Yarım Kalan Maç kitap kapağı

1. bölüm / 2

Karşılaşma

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 2Şu an: Karşılaşma

"Doruk!Ne yapıyorsun oğlum sağda adam mı var?" diye bağırıyordu Celal Hoca.Uzun bir sakatlık sonrası sahalara dönen oyuncusunun performansını gördükçe sinirleniyordu.Düdüğünü çaldı ve takımı yanına çağırdı;"Bugünlük bu kadar yeter yarın sabah tekrar geliyorsunuz bu sefer akşama kadar çalışacağız."
Neredeyse herkes söylenirken Doruk sadece hocasına bakıyordu.Başını öne eğdi "Kafam dağınıktı hocam kusura bakmayın." dedi.Celal Hoca burnundan güldükten sonra "Kusura bakarım Doruk.Küçüklüğünden beri benimlesin seni böyle görmek istemiyorum.Ne oldu senin kaptanlığına?Ne oldu senin hırsına?" dedi.Doruk için ağır cümlelerdi fakat hak ettiğini biliyordu.

Alina Yalın
"Ya zaten bulaşık makinemiz var Allah aşkına neden elimde yıkıyorum anne?" Yaklaşık bir buçuk saattir bulaşık yıkıyordum ve bittikçe yenisi geliyordu.Tırnaklarım mahvolmuş durumdaydı.
"Çok söylenme.Başka bir işe yaradığın yok zaten." Dudağımı büzerek anneme baktım ve ellerimi kuruladım
"Neden öyle diyorsun ya?Evi süpüren benim," Mutfaktan çıktım "bulaşığı ben yıkıyorum," Kapıya ilerledim "tozları ben alıyorum," Telefonumu aldım "yatakları ben topluyorum," Ayakkabılarımı giydim "ve seni çok öpüyorum." Diyerek evden çıktım.Evden annemin bağırış sesleri geliyordu ama pek umursamadım.Günlerden 7 Temmuzdu yarın doğum günümdü ve fazlasıyla heyecanlıydım.Babam beni antreman yerine götürecekti ve orada kutlayacaktık.Telefonumu çıkartıp rehbere girdim
Balımm💓💓 yazan kişiye tıklayıp aradım.
"Hellooo!" diye bağıran kişi,en yakın arkadaşım Parlaydı.Aynı enerjiyle cevap verdim "Helloo!Ne yapıyorsun?"
"Boş boş oturuyorum.Gerçekten çok sıkıldım." Kısacası buluşalım demek istiyordu.
"O zaman aşağıdaki kafeye gelde oturalım bayadır görüşmüyoruz." diyip güldüm.Bayadırdan kastım üç gündü fakat bu bizim birbirimizi özlememiz için yeterli bir zamandı.
O da aynı şekilde güldü ve "Tamam hemen geliyorum." diyip kapattı.
Adımlarımı hızlandırıp kafeye yürüdüm.Bu kafe her zaman buluştuğumuz yerdi çoğu zaman burda buluşurduk ve en rahat ettiğimiz yerde burası olurdu.
Bir kaç dakika sonra Parlayı görünce yüzüme kocaman bir gülümseme kondurdum.O da gülümseyerek bana doğru geldi,ayağa kalktım ve kocaman sarıldım.
İçeceklerimizi söyleyip içmeye başladık bu sırada da üç günde biriken konuları konuşuyorduk.
"Of o çocukta zaten vardı bir şeyler ben sana hep diyordum.Akıl sorunları var onun." dedim.Gözlerini kaçırdığında bir haltlar yediğini anlamıştım. "Ne yaptın?" dedim,bana baktı."Ya barıştım." Gözlerimi büyüttüm.Sesimin tonunu ayarlayamadan "O kadar şeye rağmen mi?" diye bağırdım.Kafedeki çoğu kişinin bakışları bize dönmüştü.
"Ya senide biliyoruz sende Doruğu affediyordun."dediğinde susup kaldım.Onun adını ağzıma almamak için kendime söz vermiştim.
Yutkundum.Parla ne hissettiğimi anlamış olucak ki masada duran elimi tuttu. "Üstünden ne kadar zaman geçerse geçsin o gün ki hislerinin hala aynı olduğunu biliyorum Alin.Herkesten saklayabilirsin benden değil." Parlanın tuttuğu elimi çekip dolan gözlerimi sildim.
"Saçmalama.O gideli çok oluyor.Onu özlemiyorum.Suçluda hissetmiyorum."
"Suçlu hissetme zaten tamamen Doruğun yanlış anlaması yüzündendi."
Doruk onu aldattığımı sanmıştı,bununla beraber elinde fotoğraflarda vardı fakat düşündüğü gibi olmamıştı.Doruğu bir tek annem biliyordu ve ben annemi bile karşıma almıştım.Onu asla aldatmamıştım.
"Konuyu kapatalım.Yarın doğum günüm,babam antreman yerinde kutlamak istedi.Sende geleceksin dimi?" dedim büyük bir merakla.
Parla arkasına yaslandı "Bu bir soru bile değil.Orada o kadar yakışıklı kişi varken sence gelmez miyim?"
Gözlerimi kıstım "Bokunda boğul Parla!" kollarımı bağdaştırıp bende arkama yaslandım.
"Ya birtanem şaka yapıyorum.Tabii ki geleceğim hemde senin için."
Gülümsedim o da gülümsedi.

Doruk Arslan
"Tamam diyorum üstüme gelmeyi kes artık." dedim babama.Yüzüme gelen tokatla başım sağa düştü.
"Beceriksiz.Yapacağın tek şey top oynamak.Onu bile beceremiyorsun."
Celal Hoca babamı aramıştı ve muhtemelen bugün ki performansımı anlatmıştı.
"Yapma Cihangir.Her zaman iyi olmak zorunda değil.Onunda düşüşleri olabilir." diyen anneme baktım.Genelde ağzını açıpta beni korumazdı aksine babam bana vurduğunda oturup izlerdi.
"Sen karışma Meltem!"
"Anneme bağırma." Ne olursa olsun annemi korurdum fakat annemden tabii ki yine o tepki gelmemişti
"Sende babana sesini yükseltme Doruk."
Babam söylenerek mutfağa doğru ilerledi.Annem sadece "Yazık." dedi ve odasına çıktı.Telefonumu çıkardım
saat 22.30'du.
Az kalmıştı,onun doğum gününe az kalmıştı.Ettiği ihanetten sonra onu unutacağım diye kendime söz vermiştim fakat uyandığımda ilk düşündüğüm yine o oluyordu.Ayağa kalktım ve odama doğru ilerledim.
İçeri girip kapıyı kapattım.Bilgisayarımın yanında duran resime baktım.Tarih 10/06/2018 ilk fotoğrafımız.Kolları benim boynuma sarılı bana gülümseyerek bakıyor.Kollarım beline sarılı ona gülümseyerek bakıyorum.
Bu hale nasıl gelebilmiştik?Resime doğru ilerleyip ters çevirdim ve yatağıma uzandım.Telefonum çalmaya başladı,kimin aradığına baktım Rüzgar arıyordu.
"Efendim?" diyerek açtım.
"Gruba gelen mesajları okudun mu?"
Eve geldiğimden beri olanları düşündüm ve okumadığımı fark ettim.
"Okumadım.Önemli bir şey mi?"
"Antrenörün kızı geliyormuş yarın.Doğum günüymüş,hepimiz gelmek zorundaymışız.Onun mutluluğu çok önemliymiş."
Güldüm.Çocuklarını düşünen babalar varmış.
"Gideriz." dedim sadece.Telefonu yüzüne kapattım.
Telefonu yatağın bir köşesine fırlatıp gözlerimi kapattım.

Alin Yalın
"Ya anne lütfen." diyerek odamda dolaşan Parlayı izliyordum.Annesinden burda kalmak için izin alıyordu.
"Oh öptüm seni kocaman!" Telefonu kapattı.Bana bakıp gülümsedi
"Sonunda izin aldım!" dedi.Güldüm ve telefonu elime aldım.Moralim bazen durduk yere düşüyordu bu da o anlardan biriydi.Parla anlamış olacak ki telefonumu elimden aldı.
"Yarın doğum günün!Hadi kalk kıyafet seçelim." dedi.Benden daha heyecanlıydı.Ben 7 yıldır doğum günümü kutlamıyordum.Onun olmadığı doğum günleri iyi geçmiyordu.
Yinede Parlanın hevesini kırmak istemedim ve ayağa kalktım.Dolabımı açtım.Kıyafetlerim bana ben kıyafetlerime bakıyordum.
"Beyaz elbiseni giymelisin.Altınada topuklularını giyersin saçlarınada maşa yaparız ve harika olur!"
Beyaz giymek istemiyordum fakat yine sesimi çıkarmadım ve onayladım.
"Uyuyalım artık ya yorgun hissediyorum." dedim.Önce gözlerini kıstı sonra tamam anlamında başını salladı.

Ertesi gün
"Uyan artık!" diye bağıran Parlanın sesiyle uyandım.
"Günaydın." dedim gülümseyerek.
"Bencede aysın artık.Kalk kalk geç kaldık hazırlanmak için bir saatimiz var!"
Hemen kalktım.
Yarım saat sonra
"Çok güzel oldun sanırım ağlayacağım."
Aynada ki halime baktım.Gerçekten güzel olmuştum.Aynı şekilde Parlada öyleydi.Parlaya döndüm "Teşekkür ederim." dedim ve sarıldım.Beni sıkarak sarıldıktan sonra aşağıya indik.
Annem bizi görünce ağzını kapattı ve ağlamaya başladı.Parlayla birbirimize baktık.
"Siz büyüdünüzde beraber hazırlanıp dışarı mı çıkıyorsunuz?" dedi.
Güldükten sonra hem Parla hem ben annemi öptük.Babam dışarıda korna çaldığı için koşarak çıktık ve arabaya bindik.
"Güzel kızım benim." dedi babam.Yanağımı öptükten sonra Parlaya döndü "Aferin kız kendinide kızımıda güzel hazırlamışsın." dedi.
Güldükten sonra yolu izlemeye başladım.
"Ya ben aslında biraz utanıyorum.Sonuç olarak resmi bir takım benim orada ne işim var ki baba?" dedim dayanamayıp.
"İşimin olduğu gün doğmasaydın.Bak hem işimi hallediyorum hemde doğum gününü kutlayacağız." dedi ve sustum.
Yarım saat sonra gelmiştik,arabadan indik.Gereksiz heyecanlıydım bu yüzden Parlanın koluna girdim.Babam önden yürüyordu bizde arkasından.
"Evet takım toplan!Hediyeleri getir." diyerek güldü.Kalbim küt küt atıyordu,ilk defa bu kadar insanla beraberdim.
Takımdakilere göz gezdirirken gözüm birinde kaldı.Aynı şekilde onun gözüde bendeydi.
Buradaydı,Doruk buradaydı.
İki yıldır görmüyordum ama şu an karşımdaydı.Sendeledim,Parla beni tuttu ve baktığım yere baktı.
"Oha." dedi.
"Doruk babamın takımında mıymış?" diyebildim.
Bana doğru geldiğini gördükçe kalbim dahada hızlandı.
Hediyesini uzatırken kalbimin sesi dışarıdan duyulacak gibiydi.
"Tesadüf."

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

45okunma 10beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…