Yanımda Kal kitap kapağı

3. bölüm / 5

Yanımda Kal

3. Bölüm: Aç Yaralar

Vaveyla Yazarı: kuyruklu yıldız

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 5Şu an: 3. Bölüm: Aç Yaralar

Okula giriş yaptığımızda fark ettim ki Kaan’ın hangi bölüm olduğunu bilmiyordum. Dönüp sordum.
“Hangi bölümsün sen?”
“Sayısal.” dedi etrafı incelerken.
“Sen de savcı olmak istediğine göre eşit ağırlıksın.” Kafa salladım.
“Babam bahsetmiş sanırım.” Gözümün içine bakarak devam etti.
“Senin hakkında sandığından daha fazla şey biliyorum.”
Cevap veremedim, sadece sustum. Nedenini bilmediğim bir şekilde yüreğim hop eder gibi olmuştu. Kısa bir süre sessizliğin ardından üçüncü kata gelmiştik. 12. sınıflar en üst kattaydı. Sınıflarımız aynı koridordaydı fakat benimki bir uçta onunki bir uçtaydı. Ona sınıfını gösterip kendi sınıfıma geçtim. Ayça en arkadaki sırasına kafasını koymuş uyuyordu. Hemen önünde oturuyordum. Yerime sessizce geçtim, kulaklığımı çıkardım ve ders başlayana kadar da öyle takıldım. İlk ders edebiyattı. En sevdiğim en sevdiğim! İkinci yeni şiirini işledik. Saat biraz yavaş ilerlemişti, ilk defa. Teneffüs zili çalınca Ayça’yla kol kola sınıftan çıkıp lavaboya gittik. Çıktığımızda biraz ileride Kaan’la Yiğit sohbet ediyorlardı. Yani daha çok Yiğit konuşuyor gibiydi ama yine de şaşırtıcıydı.
“Günaydın gençler!” diye neşeli neşeli el çırptı Ayça. Hep beraber aşağı bahçeye indik. Çalıların dibindeki taşlara tesbih boncuğu gibi dizilmiştik. Kaan yeni okulunu incelerken Yiğit’le Ayça saçma bir tiktok akımını konuşuyorlardı. Ben de sessizce onları dinliyordum. Gözlerim Kaan’ın eline ilişti. Sol avuç içinden başlayıp bileğine doğru giden bir dikiş izi vardı. Ayça’nın yanından kalkıp Kaan’ın soluna geçtim.
“Elindeki o iz nasıl oldu?” Eline bakıp sağ baş parmağını izin üzerinde gezdirdi.
“Çok eski bir kaza diyelim. Bu minik bir kısmı.” dedi. Anlamsız gözlerle baktım. Fazla konuştuğunu düşünmüş olacaktı ki hemen toparlamaya çalıştı.
“Şey yani, daha da çizilmişti de geçti. Önemsiz bir şey zaten.”
“Anladım ama yemedim. Bir gün anlatmak istersin belki.”
“O gün gelmez Duru. Hiç bekleme bence. Çok ters söylemişti. O kadar ters ve netti ki gözünü bile kaçırmamıştı.
“Bu kadar sert olmana gerek yoktu Kaan. Kalp kırmakta bir numarasın ya sağ ol gerçekten.”
Kalktım ve hızlı adımlarla okula doğru yürümeye başladım. Yiğit ve Ayça arkamdan seslendi ama dönmeden devam ettim. Ne sanıyordu ki kendini, böyle duygusuz ve acımasızca davranmasının amacı neydi? Yedik sanki yarasını! Merdivenleri hızlı çıktığım için nefes nefese kalmıştım. Lavaboya gidip ellerime su tuttum, nefesimi düzenledim ve sınıfa geçtim. Sıramın üstünde bir çikolata vardı. Kimindi ki acaba? Çikolataya bakarken arkadan bir boğaz düzeltme sesi geldi. Dönüp baktığımda Yiğit’le karşılaştım.
“En sevdiğinden.”
“Yaa Yiğit teşekkür ederim de bu ne için?”
“Sinirlendin ya biraz, yatışmana yardımcı olsun diye diyelim. Ne dedi de sinirlendin? Ayça sormuş ama cevap vermemiş.” Göz devirdim. Odun işte ne cevap vericekti ki zaten!
“Elindeki yara izini sormuştum geçiştirmeye çalıştı, ters tepki verdi falan işte. Onu tanımaya ve iyi yaklaşmaya çalışıyorum ama o kadar duygusuz ki yaklaşamıyorum.”
“Kendine yüklenme Duru. O da öyle biri. Yaklaşma madem sen de, gerek de yok zaten. Sınırını bilsin.”
“Ne sınırı tam olarak?” Yanlış bir şey dediğini düşünürcesine gözlerini bastırıp açtı.
“Yani koruman ya hani çok da yaklaşmana gerek yok manasında. Görevini bilmeli o da sonuçta. Belki de bildiği için böyledir, baban demiştir.”
O an dediği çok mantıklı geldi. Evet, kesin babam istemiştir böyle davranmasını. Ne kadar tanıyor bile olsa tembihlemiştir onu.
“Doğru, babam istemiş olabilir evet. Aman neyse teşekkür ederim çikolata için Yiğidom. Zil çalacak birazdan sen geç sınıfına hadi.” Kafasıyla onaylayıp el sallayarak sınıftan çıktı.
Öğle arasına kadar teneffüse çıkmadım. Ayça’yla beraber sınıfta takıldık. Arada bir Kaan’ın sınıfın önünden geçtiğini gördüm ama umursamadım. Ya da umursamamış gibi davrandım bilmiyorum. Ters tavırları çok kafama takılıyordu istemsizce. Öğle arası zili çalınca eşyalarımı toparladım, çantayı sıraya bırakıp çıktım. Kaan kapının önünde dikiliyordu. Göz göze geldik, göz devirip yürümeye başladım. O da arkamdan hiçbir şey demeden geliyordu. Yemekhaneye inene kadar da hiç konuşmadı, ben de konuşmadım. Tabaklara yemek doldurduktan sonra boş bulduğum bir yere oturdum. Gelmesini bekledim ama nedense gelmedi. Ben de meraklanıp arkama baktım. İki kere bakmak zorunda olduğum bir manzara vardı karşımda. Ceren Kaan’ı tutmuş bir şeyler soruyordu. Ceren okulun ayaklı gazetesiydi. Meraklı Melahat ya! Bir türlü kanım ısınmıyordu bu kıza. Kaan mimiksiz bir şekilde Ceren’e bakarken gözleri benimle buluştu. Hiçbir şey demeden hızlı adımlarla yanıma doğru geldi. Ceren ise orada kalakaldı, iyi de oldu. Karşımdaki yerini aldı ve bir oh çekti.
“Bir an susmayacak sandım. Sınıfta zor kaçtım bir de burda tutuyor.” Aynı sınıfta oldukları detayını unutmuştum.
“Ne sordu sana o melahat?”
“Ceren değil miydi adı?” Ya sabır!
“Dikkatliyiz de bakıyorum! Ceren evet. Konu bu değil ne sordu?”
“Adımı, seninle nerden tanıştığımızı, sabah neden aynı arabada geldiğimizi, neden ona selam vermediğimi ve instagramımı.” Son dediğiyle gözlerimi açtım. Bu kadar hızlı olamazdı yani!
“Sen ne dedin tüm bunlara?”
“Sadece adımı ve babalarımızın arkadaş olduğunu söyledim. Baban soran olursa çocukluk arkadaşıyız dersiniz demişti.”
Kafamı salladım. Ona hala kızgındım tepkisinden dolayı. Yemeğime devam ediyordum ama bakışlarını üzerimde hissediyordum. Sonunda kaşığını tabağın kenarına bıraktı ve konuştu.
“Özür dilerim, sanırım fazla sert davrandım. Ben arkadaşlık ne demek bilmem derken bundan bahsediyordum. Dikkat edeceğim.”
Özür dilediğini duyduğum an yumuşadım. Bu yüzden kaç kere tecrübe yaşadım bilmiyorum ama her seferinde çabuk affediyordum, kin tutamıyordum.
“Sorun değil, umarım dikkat edebilirsin çünkü fazla kırıcı oluyorsun.”
“Bana arkadaşlığı öğretir misin Duru?” Şaşırmıştım, bunu beklemiyordum. Asıl kafamı kurcalayan bunca yıl arkadaşlığın ne demek olduğunu bilmemesiydi. Nasıl olabilir de öğrenmemiş olabilirdi anlayamıyordum. Geçmişini çok merak ediyordum ama bunları sadece zamanla öğrenebilirdim.
“Öğretirim Kaan, öğretirim.” Teşekkür edercesine bir mimik yaptı, gülümsemekten kaçındı.
“Gülümsemeyi de öğreteceğim sana. Sadece annenin yanında gülerken gördüm. Bunu arttıracağım.”
“Hak etmeyen kimseye, gerekmeyen hiçbir zaman diliminde gülümsemiyorum. Herkes gülmeyi hak etmez Duru.”
“Sen hak etmeyecek ne yaptın Kaan?” Sustu. Elindeki kaşıkla yemeği karıştırmaya başladı. Cevap alamayacağımı anlayınca devam ettim.
“Gülümsemeyi hak ettiğini de kanıtlayacağım haberin olsun.”
“Beni tanımıyorsun bile.”
“Bu tanımayacağım anlamına gelmiyor.”
Anlamını çözemediğim bir bakış attı. Kafasını eğip yemeğine devam etti. Ardından ben de aynı şekilde yemeğime döndüm. Benim bitirmemi bekledi ve aynı anda yemekhaneden çıktık. Merdivenlere doğru yöneldik ve kendi katımıza çıktık.
“Okul çıkışı yine geleceğim kapıya bekle.” dedi. Kafamı salladım ve sınıfıma girdim. Öğleden sonra da teneffüse çıkmamıştım. Onun yerine test çözmeyi tercih etmiştim. Okul çıkışı kitaplarımı toplarken Kaan tam da dediği gibi yaptı ve kapıda beni beklemeye başladı. Ben de apar topar her şeyi çantaya atıp sınıftan çıktım. Hiç konuşmadan indik ve arabaya bindik. Özgür abi ikimizdeki durgunluğu görüp radyoyu açmıştı. Hareketli bir şeyler çalıyordu ama ikimiz de farklı şeyler düşünüyor gibiydik. 15 dakikanın ardından arabadan indik ve siteye girdik.
“Yarın görüşürüz Duru.”
“Görüşürüz.” Hızla eve çıkıp üstümü değiştirdim ve kendimi yatağıma attım. Bir süre öylece tavanı izledikten sonra kendimi yavaşça uykuya teslim ettim.
Devam Edecek

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

4okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18