2. bölüm / 2
VİRAJ 132. BÖLÜM
Bölümler 2Şu an: 2. BÖLÜM
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Selamlar canlarım hepiniz hoş geldiniz canlarım.
Vera Naz Sancak:
Alaz Emir Vural:
🚘🚘🚘
Karşımda ki kişi oldukça şaşkın bir ifade takınmıştı.
Ne yani bana böyle bir ithamda bulunduktan sonra karşılığını almayacağını mı düşünüyordu?
Kesinlikle böyleydi.
Egosunun bozulmuş olması onu dumura uğratmıştı fakat bu kesinlikle umrumda değildi.
Sude aniden araya girerek, sakin bir ses tonuyla bakışlarını ikimizin arasında gezdirmişti. Karşımda ki kişiye bakıp.
"Bu taş bebek Vera, benim arkadaşım ve Vera biraz ketum bir kızdır yani böyle bir cevap alman normal."
Niye açıklama yapıyordu ki? Kimdi bu karşımdaki? Ünlü falan mı?
Sude bu sefer bana dönerek.
"Ve bu kendisini kaybetmiş yavşakta Alaz, bu araba yarışlarını düzenleyen kişi."
Bir kaç kişi gülünce bakışlarım herkeste tek tek gezindi. Eve gitme zamanı gelmişti ama merak ediyordum.
Alaz'ı değil her yeri, herkesi.
"Daha önce Vera'yı hiç burada görmemiştim."
Çünkü daha önce hiç gelmemiştim.
Hâlâ benim hakkımda bir şeyler söylüyor olması sinirden delirmeme neden oluyordu.
"İlk defa geldi ve buralara biraz yabancı."
Sude benim yerime cevap verdiğinde ilk defa bu duruma sevindim.
Neden herkes burası onların eviymiş ve buraları avuçlarının içi gibi biliyorlarmış gibi konuşuyorlardı?
Çünkü onlar buraların çocuklarıydı, hah ne kadar da havalı!
Aralarından biri şaşkın bir ses çıkarak.
"Bu kız robot falan mı? Böyle bir yerde ciddi bir kıyafet, oldukça elit bir duruş ve sakince laf sokma. Bunların hepsi sadece bir robotta olabilir."
Bende onlar için aynen bunu düşünüyordum. Neden böyle bir yerde her gün bulunuyorlardı?
Kafayı sıyırmış olmalılardı!
"Robot değilim sadece ilk defa böyle bir yere geliyorum ve doğal olarak alışkın değilim."
Net bir şekilde kendimi açıkladığımı düşünüyordum ve daha fazla soru sormamalarını umuyordum.
Genellikle hayatımda pek umduğum şeyler olmaz ama bu sefer umudumu çabuk kaybetmemeliydim.
"Bence artık her zaman gelmelisin."
Tabii ki de bunu diyen Alaz'dı. Tabii ki de asla bir daha gelmeyecektim, rezalet bir yerdi.
"Gerek yok, bir daha geleceğimi sanmıyorum."
Aralarında kısaca bakıştıkları sırada Sude bana baktı.
"Vera eğer rahatsız oluyorsan gidebiliriz."
Gitmek istiyor muydum? Tabii ki de evet! Bu lanet olası yerden biran önce gitmek istiyordum.
Kafamı evet anlamında aşağı yukarı salladım.
"Gidelim."
Sude yanıma geldiğinde Sude'nin sevgilisi önce bize sonra da arkadaşlarına bakarak konuşmaya başladı.
"İsterseniz sizi bırakalım?"
Gözlerimi hepsinin üstünde gezdirdikten sonra benim yeşil gözlerimin aksine kahverenginin en açık tonu gözlerle denk düştüm, o gözler Alaz'a aitti.
"Gerek yok biz gideriz."
"Olur bizi bırakabilirsiniz."
İtiraz eden bendim, kabul eden ise Sude'ydi. Onların bizi bırakmasına ihtiyacımız yoktu.
Sude'ye baktığımda Sude'de bana masumca bakıp, gözlerini tatlı bir şekilde kapatıp açtı.
Kendimi boğmama ramak kalmıştı.
"Sude!"
Sude bana masumca bakmaya devam edip yüzünü 'Nolur bizi bıraksınlar' şekline sokunca sinirim baya bir artmaya devam ediyordu.
Bir kerelikten bir şey olmaz diyerek kabul etmeye karar verdim.
"Peki ama lütfen çabuk olalım."
Biran önce eve gidip uyumak istiyordum. Bugün buraya gelmem tamamen hataydı zaten!
"Peki o halde gidelim."
Herkes çıkış tarafına yöneldiğinde bende onları takip etmeye başlamıştım. Sonunda buradan kurtuluyordum.
Etrafımda ki insanlara bakmaktan kaçınmıyor, onları inceliyordum. Sadece nasıl insanların buraya geldiğini anlamaya çalışıyordum.
İlk defa gelmeme rağmen çoktan nefretimin artmasına sebep olan şeylerle karşılaşmıştım.
Düşüncelerimin arasında dış dünyadan gelen sesleri duymayı unutmuş olmalıyım ki birisinin ismimi seslendiğini bile daha yeni duyuyordum.
"Vera sana diyorum."
Kafamı kaldırıp bana seslenen kişiye baktığımda Alaz olduğunu gördüm.
Yüzünde meraklı bir ifade vardı ve büyük ihtimalle sebebi onun bana seslenmesine rağmen bir türlü duymamamdı.
"Kusura bakma duyamadım, çok ses var."
Kafasını sallayıp tekrar konuşmayı devralmıştı.
"Hangi arabayla gideceksin?"
Hangisi en huzurluysa... Bu cevabı vermek istiyordum fakat galiba hiçbiri huzurlu değildi.
"Fark etmez."
Sude bu sefer bana el işareti yaparak onunla sağda duran arabaya binmemi işaret etti.
Tabii ki de Sude hangisine binecekse bende ona binecektim.
Sude arabanın kapısını açıp içine yerleştiğinde bende oldukça çekinerek ve utanarak tam yanına oturdum.
Biz arkaya geçtikten sonra Alaz ve Sude'nin sevgilisi de gelmişti. Alaz şoför koltuğuna, Sude'nin sevgilisi ise tam yanında duran koltuğa oturdu.
Garip bir şekilde kendimi sakin tutabiliyordum ama bir o kadar da çekiniyordum.
İç ses: Şoför koltuğunda oturan ve adının Alaz olduğu kişiye yavşak dedin! Şimdi mi çekiniyorsun?
İç sesim bu sefer haklıydı. O an sinirlerim tepemde olduğu için ağzımdan kaçmıştı ama o da benim ayarlarımla oynamasaydı!
Heyy ben neden bunu kendime dert edinmiştim??!!
"Evin tam olarak nerede?"
Alaz'ın sorusuyla yine düşüncelerimi bir kenara bırakmak zorunda kalmıştım.
Ona bakıp evimi tarif ettikten sonra tekrar arkama yaslanıp düşüncelerime devam edeceğim sırada Alaz tekrar konuştu.
"Memnun kaldın mı?"
Aaaa hiç memnun olmaz mıyım? Bayıldım yaa! Bu soruyu sorması kadar aptalca bir şey yoktu. Hem bence her şeyi yüzümde ki ifadeyle belli ediyordum.
"İdare eder."
Bu cümlemde yeterince açıklayıcıydı.
"Seninle konuşmak gerçekten de zormuş Vera."
Hah!
Konuşma o zaman!
Ben sana benimle konuş demedim veya bunun için sana yalvarmadım pis köpek!!
Ona bakmadan ve cevap vermeden yola bakmaya devam etmeliydim çünkü ağzımı açarsam pek hoş şeyler söyleyemezdim.
Bu günün biran önce bitmesi gerekiyordu...
🚘🚘🚘
Bölüm sonu...
Diğer bölümde görüşmek dileğiyle canlarım💞💞
Bölüm etkileşimi
