6-Siktir

Yazar: Sirius 💫

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 8Şu an: 6-Siktir

Hyewon 3 gündür okula gelmiyordu.Yoona endişeleniyordu çünkü bu Hyewon'un yapacaği birşey değildi.Aramalara cevap vermiyor, "meşgulüm.", "Sorun yok.", "işim var." Gibi geçiştirici cevaplar veriyordu.Yoona dayanamayıp evine gitmişti.Derin bir nefes alıp zili çaldı ve kapıyı Hyewon açtı.Yoona omzuna sarıldı.

"Seni çok özledim!"

Hyewon hafifçe karşılık verdi.içeri geçip Hyewon'un odasına girdiler.

"Kaç gündür neden okula gelmiyorsun?Hasta gibi de değilsin."

"Yoona, benim sana birşey sormam gerek."

"Nedir?"

"Joungwoo ve Mi na... Onlarla bir sorun mu var?"

Yoo na tereddüt etti.Ona söylemeli mıydı bilmiyordu, en yakın arkadaşıydı ne de olsa.

"Neden sordun ki?"

"Mi na Bana... senin hakkında para karşılığında bilgi vermemi istedi."

Yoona şaşırdı ve sinirlendi.Cidden iş Hyewon'a kadar uzamış mıydı?Gerçekten artık canına tak etmişti, sürekli sevdiklerine ya bulaşıyorlardı ya tehdit ediyorlardı!Yoona sinirini belli etmemeye çalıştı.

"Hyewon aslinda, bir süredir bazı şeyler oldu."

Her şeyi anlatmıştı ve Hyewon'un şaşkınlıktan ağzı açık kalmıştı.

"Bunları bana niye şu ana kadar anlatmadın?!"

"Üzgünüm, seni dahil etmek istemedim."

Küçük bir sessizlik oldu ve Yoona konuştu.

"Hyewon, benim şimdi gitmem gerek.Lütfen onları kafana takmadan okula gel ve yalnız olmadığını bil."

"Teşekkür ederim Yoona."

Ikisi vedalaştıktan sonra Yoona hızlı adımlarla kendinden emin bir şekilde yürümeye başladı.Telefonunu çıkarıp onu aradı, Kang Mi na.Telefonu açtığında yine o özgüvenli ve kendinden emin sesi geldi.

"Ne o, beni mi özledin?"

"En son beni çağırdığınız yere gel, çabuk."

"Elbette."

Yoona o motor dükkanının arkasında durdu ve beklemeye başladı.5-10 dakika sonra karşısındaydı.Yoona sinirle konuştu.

"Arkadaşlarımı ne zaman rahat bırakacaksınız?!"

"Başlarda seninle hiç bir işimiz yoktu.Ama çok fazla yolumuza çıkmaya başladın Park Yoona."

"Ben mi?!Sürekli birşey yapan sizsiniz!"

Yoona iyice yaklaştı.Mi na cevap verdi.

"Eğer herşeyin içine sıçmasaydın olaylarla hiç bir alakan olmazdı."

Yoona daha fazla konuşmadı ve tekmesini kaldırdı.Fakat Mina'nın son anda eğilmesi ile tekme sadece havada süzüldü.Işte kavga başlamıştı.Yoona o zamana kadar ki biriktirdiği tüm öfkeyi döküyormuşçasina tüm gücünü kullanıyordu.

En sonunda ikiside biraz geri çekilip soluklandı.Büyük bir kavga olmadığı için ikisinde de pek birşey yoktu fakat Mi na'nın dudağı patlamıştı.

"Siktir, sana böyle dövüşmeyi Humin mi öğretti?"

"Humin'den öğrensem şuan yerdeydin."

Mi na tekrar yavaşça doğruldu.

"Yine de gücüne fazla güvenme, bazen en önemli olan hamledir."

Mina arkasını dönüp gitti.Yoona anladı ki, durmayacaklardı.Yoona eve nasıl gidecekti gerçi, Humin kavga ettiğini görürse büyük sıkıntı olurdu.Hyuntak, tabii ya... zaten küçüklükten beri saklamaya çalıştığı her kavgada Hyun tak yardım etmişti.Hyuntak'ın evine doğru yol aldı.
Evin önüne geldiğinde duraksadı.Bir kaç saniye sonra zili çaldı. Açan kişi tabii ki Hyuntak'tı.

"Yoona? "

"Selam, içeri geçebilir miyim. "

Hyuntak kenara çekilip geçmesine izin verdi. Yoona içerideki koltuğa oturdu, Hyuntak da karşısına. Neden geldiğini çözmeye çalışırmışçasına bakıyordu. Yoona söze girdi.

"Şey, kavgaya karıştım. "

Hyuntak iç çekti.

"Yine mi, bu sefer neden? "

"Kang Mi na. "

"Ne? Ciddi misin, neden? "

"Hyewon'un bir süredir okula gelmemesinin sebebi onlarmış, bende sinirlenmiştim."

"Siktiğimin.. En azından bize haber verseydin keşke."

"Aklıma gelmedi, bu arada Baku'yu idare edersin değil mi? "

"Hallederim de, bunların duracağı yok belli ki. "

"Evet, her geçen gün başka birine bulaşıyorlar, tam olarak ne istediklerini de bilmiyoruz. "

O anda Yoona'nın aklına birşey gelmişti, mesaj. Söylemekle söylememek arasında kaldı. Telefonunu çıkarıp mesajı açtı.

"Hey, Gotak. "

Gotak Yoona'ya baktı.Yoona birşey demeden telefon ekranını Hyuntak'a çevirdi. Hyuntak telefonu eline aldı.

"Bize niye anlatmadın? "

Sanki içten içe sinirden deliriyor ama öfkesini dışına yansıtmak istemiyormuşçasına bakıyordu.

"Şu an söylüyorum işte."

Hyun tak telefonu masaya bıraktı.

"Yoona, bundan sonrasını ben halledeceğim."

"Ne?!Saçmalama, tek başına yapamazsın."

"Yoona bak, tam olarak ne istediklerini bilmiyoruz.Zaten bu mesajı da telefon meselesinde bende oradaydım diye attıkları kesin, o yüzden bırakta bir şeye yardımcı olayım!... Lütfen."

"Iyi de sen orada olsanda olmasan da yine de birşey olacaktı, ayrıca hiç bir şey bilmeden kendi başına hareket etmek doğru olmaz."

"Biliyorum ama... neyse ya."

Bir süre sessizlik oluştu, ikisinin de ağzını bıçak açmıyordu.En sonunda Hyun tak konuştu.

"Baku'nun birşey anlayacağını sanmıyorum, artık gidebilirsin bence."

Yoona tamam dermişçesine başını salladı.Kalkip kapıya yöneldi ve Gotak'ın da peşınden geldiğini farketti.

"Kendim gidebilirdim."

"Saat geç oldu, ben bırakırım."

"Peki."

~

Birkaç gündür o konuşma Hyuntak'in aklından çıkmıyordu.Hiç Bir şeye yardım edemediğini, tam tersi zararı dokunduğunu düşünüyordu.Bu yüzden birşey yapacaktı.
Çıkışta kimseyi beklemeden eşyalarını alıp direkt okuldan çıktı.Gideceği yer belliydi, bowling salonu; yani eski birlik.Ne kadar birileri olacağını düşünmese de şansını denemeliydi.
Salonun önüne geldiğinde yavaşça içeri girdi, kimse yoktu.Biraz daha gezindi ve bomboştu.En sonunda ümidini kesip dışarı çıktı ve evine doğru yürümeye başladı.Evine gitmek için ara sokaklardan geçiyordu her zaman ki gibi.Yürürken iki binanın arasında aralık olan bir yerin yanından geçiyordu ve... tanıdık bir sigara kokusu.aralıkta Kim olduğunu az çok biliyordu ama bakmak için yavaşça geriye doğru yürüdü ve haftalar sonra yine o yüz, Geum Seongje.
Seongje de onu farketti ve ona doğru yürümeye başladı.

"Farketmezsin sanmıştım Go Hyun tak."

"Siktir."

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

12okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…