Yaralı Kalp kitap kapağı

3. bölüm / 3

Yaralı Kalp

3. Bölüm - Çaresiz Ruhlar

Vaveyla Yazarı: Ferrah Taşçı

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 3Şu an: 3. Bölüm - Çaresiz Ruhlar

~1 ay sonra ~

{Işık'ın anlatımı}

Kampüste ki kafetarya da Gökçe ve Asena ile birlikte kahve içiyorduk. Öylesine havadan sudan konuşuyorduk. Bu aralar biraz modum düşüktü. Çünkü ablam sanki benden bir şey saklıyordu. Zaten bugün onunla konuşacaktım. Ablam Asilya'nın çalıştığı hastaneye gidecektim. Gitmesem Ömer ile aynı evde tek başıma kalıyordum ve bu beni çok korkutuyordu.

Kasım ayında olduğumuz için havalar buz gibiydi. Bu yüzden sıkı giyinmiştim. Mavi bir kargo pantolon, uzun kollu, dar bir bluz, ve boomber ceket giymiştim. Siyah ve düz saçlarım açıktı ve belime kadar uzanıyordu.

Sırada ki ders beş dakika sonra başlayacaktı. Zaten son bir ders sonra gidecektim. Burada fazla işim yoktu. "Şu son ders bir bitse de eve gidip rahatlasak, çok yoruldum!" Diye söylendi, Asena. Bende eve gidip rahatlamak istiyordum ama sanki bu bana yasakmış gibi geliyordu bana.

Gökçe, koluyla Asena'yı dürterek, "çocuk gibisin Asena, olgunlaş biraz." Diye şakacı bir şekilde azarladı. Asena hâlâ bir ayağını yere vuruyordu ve sızlanıyordu. Bende onları izliyordum. Bu yaptıklarına küçük küçük kıkırdıyordum.

İki el gözlerimi kapatınca afalladım. Ama bunu yapanın her zaman Kumsal olduğunu bildiğim için kıkırdadım. "Kim acaba gözlerimi kapatan?" Diye sanki isyan ederek söyledim. Kumsal arkamdan kıkırdayınca gözlerimi açtı ve arkamdan omuzlarıma sarıldı.

"Sürpriz!" Diye söyleyip yanağımdan öptü. Ona hafifçe gülümsedim. Çok tatlı bir kızdı. Ona dönüp bende ona sarıldım. Ondan ayrıldıktan sonra Gökçe ve Asena bize baktılar. Gökçe, "ne o Kumsal? Dersler sıkıcı mı geldi?" Diye eğlenceli bir sesle söyledi. Kumsal ona bakıp kıkırdadı, "sence? Bu dersler yüzünden beynim eridi ya! Yok x, yok y, yok z! Neden h harfini dışlıyorlar?" Diye söylendi.

Asena kısık sesle güldü. "Konu oradan matematiğe nasıl geldi?" Diye alayla söyledi. Bunlar böyle atışırken derin bir nefes aldım ve kahvemden son bir yudum alıp karton bardağı çöpe attım. "Yeni arkadaşlara ihtiyacım var." Diye söylendim.

Gökçe kıkırdayıp, "hadi ama! Sen bizi dışlamazsın, böyle vicdansız olma." Dedi. Gökçe, "bahse girerim, en fazla iki gün küs kalabilir." Diye eğlenceli bir şekilde konuştu ve kolumu dürttü. Onlara döndüm ve, "tamam! Siz kazandınız. Ama daha fazla burada durursak derse geç kalacağız." Diye sınıfa doğru yürümeye başladım. Arkamdan Kumsal, "doğru söylüyor. Dersler önemli." Diye söylenerek geldi. "Sanki çok umurunda ya." Diye kısık sesle mırıldandım.

***

Ders bitmişti. Şuan benim arabamdaydık. Kumsal, kendi arabasıyla gitmişti. Biz genelde birlikte takılırdık ama yeni arabasını kullanmak istiyormuş diye çok üstlemedik. Sürücü koltuğunda oturuyordum. Yolcu koltuğunda Gökçe, benim arkamda ki koltukta ise Asena oturuyordu.

Arabayı sürerken Asena, "sonunda be! Şu hocanın dırdırlarına daha fazla katlanacağımı düşünmüyordum." Diye dramatik bir şekilde elini alnına koydu. "Abart." Diye söylendim U dönüşü alırken.

Gökçe, "konuşmadan duramıyorsun değil mi Asena? Baksana, Işık birazdan bizi öldürmek için kaza yapacak gibi görünüyor." Diye alay edince, gözlerimi devirmedej edemedim. "Yok canım, olur mu öyle şey? Sizi çok seviyorum ben. Sizin için canımı verecek kadar." Diye sahte bir güvence verdim. Asena, "şüpheli." Diye söylendi.

Birkaç dakika sonra Gökçe'yi ve Asena'yı evine bırakmıştım ve ablamın çalıştığı hastaneye doğru gidiyordum. Zaten çabuk gelmiştim. Arabayı otoparka park edip, çantamı alıp indim. Hastaneye girdikten sonra Asilya'nın odasına gittim. Kapıyı çalmadan içeriye girdim. Ama karşımda gördüğüm manzara ile şok oldum.

Asilya, dosyaların olduğu masanın üzerinde oturuyordu. Karşısında uzun boylu bir adam vardı. Ablam çıplak bacaklarını adamın beline dolamıştı. Kolları ise adamın boynuna sarmaşık misali dolanmıştı. Adam kollarını ablamın beline sarmıştı ve kendine çekiyordu. Adamın sırtı bana dönüktü. Ablam, adamın omzunun üzerinden beni görünce hızla adamı göğsünden itip masadan indi ve baldırlarına kadar çıkan elbisesini düzeltti.

Adam sırıtarak ablama bakıyordu. Ablamın yanakları kızarmıştı. Belli ki adam bundan zevk alıyordu. Ablam bana bakıp, "Işık? Neden geleceğine haber vermedin?" Diye söyledi. Ben hala ablama şok ile bakıyordum. "Sürpriz yapmak istedim. Müsait değilsin galiba?" Diye bir adım geri gittim odadan çıkma ihtimalini açıklayarak. Ablam, "Işık, gitme, gel otur. Rüzgar ile tanış." Dedi. Arkamı döndüm ve Rüzgar denen adama baktım. Beni inceliyordu. Sanki kim olduğumu tahmin etmişti.

Hafifçe gülümseyerek yaklaştım. "Merhaba, ben Işık. Asilya'nın kız kardeşiyim. Siz?" Diye açıkladım ve sordum. Rüzgar, "Rüzgar, Rüzgar Erbil. Asilya'nın sevgilisiyim." Diye açıklayınca gözlerim şok ve sinirle kocaman açılmıştı. Ablama döndüm ve "bana neden bundan bahsetmedin?" Diye sinirle sordum. Rüzgar araya girip, "hey prenses, ablana kızma. Belki de hazır değildi?" Diye ablamı savununca ona baktım. "Sen hiç konuşma enişte bozuntusu!" Diye sesimi yükselttim.

Ablam yanıma gelip elimi tuttu. "Lütfen, sakin ol. Her şeyi anlatacağım. Sadece otur." Dedi yalvarırcasına. Ablamın böyle demesine hafifçe rahatlayıp masanın önünde ki sandalyeye oturdum. Ablam yanıma oturdu. Rüzgar ise benim karşıma oturdu. "Anlat." Diye kararlı bir sesle söyledim. Ablamın ifadesinde ki karışıklığı anlamıştım.

Ablam derin bir nefes alarak, "Rüzgar bir ay önce yaralı bir se6kilde gelmişti. Onu tedavi ederken biraz yakınlaştık. Bir ay boyunca iki günde bir gelmesini istedim. Çünkü yaralarını kontrol etmem gerekiyordu. Bilmiyorum, biraz saçma. Ama o anda bir şeyler hissettim." Dedi. Ablama şaşkınlıkla bakıp, "sen her gelen hastan ile yakınlaşıyor musun?" Diye sinirle söyledim. Rüzgar o anda sınırlı bir şekilde Asilya'ya bakıp, "öyle bir şey olamaz! Sen benimsin! Benden başka kimse sana yaklaşamaz!" Diye sinirle söyledi. Seslere karşı hassasiyetim olduğu için irkildim.

Asilya elini, Rüzgâr'ın koluna koyarak onu biraz sakinleştirdi. Sonra bana baktı, "dedim ya, onda bir şeyler hissettim. Merak etme. Kötü biri değil. Bizi koruyacak." Diye güvence vermeye çalışsa da ona sinirle bakmaya devam ettim. Bakışlarını görünce, "lütfen Işık. Beni de anla." Diye yalvarırcasına söyledi. Bu söylemesine dayanamayıp başımı aşağı yukarı salladım ve elini tuttum. Rüzgar'a baktım. O da karşılıklı duygularla ona bakıyordu. Galiba gerçekten ikisi de birbirini seviyordu. Buna hayır diyemedim. "Abla..." Diyip durakladım. Asilya'ya her zaman zor durumda kaldığım zaman, nadiren abla derdim. "Annem de böyle yaptı, unutma. Sadece... Dikkat et." Diye uyardım. Aile içi mevzuları, Rüzgar'ın bilmediğini umuyordum. Ne olur ne olmaz üstü kapalı söyledim. Ablam sadece başını salladı. Rüzgar ve Asilya'nın mutlu olacağına dair bir his vardı içimde. Sanki onlar birbirleri için yaratılmıştı.

Rüzgar'a baktım. O da bana rahatlamış gibi bakıyordu. Sanki onların sevgili olmasını onayladığım için rahatlamış gibiydi. "Eğer Asilya'yı üzecek bir şey yaparsan karşında beni bulursun." Diye uyardım. Rüzgar küçük bir kahkaha atıp, "sen nasıl istersen prenses." Dedi. Asilya bu diyaloğa kıkırdadı.

Yarım saat daha sohbet ettik. Rüzgar ile iyi anlaşacak gibi hissediyordum. Biraz havadan sudan konuştuktan sonra ayağa kalktım. "Bana müsaade, bugün çok yoruldum. Biraz eve gidip dinlenecegim." Dedim yorgun bir sesle. Ablam, "dikkat et, yolda kimseyle konuşma. Eve gidince de kapıyı en az iki kere kilitle." Odamın kapısından bahsediyordu. Çünkü Ömer'in bana saldıracağından korkuyordu.

Tam cevap verecekken Rüzgar, "bende eve gidiyordum zaten, seni bırakırım." Deyince gülümseyerek başımı salladım. Rüzgar ayağa kalkınca onu takip ettim. Hastaneden çıktığımız gibi akşamın serin havası yüzüme çarptı. Hastane otoparkına girince biraz ileride ki siyah Range Rover'ın yanına gittik. Araba mükemmeldi.

Bu arabaya binenin ister istemez götü kalkardı!

Tam arka koltuğa oturacakken Rüzgar yolcu tarafının kapısını açınca oraya binmek zorunda kaldım, "teşekkür ederim." Diye gülümseyerek mırıldandım. Rüzgar gülümsememe karşılık verip sürücü koltuğuna geçti. Emniyet kemerimi taktım. Rüzgar arabayı çalıştırıp ototparktan ayrıldıktan sonra, "ablan ve sen çok gizemlisiniz." Dedi meraklı bir sesle. Ama Asilya'dan bahsederken bile gözlerinin içi parlıyordu.

Şaşkınlıkla ona baktım, "nasıl yani?"diye mırıldandım. "Bana söylemediğiniz çok şey var değil mi?"diye bana kısa bir bakış atarak sordu. Sadece başımı salladım. Rüzgar, "peki ne zaman söyleyeceksiniz?" Diye merak ve şüpheyle sordu. Bizi tanıması gerektiğini biliyordum ama zamanı değildi. "Asilya ile tanışalı bir ay oldu, nasıl bu kadar erken söylemesini bekliyorsun?" Diye kızdım. Rüzgar bana göz ucuyla bakıp sırıttı, "bizi nasıl yakaladığını unutmamışsındır, değil mi?"diye sordu. Evet, daha tanışalı bir ay olmasına rağmen öpüşeceklerdi. Tam ağzımı açıp bir şey diyecekken sözlerinin haklılığı ile sustum. Rüzgar da sessizliğimi farketmiş olacak ki sessizce güldü.

Birkaç dakika sonra, araba bizim binanın önünde durdu. Gergin bir şekilde binaya baktım. Ömer evde miydi? Sarhoş muydu? Bana saldırır mıydı? Aklımda daha çok soru vardı. Derin bir nefes alarak inecekken Rüzgar kolumu tuttu. Ona baktım, yüzü ifadesizdi ama orman yeşili gözlerinde bir miktar endişe vardı. Bana Hakan gibi bakıyordu, bir ağabey şefkati ile.

"Sorun ne?"diye sordu.
"Bir şey yok, yarın sınav var ve nasıl yapacağım bilmiyorum" diye yalan söyledim. Rüzgar hâlâ ailemizin nasıl olduğunu bilmiyordu ve Asilya söylemeden ben söyleyemezdim. Asilya bana ve Rüzgar'a güveniyordu.

Rüzgar bana biraz şüpheyle bakıyordu ama bir şey demedi. Son bir gülümseme ile arabadan indim ve binaya doğru ilerledim. Stresten avuç içim terlemişti. Dükkan açıktı. Bu Ömer'in evde tek olduğu anlamına geliyordu. Ama belki ona görünmeden odama girersem bu sefer zarar görmezdim.

İçimde ki huzursuzluk ile binaya girdim ve dairemizin olduğu kata merdivenle çıktım. Ben binaya girene kadar Rüzgar gitmemişti. Eve güvenli girdiğimden emin olmak istiyordu. Ama asıl cehennemin evin içinde olduğunu bilmiyordu.

Dairemizin önüne gelince sessizce anahtarla kapıyı açtım ve içeri girdim. Tam odama gidecekken Ömer önüme geçip kolumu sertçe tuttu. Kolumu çekmeye çalıştım ama tutuşu morartıcı şekilde sıkıydı. Beni odanın boş ve soğuk odasına getirip yere sertçe fırlattı. Üzerimde ki ceketi çıkartıp karnıma sertçe tekme attı. Yerde karnımı tutarak büzüldüm ve ağzımdan küçük bir inleme çıktı. Tekme atmaya devam etti. Bacağıma ve sırtıma da.

"Eve bu kadar geç gelmenin hesabını vereceksin seni küçük fahişe!" Diyip saçımı sertçe tuttu ve başımı geriye yasladı. Yüzünü yüzüme yaklaştırıp sert bir şekilde baktı. Nefesi iğrenç bir şekilde alkol kokuyordu. Başımı sertçe duvara vurdu ve bunu defalarca yaptı. Başımdan aşağı akan sıcak ve yapışkan bir sıvı hissettiğimde bunun kan olduğunu anlamam uzun sürmedi.

Görüşüm kenarlardan kararmaya başlamıştı. Her şey kararmadan önce duyduğum ve hissettiğim tek şey, Ömer'in saçlarımı bıraktığı ve kapıyı açıp gitmesiydi. Sonra her şey sustu. Her şey karardı. Tek ses aklımın içinde ki küçük kızın çaresiz çığlıklarıydı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

11okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 139

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile sırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18