Bölümler 2Şu an: Giriş
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Yıldızlar, yere düşecek gibiydi. Gök, bir günahın öfkesini çıkarıyor gibi hiddetle gürlüyor, her yerin onun öfkesinden nasibini almasını ister gibi yağmurla yer yüzüne çarpıyordu. Yeryüzü halkı, gelecek bir felaketten saklanır gibi sokakları terk etmiş, evlerine kapanmıştı. Hayvanlar, gelecek olanı içgüdüleriyle hisseder gibi en kuytu yerlere çoktan girmişti. Bir göktaşı, karanlık geceyi aydınlatarak, o yere insanların göz gezdirmeye bile korkup hikayeler uydurduğu lanetli yere düşmüştü.
Gidenin bir daha gözükmediği, gelenin bir daha eskisi olmadığı, asırlardır "insan yutan" diye anılan o yer, yüzyıllar sonra, bilinmezliğin verdiği bir korkuyla halkı bir endişenin içine hapsetmişti. İçlerinden henüz korkunun esiri olmayan, içinde deliliğin yaktığı ateş parlayanlar, oraya gitmek ve ne olduğunu kendi gözleriyle görmek istemişti.
Gitme söylemlerinin ısrarcı baskısına aldırmayıp, ışığın düştüğü yere giden bir genç, gördüğü manzarayla birlikte sır olmuş, sıkılan ağızlarda o günün kalıntıları bile adeta sessiz bir çığlığın içine gömülmüştü. Ta ki o gün yeniden yaşanana kadar...
Bölüm etkileşimi
