3. bölüm · Weak Hero Class 3//fanon, Headcanon

2-Plan mı?

Sirius 💫

"Na Baek Jin'in intikamını almayacağımı mı sandın Park Humin? "

Seongje telefonu masaya bırakıp Dongha'ya döndü.

"Diğerlerine Birlik'in devam ettiğini duyurdun mu? "

"Hallettim."

"O zaman planı da anlatırsın."

~

"Yoonaaa! Karaoke'ye gidiyoruzzz. "

Hyewon büyük bir enerji ile Yoona'nın boynuna atladı.Yoona çantasını alıp Hyewon'a döndü.

"Baku'ya haber vereyim önce. "

"Hallettim, onlar da geliyor! "

Yoona'nın gözleri sınıfta Humin'i aradı. Hyun tak ile birlikte gelmesi için Sieun'u ikna etmeye çalışıyordu. Yoona Hyewon'a bakıp gülümsedi.

"Geliyorum! "

~

Humin, Hyewon ve Yoona ayakta şarkı söylüyor, Gotak ve Sieun ise oturmuş onları izliyordu. Evet, Sieun de gelmişti(Humin gelmezse test kitabını çalacağını söyledi).Juntae bir işi olduğu için gelmemişti.
Sieun lavaboya gideceğini söyleyip odadan çıktı. Tuvaletler koridorun sonundaydı. Erkekler ve kızlar tuvaleti karşılıklıydı. Sieun tam gidecekken birşey dikkatini çekti. Kızlar tuvaletinin kapısı yarı açıktı. Başta umursamadı ama içerde biri konuşuyordu ve sesi çok tanıdıktı. Sieun hafifçe kulağını kapıya yaklaştırdı.Bu ses... Mi na'ya aitti.Onun burada ne işi vardı ki? Sieun boşverip uzaklaştı ama birşey dikkatini çekti, konuşmada Humin'in adı geçmişti. Sieun tekrar yaklaştı ve konuşmayı dinlemeye çalıştı, sanırım telefonla konuşuyordu.

"Halledeceğim , sen bana bırak. Planım mı? Anlatmama gerek var mı? "

Ne planından bahsediyordu?

"Şu an onlarla aynı yerdeyim, tesadüfen karşılaşmış gibi yapacağım. Tamamm, kapatıyorum artık birisi duyabilir. "

Sieun hemen erkekler tuvaletine girdi. Ne planından bahsediyordu? Onların burada olduğunu nereden biliyordu? Konuştuğu kişi kimdi? Aklında bir sürü soru vardı. Bunu diğerlerine anlatmalı mıydı ki? Sieun musluğu açıp yüzüne biraz su vurdu. Tuvaletten çıktı ve... Mi na karşısındaydı. Sieun'u görünce şaşırmış gibi yaptı ve gülümsedi.

"Ah, selam! Sen de mi buradaydın, ne tesadüf ama. "

Sieun son 5 dakika içinde yaşananları hala anlamaya çalışıyordu. Ama yüzünde ki o "herkesin amk" bakışı hiç gitmiyordu. Mi na Sieun cevap vermeyince sordu.

"Ee, konuşmayı pek sevmiyorsun herhalde. Size katılmamda bir sorun var mı? "

"Evet."

Mi na hafifçe başını salladı, gülüşü hafifçe solmuştu.

"Anladım, hoşçakal o zaman! "

Elini salladı. Sieun yine cevap vermeden arkasını dönüp gitti.Odadan içeri girip aynı yere oturdu. Bu sefer Hyuntak da ayaktaydı ama Sieun'u görünce oturdu ve ona döndü.

"Neredeydin? Deliğe düştüğünü sandık. "

Hafifçe güldü.Sieun ona anlatmak ve anlatmamak arasında kaldı ve kararını verdi.

"Biraz dışarıda konuşalım mı? "

Hyuntak kabul etti ve odadan dışarı çıktı. Hyuntak merakla sordu.

"Bir sorun mu var? "

Sieun derin bir nefes alıp konuştu.

"Sınıfa yeni gelen kızı hatırlıyor musun, adı Mi na'ydı. O burada. "

"Öyle mi, o zaman bize-"

"Dinle beni önce, telefonla konuşmasını duydum... Humin'den bahsediyordu, ve bir plandan. Hatta bizim burada olduğumuzu biliyordu ve bizle tesadüfen karşılaşacağını söylüyordu. "

Hyuntak şaşırmıştı.

"Yanlış anlamış olabilir misin? "

"Hayır, netti. Hatta beni gördü ve cidden tesadüfen karşılaşmış gibi yaptı. "

"Kimle konuştuğunu duydun mu? "

"Hayır.Bir daha karşımıza çıkmadığı sürece boşverelim, yine birşey olursa ne yapacağımızı düşünürüz. "

"Bunun doğru olduğundan eminsin değil mi? "

"Dediğim gibi, sadece şimdilik. "

Hyuntak onaylayıp tam odaya girecekti ki Sieun kolundan tuttu ve Hyuntak ona döndü.

"Bu arada, anlattıklarımdan kimseye bahsetme, ikimizin arasında kalsın ve diğerlerini bulaştırmayalım. "

Hyuntak güldü.

"Vay, bu ikimizin arasındaki ilk sır. "

Sieun yine mimik oynatmadı fakat içinden onun da güldüğü belliydi.Hyuntak'ın kolunu bıraktı ve ikisi de içeri girdi. Hyewon onlara baktı.

"Ne yapıyorsunuz, gelin hadi! "

İkisinin de eline mikrofon tutuşturdu. Sieun mikrofona bakakalmıştı, Hyuntak da diğerlerine ayak uydurdu.

~

Ertesi gün okulda herkes dünden kalma yorgundu. Hyewon ve Yoona koridorda yürüyerek çilekli süt içiyorlardı. Birden Mina önlerini kesti ve Yoona'ya döndü.

"Biraz konuşabilir miyiz? "

Yoona 'ben mi' dercesine kendini işaret etti. Beklemiyordu çünkü eski okulda ikisi hiç anlaşamazdı. Daha çok Mi na Yoona'yı sevmiyordu gerçi.
Mina Yoona'nın elini tutup koşmaya başladı. Hyewon ise arkalarından bakakalmıştı.
Mina Yoona ile birlikte temizlik malzemeleri odasına girip kapıyı kapattı. Yoona ne yapmaya çalıştığını anlamamıştı. Mina söze girdi;

"Biliyorsun, seni pek sevemezdim.Önceden yaptıklarım için gerçekten üzgünüm, çok pişmanım. "

" konuya gir. "

"Ben... Ben.. İkizinden hoşlanıyorum!Bana yardımcı olabilir misin diye soracaktım."

Yoona duraksadı.

"Anlaşamadığımız doğru ama... Eğer gerçekten pişmansan neden olmasın. "

Mi na Yoona'ya sarıldı.

"Çok teşekkür ederim! "

~

"Baku! "

Mâlum dörtlü yine basketbaol sahasının karşısında oturuyordu. Arkalarından gelen bu sesle ona döndüler, onlara doğru neşeyle koşan kişi Yoona idi ve arkasından da ona yetişmeye çalışan Hyewon. Yoona durdu ve konuştu.

"Haftasonu ben, Hyewon ve Mi na tavuk- bira yiyeceğiz ve sizde geliyorsunuz."

O ismi duyduğunda Hyuntak Sieun'a baktı, fakat Sieun da mimik değişmemişti. Sessizliği Humin bozdu.

" Mi na mı, o kimdi ki? "

Hyuntak Humin'in omzuna vurdu.

"Salak, Bizim sınıftaki. "

Yoona cevap alamayınca yine sordu.

"Geliyorsunuz, değil mi? "

"Daha yeni karaoke'ye gittik, haftaya olmaz mı? "

"Of, peki. "

Yoona Hyewon'la birlikte sınıfa gitti.Mi na onları görünce meraklı gözlerle onlara baktı.

"Halloldu mu? "

"Haftaya dedi, ama haftaya da gideceğini sanmıyorum.

Mi na'nın yüzü düştü

" Öyle mi? Tamam, ben hallederim. Yardımına gerek yok. "

Mi na sınıftan çıktı. Yoona Hyewon'a döndü.

"Neye kızdı ki?"

"Bilmiyorum ki! "

Bu sırada Mi na bahçeye çıkmıştı, gözleri Humin'i aradı. Hyuntak ve birkaç kişi ile daha basketbol oynuyordu, Sieun ve Juntae de onları izliyordu. Onların yanına gitti.

"Selam, adın Sieun'dü galiba. Dün tanışmıştık. "

"Ne istiyorsun? "

Juntae hiç birşey anlamamıştı.

"Şey, biz Yoona ile sıkı dostuz da. Ama bu aralar bana biraz soğuk ve kötü davranıyor. Onunla konuşabilir misin. "

"Sıkı dost mu? "

"Evet! "

"Konuşamam."

"Peki, o zaman ben de Baku ile-"

"Onunla sadece 2 gündür arkadaş değil miydin, Yoona bize öyle anlattı. "

Mi na duraksadı.

"Zamanın bir önemi var mı?"

"Evet."

"Yoona size yalan söylemiş sanırım. Zaten dediğim gibi bana çok kötü davranıyor. "

"Sana neden inanayım? "

"Şey, ben neden yalan söyleyeyim? "

"Bende bunu merak ediyorum, neden yalan söylüyorsun? "

"Yalan söylemiyorum, neyse, boşversene. "

Mi na oradan uzaklaşıp kızlar tuvaletine girdi ve telefonunu çıkarıp onu aradı. Karşıdan "Oldu mu? Sesi geldi.

" Tanrım, olmuyor! Kardeşi bir boka yaramıyor. Ayrıca şu Sieun mudur nedir çok zeki çıktı! "

Karşı taraf güldü.

"Yeon Sieun, o her zaman böyledir. "

"Ondan mı başlasak? "

"Nasıl yapacaksın.? "

"Siktir, bir planım da kalmadı."

"Senden şüpheleniyor mu? "

"Eminim! "

"O zaman onlara bir başkası ile yakınlaş. "

"Kim peki? "

"Han Joung Woo"