8. bölüm · Yangın Yeri: Labirent
8:GÜZELİM... HÂLEM
2.5 ay sonra
Ceketini koltuğuna asıp gömleğini düzelterek oturdu Arslan... Annesi çok yoruyordu bundan dolayı başı ağrıyordu.
"Arslan bey misafiriniz var."
Sekreteri Emir ve ardından annesi belirdi iç çekerek geriye yaslandı Arslan oturduğu koltukta.
"Şu kadından bıktım."
Oflaya puflaya oğlunun karşısındaki deri koltuklardan birine oturdu. Poşetleri kenara yere bıraktı yeni alışveriş yapmıştı oğlunun parasıyla.
"Neden geldin bana bunu söyle."
"Ayrıl şu kızla lanete ettim evlendiğiniz güne."
Hayretle kaşları kalktı oğlunun çünkü bunu en çok isteyen oydu.
"Sen dedin ya hemen(!)... Kafayı mı yedin?"
"Annenim doğru konuş."
"Sen de oğlunun özel hayatına saygı duy."
O sırada telefonunu arayan Hâle ile gülümsedi annesi anlamıştı.
"O kadar evlenmek istemiyordun ne değiştirdi bu fikrini?"
"Karım- efendim Hâle?"
Hale elindeki çubukla konuşmak haberi vermek adına banyoda dört dönüyordu.
"Müsait misin?"
"Ta-tabii ki"
Annesi hayretle oğlunu izliyordu.
"Sana bir şey demem gerek."
"De güzelim."
"Ama etrafta kimse yok değil mi?"
Ayağa kalkıp anneme elimle beklemesini söyleyip odanın balkonuna çıkıp kapıyı kapattım hava serindi saçlarımı düzeltirken onun ayak seslerini duyuyordum geziyordu.
"İyi misin?"
"Korkuyorum..."
"Biri bir şey mi dedi birisi mi geldi Hale? "
"Ona bakabilecek miyiz?"
Kimden bahsediyordu?
"Anlamadım..."
"Anne ve baba olabilir miyiz?"
"Oluruz güzel- bir dakika! Bir dakika yoksa!?"
"Hmhm baba oluyorsun..."
"Geliyorum! Geliyorum Hâlem en güzel doktorlara gidicez söz veriyorum! Geliyorum!"
Ve Arslan annesini orada bırakıp ceketi ve gerekenlerle arabaya bindi ve kısa sürede eve ulaştı.
"Hâle!"
"Banyoda çıkmıyor."
Elif endişeli gözlerle merdivenden inip Arslana durumu özetlemişti o ise cümlenin ortasında dinlemeden yukarıya çıkmıştı. Kapıya ulaştığında nazikçe kapıyı çaldı.
"Arslan?"
"Benim, güzelim."
Kapı açılmıştı yerde oturuyordu yere çömelip Hale'nin elini tuttu.
"Buradayım."
"Aile olduk."
"Aile olduk."
