GİRİŞ

Vaveyla Yazarı: Sümeyye Duru Erdemli

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 2Şu an: GİRİŞ

26 ŞUBAT 2015, SİVAS

Bugün benim doğum günüm. Baba'mın şehit düşmesinin tarihiyle aramızda 17 yıl 9 gün var. Babam şehit düşeli; 17 yıl 9 gün 23 saat 45 dakika oldu. Kendimi kötü hissetmiyorum ama iyi de değilim onu biliyorum. Kalbinde sevgi görmeyen çocuklardanım ben. Annemle babam birbirlerini çok seviyorlarmış. Babam Şehit düştükten yaklaşık yıl sonra annem başkasıyla evlendi onunla ismini bile anmak istemeyeceğim O kişiyle.

Evet babamı hiç görmedim bir abim var, nerede haberim yok görüşmüyor benimle. Çünkü ben annemle kalmayı tercih ettim çok iyi bir halt yiyerek.

Bu yüzden sırf evlendi diye abim evi terk etti. Bana da teklif etti “ Benimle gel. “ dedi. Ama ben abimi geri çevirdim kendim onu yük edemezdim, kimse tarafından sevilmediğim gibi abim de bu teklifini geri çevirdim diye bana sırt çevirdi. Abimle de Yaklaşık 6 yıldır konuşmuyorum nerede olduğunu bile bilmiyorum benimle iletişimi kurmuyor.

Babam yanımızda olsaydı nasıl olurdu bilmiyorum Bir tane fotoğrafı var. Tek bir tane. Kendimi babama benzetemiyorum. Çok eski olmasa da eski bir fotoğrafı var. Fotoğrafta gülmüyor üzerinde asker forması var, asker selamı veriyor kameraya doğru. 17 yıl. 17 yıl ben sadece bu fotoğraftan baktım babama. Mezar taşının üstünde de aynı fotoğraf var. O benim seviyor mu bilmiyorum ama ben onun Yokluğunda onu sevmeyi de öğrendim.

Babamı görmedim, kokusunu alamadım, gölgesini hissedemedim. Sadece adı vardı.

AYTEKİN AYΜΑΖ.

Ben Duru. Anlamı saf, temiz demek. Ama ben kendimi o kadar temiz göremiyorum.
Çalışma masamın önündeyim. Üzerinde bir kitap.

Benim kitabım, isimsiz.

Her şeyden umudumu kestiğim zaman başlamıştım bir defterde yazmaya, ama bir türlü adını koyamadım.

Çalışma masamın sandalyesine oturdum, kolarımı bacaklarımın üzerinde birleştirdim, kalbimin attığını bile hissedemedim. İçeriden sesler geliyor, annem ve annemin kocası.

Onları dinlemek istemedim çünkü 15 yıldır olan ve bitmeyen aynı kavgayı ediyorlardı. Hüseyin annemin kocası, annemi 3 kadınla aldatıyor. Yetmezmiş gibi bir de bu eve getiriyor. Annemin haberi var sadece laf olsun diye kavga ediyor. Bir şey daha var. Annemin haberi yok ama olsada bir şey değişmez kocası yapar ama umurunda olmaz.

Bir kaç sefer bana yaklaşmaya çalıştı her seferinde ondan kaçtım. Bağıramadım. Dövemedim. Sesimi çıkartamadım. Çünkü sonuç hiç değişmeyecekti bunları yapsam bile.

Biraz daha oturdum sandalyemde. Sesler daha çok yükseldi. Kendimi tutmak istedim. Ama yapamadım. Daha da çok bağrışma olunca daha fazla dayanamadım ve odanın kapısına doğru ilerledim.

“Seninle evlendiğim güne lanet olsun. Bir kerede sus be kadın ya! Bir kere de dinle be!” diye isyan ediyordu Hüseyin.

“Sana inandım ya ben. Güvendim sana. Çocuklarıma babalık yap istedim. Çok şey istemedim ki ben senden.” Diyordu annemde hıçkırıkları arasında feryat ediyordu.

Sertçe açtım kapıyı ilerledim Salon’a doğru yaklaştım kapısına geldiğimde annemin hıçkırıklarının çoğalmasına ve Hüseyin’in daha çok bağırmasını fırsat vermeden Hüseyin’in yakasına yapıştım. Hüseyin ne olduğunu anlamadan yanağına bir yumruk indirdim.

Hüseyin sendeledi. Dengesini toparlayamadı koltuğa doğru bıraktı kendini. Kaşlarını çattı, şaşkın olduğu her halinden belliydi. “Sen-“ demesine bırakmadan bir yumruk daha attım.

Annem kolumdan yakaladı. Gülmek istedim annemin koluma yapışması yapma bey der gibiydi ama tuttum kendimi. Annem kolumdan çekti beni zorlanmadan hem de. Ama az önce ki gülme isteğim kuş olup uçtu sanki. Neden mi? Yüzüme okkalı bir şamar yedim de ondan.

Elim yüzüme gitti istemsizce. Anneme baktım. Karnı burnunda. Bu adama katlanmasının tek sebebi karnındaki bebek. Bunu bana yapmasının tek sebebi ise babam şehit olduğunda karnından düşmedim ve bu hayata onun inadına tutunduğum içindi. Ayağına bir çocuk değil de iki çocuğun bağ olmasıydı onun derdi.

Yüzüme baka baka bir de sordu “ Sen ne yaptığını sanıyorsun!” diye.

“Ne mi yapıyorum? Cidden bana bunu mu soruyorsun? Kendini düşünmüyorsun bari karnındaki bebeği düşün! Kendini ne hale düşürdüğüne bak! Lan bu adam seni ne yerine kullandığını anla artık!” diye bağırdım var gücümle bunu bekliyordu muhtemelen hiç bir tepki vermedi. Konuşmadı. Sadece gözlerimin içine baktı. Nefretle baktı.

Kendimi bildim bileli bu kadın benim annemdi. Kendimi bildim bileli bu kadın yalnızlığımın sebebiydi. Kendimi bildim bileli herkes tarafından sevilmeyen biriydim ben. Yine böyle oldu. Yine annem benim tarafımda olmadı. Aksine bu iğrenç adamın yanında oldu. Küfür edilecek biri değil. Onun için ağızımı bile kirletmem ben.

Bir süre daha bana baktı 30 saniyeden çok 50 saniyeden az. Sonra kocasının yanına oturdu. O an gördüm kocasının dudağının kenarındaki kanı. Ohh! Ne de güzel yapmışım. Hiç üzülmedim. Yine olsa yine yaparım.

Odadan çıktım hızla “ Özür dilerim. Özür dilerim. Özür dilerim... “ diye mırıldadığını duydum annemin. Daha çok sinirlendim. Odama girdim montumu aldım ve oradan çıkıp dış kapıya ilerledim. Annem hala aynı şeyi söylüyordu. O ise “Azıcık dinleseydin beni otursaydın şurada bağırmasaydın bana olmayacaktı bunlar.” Diyordu çemkirir gibi.

Sertçe çektim kapıyı hızla indim merdivenlerden, kendimi sakinleştirmeye çalıştım. Apartmandan dışarı attım kendimi soluk soluğa kalmıştım. Ağlamak istedim. Ağlayamadım. Her yere vurmak istedim. Vuramadım. Kendimi parçalamak istedim. Parçalayamadım. Hiçbir işe yaramadığım gibi bunları da yapamadım.

İlerledim. İlerledim. İlerledim. Hava soğuktu. Yollarda tek tük insanlar. Hava kararmıştı. Saati bilmiyorum. Bilmek de istemedim aslında.

İstasyon Caddesine indim. Ne ara gelmiştim buraya. Sivas çok küçüktü ama benim sinirimi daha çok küçülmüş oldu. Telefonumu çıkardım cebimden. Tek birisi kalmıştı. Beni anlayan sadece anlayan biri.

Gökhan

Biraz düşündüm, ararsam açar mı? Açsa ne diyeceğim? Gel desem gelir mi? Bir süre daha düşündüm. Ve bastım isminin üzerine. Çaldı. Çaldı. Ve açıldı.

“Efendim?” dedi Gökhan.

“Gökhan nasılsın?” diye sordum sesimin titremesine hakim olduğum söylenemezdi.

“Ben iyiyim. Ama sen pek iyi değilsin sanırım?” dedi sorar gibi. Kendisi baya baya ses okuyordu.

“Değilim. Gelebilir misin? “ lafı uzatmaya gerek yoktu. Gevelemeyi hiç sevmezdim zaten.

“Neredesin?” diye sordu sesi boğuk geliyordu. Bir şey yiyor gibi.

“Konum atıyorum.” Dedim ve kapattım. Konumu attım. Yaklaşın 15 dakika sonra Gökhan yanımdaydı.

Beni gördü yavaş adımlarla bana doğru yürüdü. Ben ona doğru. Bir adımdan daha az bir mesafe vardı aramızda gözlerimde biriken yaşı daha fazla tutamadım. Yanaklarımdan süzüldü. Bacaklarım titredi, kendimi bırakmak üzereydim ki elimden tuttu, Kendine çekti, sarıldı sarıldım. Beni anlayan beni seven tek kişi oydu. Tek arkadaşım. Tek dostum.

Elimden ilk ve son kez tutan kişi Gökhan oldu.

“Gökhan...” dedim zar zor ses çıkarmadı. Çok konuşmazdı ama konuştuğunda da çok konuşurdu o. “Gökhan...” dedim tekrardan ve bunu beş kere daha tekrar ettim ağlayarak.

Sakinleşmeye çalıştım o beni böyle görmemeliydi. O bunu hak etmezdi. Bank’a oturduk birlikte, önce gözlerime baktı sonra gözlerimi sildi. Kalbim tekledi. Hiç kimse beni sevmezken o nasıl sevmişti? Herkes bana dokunmak bile istemezken o nasıl bana dokunabilmişti?

“Duru ne oldu yine evde? “ diye sordu. Biliyordu çoğu şeyi babamı, annemi, onu... Anlatırdım ona anlardı o da.

“Hüseyin’in dövdüm.” Dedim gözlerimden bir damla daha yaş düştü. Gökhan şaşırmıştı. Beklemiyordu. Aslında bekliyordu ama bu kadar erken değil. Ağızı açık kaldı bir şey diyemedi. “Bakma öyle dövdüm annemde bana vurdu bende evden çıktım.” Dedim hıçkırıklarım arasında.

“Sana vurdu mu? “ diye sordu. Aslında kendine tekrar ediyordu bunu bana değil. Başımı aşağı yukarı salladım. “ Evden gittin? “ yine kendine tekrar ediyordu. Yine başımı salladım. “Sana vurdu? “ kendini yeniledi. Ama gözleri şok içinde değil de öfke içinde olabilirdi. Kendini dizginlemeye çalıştı. Ayağa kalktı, ileri geri yürümeye başladı bir yandan da kendini tekrar ediyordu, “sana vurdu. “ diye.

“Gökhan sorun bana vurması değil O adamı hâlâ koruyor olması sorun. “ sesim titremişti ama sesimdeki sertliği anlamış olmalı ki yüzü bana döndü.

“Sen o kadını mı düşünüyorsun hala? Babanın şehit olduğunda bile gözünden yaş akıtmayan, hatta elinden gelse zil takıp oynayacak kadına üzülüyor musun sen?” sesi biraz yüksek çıkmıştı. Hiç bir şey diyemedim. Haklıydı.

“Gökhan... Biz... Ankara’ya gidelim? “ dedim birden bire. Konuşmamı kontrol edemiyordum. “Kara harp okuluna?”

Gözlerimin içine baktı. En içine. “Tamam.” Dedi. “40 gün kaldı. Gideceğiz birlikte. “ sesi yumuşadı. “Seni bu karanlıkta bırakmayacağım. “

Elimi tuttu. Gözlerime baktı “Duru-“ telefonu çaldı. Cebinden telefonu çıkardı. Açtı “Efendim?” sesi tam anlamadım ama biri bağırıyordu. “ Dışarıdayım.” Dedi sakinliğini koruyarak. “Birazdan gelirim. “ dedi. Bir süre dinledi. “Tamam. “ dedi. Yüzünü ekşitti. “ Ne alaka?” diye sordu. Gözlerimi gözlerine diktim. “Tamam geliyorum.” Dedi ve telefonu kapattı.

“Ne oldu? “ dedim hemen.

“Annem. Göksel yok evde diyor. Onun yanına gitmem lazım.” Dedi Göksel kardeşiydi. Evden kaçması meşhurdu. Bulunması da.

“Tamam.” Dedim kısaca. “Sen git konuşuruz.” Dedim.

Anlımdan öptü. “Dikkat et eve gidince mesaj at. “ dedi. Başımı sallamakla yetindim. Kalktı banktan ben ise arkasından baka kaldım.

~~~

Eve vardığımda kapıda bir adet bavul vardı. Benim bavulum olduğu belliydi. Bu benim cezamdı. Annem her zaman böyleydi. Ceza en sevdiği şeydi. Aşağı katımızda Ayten teyze vardı. Bavulumu aldım onun yanına gittim. Kapıyı çaldım. Bir kaç dakika sonra Ayten teyze kapıyı açtı.

“Duru? “ dedi önce. “Yine mi kapıya koydu seni?” dedi bu sefer kapıyı tamamen açtı. Bavulumu eline aldı kapının yanına koydu.

Ayten teyze babaannemin ahretliği. Beni sever, annemin beni evden kovduğu zaman ona giderim.

Bir zaman yine annemle kavga ettik. Kovdu beni. O zaman hamile olduğunu ve onun babasının kim olduğunu bilmediğini söylemişti bana. İlk defa bana kendiyle ilgili bir şey söylemişti. Sevinmiştim kendiyle ilgili bir şey benimle paylaştığı için. Ama sonra dank etti bende.

“Ne demek bilmiyorum bunun babası kim?” dedim. “Hüseyin değil mi?” diye sordum.

“Birincisi Hüseyin değil ‘Baba’. “ dedi üzerine basa basa. Ona hep baba dememi istiyordu. Ama benim bir tane babam olduğu için dememekte ısrar ediyordum. “İkincisi ise geçen zamanlarda Hüseyin arkadaşlarıyla buluştuk eğlendik biraz.” Dedi eğlendik kelimesi “alkol “demekti. Sarhoş gelmişti zaten eve o zaman.

“Nasıl eğlendik? Sen... “devamını getiremedim.

Annemin ise yüzünde belirgin azgın bi’ gülüş vardı. Tiksinir gibi baktım ona. Ve bunu dile getirdim “Tiksiniyorum senden! “ gülüşü bir anda soldu.

“Benim haya- “ diyordu ki ben sözünü kestim. “Senin hayatın öyle mi? Senin hayatın? Sen kendini ne hale düşürüyorsun ya! Tiksinç bi' insansın. Hüseyin bile sana bakarken midesi kalkıyor farkında değil misin?” diye bağırdım birden kendime hakim olamayarak.

“Sen benim namus bekçimmisin? Sünep! Asıl ben senden tiksiniyorum. Çık git evimden daha adımını bile atma “ dedi doğum günden beri tiksiniyordu. Biliyordum.

Apar topar odama gittim her zaman hazır olan bavulumu aldım. Evet her zaman hazır olan. Ve bir saniye bile düşünmeden çıktım evden. Akşamdı parka gitmek istedim evin yakınında bi park var. Aşağı inerken Ayten teyze yakaladım.

“Duru! Nereye kızım bu saatte?” diye sordu önce bavulumu sonra bana baktı.

“Annem evden kovdu beni Ayten teyze.” Dedim titreyen sesimle.

“Evden mi kovdu?” diye sordu. Niye sordun ki Ayten teyze dedim ya işte kovdu diye. Sabah akşam bana nasıl bağırdığını duyuyorsun. Sonumuz da böyle oldu tabi.

“Gel bakalım kızım gel. Olmaz öyle park falan. Burada kal. “ olmaz falan desem de dinletemedim herkese yük oluyordum bir de ona yük olamazdım sonuç olarak ama oldum.

O günden beri her evden kovulduğumda onun yanına geldim. Ve yine yanına geldim.

“Yine ne dedi?” diye sordu koltuğa oturduğumda.” Yada düzeltiyorum ne yaptı?” diye sordu bu sefer.

“Bu sefer o yapmadı ben yaptım.” Dedim. Kaşları havalandı önce sonra ise tepkisini gösterdi.

“Ne yaptın?” diye sordu bu sefer. Şaşkındı.

“Hüseyin’i dövdüm.” Dedim. Şaşırdı. O da beklemiyordu bu kadarını. “Yine kavga ediyorlardı bu sefer anneme vuracaktı belliydi. Bende tutamadım kendimi vurdum iki tane. “ dedim.
Önce bir şey diyemedi. Sonra “iyi yapmışsın sülük herif! Erkeklikten yoksun yaratık! Sünepe!” dedi hem keyifle hem öfkeyle. “Yorgun musun yavrum? “ dedi. Sadece başımı sallamakla yetindim. Yorgundum. Ruhen. “Gel yat hadi yatağına.” Dedi yumuşacıktı sesi.

Kapıya doğru ilerledi bende peşinden. Çocuk odasına gittik. Her yaz torunları gelirdi onlar içindi bura ama her hafta devamlı olarak ben konu yordum odaya.

Montumu çıkardım bavulumu açtım. Pijamalarımı çıkardım, giydim. Telefonumu aldım. Gökhan’a evde olduğumu iyi olduğumu ve onu sevdiğimi yazdım ve ışığı kapatıp yatağa ilerledim. Yorganı kafama kadar çektim. Sonrası karanlık.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

26okunma 2beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18