GİRİŞ

Yazar: Vaveyla Kullanıcısı

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 2Şu an: GİRİŞ

İlahi bakış açısı...

01.11.2008

Koltuğunda oturup neşeyle şarkıya eşlik ediyordu Nilay.

Devrim Karayel. Canından çok sevdiği eşi sürücü koltuğunda arabayı kullanırken yüzünde eylenir bi gülümseme ile onu dinliyordu. Bir eli ile dreksiyonu tutarken diyer eli ile Nilay'ın parmaklarına dolanmıştı.

Arka koltukta oturan, bir hafta önce altı yaşına giren biricik kızı Duru'da hevesle şarkıya eşlik edıyordu. Kızı her ne kadar annesi gibi neşeli bi kişiliğe sahipse oğlu Duru'da bi o kadar huysuzdu ve inatçıydı. Bu karlı havaya rağmen inatla dondurma için ısrar ediyordu.

Kızının altıncı yaş gününü kutlamak için Türkiye'den Norveç'e gitmiş ve bir haftalık tatil yapmışlardı.

Şimdi ise Türkiye'ye geri dönmüş ve evlerine gidiyorlardı.

Norveç'te hava şartları daha iyidi ve istediklerini yiyebiliyorlardı fakat şuan dondurma yemesine izin verirse ertesi günü oğlunun havale geçirmesi kaçınılmaz

Şarkı bitmiş ve yeni bi şarkı başlamıştı.

"Senden önce hiç birşeyin kıymetini bilmede"

Şarkıyı söylemeye devam ederken bu sefer eşi Devrim' de ona eşlik etmeye başlamıştı.

"Birtanem, söyle canım ne istersen iste benden. İstersen geçsin hayat bayramlarla seyranlarla. İstersen gelsin bahar sümbüllerle salkımlarla."

Nakavt kısmında Devrim, başını yoldan çevirip Nilay'ın gözlerne bakarak mırıldanıyordu şarkıyı.

Arka koltuktan şarkıları pek sevmeyen Karen bile onlara eşlik ediyordu.

"Anne eve ne zaman varacağız? Arabada durmaktan sıkıldım." Karen arkada annesine sesleniyor. Henüz on yaşındaydı huyu suyu babasıydı. Sadece huyu değil görünüş olarakta onun kopyasıydı

"Daha iki saat var Karen'im." Nilay'ın yüzüne sıcak bi gülülümse yayılırken oğluna doğru dönüp açıklama yapıyor sesinde hissedilen bi anne şevfat var.

"Baba saykıyı değiştiyşene." Duru koltuğun arasından başını uzatıp çipil çipil gözleriyle babasına bakıp yeni bir şarkı ıstıyordu. Karen'in aksine görünüş ve tavır olarak tamamen annesinin kopyasıydı.

Devrim kızını sözleriyle gülümseyip bi süre bakışlarını

yoldan ayırıp ona doğru eyilip yanağına küçük bi öpücük kondurur. "Değistireyim babam." Geri cekilip başka bir şarkı açıyor.

🕸

Aradan bi saat geçerken çocuklar arka koltukta uyuyordu. Gökyüzü karanlık olmasına rağmen dışarısı karlar nedeniyle bembeyazdı. Devrim araayı kullanmaya devam edıyordu. Sqbah beşte yola çıkmışlardı ondan önceki gecede pek uyuyamadağı için suan gözleri uykuya hasretti.

Nilay, yan koltukta uyuyordu.

Devrim derin di nefes alıp yola odaklanmaya çalışıp arabanın hızını biraz daha arttırıyor.

Yol ikiye ayrılırken hızını yavaşlatımak için frene basıyor fakat araba yavaşlamıyor.

Kaşlarını çatıp tekrardan frene basıt. bu sefer biraz daha güçlü bi şekilde.

Ama durmuyor.

Aradayı sağ taraftakı yola sörüyor ve ard arda frene basıyor fakat ardada bi değşiklik yoktu.

Yavaşlamıyordu.

Dahada hızlanıyordu.

Ağız dolusu küfürler ederken oturduğu yerden hızla doğruluyor. Onun telaşıyla Nilay'da uyanmaya başlımıştı.

"Devrim,, noluyo?"

"Frenler tutumuyor. Kemerini tak çocuklarınkinide kontrol et."

Sözleriyle Nilay telaşla yerinden doğruluyor. "Ne?!" Hemen dönüp çocukların kemerini kontrol ederken elleri korku ve panikle titiriyordu.

"D-devrim ne demek frenler tutmuyor?"

"Bilmiyorum Nil'im. Bilmiyorum!"

Devrim arabayı yavaşlatmaya çalışırken kar nedenıyle kaygan olan yollar işi daha da kötüleştiriyordu. Etrafta hiçbir araba yoktu. Çocuklarda uyanmış olacak ki korku dolu sesler arabada uğulduyordu.

Araba kaygan yolda dahada hızlanmaya başlarken yokuş aşağı gıtmeye başlıyor.

Son süraat aşağı giderken Devrim direksiyonu sıkıca tutuyor kaygan yolda daha fa!la kaymaması için herşeyi yapıyordu.

Fakat araba çok hızlamıştı ve kontrolden çıkmak üzeriydi. Çocuklar artık hıçkıra hıçkıra ağlayıp birbirlerine sarlıyorlardı.

Nilay' da bi yandan ağlayip diyer yandan çocukları sakinleştirmeye çalışıyordu.

Ama nafile. Ne araba yavaşlıyordu nede çocukların ağlamasi kesiliyordu.

Devrim o an biliyordu. Yolun sonuna gelmişlerdi. Hersey
boşaydı.

Ama en çok çocukları için canı yanıyordu. Biri on diyeri altı yaşına yeni girmişti. Daha çok küçüklerdi.

Ölmek için daha çok gençlerdi.

"B-baba..." Karen gözyaşları içinde babasına seslenırken bi yandanda kardeşine sıkıca sarılıyordu.

"L-lüffen dur dur ayabayı." Duru hıçkırıklarının arasında ona yalvarıyordu.

Onun sözleriyle Devrim'in içi acıdı. Kendisini ilk defa bu kadar çaresiz hissediyordu gozlerini yumup tekrardan açtı ve arabanın ayasından korkuyka titreyreyen çocuklarina baktı.

Baktıkça canı daha da yandı.

"Duru'm, özür dilerim babam. Bu sefer yapamiyorum istediğini." Her zaman onun için herşeyi yapıyor, bütün isteklerine gerçekleştiriyordu.

Ama şuan yapacak hiç bir seyi yoktu.

Olacakla öleceğe bi çağresi yoktu.

Bakışları bu sefer aynadan oğlunun üzerinde durdu.

"Karen'im, oğlum kardeşin sana emanet. Koruya bildiğin kadar koru onu. Olurda burdan kurtulursanız birbirinizi asla bırakmayın babam, çünkü sizin sizden başka kimseniz olmayacak." Belki bir ihtimalle söylemisti bu sözleri, kendisinden çoktan vazgeçmişti.

Ama belki küçücük bir ihtimalde olsa çocuklara yaşarsa diye...

Karen onun sözleriyle kardeşine birazdaha sıkı sarılır onu korumak ister gibi.

Araba dahada hızanıyordu. Yokusun sonuna geldiklerinde karşidan gelen büyük bi kamyonun görüş açisina girmesi bir oldu. Ters yöne girmislerdi.

Kamyomdan ard arda korna sesleri yükseliyordu.

"Devrim bisey yap!" Nilay ümitsizce ona sesleniyordu.

Devrim'in bakişarı çaresizce ona dönüyor.

"Güzelim bu sefer yapacak hiç birşeyim yok. Geri dönüşümüz yok" 'yaşama ihtimalmiz yok'demekti.

Öyleydide.

"Devrim..."

"Seni herşeyden çok sevdim halada seviyorum Nil'im."

"Bende, bende canımın içi ama söyleme öyle..."

Devrim sesiz kaldı.

Son süratla üzerlerine gelen kamyona çarptıklarında arbanın ön kısmı içer göçerken geriye doğru savruldu. Az önce indiği yokuşu bu sefer geri geri giderek çıkıyordu.

Cocukaların korku dolu cığlıkları sesleri batıramıyordu. Laren, kücücuk bedeni zangır zangır tıtriyordu. savrulmanın etkısıyke öne doğru uçarken Karen bütün gücüyle kardeşini tutmaya çalışıp onu geri çekiyor.

Anne ve babaları öntarafta, sıkışmışlardı.

Araba geri geri yokuşu çıkmatıktan sonra aynı şekilde kayiyor. Devrim belden aşağısını hissetemiyorken anlından boncuk boncuk terler damlıyordu çektiği acı katlanılmaz bir hal alıyordu. Kamyon çoktan oranlıl alana doğru girmiş ve gözden kaybolmustu.
Nilay çoktan bayilmıştı. Devrim gozlerini acıyla yumdu ve kalan son gücüyle direksiyonu çevirip arabanın uçurumdam yuvarlanasını engellemeye çalişıyor ama yapamıyor.

Araba uçurumdam aşaği gidiyor ve buzları kırıp soğuz suyun içine batıyordu.

🖤

Selamlaarrrr

yeni ve ilk kurgumla sizlerleyimmm

Umarim bölümü beyenmişsinizdir(her ne kadar iç açıcı olmada...)

Haftaya göruşmek üzeriiiii

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

22okunma 15beğeni 4yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…