2. bölüm · Virtüöz
2. Bölüm
Caddenin üzerindeki dev tabelada, soğuk mavi neon ışıklarla "IsoTone" yazısı yanıp sönüyordu. Hemen altında, "Luthier & Enstrüman Bakım" yazısı yer alıyordu.
Marketin otomatik kapısı açıldı. İçerisi serin ve beyazdı. Havada plastik ambalaj ve ozon kokusu vardı. Raflarda tek bir enstrüman bile asılı değildi; duvarlar, üzerinde seri numaraları yazan gri, kapalı kutularla kaplanmıştı. Tezgahın arkasında beyaz önlüklü, iri bir adam önündeki tablete gömülmüştü. Adrian tezgaha yaklaştı ve keman kutusunu bıraktı.
"Tamir lazım. Acil."
Adam başını kaldırmadan kutuyu açtı. Kırık gövdeye ve kopuk tele baktı. Yüzünü ekşitti, dokunmadı bile. Kapağı parmağının ucuyla geri itti.
"Ahşap tamiri yapmıyoruz. Sadece dijital servis."
"Dışarıda 'Luthier' yazıyor." dedi Adrian.
"Eski tabela. Kaldırmadık."
Adam arkasındaki rafı işaret ederek kutularında parlayan karbon fiber yayları gösterdi.
"Yenisini verelim. Akort derdi yok, tel kopmaz; istediğin sesi çıkarır."
Adrian bastonunu yere vurdu. Kaşlarını çatarak, "Elektrik akımı değil, müzik yaratıyorum," dedi. "Bana gerçek bir luthier lazım."
Şişman adam Adrian’a dikkatle baktı ve alaycı bir şekilde gülümsedi. "Seni tanıdım. Dün akşam teli kopan virtüözsün. Haberlerdeydin."
Adrian çenesini sıktı, keman kutusunu kapattı. "Ustan nerede?"
"Usta benim ama çöple uğraşmam." Adam tabletine geri döndü. "Bunu ancak aşağı mahallede tamir ederler. Güneyde, hurdalıkta Leo diye biri var. Eskiler oraya gider."
Adrian cevap vermedi. Kutusunu alıp kapıya yöneldiğinde arkasından adamın sesi duyuldu:
"Boşuna uğraşıyorsun Maestro. O devir bitti."
Adrian tıkaçlarını takıp kendisini dışarı attı. Yol boyu yürüdü. Binalar alçaldı, sokaklar daraldı ve düzensizleşti. Keman kutusunu daha sıkı kavrayıp aşağı mahallelerin girişine saptı.
