7. bölüm · ~Varoluş~
Gerçekler
(Barın'ın anlatımıyla)
Evdeydim. Odamdaki koltukta gelişi güzel uzanmıştım. Tavanı izliyordum ama aslında hiçbir şey görmüyordum. Kafamın içinde tek bir isim dönüp duruyordu. Gece.
Hayatım boyunca istediğim her şeyi aldım. İnsanları, şehirleri, anlaşmaları… Hepsi bir şekilde benim oldu. Ama ilk defa bir şey elimden kayıp gidiyormuş gibi hissediyordum.
Önümde iki seçenek vardı.
Ya Gece’yi tamamen bırakacaktım. Onu kendi dünyamdan uzak tutacaktım. Güvende olurdu. Benden uzak bir hayat yaşardı.
Ya da…
Onu benim yapacaktım.
Tamamen.
Gece'nin iyiliğini istiyorum, benim dünyam ona karanlık basar, gerekirse kendimi ondan mahrum bırakırım, ama ikide bir Ateş geliyor aklıma, amacı ne, neden Gece'ye bu kadar yakın, o adam sinirlerimi bozuyor
Cebimden annemin yarısı yanmış fotoğrafını çıkartıp baktım, Gece anneme benziyordu
Aynı siyah ipeksi saçlar, aynı hafif çekik gözler, aynı güzellik. Gece bana annemmiş gibi geliyor, onu izlememin bir sebebi de bu zaten
Ama asıl sebebi
(2 yıl önce)
Gece Bardan sarhoş bir şekilde çıkar ve şehrin gece saatlerinde loş sokaklarında yürür. İlerlerken kafasını bir araya çevirdiğinde yerde bir adamın kanlar içindeki cesedini görünce bir çığlık koparır, o sırada Barın sokaktan geçiyordu, çığlığı duyunca sese doğru koşar
1.70 boylarında, saçı başı dağılmış ve bir yere odaklanıp çığlık atan bir kadın görür, biraz daha yaklaştığında karşısında kanlar içerisindeki ceset vardır. Adamlar o ikiliye doğru koşmaya başlayınca Barın kadının bileğinden tutup koşmaya başlar
Kız sendeleyerek koşuyordu, sarhoştu, Barın bunu anlayınca kızı kucağına alır
Kız Barın'ın ani hareketi karşısında küçük bir çığlık koparır ama daha sonra Barın'a sıkı sıkı sarılıp arkadan gelen adamlara bakar
Gece:Onlar kim, sen kimsin, ben kimim, ne yapıyoruz, neden adamı öldürdüler...
Barın koşma derdindeyken birde bu kız ile uğraşıyordu, harika
Barın:Sus. Bir kelime daha edersen seni burada bırakırım. Ve o adamın yanına ikinci bir ceset eklenir!
Gece'nin tüyleri diken diken olmuştu, bunu yapar mıydı?
Gece:bırak beni o zaman, eğer vicdanın el verirse bırak, bakalım vicdan azabıyla nasıl yaşıyorsun!
Barın kızın bu kadar çok tepki vereceğini hiç tahmin etmemişti, acaba sarhoş olduğu için mi bunları söylüyordu, yoksa gerçek mi
Barın kendine gelerek daha hızlı koştu ve bir araya girdi, ayak sesleri geliyordu, hızlanmalılardı
Barın:şuradaki duvarı görüyor musun?
Gece başını sallayarak onayladı
Barın:oradan atlayabilir misin?
Gece:olmaz! Ya yere düşüp bacağımı kırarsam
Barın anında
Barın:seni tutarım
Gece:söz ver
Parmağını tutması için uzattı. Barın'ın garibine gitsede hızlıca parmağını tuttu
Barın:herşeyim üzerine yemin ederim, hadi, hızlı ol
Barın duvara tırmandı ve Gece'yi bekledi, Gece'de tırmandıktan sonra Barın aşşağı atlayıp Gece'yi tutmak için hazırlandı
Gece karşısındaki adamı tanımamasına rağmen ona anında güvenmişti, kendini hiç düşünmeden onun kollarına bıraktı, ve Barın'da anında tuttu
Barın kızın bileğinden tutup koşmaya devam etti
Ama şöyle bir şey vardı, kız kendini kontrol edemiyordu, başı dönüyordu, hemde deli gibi, midesi bulanıyordu
Gece:ben hiç iyi değilim, kuscam sanırım
Barın durdu
Barın:biraz daha dayanabilir misin?
Gece hayır anlamında başını salladı
Barın sakin kalmaya çalışarak
Barın:peki evin nerede
Kız dinlene dinelene evini tarif eder ve sözü bittikten hemen sonra Barın'ın kollarında bayılır
Barın kızı kucağına alıp koşmaya başlar, nefes nefese kalmıştı ama durmamalıydı, adamlar kıza zarar verebilirdi, ve Barın çok garip bir şekilde bunu istemezdi, nedenini bilmiyordu, ama şunu biliyordu ki, kız annesinin tıpa tıp aynısıydı
~yarım saat sonra~
Barın gizlice kızın evine girmişti, kız şuan yatağında mışıl mışıl uyuyordu ve büyük bir ihtimalle bu gece ile ilgili hiç bir şey hatırlamıyacaktı
Barın, kızı bırakmak istemiyordu, kızı korumak, kollamak istiyordu çünkü o adamlar normal değillerdi, bunun farkındaydı, kıza zarar verebilirlerdi, Barın bunu hiç istemezdi. Cebinde gizli bir görev için koyduğu gizli kamerayı odanın kenarına, dolabın üstüne saklayarak gizledi, ama bu yeterli değildi, sık sık balkondan, karşı evlerden ona gelen insanlara bakıp çevresini tanıyacaktı, hem kimi koruduğunu öğrenir, hemde kız için doğru ve yanlış insanları belirler.
Kıza yaklaşıp üzerine battaniyeyi attı, tam dönüp gidecekken içinden bir şey ona gidip kızın saçını koklamasını söylüyordu, içindeki sesi dinledi çünkü kız annesine çok benziyordu, belkide kokusu da benziyordur
Kıza yaklaşıp saçını kokladı, çok güzel bir çiçek kokusuydu, acaba annesi de böyle kokuyor muydu
Geri çekilip balkona çıktı ve kapıyı kapatıp gitti, ve giderken bir yemin etti
"Ölsem bile bu kızı koruyacağım"
Ama o an bilmiyordu ki onu izledikçe kıza bağlanıp, empati kurup, yıllar sonra aşık olacağını...
(Günümüz-Gece'nin anlatımıyla)
Kalbim durmak üzereydi, Barın neyin peşindeydi? Neden beni takip edip dinliyor, neden ben, hatta beni takip etmesinin bir sebebi var mı, yoksa, beni seviyor mu?
Hayır hayır, böyle bir şey mümkün değil. Peki ya ben ona seviyor muyum, aptallıktan başka bir şey olamaz
Ahh, neden bunları düşünüyorsun ki dedi sağ tarafım, sol tarafım anında çünkü adam resmen burnunun dibinde ve herşeyi bozuyor, kız neden bunu yaptığını sorguluyor, sağ tarafım şuanlık bunları tartışmak yerine işimize bakabilir miyiz. Sağ tarafımı dinleyerek işime koyulcaktım ki yanıma gelen asistanın dediklerini duyunca olduğum yere çivilenip kaldım.
