5. bölüm · Yalnışlıkla Bir Hataya Aşık olmak

Kıskançlık

Anonima .

Günlerden sakin bir pazartesi günüydü. Ben okula gitmek için yola çıkmıştım. Üç haftadır Salih konusu hakkında bir şey yapmamıştık. Bu üç hafta boyunca Eren'le konuşmaya başlamıştık ve artık aramız çok daha iyiydi. Hatta onunla bazen kantine giderdik. Doğruyu söylemek gerekirse artık ne zaman bu konuyu açacağımı bilmiyordum. Ben bunları düşünürken okula girdim ve merdivenlerden çıktım. Karşımda Salih fakat yanında sarışın,güzel bir kız vardı.

Sanırım çok geç kalmıştım. Bu görüntü kalbimi inciltirken sınıfa girdim. Eren sınıfta telefunuyla ilgilenerek oturuyordu. Bana baktı ve iç çekerek "Günaydın." dedi hiç bir şey demeden sanki onu öldürecekmişim gibi ona baktım. Derin nefes aldı ve duruşunu dikleştirdi. "Ne var?" dedi bay ayı. Eşyalarımı hazırladıktan sonra Eren'in yanına gittim. Bileğinden tuttum. Ve onu kaldırmaya çalıştım. Ne yapmaya çalıştığımı anlayıp sakince kalktı. Onu sınıfın dışına götürdüm ve sertçe sınıfın kapısını kapattım. Neyse ki hocalar görmesin diye telefonunu gitmeden önce çantasına koymuştu. Parmak ucuma kalktım, buna gerek kalmasın diye oda bana doğru eğildi. Bir saniyeleğine ona baktım ve konuşmaya başladım.

"Salih'in yanındaki kız kim?"
kızı dikkatlice süzdü ve iç çekti."Bilmiyorum ki." dedi. Kıskançlıktan delirecektim. Hemen oraya gitmeliyidm. "Oraya gidip onlarla konuşmaya başlayacağım." dedim. Omuz silkti ve bakışlarını yerden alıp bana dikti.

" E yani?"
"Ve sen bana yardım edeceksin."

bu konuşmanın ardından bileğine baktı. Bileğini halla tuttuğumu fark ettim. Bileği kızarmıştı. Utançla bileğini usulca bıraktım ve ellimi titrek bir şekilde ondan uzaklaştırdım. Yüzüme ateş basıyordu. Ne zamandan beri tutuyordum bilmiyordum. Ama umarım onu dışarıya götürdüğümden beri değildir diye düşündüm.

Hızlıca yürümeye başladık. Bu 3 haftanın sonunda dizim iyileşmişti ve onun kadar hızlı yürümeyi öğrenmiştim. Vardığımızda ise Eren Salih'e baktı ve "Salih kardeşim, görüşemiyoruz bayadır? Nasılsın, arkadaşım kim?" diye sordu imalı imalı. Salih utançla bana bakıp bakışlarını Eren'e çekirdi. Kız omuz silkiti sonrada Eren'e bakıp konuşmaya başladı. " Selam, ben Büşra." dedi. Salih, iç çekti ve yere baktı. Kocaman göz bebekleriyle bana ve Büşra'ya bakıp"Ya çok pardon Eren bir şey söylemeliyim." dedi. Hemen sonra Eren'le yanımızdan ağır adımlarla ayırıldılar. Onların arkalarından sanki yavru bir köpekmişçesine bakarken bir anda iç bir dürtüyle Büşra'ya baktım. Büşra bana gülümseyerek bakıyordu. Hafifçe konuşmaya başladı. "Merhaba, tanışamamıştık. Benim adımı zaten biliyorsun, pekisenin ki ne?" bu kadar sakin ve mutlu gözükmesine şaşırmıştım. Ben bile sabahın erken saatlerinde bu kadar mutlu olamıyordum. Hele uykum varsa insanlara hiç tahammülüm yoktu. Eren bu hallimi çok iyi bilirdi çünkü bir keresinde sinirden üstüne az kalsın su döküyordum. Ona karşı zor da olsa gülümsedim. "Bende Deniz." dedim.
Büşra'nın göz bebekleri büyüdü ve şaşkınlıkla bana baktı. Öyle bir bakıştı ki bu bakış arkamda bir gariplik mi var diye kontrol etmek zorunda kalmıştım. "Sen Eren'in sevgilisi misin?" dedi bir anda. Ağızım şaşkınla açıldı ve kıza hiç bir şey anlamadığıma dair başımı salladım.

"Sizinle alakalı bir dedikodu duymuştum da ben ondan."
"Ne dedikodusu anlayamadım?"
"Eren seni kucaklamış. Yani ben öyle duydum. Herkes sizi sevgili olarak biliyor."

Yanaklarım kızardı ve gözlerimi kızdan kaçırdım. Derin bir nefes aldım. Kızla konuşmak için o cesareti buldum.
"Evet öyle bir şey var ama Eren sadece beni revire götürüyordu çünkü dizim yaralanmıştı ve saçlarımızın dağınık olmasının sebebi merdivenden düşmemizdi. Yani aramızda bir şey yok."
kız bana anlamış gibi baktı. Ardından konuştu. "Haa ben sanmıştım ki sizin aranızda-" sözünü kestim ve gülerek "Yok öyle bir şey ya" dedim kız başıyla onayladı ve o sırada bize doğru gelen Salih ve Eren'i fark ettik. Kafamızı onlara doğru çevirdik ve gelmelerini bekledik. Eren'nin bakışları yerde idi. Salih ise gülümseyerek Büşra'ya bakıyordu. "Geldiler." dedi Büşra ince zarif sesiyle. Aslına bakarsan Büşra benden kat kat daha güzeldi, her anlamda Salih'in ondan hoşlanaması an meselesiydi. Belki oda benim gibi aniden birinden hoşlanmıştı. Kim bilebilirdi ki?

Eren ve Salih yanımızda bir şeyler hakında samimi birşekilde konuşuyordu. Belki de dinlemem gerekiyordu ama umursamıyordum. Çünkü bunları düşünürken aslında içten içe deliriyordum. Ya olursa düşüncesi beni benden alıyordu. Bir yandan da Büşra'yla konuşmaya çalışıyordum. Onu gerçekten sevmiştim hatta ona karşı kıskançlık duyduğum için pişman olmaya başlamıştım. Fakat elim de değildi. Eren'e ne söylediğini duymak için Eren'le başa kalmayı dört gözle bekliyordum. Arada sırada Salih'e güzel görünmek için saçımı düzeltiyordum.

Tenefüs zili nihayet çaldı ve Eren'le birlikte yavaş yavaş sınıfa yürümeye başlamıştık. Onu durdurup ve dern bir nefes alıp hızlıca konuşmaya çalışıyordum. "O sana ne dedi?" Eren nihayet durdu ve gözlerime baktı. Ela gözleri gerçektende çok güzeldi. İç çekti ve "Söyleyemem " dedi. O anda iki ihtimalin olduğunu fark ettim. Ya Büşra'yı seviyordu yada başka bir şey vardı.

Ben beynimden vurulmuşa dönmüştüm. Ne yapacağımı bilmiyordum.
* * * * * * * *