4. bölüm · Yeni Nesil Çapulcular

İç Sesin Ayaklanışı

Marvel ve HP Seven biri

Büyük Salon kalabalıkla dolup taşarken, öğretmen masasının en karanlık köşesinde Snape, her zamanki gibi kollarını bağlamış, yüzünde “bu yıl kesin başım ağrıyacak” ifadesiyle oturuyordu.

Yeni gelen öğrencileri süzüyor, içinden de klasik Snape cümlelerini kuruyordu:

Snape (içinden):
Gürültü. Kaos. Hepsi bir arada… Hogwarts Express değil, sanki bir sirki boşaltmışlar.

Sonra kapıdan giren dördü gördü.

Dört kız.
Dört bela.
Dört baş ağrısı.

Slytherin’in yeşil-siyah renkleri Cassie’nin üstünde parlayınca yüzü gerildi.

Snape (içinden):
Black’in çocuğu. Bu yıl kesin kazan patlatır. Zaten babası da böyleydi… Kibirli, gürültülü, tam bir baş belası.

Cassie masasına doğru yürürken Snape istemsizce göz devirdi.

---

Sonra Aria’yı gördü. Parlak gülüşü, abartılı enerjisi, bakışlarındaki “bu akşam kesin bir şey karıştıracağım” yazısı…

Snape (içinden):
Lupin’in kızı. Harika… tam bir “haylazlık fabrikası”. Babası da efendi gibi görünür ama yanında Potter ve Black olunca… eh, sonuç ortada.

Aria tam o sırada Snape’e el salladı.
Snape yüzünü başka yöne çevirdi.

---

Elin içeri girdiğinde Snape biraz duraksadı.

Sessiz, nazik, dikkatli adımlarla yürüyordu. Hogwarts’ın o büyük salonunda bile herkes ona çarpmamak için yol veriyordu.

Snape (içinden):
Pettigrew’un kızı ama tuhaf… babasına hiç benzemiyor. Sessiz, sorumluluk sahibi… Hufflepuff için fazla düzgün bile sayılabilir.

Snape’in kaşı hafifçe kalktı.
“Neyse…” diye kendi kendine homurdandı.

---

Sonra…

Mara içeri girdi.

Mavi-siyah Ravenclaw cübbesi, düzgün toplanmış kızıl saçları, yüzünde Lily’nin o tanıdık sakin ifadesi…

Snape’in tüm sertliği bir an için çözüldü.

Snape (içinden, yumuşayarak):
Mara Potter… en azından aralarında bir tane düzgün insan var. Bilgili, saygılı, mantıklı… tıpkı annesi gibi.

Hatta istemsizce hafifçe başını bile eğdi.
Mara da fark edip kibarca başını selamladı.

Aralarında sessiz ama özel bir anlaşma vardı.
Mara onun vaftiz kızıydı sonuçta.

Snape (içinden):
Evet… bu yıl tek tesellim o.

---

Ama hepsi birlikte gülerek büyük salonda yürüyünce Snape’in yüzü yeniden sertleşti.

Birlikte olduklarında…
tam bir felakete dönüşüyorlardı.

Aria Cassie’ye bir şey fısıldadı.
Cassie kahkaha attı.
Mara gülmemek için dudaklarını ısırdı.
Elin utangaçça başını eğdi.

Ve Snape anında tehlikeyi hissetti.

Snape (içinden):
Hayır. Bu gülüşten iyi bir şey çıkmaz.
Kesinlikle çıkmaz.

Dumbledore’un çaktırmadan “Severus… rahat ol, çocuklar seninle uğraşmaz” der gibi gülümsemesine kaşını kaldırdı.

Snape (içinden):
Evet, tabii… Bu kızlar uğraşmaz. Sadece koridoru yıkar, kazanı patlatır, Quidditch maçına hipogrif sokar…

Bir an durdu.
Derin bir nefes aldı.

Ve homurdandı:

Snape:
“Babalarını da böyleydi zaten.”

Sonra mantosunu düzeltip, önündeki kupaya karamsar bir şekilde baktı.

Snape (içinden):
Bu yıl çok… uzun geçecek.

---Hufflepuff Ortak Salonunda Gece Planları”

Kızlar Büyük Salon’daki karşılama yemeğinden sonra kalabalıktan ayrılıp şatonun daha sessiz koridorlarına geçti.
Hufflepuff’ın sıcak, sarı ışıklı koridoru onları karşıladı. Elin kartal kapı tokmağını çevirdi, şifreyi söyledi, kapı açıldı.

Hufflepuff Ortak Salonu, her zamanki gibi sıcacıktı:
Yuvarlak pencerelerden sarmaşıklar sarkıyor, şöminenin çıtırtısı odanın içini dolduruyordu.

Kızlar içeri girer girmez herkes başını kaldırdı,
çünkü bu dörtlü nerede belirse bir hareketlilik olurdu.

Elin hemen el salladı.

Elin: “Selam millet! Sadece biraz konuşacağız.”

Hufflepuff öğrencileri rahatça karşılık verdi;
Zaten Elin’in yanında kötü niyet olamayacağını düşünüyorlardı.

Cassie ise koltuğa kendini attı.

Cassie: “Bu sene hiç olay çıkarmayacağız dedik ama… ilk geceden plan yapıyoruz, farkında mısınız?”

Aria hemen koltuğa atlayıp yanına oturdu.

Aria: “McGonagall böyle cümleler söylediğinde içimde bir şeyler uyanıyor… Kaos... kaos… kaooos!”

Mara, Ravenclaw olmanın verdiği o ciddi ifadeyle çayını eline aldı.

Mara: “Kaos değil Aria. Buna… stratejik ilerleme diyelim.”

Cassie parmağını kaldırdı.

Cassie: “Evet! Stratejik. Çok akademik. Rezilliklerimize ciddiyet kattı.”

Elin, ikisinin ortasına oturup fısıldadı.

Elin: “Peki… bu stratejik şey… tam olarak ne?”

Aria gözlerini parıl parıl açtı.

Aria:
“Animagus.”

Mara çayını yudumlarken sanki normal bir şey söylüyormuş gibi konuştu.

Mara:
“Evet. Babalarımızın yaptığı gibi.”

Cassie koltuğa iyice yayılıp kollarını açtı.

Cassie:
“Harika fikirdir. Bize kesinlikle yakışır.”

Elin heyecanla doğruldu.

Elin:
“Ama animagus olmak yasak değil mi?”

Mara başını salladı.

Mara: “Resmi olarak evet. Ama… kimse ‘animagus olmayın’ diye kapımıza not bırakmadı.”

Cassie ciddiyetle:

Cassie:
“Ve… kütüphanede bununla ilgili tüm doğru bilgi ‘Yasaklı Bölüm’de.’”

Aria iki elini birbirine çırptı.

Aria: “İşte benim kızım! Plana bak! YASAKLI BÖLÜM! Hogwarts’a hoş geldiniz!”

Elin hafif endişeyle:

Elin: “Ama Filch? Madam Pince? Kapanış saatleri?”

Cassie kaşını kaldırıp gururla:

Cassie: “Bu yüzden bu grubun beyni benim.”

Mara anında:

Mara: “Asla değilsin.”

Aria:

Aria: “Evet, Cassie. Sen bizim… hmm… saldırı timimiz gibisin.”

Cassie gururla göğsünü kabarttı.

Cassie: “Evet işte! Olay çıkaran tim!”

Elin gülümseyerek:

Elin:
“Peki plan ne?”

---

✨ HAYLAZLIK PLANI – GECE OPERASYONU

Mara masanın üzerine parşömen açtı.
Ravenclaw zekâsı devreye girmişti; hepsine bakıp fısıldadı:

Mara:
“Bu gece herkes yatınca Yasaklı Bölüm’e giriyoruz.”

Aria parmak kaldırdı.

Aria:
“Ben kitapları alırım!”

Cassie hemen:

Cassie:
“Ben gözcü olurum! Snape gelirse kaçma hızım ışık hızında.”

Elin ise nazikçe:

Elin:
“Ben de ayak seslerini dinlerim. Hufflepuff olarak iyi duyarım.”

Mara, hepsine sırayla bakıp ciddi bir komutan edasıyla konuştu:

Mara:
“Tamam. Ama bir kuralımız var.”

Hepsi başını eğdi.

Mara:
“Kimseyi tehlikeye atmıyoruz.
Kimseyi yaralamıyoruz.
Ve… Snape’i sinirlendirmiyoruz.”

Cassie anında:

Cassie:
“Üçüncüsü imkânsız ama deneyebiliriz.”

---

✨ KOMİK SON

Aria, Cassie’nin omzuna yaslanıp heyecanla fısıldadı:

Aria:
“Düşünsene… Animagus formum ne olur?”

Cassie:
“Sen kesin hyperaktif bir… sincap falan olursun.”

Mara kahkahayı zor tuttu.

Mara:
“Cassie, seninki kesin yırtıcı bir şey olur. Tilki gibi.”

Elin gülümsedi:
“Ben… kirpi olmak isterdim.”

Hep birlikte güldüler.

Bu gece plan büyük.
Bu gece kaosun başlangıcı.

Ve Hufflepuff ortak salonunun sıcak ışığında, dört kız birbirine bakıp aynı anda fısıldadı:

“Başlıyoruz.”

---

🌙 Gece Yarısı – Yasaklı Bölüm Kaosu

Dört kız—Aria, Cassie, Mara ve Elin—ortak salonun sıcak ışıklarından çıkıp sessizce koridora süzüldüler. Ay ışığı pencerelerden uzun çizgiler halinde taşarken, dört kız merdivenleri dikkatlice indi.

Cassie (fısıltıyla):
"Tamam, sessizce halledersek kimse anlamaz. Bir bakmışız Animagus kitabı bizde."

Mara:
"Şşş, çok konuşma. Adımlarınızı hafif atın."

Yasaklı bölümün kapısına geldiklerinde Elin eğilip kilide baktı.

Elin:
"Kolay. Babamdan kalma yetenekler işte…"
Minik bir tıslamayla kilit açıldı.

Tam kapıya dokunmuşlardı ki—

“KİM VAR ORADA?!”

Filch’in sesi koridorda gürledi.

Dört kız aynı anda yerlerinde sıçradı.

Cassie:
"AY—! Ne ara geldin ya?!"

Filch, fenerini kaldırarak hızla üzerlerine yürüdü.

Filch:
"SİZ DÖRTLÜ! Tabii ki siz! Başka kim olacak?! Bu saatte burda ne işiniz var?!"

Filch bir hamlede Elin ve Mara’nın kollarından tuttu.

Mara:
"Tamam tamam, kolumu kopartma…"

Aynı anda Snape’in uzun pelerini koridorun karanlığından belirdi.

Snape (soğuk bir nefesle):
"Filch. Gecenin bu saatinde neyi beceremediniz de beni çağırdınız?"

Filch:
"Bakın profesör! Dördü de Yasaklı Bölüme girmeye çalışıyordu!"

Snape’in bakışı kızlara kaydı.
Aria ve Cassie’ye uzun, bıkkın bir bakış attı—sonra gözleri Mara’da hafifçe yumuşadı ama hemen toparladı.

Snape:
"Elbette… Babalarını da sevmezdim zaten."

Sonra Aria ile Cassie’nin kollarından tutup çekti.

Aria:
"Hey! Ben kendim de yürürüm!"

Cassie (Snape’e inat direnerek):
"Ben yürümeyeceğim! İstemiyorum! Kütüphane ziyaretimiz yarım kaldı—"

Snape:
"Cassie. Yürü."

Cassie taş kesildi.

Cassie:
"Yürümeyeceğim dedim!"

Snape içini çekti…
Sonra Cassie'yi hafifçe iterek harekete geçirdi.

Cassie:
"Ayy tamam tamam! Itmesene!"

---

🏛 Dumbledore’un Ofisi

Kapı açıldığında Dumbledore şöminedeki ateşin yanında oturuyordu.
Üç kızı—Elin, Mara ve Aria—bir anda görünce dudakları titredi.

Dumbledore:
"Yine siz, ha? Dördüncünüz nerede?!"

Tam o anda Snape, Cassie’yi içeri hafifçe ittirdi.

Cassie içeri sendeleyerek girip hemen eteğini düzeltti, omuzlarını gerip başını kaldırdı.

Cassie:
"Burdayım."

Dumbledore gözlüğünün üzerinden kızlara baktı…
Ve derin bir nefes aldı.

Dumbledore:
"Sanırım konuşacak çok şeyimiz va,kızlar."