirebilir.

Bununla birlikte kısa süreli hızlanmalar her zaman hastalık anlamına gelmez. Koşarken, heyecanlandığımızda ya da korktuğumuzda kalbin hızlanması vücudun normal bir tepkisidir. Dinlenince nabzın tekrar normale dönmesi beklenir.

Sonuç olarak kalp, yalnızca kan pompalayan bir kas değildir; yaşamın sürekliliğini sağlayan son derece karmaşık ve güçlü bir organdır. Her gün yüz binlerce kez atarak oksijen ve besin maddelerini tüm hücrelere ulaştırır, atık maddelerin uzaklaştırılmasına yardımcı olur ve yaşam boyunca milyarlarca kez hiç durmadan çalışır. Sağlıklı beslenme, düzenli fiziksel aktivite, yeterli uyku, sigaradan uzak durma ve stresin yönetilmesi, kalbin bu olağanüstü görevini uzun yıllar boyunca sağlıklı bir şekilde sürdürebilmesine katkı sağlar.

Siyah saçlı çocuk gözlerini gözlerime kitleyerek üzerime doğru yürümeye başlayınca benım için bu sayıların hiç bir önemi kalmamıştı.
Çünkü kalp atış hızı rekoru kesınlıkle bendeydı.

Dibime o kadar girmişti ki burunlarımız birbirne değiyordu resmen.
Aramızda oldukça bir boy farkı vardı.Gözlerine bakmak için kafamı hafif yukarı kaldırıp bal rengi gözlerimi onun kahvelerine değdirdim.
Sessizliği bozarak;
“Cesaretini sevdim.”dedi.Sanki çok sinirliydi ama bana göstermemeye çalışıyor gibiydi.
“Bakalım ne kadar süre böyle kalabilecek.”sakin bir tonda konuşmasına devam edip benden olabildiğince uzaklaştı.

“Anlaşılan yenisin,sana kimse burada kimse saygı duyman gerektiğini öğretmemiş.Ama ben bunun için kendimi yormayacağım sen kendi gözlerinle göreceksin.”

“Bu bir saçmalık!” diye bağırdım tam arkasını görüp gideceği sırada.
“Burası bir okul senin babanın çiftliği değil! İnsanlar buraya okumaya geliyor senin saçmalıklarını izlemeye değil!” dediğim sırada büyük bir kahkaha patlatıp hızlı adımlarla yanıma geri geldi.

Ceketindeki isim kartını sertçe çekip sökülmesine neden oldu.
Sonra hızlıca bileğimi kendine doğru çekip avucuma bıraktı.

“Seninle çok eğleneceğiz gibi duruyor yeni kız.”
Kıvırcık arkadaşıyla beraber görüş alanımdam çıktıktan sonra elime bıraktıgı isim kartına baktım.
Araf Karaca
Öğrenci No:01
Ee yani sorun ne bunda?
Ne diye elime tutuşturdu ki bunu?
Sonra kafamı kaldırdığımda karşımda duran koca KARACA KOLEJİ yazısına baktım.
Sonra karta tekrardan baktım.
Karaca
Gözlerim fal taşı gibi açıldığında anlamıştım ki bu okul gerçekten de babasının çiftliğiydi ve ben az önce çok büyük bir belaya bulaşmıştım.

Beni izleyip gülen ve çok düşük ihtimal acıyanlarında olduğu kalabalıktan sıyrılıp okul binasına girdim.
Müdürün odasını bulmam gerekiyordu.
Koridordan rastgele geçen bir çocuğa seslendim;
“Pardon,Müdürün odası nerede biliyor musun?”
Mimiksiz bir ifadeyle sol elini kaldırıp koridorun sonundaki odayı gösterdi.
Samimi bir şekilde gülümseyip odanın yokunu tuttum.
Kapıyı çalıp içeri girdim.
Koltuğunda rahatça yayılarak oturan adam -yani müdürümüz- eliyle masanın diğer tarafındaki sandalyeyi göstererek konuştu.
“Hoşgeldin,güzel kızım.İsmin Elya idi değil mi?”
“Evet efendim.”diye kibar bir şekilde yanıtladım.
“Öncelikle okulumza hoş geldin demek isterim bahçedeki olayı da gördüm bu yüzden sana bu okulun işleyişinden bahsetmem gerekiyor gibi düşündüm.”
“Nasıl yani görmüş olmanıza rağmen ses çıkarmıyor musunuz?”
“Dinle,güzel kızım.Burası senin bildiğin özel okullar gibi değil.Biz sınav odaklı,öğrencilerini sürekli darlayan,baskıcı bir okul değiliz.Velilerimizde bizim işleyişimizi bilir vr bilerek çocuklarını bize emanet ederler.Yani her şeye tepki gösterirsen senin için işler daha da zorlaşır,anlatabilfim mi?”
Ne saçmalıyordu bu adam sınav odaklı bir okul değil diye zorbalık serbest miydi yani?
Tam ağzımı açacakken Müdür Bey beni böldü.
“Ayrıca,karşı çıkmana şaşırdım.Sonuçta bu okula neden geldiğini biliyoruz değil öi senin de çok iyi bir insan ya da öğrenci olduğun söylenemez. O yüzden sen sessiz kal brnde sessiz kalayım.”
Açık açık den hırsız olduğun için sessiz kal diyordu bana.
“Sınıfımı öğrenmeye gelmiştim.”
dedim konuyu uzatmamak için.
“9/A sınıfındasın Elya,ayrıca sana okulu gezdirmesi için oğlumun ders hocasından izin aldım sana yardımcı olacak.Araf,içeri gel oğlum!”
Sonra kapı açıldı ve o bahçede ki piçin suratını göründü.
Hassiktir be! O piç bunun oğluydu değil mi?
Onun o tipsiz suratını görünce yüzümü ekşitip yerimden kalktım.
Yiğidi öldür hakkını yeme Elya. Çocuk ilah gibi vallahi
“Bekle! Yaka kartınu vereyim kızım. Okulumuza tekrardan hoş geldin.”
Samimi bir şekilde gülüp adamın elindeki karta uzanacaktım ki Araf hızlıca babasının elindeki kartı kaptı vr bana göz kırpıp,
“İsmini de mi öğrenmeyelim?” dedi.
Kapıya doğru ilerlerken müdür seslendi ve
“Anlaştığımıza sevindim.” dedi
Gülümseyip odadan çıktık.
Araf babasına gülümseyip kapıyı kapattı ve bir anda yüzündeki o masum ifade kayboldu.
Bir anda bileğimden tutup hızla sürüklemeye başladı.
O kadar sert tutuyordu ki bileklerimin kıpkırmızı olacağından emin olmuştum.

“Bıraksana! Ne yaptığını sanıyorsun sen? Hey! Sana diyorum bıraksana!”
En sonunda durdu bir odanın kapısını açtı ve resmen beni içeri savurdu.
“Ne yaptığını sanıyorsun sen ha?Babanın okulu diye istediğini yapabileceğini mi sandın?”
“Sen o bahçede yaptığın şovun bir karşılığı olmayacak mı sandın?Çok mu havalı hissettin kendini? Ya da kahraman mı oldun şimdi herkesin gözünde?Cevap versene!”
“Öyle bir amacım yok tamam mı? Ayrıca kendini havalı hisseden sensin gibi geldi bana!Başka insanları ezikleyerek kendini yüceltiyorsun.”
Beni omuzlarımdan tutup sertçe duvara bastırdı ve iki yanıma kollarını dayadı.
“Çekilsene ya! Ne yapıyorsun?”
“Kızım bak!Burası Karaca Koleji! Burada okulu ben yönetirim istediğimi yaparım,atarım istersemde alırım.Anladın mı beni?”
Elindeki yaka kartının iğnesini açtı ve ceketimdeki yere taktı.
“Aynı sınıftayız bu arada Elya.Daha çok eğleneceğiz gibi duruyor. Takip et beni sınıfa gidelim?.”
Adımlarım onunkileri takip etti ve bir süre sonra bir sınıfın önünde durdu ve kapıyı çalmadan çok hızlı bir şekilde açtı.
Tabii bu da bütün gözlerin üzerimize dönmesine sebep oldu.
Hiç bir açıklama yapmadan bahçede yanında duran kıvırcık saçlı çocuğun yanına oturdu.
Şimdi ise bütün gözler bana dönmüştü.
Kendinden emin olduğunu düşündüm adımlarımla sınıfın ortasına doğru ilerledim.
“Merhaba arkadaşlar ben Elya. Kişisel sebeplerimden dolayı okul değiştirmek zorunda kaldım. Umarım iyi anlaşabiliriz.” dedim.
Araf’ın yanındaki çocuk osuruk sesi çıkartarak bütün ciddiyeti bozdu ve bütün sınıfı kahkahaya boğdu.

Orospu evladı
diye geçirdim içimden.
Annem duysa çok kızardı birinin günahını ailesinden çıkarma kızım derdi.
Öğretmen;
“Tamam çocuklar sessizlik.Elya’cığım okulumuza hoş geldin.” sınıfa göz gezdirdi ve cam kenarı en arka sırada tek başına oturan kulapında kulaklık olan bir kızı işaret edip “tek boş yer Deniz’in yanı oraya oturabilirsin” dedi.
Deniz dediği kızın yanı aynı zamanda o bahçedeki piçlerin çaprazı oluyordu.
Ama başka imkanım olmadığı için gidip kızın yanına oturdum ve öğretmen dersini anlatmaya devam etti.
Deniz kulaklıklarını çıkartıp beni süzdü ve samimi bir şekilde gülümsedi.
Elimi uzattım ve “Elya ben.Tanıştığımza memnun oldum.” dedim.
Kulaklığını çıkardı ve “Deniz.” dedi.
Soğuk biri değildi sesi utanıyormuş ya da biri duyacak diye korkuyor gibi çıkıyordu.
Zil çalınca o ikili dışarı çıktı ve öğle arasına kadar bir daha görmedim.
Biz de Denizle yakın olmuştuk saatlerce sohbet etmiştik.Deniz’in konuştuğu kimse yoktu çünkü brnim gibi bu düzeni o da saçma buluyordu fakat benim gibi tepki gösteremiyordu.Bahçedeki olayı gördüğü için benimle tanışmaya hiç tereddüt etmemişti.
Şimdi ise beraber yemekhaneye gidiyorduk. Sohbet ederek yemeğimizi almış ve boş olan iki kişilik masalardan bir tanesine oturmuştuk.
Deniz çok güzel bir kızdı. Simiyah beline kadar uzanan dümdüz saçları,koyu mavi gözleri ve bembeyaz bir teni vardı.
Yemeğimizi yerken bela geliyorum dedi ve yanımıza bir anda bitirim ikili geldi.
Araf “Ekin,seninkini kaptırdık ne diyosun bu duruma.” dedi ve aralarında gülüştüler.
Deniz başını öne eğip gitmelerini bekledi fakat yanında ben varken öyle bir şey olamazdı.
“Hayırdır?” dedim sakin bir sesle.
Adının Ekin olduğunu öğrendiğim çocuk gülerek,
“Oldukça hayır merak etme.” dedi.
Anlamaz gözlerle bakarken Araf bir anda masada duran ketçap şişesini üstüme sıkmaya başladı.
O kadar beklemediğim bir hareketti ki donup kaldım ve yüzüm gözüm hatta üstüm ketçapla kaplanırken tepki veremdim.
Hatta göremedim bile tek duyduğum Deniz’in bağırışları ve onun sesiydi.
“Ya siz delirdiniz mi?Ne yapıyorsunuz? Bıraksana kızı!”
En sonunda ketçabı sıkmayı bıraktı ve büyük bir sessizlik oluştu.
Lanet olsun ki hiç bir şey göremiyordum.
Deniz’in kolumu tutup beni sürükleyerek dışarı çıkardığını hissettim.
Söve söve beni bir yere getirip oturtturdu ve gözlerimi havluyla sildi.
Artık görebiliyordum.
Engel olamadığım işte gözlerimden yaşlar akmaya başladı ve kendimş bağıra bağıra ağlarken buldum.
“Ya neden hiç bir şey istediğim gibi olmuyor ya? Neden bana bunu yapıyorlar?”
“Çok haklısın güzelim,gerçekten.Bak burası spor salonunun soyunma odası arkada duş kabinleri var gir temizlen hadi.”
“Ekinle aranızda bir şey mi var?”
Araf Denizi göstererek ‘seninki’ demişti
yani ya sevgililerdi ya da bir zamanlar öyleydi bunu anlamıştım.
“Sana her şeyi anlatacağım ama önce temizlen lütfen.”

İKİNCİ BÖLÜM SONU

merabalar oncelikle buraya kadar okuduysanız çok tesekkurler🤍hikayemin ikinci bölümünü nasil buldunuz ve fikir önerilerine açığım surası söyle olmalı dediğiniz bir yer varsa yorumlarda belirtmeyi unutmayın peki sizce
ekin ile denizin arasında bir şey varmı gerçekten?

çokçok seviliyorsunuz optuumm

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

37okunma 4beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18