1. bölüm · Yarım Kalan
BAŞLANGIÇ
Selaam ilk hikayem farklı kurgu yapmak istedim umarım beğenirsinizz💞💞
>>>
Gece hastane koridorları her zamanki gibi sessizdi.
Flu beyaz ışıklar duvarlarda soluk bir gölge gibi uzanıyor, zeminde hafif bir parlama bırakıyordu. Nöbetin son saatleriydi ve hastanenin o alışıldık, sakin düzeni içinde zaman neredeyse hiç ilerlemiyormuş gibi hissediliyordu. Monitör sesleri, uzaktan gelen adımlar ve arada açılıp kapanan kapılar... hepsi birbirine karışan bir arka plan gürültüsüydü.
Ben dosyaları kontrol ederken içimde garip bir huzur vardı. Sıradan bir geceydi. En azından öyle sanıyordum.
Ta ki acil kapısı bir anda açılana kadar.
Kapı sertçe çarptı, ardından hızla içeri giren sedyenin tekerlekleri zeminde keskin bir ses çıkardı.
"Acil! Erkek hasta, silahla yaralanma!"
O sesle birlikte tüm hastane bir anda canlandı. Sessizlik kırıldı, rutin dağıldı. Hemşireler, doktorlar, herkes aynı noktaya yöneldi.
Ben de refleksle yerimden kalktım.
Sedyeye yaklaştığımda ilk gördüğüm şey kandı. Kumaşa yayılmış koyu kırmızı leke, yapılan baskıya rağmen durmak bilmiyordu. Hızlı hareket edilmesi gerekiyordu.
"Damar yolu açın!" diye sesler yükseldi.
Ama benim gözlerim o anda başka bir şeye takıldı.
Yüzüne.
Ve zaman orada durdu.
Onu hemen tanıdım.
Bir an nefes alamadım.
Çünkü bu sadece bir hasta değildi.
Bu, yıllar önce hiçbir açıklama yapmadan hayatımdan çıkan adamdı.
Geçmişimi kapattığımı sandığım o hikâye... şimdi sedyenin üstünde, kanlar içinde karşımdaydı.
Bir adım geri çekildim. İçimde bir şey sertçe sıkıştı ama bunu dışarıya göstermedim. Burada hemşireydim. Profesyonel olmak zorundaydım. Duygulara yer yoktu.
Ama kalbim aynı fikirde değildi.
Yanına eğildim. Nabzını kontrol ettim. Hızlıydı. Zayıflıyordu ama hâlâ direniyordu.
Ellerim işini yapıyordu ama zihnim çoktan yıllar öncesine gitmişti.
Gözlerimi kaçırmadan ona baktım.
O da bana bakıyordu.
Yarı kapalı gözleriyle, sanki beni tanıdığından emin olmak ister gibi.
Ve o an...
Aramızdaki tüm yıllar bir anda silindi.
Sanki hastane yoktu, sedye yoktu, kan yoktu.
Sadece iki insan vardı.
Ve bitmemiş bir hikâye.
"Adın?" diye sordum, sesim beklediğimden daha sert çıktı.
Cevap vermedi.
Sadece baktı.
Bakışları ağırdı. Tanıma vardı içinde. Şaşkınlık vardı. Ama en çok... sanki hiç bitmemiş bir şeyin devamı vardı.
Arkamdan bir ses duyuldu:
"Durumu stabil değil, hızlı olmalıyız!"
Başımı hafifçe salladım ama gözlerimi ondan ayırmadım.
İçimde tek bir düşünce vardı:
Bu adamın burada olması tesadüf değildi.
Ve ben, bunu fark ettiğim anda zaten çoktan geçmişin içine çekilmeye başlamıştım.
Monitörler daha hızlı ötmeye başladı.
Kalp ritmi düzensizdi.
Tıpkı benim içim gibi.
Bir an gözlerimiz tekrar kesişti.
Ve o bakışta, yıllar önce yarım kalan bir cümlenin devamı vardı.
"Ben geri döndüm."
>>>
O zamaan hanemize hayırlı olsuunn
Beğendiyseniz lütfen yorum yapıp oylamayı unutmayınnn, yorumlarınızı okuyup ele alarak yazmaya devam edeceğiimm seviliyorsunuzz🧚🏻♀️🧚🏻♀️💞💞
