VİCTORİA kitap kapağı

1. bölüm / 5

VİCTORİA

Bölüm - 1 Başlangıç

Vaveyla Yazarı: Maviii ☄️

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 5Şu an: Bölüm - 1 Başlangıç

Tik tak. Tik tak. Tik tak...

Saatin sesi kulaklarımda yankılanırken kendimi kaptırdığım düşünce bataklığından kurtuldum. Kafam akşamdan kalma gibiydi. Elimdeki şarap bardağını yanımdaki masaya bıraktım. Odadaki ölüm sessizliğini bozan tek şey saatten gelen sesti. İçerinin karanlığı şehrin ışıklarını daha da ihtişamlı kılıyordu. Üzerime geceliği geçirip balkona çıktım. Ciğerlerime temiz hava dolarken gözlerimi yumdum. Aklımda sadece tek şey vardı,"İNTİKAM!"

***

Kapıdan içeri giren kişiyi görünce gözleri parlayan bay Norris kızına gülümsemeye çalıştı. Fakat başarısız oldu. Ağzını bile zor açan bay Norris gözleriyle gülümsüyordu kızına. Victoria da buna karşılık kocaman gülümsedi babasına. İlerleyip yatalak babasının yanında oturdu. Elini ellerinin arasına alıp öptü. Şefkatle okşadı. Daha derin baktı babasının gözlerine. Sanki söz veriyormuş gibi. Evet, o babasına söz veriyordu, intikam sözü...

Odaya başka biri daha girdi sonra. Bu Bay Norris'in sokakta bulup yanına aldığı dört çocuktan biriydi. , yetiştirip okuttuğu, manevi çocuklarından biriydi. Bay Norris'in pamuk gibi bir kalbi vardı. Dört çocuğu da yanına almış okutup iş vermişti. Ve böylece güzeller güzeli kızına da ayrıca hem oyun arkadaşı hemde abi diye bileceği, başı sıkıştığında araya bileceği dört can dostu kazandırmıştı. Ama onun yeri farklıydı. Ona Theo ismini vermişti. Sağ kolu yapmış nüfusuna almıştı.

Theo Yanlarına gelip ellerini önde birleştirdi, başını öne doğru eğip selam verdi. Bay Norris karşılık olarak gözlerini kırptı. Gerçek ismi Amir olan Theo Bay Norris'e oldukça sadıktı. Aynı zamanda da Victoria'ya. Ve Victoria'nın İntikam planınına ortak olmak için gönüllüydü. Bunu gerçekten istediği için değil, manevi babasının ona emanet ettiği biricik kızı Victoria'yı korumak için istiyordu.

Babasının elini yatağa bırakmadan önce bir kez daha öptü. Sevgi dolu bakışlarla ayağa kalktı. Yanağına da öpücük kondurup beyazlamış saçlarını okşadı. Kahverengi gözleri babasının deniz mavisi gözlerine karıştı. Gurur dolu bakışlarıyla Victoria'nın cesareti daha da çoğaldı. O mavi gözler uğruna kan dökmeye daha da susadı.

Ayağa kalkıp Theo'la göz göze geldi. Yeşil gözleri oldukça derin bakıyordu. Victoria ne demek istediğini anlamıştı. Önüne gelen bordo saçını arkaya attı. Son bir kez babasına bakıp odadan dışarı çıktı. Hemen arkasından da Theo çıktı. Victoria konuşmak istediğini anladığı için onu kendi hazırladığı kütüphane odasına götürdü. Kapıyı kapatıp okuma köşesinde oturduktan sonra oturması için Theo'ya işaret etti.

"Tamam hadi söyle."

Theo derin bir nefes aldı. Ardından Victoria'nın tam karşısına oturdu. Kısık gözlerini daha da kıstı.

"Babana anlatamayacak mısın?

Victoria bu sorunun geleceğini biliyordu.

"Hayır, anlatamam. Böylesi daha iyi."

Theo güldü. Sinirle.

"Neden? İzin vermez diye mi?"

Dedi alay edermiş gibi.

"Hayır. Babam benim intikam planladığımın farkında. Fakat henüz bir şey yapmıyorum diye rahat. Gözü kara olduğumu bilir. Beni bu yoldan babam dahil kimse geri döndüremez!"

Theo sıkıntılı bir nefes verdi. Victoria'nın başına bir iş gelsin istemiyordu. Fakat dediği gibi, gözü karaydı, acımasızdı, kana susamıştı. Her geçen gün daha da çok acımasızlaşıyordu. Artık üç yıl önce kendine verdiği sözü tutma vakti gelmişti.

"Nerede toplanacaklar?"

Theo gözlerini kaçırdı.

"Söylerim ama tek bir şartla."

Victoria bu şartın ne olduğunu zaten biliyordu.

"Tamam gele bilirsin. Şimdi söyle nerede toplanacaklar?"

Theo şaşırmıştı. Victoria'nın zekasına aşinaydı. Ama her seferinde daha da şaşırıyordu.

" *** isimli bir barda. Hepsi orada olacak."

"Güzel."

Cebinden bir siqara çıkarıp yaktı. Theo'ya uzattı, kafasını iki yana haraket ettirerek reddetti. Victoria omuzlarını indirip kaldırarak siqaradan dumanı çekti. Kafasında dönen tilkiler bu gecenin planını ilme ilme dokuyordu.

***

Geceye hazırlanma zamanı gelmişti. Duştan çıkıp saçlarımı iyice kuruladım. Bordo saçlarım belime kadar uzanmıştı. Şekillendirmek için uğraşmama gerek yok zaten saçlarım doğal dalgalı bir yapıya sahipti. Sıkça spor yaptığım için belirgin kol, karın ve bel kaslarına sahiptim. Güzel bir fiziğim vardı. Bu yüzden kendimi asla saklamazdım. Göz önünde olmayı severim.

Bu gece için aldığım mini kırmızı elbiseye baktım oldukça şıktı. Kırmızı stiletto ayakkabılarımı giydim. İnci küpeler ve beyaz bir çantayla kombinimi tamamladım.

Kırmızı rujumu da sürüp makyajımı bitirdim. Aynadan kendime baktım. Saçımı kenara çektiğimde ensemdeki akrep dövmesi net bir şekilde görünüyordu. Saçlarımı geri atıp çeki düzen verdim. Hazırdım. O gün gelmişti.

Kapıdan çıktığımda Theo'nun duvara yaslanıp beni beklediğini gördüm. Çıktığımı fark ettiğinde beni baştan aşağı inceledi. Hırıltılı bir nefes verip merdivenlere doğru ilerleyerek konuşmaya başladı.

"Sence abartmadın mı?"

"Kötü mü olmuş?"

Diye sorduğumda duraksayıp arkaya döndü. Bir kez daha süzdü. Önüne dönüp inmeye devam etti.

"Fazla güzel olmuşsun."

Dediğinde gülümsedim.

"Ee o zaman sorun ne?"

Kapıyı açıp geçmem için izin verdi. Eteklerimin iki yanından tutup hafif kaldırarak ve eğilerek teşekkür ettim. İkimizde güldüğümüzde kendimi dışarı attım. Eylül ayındaydık. Hava ne çok sıcak ne de soğuktu. Güneş batmak üzereydi. Theo arkadan gelip montunu omzuma attı. Üşümüyordum ama yinede geri çevirmedim. Araç yanımızda durduğunda arka kapıyı açıp oturmam için yardım etti. Kendisi de sürücü koltuğuna oturdu.

Yol boyu konuşmamıştık. Kendimi tutamayarak:

"Bir sorun mu var?"

Diye sordum. Theo aynadan baktı. Sonra yeniden yola döndü.

"Hayır. Neden sordun?"

"Bilmem. Hiç konuşmuyorsun. Kızgın mısın?"

"Hayır."

"Öfkeli?"

"Hayır."

"Sinirli?"

"Hepsinin anlamı aynı farkındasın değil mi?"

Ufak bir kahkaha attığımda oda güldü.

"Biliyorum endişeleniyorsun. Merek etme hiç bir şey olmayacak. Hiç şüphe duymayacaklar."

Sıkıntılı bir nefes verip kapının camlarından yolu izledi.

"Emin değilim. İnanmaya bilirler. Sonuçta tehlikeliler. Katiller."

"E bende katilim."

"Aynı şey değil Victoria. Kaç kişiler hepsinin bir sürü adamları var. Sen tek başına onlarla savaşa bileceğini mi sanıyorsun?"

Tekrar nefes aldı. Gerilmişti.

"Tamam tek başına değilsin ben varım, ne olursa olsun yanındayım. Ama baş edemeyiz."

Kaşlarımı çattım. Babamın o günki hali gözümün önüne geldi. Kanlar içinde. Baygın. Gözlerim dolduğunda düşünmemeye çalıştım.

"Babam..."

Dedim titreyen sesimle.

"Babamız..."

Aynadan bana baktı. Gözlerinde hüzün vardı.

"Peki ya onun intikamını kim alacak? O adam yatalak oldu. Kimin yüzünden? Onların! Hepsini bitireceğim hepsinin sonunu kendi ellerimle hazırlayacağım."

Ağlamamak için kendimi zor tutuyordum. Hayır ağlamamlıydım. Ben babamın güçlü kızıyım, zeki, temkinli kızıyım. Şu an değil. Şu an ağlayamam.

***

Bir insan bir şeyi ne kadar isteye bilirdi? Bir şey için ne kadar bekleye bilirdi? Ayları, günleri, saatleri, hatta dakikaları da sayar mıydı? Sayardı. Victoria saymıştı. Geçen her günü, her saati, her dakikanı saymıştı. Babası kanlar içinde kollarındayken zamanı durdurmak babasını kurşunlardan kurtarmak istemişti. Olmadı. Yapamadı. Bu onun suçu değildi. Zaten kendini de suçlamıyordu. Suçlu hatta suçlular belliydi. Bu canilik, bu vandallık cezasız kalmayacaktı. Cezalarını bizzat Victoria verecekti. Hemde en ağır şekilde. Onları adalete teslim etmeyecekti. Bu işi kendi adaletiyle halledecekti. Yapması gereken sadece kendini kabul ettirmekti.

***

Araba durduğunda Theo kapımı açmak için indiğinde ondan önce davranıp kendim açtım. Önüme gelip inmeme yardım etmek için elini uzattı. Tutup ayağa kalktım. Üstüme çeki düzen verdim. Başlıyorduk...

Kapının önündeki korumalar eliyle beni durdurduğunda Theo önüme geçti. Adamlardan biri ;

"Üstünüzü aramamız gerek."

Dedi. Theo'ya baktığımda çenesi gerilmişti. İtiraz etmeden başımla onay verdim. Adamın eli vücudumun her yerinde gezerken ayakkabımın içine kadar kontrol etti. Resmen ince arama yapılıyordu. Üzerimde bir şey bulamadığında başıyla "temiz" diye onay verdi. Theo'u da aradıktan sonra içeri geçmemiz için izin verdiler.

Yüksek sesli müzik, karışık parfüm ve alkol kokusu, rengarenk ışıklar, bir köşede içip içip bayılan ayyaşlar, daire şeklindeki masalara çıkıp dans eden kadınlar. Burası cehennem azabı gibiydi. Ben içeriyi incelerken Theo çalışanlardan birinin kulağına bir şey söyledi. Adam gözlerini şaşkınlıkla açarak eliyle yol gösterdi. Bizi üst kattaki VİP locaların olduğu yere getirdi. Bir çok insan vardı burada, ama birinin çevresinde neredeyse yirmi tane koruma vardı. Masadakilerin yüzünü gördüğümde kalbimin acıyla sızladığını fark ettim. Theo bunu fark etmişti. Sinirden çenesi kasılmıştı. Bizi masaya doğru götürdüğünnde korumalar haraketlendi. Çalışan onları sakinleştirmek için eliyle "dur" işareti yaptı.

"Patronlarınızla konuşmak istiyorlar ve silahsızlar."

Korumalar geri çekildiğinde masadaki her kesin yüzünü net bir şekilde göre biliyordum. Kalbim çok hızlı atıyordu. Hepsini tek bir kurşunda yere sermek istiyordum...

"Norris küçücük çocuğu böyle bir yere neden getirdin?"

Bay Norris kızının yüzüne baktı. Victoria gülümsüyordu.

"O benim yanımdan ayrılmaz. Gelmek istedi getirdim. Sizin için bir sorun mu var?"

Adamlar şaşırmış bir şekilde Bay Norris'e baktılar.

"Burası küçük çocuklara uygun değil."

Dedi biri sinirli şekilde. Bay Norris yine kızına baktı.

"Bence o eğleniyor. Ve kızımı nereye götüreceğim sizi alakadar etmez. Görüşmek istediğinizi söylediniz geldim. Konuşun."

Adamlardan bir kaçı başını sağa sola salladı. Tam altı kişinin Bay Norris'le yedi kişinin kişinin oturduğu bu masada yasal işlerle çokta ilgilenen yoktu. Bay Norris dışında.

"Sana açık bir teklifle geldik Norris."

Dedi birisi.

"Emin ol seninde çok iyi kar edeceğin bir teklif."

Bay Norris kaşlarını çattı.

"Sadede gel."

Adam derin nefes alarak sözüne devam etti.

"Senin şu mekanın varya. Oranın alt zemin katını bize kiralamanı hatta satmanı istiyoruz."

Bay Norris'in tavrı değişmedi.

"Ne için?"

Diğerlerinden yaşça büyük olan hatta saçlarına aklar düşen adam konuşmaya başladı.

"Sana dürüst olucam Norris. Oraya kumarhane açmak istiyoruz. Eski mekanı ihbar ettiler. Ve çok fazla kaybettik. Bu açığı kapatmamız lazım. Senin mekanlardan kimse şüphelenmez. Gelirin yüzde otuzu senindir. Kabul ediyor musun? "

Bay Norris'in yüz ifadesi değişmedi.

"Hayır."

Dedi net bir sesle. Adamlar sinirlenmişti.

"Peki yüzde ellisi senindir."

"Hayır."

Bu sefer daha yüksek sesle söyledi.

"Siz ve sizin kirli paranız beni ilgilendirmiyor."

Gitmek için ayağa kalktığında iki koruma kollarından tuttu. Küçük Victoria korkmuştu. Babasının ellerinden sıkıca tutmuştu.

"Eğer"

Dedi diğerlerinden yaşça büyük adam Bay Norris'e Victoria'yı işaret ederek.

"Eğer kabul etmezsen o çok sevdiğin biricik kızını da bir daha göremezsin. Ne demek istediğimi anladın değil mi bay Norris."

Bay Norris'in yüz ifadesi değişti. Sinir karışık korku dolu gözlerle bir kızına birde adamlara baktı.

"Bunu"

Dedi zorlukla.

"Bunu yapamazsınız. O..."

Sesi titredi. Korkuyla kızına baktı. Bu adamların şakası olmazdı.

"O çok küçük. Bunu yapamazsınız."

Adamlardan biri rahat bir ses tonuyla konuşmaya devam etti.

"Küçük kızını göz önüne sermeden önce düşünecektin onu Norris."

Diğer adam sözü devraldı.

"Kabul ediyor musun etmiyor musun?"

Bay Norris Kızının elini sıkıca kavradı. Victoria korkuyla babasına bakıyordu. Vereceği her karar ikisinin de hayatını oldukça değiştirecekti. Fakat kızını tehlikeye atamazdı.

Gözlerini yaşlı adamdan çekmiyordu. Onu kızıyla tehdit etmenin bedelini çok ağır ödeyecekti.

Sinirle nefesini verdi.

"Kabul ediyorum."

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

29okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18