7. bölüm · YANSIMADAKİ KUĞU
6. SOĞUK BAKIŞLAR
Buz pistinden ayrılırken içimde garip bir boşluk vardı.
Az önce gördüğüm şeyin gerçek olmadığını biliyordum.
Nord orada değildi.
Kimse yoktu.
Sadece birkaç saniyeliğine, kalabalığın arasında onu gördüğümü sanmıştım.
Siyah kapüşonu, dik duruşu, bana baktığını sandığım o gözler...
Ama hepsi bir yanılgıydı.
Eve döndüğümde yorgunluktan üzerimi bile değiştirmeden yatağa uzandım.
Kafamın içinde aynı soru dönüp duruyordu.
Neden onu görmüştüm?
Onu görmek istediğim için mi görmüştüm?
Bu aklımın bir oyunu muydu?
Ben derin düşünceler içerisindeyken uyua kalmıştım.
☆
Ertesi sabah telefonumun sesiyle uyandım.
Ekranda Ethan'ın adı yanıp sönüyordu.
"Bu saatte ne istiyorsun?" diye mırıldanarak telefonu açtım.
"Günaydın sana da."
Gözlerimi devirdim.
"Ethan."
"Bugün maçım var."
"Biliyorum."
"O zaman geliyorsun."
"Bu bir soru muydu?"
"Hayır."
İstemsizce güldüm.
"Lyra da geliyor. Seni almaya uğrarız."
"Ethan..."
"Lütfen."
Bir an sessizlik oldu.
"Tamam."
"Harika. Görüşürüz."
Telefon kapanınca tekrar yatağa düştüm.
Sıkıntılı bir nefes vererek zorla kalkıp hazırlanmaya başladım.
Daha dünkü kıyafetlerimi bile değiştirmemiştim yorgunluktan.
Tam kalkıp hazırlanacakken saçımın dibini fark ettim.
Beyazlık.
Tamamen aklımdan çıkmıştı.
Fazla beyaz olmuştu ve belli oluyordu.
Hemen dolabımdan boyamı alıp çabucak boyamaya başladım.
Neyse ki Ethan'ın maçı saat 11.00'daydı.
Şuan saat erken olmasa bitmiştim.
Boyayı belirli bir süre beklettikten sonra önce bir duş aldım sonra ise hazırlandım.
Bir saat sonra kendimi spor salonunun önünde buldum.
Tribünler yavaş yavaş doluyordu.
Lyra yanımda otururken Ethan çoktan takım arkadaşlarının yanına gitmişti.
Adelina da gelip yanıma oturdu.
Her zamanki enerjik hâli ile "Günaydın kızlar." diyerek gülümsedi.
Biz sohbetin dibine vurmuşken tam sahaya bakıyordum ki gözüm giriş kapısına kaydı.
Ve nefesim durdu.
Nord.
Bu kez gerçekti.
Halüsinasyon değildi.
Kapüşonsuzdu.
Bunları düşünürken aklımda kötü çocuk sokakta ve taktı beresini şarkısı canlandı.
Kendi kendime güldüm.
"Neye gülüyorsun?" Diye soru Adelina.
"Hiç, neye güleceğim ya."
Nord kuduruğunun elleri şortunun cebindeydi.
Üzerine giydiği 7 numaralı forması,özenli taranmış saçları ve önündeki bir tutam beyaz saçı...
Onu çok çekici gösteriyordu.
Kalabalığın arasında yürüyordu.
Başımı hemen çevirdim.
Kalbim anlamsız şekilde hızlanmıştı.
Maç başladı.
Ama benim dikkatim sürekli başka yere kayıyordu.
Birkaç dakika sonra istemeden tekrar ona baktım.
Nord da bana bakıyordu.
Göz göze geldik.
Sadece birkaç saniye.
Sonra ikimiz de başka tarafa baktık.
Dakikalar geçti.
Yine baktım.
Yine bana bakıyordu.
Bu kez ilk gözlerini kaçıran o oldu.
Ne konuşuyorduk.
Ne gülümsüyorduk.
Ne de yan yana geliyorduk.
Sadece bakıyorduk.
Ve nedense bu bile yeterince karmaşıktı.
Sahada Ethan bir sayı daha alınca tribünlerden alkış yükseldi.
Ben de ayağa kalkıp alkışladım.
Ethan bize dönüp gülümseyerek el salladı.
Ben de karşılık verdim.
Tam o sırada gözüm tekrar Nord'a kaydı.
Yüzündeki ifade değişmişti.
Bakışları Ethan'ın üzerindeydi.
Sonra bana.
Sonra tekrar Ethan'a.
Sanki hoşuna gitmeyen bir şey vardı.
Ve bunun nedenini anlamasam da...
