6. bölüm · Yaz Yağmurum

Söylenmeyenler

SunaNur

Yaz Yağmurum

6. Bölüm: Söylenmeyenler

Duru, kapının önünde duran Ege'ye birkaç saniye boyunca hiçbir şey söylemeden baktı.

Elinde hâlâ mektup vardı.

Az önce okumaya başladığı o birkaç cümle, kafasının içinde dönüp duruyordu.

"Duru, eğer bunu okuyorsan demek ki sonunda cesaret etmişim..."

Ege'nin yüzündeki ifade ciddiydi.

Çocukken her şeyi kolayca anlatan Ege gitmiş gibiydi.

Yerine, içinde sakladığı şeyler olan biri gelmişti.

"İçeri girebilir miyim?"

Duru kapıyı açtı.

"Evet."

Ege odaya girdi ama eskisi gibi rahat değildi.

Duru bunu fark etti.

"Sen değişmişsin."

Ege şaşırdı.

"Ne?"

"Eskiden bana anlatmadığın hiçbir şey olmazdı."

Ege birkaç saniye sustu.

"Çünkü eskiden kaybedecek bir şeyim yoktu."

Duru bu cevabı beklemiyordu.

"Ege..."

"Bak Duru, sana bir şey saklamak istemedim."

"Öyle görünüyor ama."

Ege başını eğdi.

"Haklısın."

Bu kelime Duru'yu biraz şaşırttı.

Çünkü Ege çocukluğundan beri kolay kolay "haklısın" demezdi.

---

Bir süre sessiz kaldılar.

Sonunda Ege konuşmaya başladı.

"Sen mahalleden gittikten sonra bazı şeyler değişti."

Duru dikkatle dinliyordu.

"Ben de büyüdüm. Herkes gibi."

"Evet ama?"

Ege pencereye baktı.

"Ama bazı şeyleri söylemek için doğru zamanı bekledim."

Duru'nun aklı hemen mektuba gitti.

"O mektup..."

Ege derin bir nefes aldı.

"Senin için."

Duru'nun kalbi hızlandı.

"Ama neden şimdi?"

"Çünkü bazı şeyleri çocukken söylemek kolay değildi."

Duru cevap veremedi.

Tam o sırada Ege'nin telefonu çaldı.

Ekranda yine aynı isim vardı.

Elif.

Duru bunu görünce yüzündeki ifade değişti.

Ege telefonu kapattı.

"Bu düşündüğün gibi değil."

Duru hafifçe gülümsedi.

"Ben ne düşündüm ki?"

Ege cevap veremedi.

Çünkü ikisi de cevabı biliyordu.

---

Ertesi gün mahallede küçük bir hareketlilik vardı.

İpek, eski bisikletleri düzenlemeye çalışıyordu.

Aras yanına geldi.

"Sen hâlâ bunlarla uğraşıyor musun?"

İpek başını kaldırdı.

"Ne var? Bazı şeyleri eski hâline getirmek güzel."

Aras bisiklete baktı.

"Sen değişmişsin."

İpek gülümsedi.

"Sen de."

Aras şaşırdı.

"Ben aynıyım."

"Hayır."

İpek başını salladı.

"Eskiden sadece emir verirdin. Şimdi gerçekten dinliyorsun."

Aras birkaç saniye sustu.

İpek'in artık küçük kız olmadığını ilk defa fark ediyordu.

"Belki de sen büyüdün."

İpek gülerek cevap verdi.

"Belki de sen geç fark ettin."

Aras istemsizce gülümsedi.

---

Akşam herkes sahilde toplandı.

Duru ve Ege biraz uzakta yürüyordu.

Eskiden yan yana yürüdüklerinde her şeyi konuşurlardı.

Şimdi ise aralarında farklı bir sessizlik vardı.

Kötü değildi.

Sadece farklıydı.

Duru bunu fark etti.

"Ege?"

"Hı?"

"Biz eskisi gibi değiliz."

Ege ona baktı.

"Değiliz."

Duru biraz üzüldü.

Ama Ege devam etti.

"Çünkü artık çocuk değiliz."

Duru sustu.

Ege gülümsedi.

"Ama bu kötü bir şey değil."

Duru ilk defa o gün rahatladı.

Belki de değişen şey aralarındaki bağ değildi.

Sadece birbirlerini artık farklı görmeye başlamışlardı.

---

O sırada Aras ve İpek geride kalmıştı.

İpek gökyüzüne bakıyordu.

"Bu yaz çok farklı olacak gibi."

Aras sordu:

"Neden?"

İpek gülümsedi.

"Bilmem. İçimde öyle bir his var."

Aras ona baktı.

Sonra gözlerini kaçırdı.

"Umarım güzel olur."

İpek hafifçe güldü.

"Sen her şeyi ciddi söylemek zorunda mısın?"

Aras da güldü.

"Sen de her şeyi şakaya vurmak zorunda mısın?"

İkisi de sustu.

Ama bu sessizlik, rahatsız eden bir sessizlik değildi.

---

Gece Duru odasında mektuba tekrar baktı.

Bu kez korkmadan açtı.

Devamını okumaya başladı.

"Sana bunu yıllar önce söylemek istedim. Çünkü sen benim için sadece mahalledeki arkadaşım değildin..."

Duru'nun elleri titredi.

Tam devam edecekken telefonuna bir mesaj geldi.

Gönderen:

Elif.

Mesajda sadece bir cümle yazıyordu.

"Duru, Ege hakkında bilmen gereken bir şey var."