2. bölüm / 4
YENİ EV ARKADAŞIMTAŞINMA
Bölümler 4Şu an: TAŞINMA
- 1 YENİ EV ARKADAŞI Mİ?343 kelime
- 2 TAŞINMA718 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 SARHOŞ603 kelime
- 4 KALP KIRAN805 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Ahmet abi yanımdan gittikten sonra eski evime geçmiş eşyalarımı kolilemeye başlamıştım. Biraz uzun sürmüştü ama halletmiş sonra da yeni evime geçip biraz dinlenmiş yavaş yavaş eşyalarımı dizmeye başlamıştım. Saat neredeyse gece yarısını geçerken eşyaların çoğunu yerleştirmiş geri kalanını da sabah hallederim kafasıyla üst kata uyumaya çıkıyordum ki evin dış kapısı açılmış içeriye ellini kolunu sallaya sallaya biri girmişti. Korktuğum için hemen sol tarafımda olan büyük vazoyu havaya kaldırmış içeriye giren kişiye bakıyordum. Bakışlarımız kesişince sesli bir şekilde
''Hey sen benim evimde ne arıyorsun.'' diye yükselmiş yavaşça geriye adımlamıştım.
O da tam tersi benim üstüme yürümüş
''Ne mi arıyorum? Tabi ki evimi inceliyorum. Asıl senin benim evimde üstelik gece yarısı ne işin var hırsız mısın yoksa bir sapık mı?''
diye sorunca alayla gülmüş elimdekiyle birlikte tam önünde durmuştum.
''Ne demek benim evim ben burayı satın aldım şimdi def olup gidiyorsun yoksa imdat hırsız var diye bağırırım.'' demiştim.
salak Dicle polisi ararım deseydin ya!
Elim ile dış kapıyı göstermiş sinirle nefes alıp vermiştim.
Bu dev anahtarı nereden bulmuştu ki?
Bakışlarımız bir süre birbirine takılınca hızla gözlerimi başka tarafa çevirmiştim. Boyu benden uzun olunca aşağıya eğilmiş ''Beni kendi evimden kovamazsın.'' demişti gülümseyerek.
La havle ve la kuvvete!
Gözlerimi devirip masanın üstünde olan dekontu göstermiş ve tatlı tatlı gülümsemiştim. Elimde ki kağıda bir süre bakmış gözlerini devirip ceketinin cebinden aynı kağıdı çıkarınca ufak çaplı bir kalp spazmı geçirmiştim. Hızla telefonumu alıp Ahmet abiyi aramıştım.
Biliyorum saat geçti ama bu adamın evimde ne işi vardı.
Telefon bir kaç saniye çalmış sonra da açılmıştı tam Ahmet abiyle konuşacakken telefonumu elimden çekip almış kendi konuşmaya başlamıştı. Yemin ediyorum ben bu adamı yolardım ama klasıma tersti işte.
Bir kaç dakika konuştuktan sonra telefonu kapatmış ve elime tutuşturmuştu. ''Telefonumu alma cesareti nereden geliyor senin?'' diye sormuştum ama o buna cevap vermeyip şok olacağım bir şey söylemişti.
''Yakında aynı evde yaşayacağız bence alışsan iyi olur.'' dediğinde her şey yeni yerli yerine oturmuştu.
''Kızım ben alzheimer hastasıyım ve dün ben birine daha ev için dekont imzalamıştım ama aklımdan çıktı ilacımı içmemiştim bugün ondan oldu, çok özür dilerim kusura bakma.''
şaşkınlıkla kekeleyip ''Nasıl yani sen o musun?'' diye sormuştum o da
''Ne o muyum.'' demişti. ''Yani eve benimle aynı imzayı atan sen miydin?''
Göz devirmiş ''Şuan da karşında olduğuma göre.'' deyip salak olduğumu yüzüme vurmuştu.
''Her neyse artık burada yaşayacağıma göre eşyalarımı getirmiştim gidip yerleştireyim. Sana da yardım ederim diyeceğim ama sen zaten yerleşmişsin umarım bana kalacak bir oda bırakmışsındır.'' deyip bavullarını almaya gitmişti.
O sırada da telefonu çalmıştı arayan annem di hemen açıp ''Efendim anneciğim.'' demiştim. ''Yavrum nasıl iyi mi oralar, beğendin mi evi, sakın kapının önüne ayakkabı koymayayım deme bu devir çok kötü annem dikkat etmelisin.'' siye bir ton laf saymıştı.
Annem bir kelime olsaydı kesinlikle ''evham'' olurdu.
''İyiyim anne merak etme.'' koyarım ayakkabı diyecektim ki zaten artık bir ayakkabı var olacağı aklıma gelmişti o yüzden bir şey dememiştim.
Anneme olanı söylemek istemiyordum çünkü öğrenirse beni geri İzmir'e çağırırdı ve ben bunu istemiyordum o yüzden
''Annecim bugün biraz yoruldum malum eşya taşıdım yarın konuşsak olur mu?'' demiştim o da ''Tabi yavrum dinlen iyi geceler.'' deyip telefonu kapatmıştım.
Sonra da yukarı uyumaya çıkmıştım ne bir ses duymuştum ne de bir eşya yerleştirme zaten bilincim kapanmıştı.
🦋🦋🦋
Saat sabah 6 gibi uyanış işe gitmek için hazırlanmıştım. Üstümde hafif uç uçlu mavi bir elbise ayaklarıma da hafif topuklu bir stiletto ayakkabı giymiştim. Hafif bir makyaj yapıp evden çıkmıştım. Ben bir holding de yönetici asistanlığı yapıyordum. Başlayalı neredeyse bir hafta olmuştu ve ben baya bir alışmıştım. Patronum fazla iyi ve mütevaziydi.
🦋🦋🦋
Akşam saat 6 gibi iş yerinden çıkmış ve eve gelmiştim. Ayaklarım ağrıyor başım zonkluyordu bu yüzden yarı baygın bir şekilde kendimi koltuğa atmıştım. Kulaklarıma bir hakem sesi geliyordu ama karşı binalardan geliyordur diye pek sallamamıştım. Ta ki ayaklarımı uzatana kadar.
Sert bir cisme çarpıp çığlık atarak gözlerimi açmam bir olmuştu. O da refleksle elini ağzıma kapatmış
''Kızım manyak mısın akşam akşam ne bağırıyorsun.'' demişti. Tabi benim bilinç yeni yeni kendine geldiği için şaşkın şaşkın yüzüne bakmıştım. O da bu halime gülüp elini ağzımdan çekmişti.
''Kusura bakma ben senin varlığını unutuştum.'' demiş üstümde ki elbiseyi düzeltmiştim. O da başını sallamış elini bana doğru uzatmıştı. ''Aslında bunu dün yapmamız gerekiyordu ama ben geri geldiğim de sen yoktun. Ben Barış.'' demişti. Ben de elini sıkıp ''Dicle ben de memnun oldum'' demiştim.
EVET İKİNCİ BÖLÜMÜ DE BİTTİ TAMI TAMINA 683 KELİME İYİ OKUMALAR! ❤️
Bölüm etkileşimi
