YALAN HAYAT kitap kapağı

1. bölüm / 2

BÖLÜM 1

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 2Şu an: BÖLÜM 1

Gözlerimi yavaşça açtım.

İlk birkaç saniye nerede olduğumu anlamaya çalıştım. Başımı hafifçe oynattığımda boynumda oluşan ağrıyla birlikte otobüsün motor sesini yeniden fark ettim. Camdan dışarı süzülen ışık yüzüme vuruyordu. Perdeyi biraz araladım.

Hâlâ yoldaydık.

Derin bir nefes alıp başımı koltuğa yasladım. Sonra yanımdaki koltuğa baktım.

Yasmin hâlâ uyuyordu.

Asıl adı Yasemin'di ama ben onu tanıdığımdan beri Yasmin diyordum. O da artık kendi adından çok Yasmin'e tepki veriyordu zaten.

Bir süre onu izledim.

Saçları yüzüne dağılmış, başı camın kenarına düşmüş, ağzı hafif aralanmıştı. Birkaç dakika önce bana yol boyunca uyumayacağını söyleyen kişinin kendisi olduğuna inanmak zordu.

Gülümsedim.

Sonra yeniden cama döndüm.

Mardin'e gidiyorduk.

Aslında bu yolculuğun gerçekleşeceğine pek ihtimal vermemiştim.

Yasmin'in annesi beni her aradığında aynı şeyi söylüyordu.

“İnci kızım, siz de gelin. Yasmin'i tek başına göndermeye gönlüm razı değil.”

İlk başlarda kibarca geçiştiriyordum.

“İnşallah bir gün geliriz Gülcan teyze.”

Ama Gülcan teyze öyle kolay vazgeçecek biri değildi.

Her aradığında biraz daha ısrar ediyor, her seferinde Yasmin'i de araya sokuyordu.

“İnci, ne olur gel.”

“Gelmezsen annem beni tek başıma bırakmaz.”

“Finallerden sonra zaten tatil.”

“Bak sana Mardin'i gezdireceğim.”

En sonunda dayanamayıp, “Finalleri geçersek geliriz,” demiştim.

Aslında bunu söylerken ikimizin de finalleri geçemeyeceğini düşünüyordum.

Özellikle benim.

Bir yandan okul, bir yandan sınavlar, bir yandan da zaten doğru düzgün düzen kuramadığım hayatım...

Ama nasıl oldu bilmiyorum.

İkimiz de geçtik.

Ve şimdi Mardin'e gidiyorduk.

Başımı cama yaslayıp dışarı baktım.

Yol kenarındaki ağaçlar, tabelalar, uzakta görünen evler birbiri ardına geride kalıyordu.

Benim içinse her şey biraz yabancıydı.

Yasmin için değildi.

O buraya aitti.

Ben ise onun yanında gelen bir arkadaştım.

Üniversitede tanışmıştık.

Hatta aynı odayı paylaşmıştık.

İlk zamanlar onunla bu kadar yakın olacağımızı düşünmemiştim. Ben genelde insanlarla hemen kaynaşabilen biri değildim. Kalabalıkların içinde bile kendi başıma kalmayı tercih ederdim.

Birinin yanıma gelip konuşması bile bazen beni yorardı.

Ama Yasmin farklıydı.

Beni zorlamadan hayatıma girmişti.

Sessiz kaldığımda neden sustuğumu sormaz, sadece yanımda otururdu.

Canım sıkkın olduğunda anlattırmaya çalışmazdı.

Bazen de hiçbir şey yokmuş gibi saçma sapan şeylerden bahseder, beni güldürürdü.

Okulda anlamadığım derslerde yardım etmişti.

Ben de onun sayesinde birçok şeyi atlatmıştım.

Belki de bu yüzden bugün burada, onunla birlikteydim.

Yanımdaki koltukta hareketlenme oldu.

Yasmin yüzünü buruşturup gözlerini açtı.

Birkaç saniye tavana baktıktan sonra bana döndü.

“İnci…”

“Efendim?”

“Daha gelmedik mi?”

Kaşlarımı kaldırdım.

“Benim değil senin memleketin ya canım. Nereden bileyim hâlâ adam sürüyorsa otobüsü?”

Yasmin derin bir iç çekti.

“Off.”

Sonra yeniden koltuğa gömüldü.

“Ben sana uçakla gidelim dedim.”

“Pasaportum olmadığını biliyorsun.”

“Türkiye içinde uçak için pasaport gerekmiyor, İnci.”

Bir an sustum.

“Tamam, onu bilmiyordum.”

Yasmin gözlerini kısıp bana baktı.

“Sen gerçekten inanılmazsın.”

“Ne yapayım? Ben hayatımda kaç kere uçağa bindim?”

“Yine de.”

“Onu yaptırmak için beklememiz gerekiyordu. Sence Gülcan teyze bekler miydi?”

Yasmin birkaç saniye düşündü.

Sonra başını iki yana salladı.

“Doğru. Annem susmazdı o zaman.”

Gülmeye başladım.

Yasmin de güldü.

Sonra birden doğrulup camdan dışarı baktı.

“Neyse.”

“Ne?”

“Yaklaştık.”

“Öyle mi?”

“Evet.”

Gözleri parladı.

“Çok eğleneceğiz var ya.”

Umutlu bir sesle söylediği bu cümleye karşılık sadece gülümsedim.

“Umarım.”

Yasmin hemen bana döndü.

“Sen bana güven.”

Elini göğsüne koydu.

“Seni en güzel memlekete getirdim.”

“Onunla ilgili bir lafım yok.”

“E iyi o zaman.”

Birkaç saniye sessiz kaldı.

Sonra yüzüne kocaman bir gülümseme yayıldı.

“Çok özledim.”

Ben de gülerek ona baktım.

“Mardin'i mi, Fatih'i mi?”

Yasmin'in yüzündeki gülümseme bir anda kayboldu.

Koluma vurdu.

“Sus kız!”

Gülmeye başladım.

“Ne var?”

“Her şeyi söyleme.”

“Sen söyledin.”

“Ben özledim dedim.”

“Ben de neyi özlediğini sordum.”

“İnci!”

Bir kez daha koluma vurdu.

Bu kez daha çok güldüm.

Yasmin bana kızmış gibi görünmeye çalışsa da dudaklarının kenarındaki gülümsemeyi saklayamıyordu.

Bir süre daha konuştuk.

Sonra ikimiz de yolun verdiği yorgunlukla sessizleştik.

Saatler sonra otobüsün yavaşladığını hissettim.

Yasmin hemen camdan dışarı baktı.

“Geldik galiba.”

Ben de doğruldum.

Otobüs kısa bir süre sonra tamamen durdu.

İnsanlar yavaş yavaş ayağa kalkmaya başladı.

Çantalar açıldı, valizler indirildi, koridorda küçük bir telaş oluştu.

Yasmin çantasını omzuna geçirirken bana döndü.

“Hadi.”

Ben de ayağa kalktım.

Valizimi çekerek onun arkasından ilerledim.

Otobüsten indiğimiz anda yüzüme farklı bir hava çarptı.

Derin bir nefes aldım.

Yasmin yanımda durup etrafa baktı.

“Ah…”

Gözlerinde çocukluğuna dönmüş gibi bir ifade vardı.

Telefonunu çıkardı.

“Annem kesin çıldırmıştır.”

Numarayı çevirdi.

Telefon birkaç saniye sonra açıldı.

“Anne?”

Biraz dinledi.

“Geldik biz.”

Yüzüne gülümseme yayıldı.

“Evet, evet.”

Bir süre daha konuştu.

“Tamam. Kim geliyor bizi almaya?”

Yeniden dinledi.

“Tamam, anladım. Bekliyoruz biz.”

Telefonu kapattı.

Ben valizimin sapını düzeltirken ona baktım.

“Ne oldu?”

“Bizim çalışanlardan biri gelip alacakmış.”

“Biz gidemez miydik? Zahmet olmasın.”

Yasmin hemen bana döndü.

“Abart İnci.”

“Ne yaptım?”

“Annemin yanında da böyle konuşma.”

Kaşlarımı kaldırdım.

“Niye?”

“Yoksa benim beyimin etini yer.”

“Ne?”

“'Kıza nasıl davrandın da her şeye bir şey diyor' diye.”

Gülmemek için dudaklarımı birbirine bastırdım.

“Tamam. Bir şey demedim.”

Yasmin koluma girdi.

“Sen çekinme. Kendi evin gibi hisset.”

O cümleyi duyduğum anda gülümsemem birkaç saniyeliğine dondu.

Kendi evim gibi...

Gözlerimi yere indirdim.

Ev.

Benim bir evim var mıydı?

Her gün mutfaktan yemek kokusunun yükseldiği...

Balkonda çamaşırların asılı olduğu...

Bir babanın akşam eve geldiğinde kızının başını okşadığı...

Bir annenin “Üşüdün mü?” diye sorduğu...

Bir ev.

Benim hiç olmamıştı.

Hiç.

Yasmin bana baktı.

“İnci?”

Başımı kaldırdım.

“Efendim?”

“Öyle demek istemedim.”

Sesindeki mahcubiyeti duyunca hemen gülümsedim.

“Ben seni biliyorum. Merak etme.”

Koluma biraz daha sıkı girdi.

“İyi.”

Sonra etrafa bakmaya başladı.

Ben de onunla birlikte çevreme baktım.

İnsanlar gelip geçiyordu.

Kimi ailesine sarılıyor, kimi valizini taşıyor, kimi telefonla konuşuyordu.

Herkesin bir yere aitmiş gibi görünmesi tuhaf bir histi.

Tam o sırada uzaktan bir erkek sesi geldi.

“Yasemin Hanım!”

Yasmin başını çevirdi.

Ben de onun baktığı yöne döndüm.

Bize doğru bir adam yürüyordu.

Tahminen yirmi altı, yirmi yedi yaşlarındaydı.

Esmerdi.

Üzerinde sade bir gömlek vardı. Elini cebine atmış, hızlı adımlarla bize doğru geliyordu.

Yasmin'in yüzü aydınlandı.

“Hah! Şükür Cemal, gelebildin.”

Adam yanımıza geldi.

Sonra bakışları bana döndü.

Yasmin hemen araya girdi.

“Arkadaşım İnci.”

Gülümsedim.

“Tanıştığıma memnun oldum.”

“Ben de.”

Cemal elini uzattı.

Ben de refleks olarak elimi uzattım.

Fakat o sırada Cemal'in eli elimden geçip valizime yöneldi.

Bir an elim havada kaldı.

“Ben…”

Yüzüm kızardı.

“Ah, pardon.”

Yasmin kahkahayı bastı.

Cemal de şaşırıp hemen geri çekildi.

“Kusura bakmayın. Ben sormadan eşyanızı alıyordum.”

“Yok, sorun değil.”

Yasmin hâlâ gülüyordu.

“Neyse hadi. Eve gidelim. Annemi, Gülcan'ımı çok özledim.”

Cemal valizleri aldı.

Biz de onun peşinden arabaya doğru yürüdük.

Arabaya bindikten sonra ilk birkaç dakika sessizlik oldu.

Ben camdan dışarı bakıyordum.

Yasmin ön koltukta Cemal'in yanında oturuyordu.

Sonra sessizliği yine o bozdu.

“Ee Cemal…”

“Efendim?”

“Dedemgil falan nasıl?”

“İyiler.”

“Her zamanki gibi mi?”

“Her zamanki gibi.”

Yasmin birkaç saniye sustu.

Sonra dayanamadı.

“Köyde dedikodu falan yok mu?”

Cemal cevap vermeden önce dikiz aynasından bize baktı.

Bir an durdu.

Yasmin hemen güldü.

“Çekinme. İnci de bizden.”

Cemal hafifçe başını salladı.

“Geçen hafta Ayşe'nin kızı karşı köydeki Ali'ye kaçtı.”

Yasmin'in ağzı açık kaldı.

“Ne?”

“Ciddi misin?”

Cemal başıyla onayladı.

“Ciddiyim.”

“Ben demedim mi sana?”

Yasmin koltuğunda doğruldu.

“Ben sana dedim, Ali o kıza normal bakmıyordu diye.”

Cemal sadece başını salladı.

“Belli ediyordu zaten.”

Yasmin birkaç saniye düşündü.

Sonra bana döndü.

“Şimdi bu Ayşe'nin kızı var ya…”

Ben gülerek ona baktım.

“Kim?”

“Bizim ilkokul arkadaşımız.”

“Hangisi?”

“İşte o.”

“Yasmin, senin ilkokuldan kaç tane arkadaşın var?”

“Çok.”

Cemal hafifçe öksürdü.

Yasmin onu umursamadı.

“Karşı köydeki Ali var ya, onunla kaçmış.”

Sonra biraz daha yaklaşarak fısıldar gibi konuştu.

“Bizim karşı köy zaten birbirine düşman gibi bir şey.”

“Yasmin…”

“Ne?”

“Daha yeni geldik.”

“Ne var? Bilmen lazım.”

Gülmemek için camdan dışarı döndüm.

Yasmin anlatmaya devam etti.

“Sen o oğlanı görmen lazım. Kıza bir bakıyor, bir bakıyor…”

Cemal yeniden öksürdü.

Yasmin ona baktı.

“Ne?”

“Bir şey yok.”

“Belliydi yani.”

Sonra omuz silkti.

“Ama güzelim oğlan ne buldu o kızda bilmiyorum açıkçası.”

Bu kez Cemal'in yüzünde belli belirsiz bir gülümseme oluştu.

Ben de kendimi tutamayıp güldüm.

“Ne?”

Yasmin bana döndü.

“Sen de gül.”

“Gülmüyorum.”

“Gülüyorsun.”

Cemal başını iki yana salladı.

Yasmin birden konu değiştirdi.

“Neyse, sen Cemal'i boş ver.”

Sonra bana döndü.

“Biz seninle çarşıya çıkalım.”

“Olur.”

“Sana uygun birini bulacağım.”

Bir an durdum.

“Ne?”

“Ne ne?”

“Bana ne buluyorsun?”

“Uygun birini.”

“Yasmin…”

Cemal güldü.

“Sen iyice çöpçatan oldun.”

Yasmin hiç bozulmadı.

“Ee, biz de bir işe yarıyoruz.”

Ben başımı iki yana salladım.

“Ben senden böyle bir şey istemedim ama.”

“İstemene gerek yok.”

Sonra bana baktı.

“Ben dedim sana, bizim okuldan bulalım diye. İlle de tutturdun yok diye. Ne istiyorsun anlamıyorum ki?”

“Ben…”

Bir an ne diyeceğimi bilemedim.

Cemal araya girdi.

“Yasemin Allah aşkına.”

Yasmin sustu.

“Eve yaklaştık. Sus artık. Biri duyacak şimdi.”

Yasmin dudaklarını büzdü.

“Off. Aman sustum be.”

Gülmemek için camdan dışarı baktım.

Bir süre sonra araba yavaşladı.

Büyük bir evin önünde durduk.

Cemal arabadan indi.

Ben de kapımı açıp aşağı indim.

Başımı kaldırdığımda gözlerim büyüdü.

Karşımda gerçekten kocaman bir ev vardı.

Büyük bir kapı...

Geniş bir avlu...

İçeriden insanların sesleri geliyordu.

Yasmin yanıma geldi.

“Ne oldu?”

“Hiç.”

“Beğendin mi?”

“Güzelmiş.”

Yasmin gülümsedi.

Tam o sırada büyük kapı yavaşça açıldı.

İçeriden başı kapalı bir kadın çıktı.

Onu görür görmez Yasmin'in yüzü değişti.

“Anne!”

Kadın hızla bize doğru geldi.

“Yasemin!”

Yasmin koşarak annesine sarıldı.

Kadın onu sımsıkı kucakladı.

“Benim kuzum!”

Sonra Yasmin'in yüzünü iki eli arasına aldı.

“Hoş geldin.”

“Hoş buldum anne.”

Gülcan teyze bu kez bana döndü.

“İnci…”

Gülümsedim.

“Merhaba Gülcan teyze.”

Kadın hiç beklemeden bana da sarıldı.

“Hoş geldin kızım.”

Bir an ne yapacağımı bilemedim.

Sonra kollarımı onun etrafına sardım.

“Hoş buldum.”

Geri çekildiğinde yüzüme baktı.

“Şükür gelebildin kızım.”

Sesi öyle içtendi ki sadece gülümsedim.

“Ben de çok istiyordum gelmeyi.”

“Gel gel. İçeri geç.”

Avluya girdiğimizde etrafta birçok insan olduğunu fark ettim.

Yasmin hemen tanıştırmaya başladı.

“Dedem Mehmet.”

Yaşlı adam ayağa kalkıp bana baktı.

“Hoş geldin kızım.”

“Hoş buldum.”

“Babannem Gülistan.”

Gülistan Hanım elimi tuttu.

“Maşallah. Hoş geldin.”

“Sağ olun.”

“Bu halam Heja.”

Heja Hanım gülümseyerek başını salladı.

“Hoş geldin.”

“Hoş buldum.”

“Bu da yengem Zelal.”

Zelal de bana sarıldı.

“Yabancılık çekme sakın.”

Gülümsedim.

“Çok teşekkür ederim.”

Yasmin sonra etrafa baktı.

“Babamla amcam ve abim iştedir büyük ihtimalle.”

“Diğerleri de akşama anca gelir.”

Başımı kaldırdım.

“Daha var mı?”

Yasmin kahkaha attı.

“Bu ne ki?”

Şaşkınlıkla ona baktım.

“Daha mı var?”

“Daha.”

Gülümsedim.

“Kalabalıkmışsınız.”

“Biz böyleyiz.”

O an etrafa baktım.

Birileri bir şey taşıyor, biri diğerine sesleniyor, çocuklar avlunun bir köşesinde koşuşturuyordu.

Herkes birbirine bir iş söylüyor, sonra başka biri gelip yardım ediyordu.

Kimse yalnız değildi.

Kimse bir köşede sessizce oturup kendi hayatını izlemiyordu.

İçimde tuhaf bir şey hissettim.

Kıskançlık mıydı?

Belki.

Yasmin'in ailesini kıskanıyordum.

Çünkü herkes birbirine sarılıyordu.

Herkes birbirinin nerede olduğunu biliyordu.

Birinin canı sıkılsa diğerinin haberi oluyordu.

Bir sofrada onlarca kişi oturabiliyordu.

Ve en önemlisi…

Birbirlerini sevdiklerini belli etmekten çekinmiyorlardı.

Ben ise hayatım boyunca insanların birbirine nasıl bu kadar kolay bağlanabildiğini uzaktan izlemiştim.

Yasmin'in ailesi benim için büyük ve kalabalık bir aileydi.

Benim hayatım ise bundan çok farklıydı.

Tam düşüncelerimin içinde kaybolmuşken Yasmin omzuma dokundu.

“İnci?”

Başımı çevirdim.

“Efendim?”

“İyi misin?”

“İyiyim.”

Gülümsedi.

“Emin misin?”

“Eminim.”

Başını salladı.

Sonra yeniden etrafa döndü.

Ben de avludaki sandalyelerden birine oturdum.

Bir süre herkesin konuşmasını dinledim.

Gülcan teyzenin sesi...

Gülistan Hanım'ın ara sıra verdiği cevaplar...

Uzakta birilerinin gülüşleri...

Cemal'in valizleri içeri taşıması...

Her şey bana garip şekilde sıcak geliyordu.

Belki de ilk kez bir evin gerçekten ev gibi hissettirdiği bir yerdeydim.

Tam o sırada kapının açıldığını duydum.

Başımı çevirdim.

Avluya genç bir kız girdi.

Beyaz tenliydi.

Siyah, uzun saçları vardı.

Gözlük takıyordu.

Daha kapıdan girer girmez yüzünde kocaman bir gülümseme belirdi.

Ve koşmaya başladı.

“Yasemin!”

Yasmin'in başı bir anda o yöne döndü.

Yüzü aydınlandı.

Sandalyeden hızla kalktı.

“Kız!”

Kız ona doğru koşarken Yasmin de birkaç adım attı.

Sonra ikisi birbirlerine sımsıkı sarıldılar.

Ben olduğum yerde onları izlerken Yasmin'in kahkahası avlunun tamamına yayıldı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

43okunma 9beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…