14. bölüm · Yakamoz Kalbim
Bölüm 14:Unlu Kurabiye Olayı
Kermes günü sonunda gelmişti.
Okul bahçesi rengârenk süslenmiş, her sınıf kendi standını hazırlamıştı.
Deniz ve Teoman sabah erkenden gelip masayı düzenlemeye başlamışlardı.
Deniz kurabiyeleri dizerken Teoman sessizce kutuları taşıyordu.
Deniz gülerek,
"Sen böyle yardım edince kimse sana okulun belalısı demez."
Teoman omuz silkti.
"Sadece bugünlük."
Deniz güldü.
"Yarın yine eski haline dönme ama."
Teoman hafifçe gülümsedi.
"Söz vermiyorum."
Bir süre sonra Kutay ile Evren standa geldi.
Kutay masadaki kurabiyelerden birini gizlice aldı.
Tam ağzına atacakken Deniz arkasından seslendi.
"Kutay!"
Kutay korkudan elindeki kurabiyeyi havaya fırlattı.
Kurabiye dönerek geldi...
Pat!
Teoman'ın alnına yapıştı.
Bir saniye herkes sustu.
Sonra Barış kendini tutamayınca gülmeye başladı.
Leyla da kahkahasını gizleyemedi.
Deniz ise gülmemek için dudaklarını ısırıyordu.
Teoman yavaşça kurabiyeyi alnından aldı.
Kutay geriye doğru bir adım attı.
"Ben... şey..."
Teoman ciddi bir ifadeyle ona baktı.
Kutay,
"Kaçsam mı?"
diye fısıldadı.
Bir anda Teoman da gülmeye başladı.
Kutay şaşkınlıkla,
"Sen... gülüyor musun?"
Teoman başını salladı.
"Bu seferlik affettim."
Herkes rahat bir nefes aldı.
Bir süre sonra müşteri kalabalığı başladı.
Barış kasayla ilgilenirken paraları sayıyordu.
Teoman yanından geçerken yine soğuk bir sesle,
"Yanlış sayma."
dedi.
Barış hafifçe gerildi.
"Saymam."
Aras bunu duydu ama bu kez tartışma çıkarmadı.
Sadece Barış'ın yanına gidip,
"Takılma, işine bak."
dedi.
Teoman bunu gördü ama hiçbir şey söylemeden uzaklaştı.
Öğleden sonra işler bitince herkes yorulmuştu.
Deniz bir banka oturdu.
Teoman elinde iki kutu meyve suyuyla yanına geldi.
"Bunu al."
Deniz şaşkınlıkla kutuyu aldı.
"Bana mı?"
"Evet."
"Teşekkür ederim."
İkisi bankta sessizce meyve suyunu içerken Leyla uzaktan onları görünce Ezgi'nin kulağına eğildi.
"Bence bunlar farkında olmadan sevgili gibi davranıyor."
Ezgi gülmemek için ağzını kapattı.
Tam o sırada Deniz pipeti yanlışlıkla sıkınca meyve suyu fışkırıp Teoman'ın gömleğine geldi.
Deniz'in gözleri büyüdü.
"Allah'ım! Özür dilerim!"
Teoman gömleğine baktı.
Sonra Deniz'e...
İki saniye sessizlik oldu.
Deniz,
"Şimdi bana kızacak..."
diye düşündü.
Ama Teoman hafifçe gülerek,
"Sanırım bugün kurabiyeden sonra sıra meyve suyundaydı."
dedi.
Deniz de kahkaha attı.
İkisi ilk kez bu kadar rahat birlikte gülüyordu.
Uzakta onları izleyen Sıla ise başını eğdi.
İçinden,
"Galiba gerçekten onu kaybettim..."
diye geçirdi.
Fakat Aras'ın aklını başka bir şey kurcalıyordu.
Yetimhanedeki yaşlı kadının söyledikleri...
Ve cebindeki eski fotoğraf...
Yakında her şey değişecekti.
Bölüm Sonu...
