13. bölüm · Yaz Çiçeğim - ᴛᴇᴏᴍᴀɴ ᴀᴋᴋᴀʏᴀ
Beni kurtarır mıydın?
🎶hearts2hearts- The Chase
Açelya okula girdiğinde herkesin onu alkışlaması ile kaşlarını çatarak Leyla’ların yanına yürüdü “Noluyo?” Ezgi gülümseyerek telefonunu uzattı, Açelya bir haber sayfasında koskocaman bir fontla yazılan yazıyı okudu. GENÇ KIZ ARKADAŞI İÇİN SUYA ATLADI Açelya kaşlarını çattı ve sudaki fotoğrafına baktı, bunu ne ara çekmişlerdi? Kafasını telefondan kaldırıp kızlara baktı
“Şaka mı bu? İstemiyorum ya ben böyle saçma haberler” Açelya sinirle konuştu, Sıla göz devirdi “Boşversene, olan oldu zaten. Ayrıca dün bizim yanımıza bile gelmedin! Kiminle takıldığına dikkat et Açelya, bir suçlu için suya atlamışsın amk” Sıla sinirle yürümeye başlayınca Açelya arkasından bağırdı
“Ölmesini mi izleseydim?!” hızlı hızlı başka tarafs yürüdü. Ezgi ve Leyla boş boş birbirlerine baktı. Açelya bıkkınlıkla sınıfına gitmek için merdivenlere yöneldiğinde Teoman ile karşılaşınca durdu, göz devirdi
Teoman sırıttı “Bakıyorum kurtarıcı meleğimizde gelmiş? Atlamadan önce hiç düşündün mü?” Açelya “Teoman, suçlu halinle boş yapma” Teoman güldü “Suçlu mu? Yine seni kandırmış anlaşılan Aras yetimi. Peki ben orda olsam, suçlu halimle beni kurtarır mısın?”
Açelya’da sırıttı “Aras’ı bu kadar kıskandığını belli etme” Teoman’nın yüzündeki gülümseme hafifçe soldu, Açelya bir an sinirle “Hani sordun ya beni kurtarır mıydın diye, kurtarmazdım. Hatta senin boğuluşunu izlemek isterdim. Aras’a şükret ki seni orda kurtarmış, çünkü o olmasaydı kimse senin için o denize atlamazdı. Düşünmeden çocukça konuşmayı kes artık, bıktırdın.” Açelya hızlı hızlı merdivenlerden geçerken Teoman yüzü tamamen düşmüş şekilde başını eğdi.
Açelya klüp dersleri için spor salonuna girdi, hoca yine ilk başta ısınma için eş olmalarını söyledi, Açelya Sıla’ya baktı, Sıla başkasıyla eş olmuştu. Açelya’da boşta olan bir kız ile eş olmuştu. Hiç konuşmadan oynamaya başladılar.
Açelya ders çıkışında erkekler soyunma odasına yürüyen Teoman’ı görünce hızlıca peşinden yürüdü “Teoman” Teoman arkasını dönüp durdu ve Açelya’ya baktı “Ne var?” Açelya derin bir nefes aldı “O gazeteyi nerden buldun?” Teoman kaşlarını çattı “Ne gazeteymiş be, bi bitmediniz! Yok kızm gazete falan” Açelya kaşlarını çattı “Gazeteyi nerden bulduğunu söyleyeceksin sadece! Senden iyilik isteyende suç var. Canın cehenneme oğlum!” Açelya sinirle yürümeye başlayınca Teoman’da aynı sinirle soyunma odasına girip kapıyı çarptı
Açelya dolabına çantasındaki kitaplarını koyarken bir anda yanına gelen kişi ile kaşlarını kaldırdı, Leyla. “İyi misin sen? Bugün çok agresifsin” dedi Leyla, Açelya duyduğuna göre somurtmayı bırakıp gülümsemeye çalıştı “Herkes bugün çok gıcıkta ondan, Sıla ya! Doğum gününe 1 gün kalmış aramızı kendisi bozdu resmen!” Leyla iç çekti “Ama Sıla’yı biliyorsun, alttan alsan biraz?” Açelya göz devirdi “Hiç umrumda değil biliyor musun? Her zaman alttan alan ben oluyorum zaten, neyse. Siz takılırsınız”
O sırada Ezgi kaşlarını çatarak birden Açelya’nın dolabını kapattı “O ne demek? Şuan ayrıldık mı yani?” Açelya iç çekti “Ezgi benim sizinle bi sorunum yok, Sıla rolleniyo” Leyla ve Ezgi bir şey demedi, Ezgi yavaşça konuştu “Bence barışırsınız aşkım, biraz pozitif düşün. Biz onunlada konuşuruz merak etme”
Açelya zar zor Ezgi ve Leyla’dan kurtulduktan sonra bahçeye doğru yürümeye başladı. İkisini çok çok severdi ama şimdi hiç sırası değildi. Banka oturdu, telefonuna bakarken yanına oturan kişi ile gülümsemesi büyüdü “Aras?”
Aras gülümsedi “Selam, telefonları hallettin mi?” Açelya hemen cebinden telefonları çıkardı başını salladı “Al, düzeldiler. Kimse aramadı merak etme” Aras gülümseyerek telefonları aldı ve cebine koydu.
——⋆˚✿˖°——
Ertesi gün Sıla’nın doğum günü vardı, kızlar ne kadar çok ısrar etsede Açelya gelmedi, Sıla’da bir şey demedi. Doğum günü partisini beraber hazırlamalarına rağmen Açelya gelmemişti, hediyesinide Sıla’ya verememişti. Bu yüzden üstüne basic ama şık bir şeyler kombinleyip küçük bir makyaj yaptı ve evden çıktı.
Mekanın önüne geldiğinde derin bir nefes aldı ve sabır dileyerek içeri girdi. Aras’ı uzaktan görünce ona bir selam verdi ve insanların arasına girdi, Sıla bir grup kızla konuşuyordu, Açelya’yı görünce şaşkınca baktı Açelya ona yaklaşarak konuştu “Daha sakin bir yerde konuşabilir miyiz?”
Açelya ve Sıla dış kapıya geldiler, burası çok daha sessiz ve sakindi. Sıla Açelya’nın konuşması için bekliyordu, bir kelime dahi etmedi. Açelya çantasından bir kutu çıkardı ve Sıla’ya uzattı “İyi ki doğdun” Sıla kaşlarını kaldırıp yavaşça kutuyu aldı ve açtı. İnce, zarif, altın bir bileklik. Sıla gülümsedi ve bilekliği kutudan çıkartıp kendine taktı, Açelya’ya baktı ve yavaşça sarıldı “Teşekkür ederim” çok soğuk bir sarılma olsada bu ikisi içinde yeterli bir yakınlaşmaydı, ikisi ayrılınca Açelya başını salladı ve Sıla içeri girdi, Açelya arkasını dönüp yürüyecekken
“Newspaper!” diyen Teoman’a döndü. Açelya kaşlarını kaldırdı “Ne geldin yine? Gitsene sevgilinin yanına” Teoman sırıttı “kıskandığını bu kadar belli etme” Açelya iç çekti “Teoman gerçekten yürü git” tam dönüp gidecekken Teoman Açelya’nın kolundan tuttu “Açelya, sana gazeteyi veririm” Açelya’nın bir an gözleri açıldı ve hafifçe gülümsedi “Gerçekten mi? Biliyodum ya, bir tanesin!” Teoman’da gülümsedi “Evet veririm ama bir isteğim olacak” Açelya’nın yüzündeki küçük gülümseme soldu, Teoman Açelya’ya yaklaştı
“Hani şu çok isteyip Aras’tan alamadığın öpücük var ya.. onu bana ver. Öp beni “ dedi Teoman, Açelya bir an kaşlarını kaldırdı ve bir şey demedi. Teoman bunun üzerine Açelya’nın daha çok dudaklarına yaklaşıyordu ki Sıla geldi. Açelya hemen geri çekildi, Sıla Teoman’a baktı “Hadi gel aşkım, pasta kesicez” Teoman Sıla’ya doğru yürürken Açelya’ya baktı. Açelya az önce yaşadıklarının şokuyla hızlı hızlı oradan uzaklaştı.
Teoman Aras’ın yanına yürüdü “Çok sinir bozucusun” Aras Teoman’a baktı “Yine ne var?” Teoman güldü “Ya salaksın ya da körsün, etrafındakileri görmüyorsun. Ya da görmemiş gibi yapıyorsun, ama o sevgiyi ben hak ediyorum oğlum!” Teoman Aras’ın elindeki tepsiden bir mojito alıp sahneye yürüdü, Aras anlamsız bakışlarla arkasından bakındı.
Ezgi Sıla’nın bileğindeki altın takıya baktı “Sıloşum, bunu ne zaman aldın? Çok güzelmiş” Sıla bileğine bakıp Leyla ve Ezgi’ye döndü “Açelya almış” Leyla ve Ezgi şaşkınca birbirlerine bakıp Sıla’ya döndü “Açelya buraya mı geldi?” Sıla başını salladı “Hediyemi verip gitti işte” Ezgi gülümsedi “Aşkım yaaa kıyamam. Gelseydi keşke” Leyla’da dudağını büzüp Sıla’ya baktı “Siz yarın barışırsınız” Sıla hemen inkar etsede Leyla çok takmadı, parti geç saatlere kadar devam etti.
Açelya ertesi gün öğlen gelecek sınav için çalışıyordu ki Barış’ın araması ile onların restoranına gitti. Aras ve Deniz’de ordaydı, hep beraber Aras ve Barış’ın araba kullanmasını izlemek için arabaydık. “Bu da devrinaş” diye konuştu Barış. Açelya hemen güldü “Ne ne?” Barış arka koltukta ki Açelya’ya döndü “devriyaş işte kanka”
Deniz araya girdi “deviraj o Barış” Aras ve Açelya Deniz’e baktı, daha sonra birbirlerine bakıp güldüler. Aras “doğrusunu unutturdunuz” Açelya “debriyaj benim türkçeyi katleden arkadaslarim” Deniz ciddileşip Aras’a döndü “Telefondan haber var mı?” böyle demesi ile hepsi Aras’a döndü. Aras başını hayır anlamında salladı “Sadece.. o gazeteyi bulmam lazım” Üçü iç çekerken Barış anlamamış şekilde bakıyordu “Ne gazetesi?” Açelya Barış’ı görmeden gelerek “Sen onu çok takma, illa ki buluruz. Biz Deniz’le hep arıyoruz zaten internette. Olmazsa ben babama sorarım” Deniz hemen Açelya’ya döndü “Evet! Baban kesin bulur”
“Hayır, bu işi kendi başıma yapacağım. Hem babanda sorgular” dedi Aras. Açelya göz devirdi “Haklısın.. belki başka birisinden isterim bilmiyorum” Özlem çağırınca hepsi yemek için arabadan çıktılar. Akşam ise Açelya yemek için aile ile beraber Akkaya’lara gittiler.
Yemek masasında oturuyorlardı, herkes yemeğiyle ilgileniyordu. Serhat’ta yemeğe katılmıştı ve bu sayede Açelya’da farklı fikirler oluşmuştu.Kesinlikle ona söylemeliydi, o yapardı anca bu işi sorgulamadan. Açelya böyle düşünürken birden Şebnem’in sesi ile düşüncelerinden ayrıldı. Şebnem yemeğini yavaşça çatala alırken konuştu “Duyduğuma göre Sıla ile aranız bozulmuş Açelya’cım?” Açelya bir an içinden ibu nerden öğrendi amk sılasını” diye geçirsede gülümsedi
“Sadece anlaşamadık Şebnem abla, kendisi biraz saçma düşünüyorda” dedi Açelya. Şebnem’de gülümsedi “Hepsi o Aras ve çetesi yüzünden değil mi? Zaten her kötü şeyin içinde o çocuk var.” Şebnem sözünü bitirince Açelya annesine ve babasına bakmadan gözlerini tabağa çevirdi. Babası Ahmet’in sesini gür bir şekilde duydu “Aras mı? Şu sürekli olay çıkaran çocuk? Ne alakası varmış Açelya ile?”
Teoman “Onlar çok yakın arkadaşlar Ahmet abi, görsen 10 yıllık arkadaşlar sanarsın.” Açelya ortalığı karıştırma der gibi Teoman’a baktı. Ahmet gülümseyip Açelya’ya baktı “Umarım Teoman abartıyordur Açelya.” Hakan konuştu “Sen merak etme, en yakın zamanda bir şekilde göndereceğiz.” Şebnem konuştu “Biz bir şey yapmasak bile o çocuk kendi kendiliğine atılır.”
Teoman sırıttı ve Leyla ile Açelya’ya baktı “Üzülmeyin kızlar, yeni bir keko gelirse ben haber veririm size” Açelya “Teoman susar mısın arkadaşım?” Teoman gülerek yemeğine dönerken Serhat konuştu “Aras’ın kötü bir çocuk olduğunu sanmıyorum, bela çekiyor sadece” Açelya’nın annesi Selin konuştu “Sizin mekanda çalışıyordu değil mi o? Bizimkilerden uzak tut bari”
Yemekten sonra sohbet etmeye devam ettiler, Leyla ve Açelya aralarında ki küçük soğukluğa rağmen yine iletişim kurmaya gayret ediyorlardı. Açelya su içmeye mutfağa indiğinde Serhat’ın uykusu geldiğini söylediğini duydu ve evden çıkınca o zaman bu zaman diye düşünüp o da peşinden evden çıktı. Hızlıca yürüyerek ona yetişmeye çalıştı “Serhat abi!”
Serhat durup Açelya’ya baktı “Açelya? Noldu?” Açelya gülümsedi “Şey ben bir şey isteyecektimde” Serhat iç çekti “Söyle bakalım.. yine yavru köpek falan istemezsin umarım.” Açelya güldü “Yok yok, ben sadece bir şeyi sordurtmanı isteyecektim” Serhat kaşlarını kaldırdı “dinliyorum” Açelya “bi gazete va-“
Teoman Açelya’yı omuzlarından tutması ile Açelya yerinden sıçradı hemen arkasını döndü “Teoman!” Teoman sırıttı ve Serhat abiye baktı “Gazete falan gerek yok abicim sen boşver” Serhat başını sallayıp umursamadan evine yürümeye devam edince Açelya Teoman’a baktı “Ya sana noluyo? Ben adamla konuşuyodum!” Teoman sırıttı “Ama anlaşma yapmıştık ya? Sen beni öpecektin bende sana gazete verecektim.” Açelya gitmek istedi ama Teoman onu tekrardan tuttu omzundan “Gözlerini kapatınca Aras’ı hayal edersin, bir şey olmaz yani”
Açelya birden patlamış şekilde bağırdı “Teoman saçma sapan davranmayı artık keser misin? Her işime bok sokma tamam mı? Evet Aras’a yaranmaya çalışıyorum amk! Bi siktir git yeter ya!” Teoman’nın yüzü düştü “İşte sadece yaranmaya çalışırsın kızım! Sen yarın Leyla’yıda satarsın, o aptal çocuk için. Ne bok varsa zaten Allah’ın yetiminde! Ama iyi ki söyledin, artık o aptalca davranışlarını sorgulamam bende”
Açelya kaşlarını çattı tam bir şey diyecekti Teoman hızlıca yürüyünce Açelya birden ne olduğunu anlamamış şekilde arkasından bakakaldı, ne yapmaya çalıştığını veya neden öyle konuştuğunu anlayamadı. Ertesi gün Açelya, Deniz’in gazeteyi bulduğunu öğrenince mutlu oldu. En azından gazete bir şekilde bulunmuştu. Gruba “sınava geç kalmayın” yazıp okula hazırlanmaya başladı.
Sınavdan sonra Aras’ı Barış’la görünce kaşlarını kaldırıp yanlarına yürüyordu ki Aras hızlıca merdivenlerden aşağıya indi. Açelya Barış’a döndü “Noluyo be buna?” Barış “bilmiyorum ki, Demir diye birisi onu sordu onu söyledim sadece” Açelya Demir ismini duyunca şaşkınlıkla merdivenlere koştu ki Deniz’le karşılaşınca tek dediği şey “Demir!” Deniz bunu duyunca ikiside beraber hızlıca merdivenden insanların arasından ittirerek geçmeye başladılar.
——⋆˚✿˖°——
Devam edecek
