2. bölüm · ~Varoluş~
Gece'nin Celladı
Kızlar ile bayağı içmiştik, hâlâ içmeye de devam ediyorduk. Viskiler bitince bu sefer viski alma sırası bendeydi. Masadan zorla kalktım ve yaylanarak yürüdüm.
İlerlerken bir yere çarptım, kolum acımıştı, ne olduğuna bakmak için döndüğümde karşımda Maşşallahlık bir taş duruyordu.
Gözleri bir gölge gibi karanlık ve keskin, burnu düz ve küçüktü, çenehatları gözler önüne serilmişti adeta. Onu kesmekten vazgeçerek acıyan kolumun hıncını almak için ona tokat atacaktım ki elimi havada yakaladı.
Kolumu çekmeye çalıştım ama bırakmadı
Ben:bıraksana gerizekalı!
Adam:bana çarpıp birde hakaret mi ediyorsun?
Sesi yüksek değildi ama çok sertti
Ben:pardon da ben sadece ilerliyordum, çekilseydin!
Adam kolumu bıraktı ve yüzüme yaklaşarak
Adam:bir daha görüşeceğiz, bu hakaretlerin hesabını o zaman soracağım güzelim
Adama ters ters bakıp viskileri almaya gittim. Viskileri aldıktan sonra dönerken adamı aradım fakat bulamadım
Kızların yanına gidince
Selin:nerede kaldın be kızım, insanların içinde ezildiğini düşünmeye başlamıştım
Ben:Viskiler herşeyi çözerr
Kahkaha atmaya başladık
~bir kaç saat sonra~
Saat gece 00:30 idi, bayağı geç olmuştu ama şöyle bir sıkıntı vardı ki hiçbirimiz araba sürecek halde değildik.
~
Barda gördüğüm adam şuan tamda karşımda dikiliyordu. Şaşkınlıkla onu izlerken
Adam:boşuna inatlaşmaya çalışma Gece, , benimle geliyorsunuz, hiçbiriniz araba sürecek gibi değilsiniz, sana birşey olmasını istemem
Tabiki de onunla gitmeyecektim ama Selin benden önce davranıp adamın koluna girdi,
Selin;Gece,bu yakışıklıyı üzmezsin değil mi?
Adam göz kırparak Selin'e arabasının kapısını açtı ve Selin'de hemen arabaya bindi
Berfin ve Aybüke pek binmek istemiyorlardı ama eve yürüyerek gitmek için de çok yorgun düşmüşlerdi, izin almak istermiş gibi bana baktıklarında mecburen izin verdim ve bende arabaya bindim
Adam:adım Barın, bu ismi unutma güzelim, işine yarar
Ona ters bakışlar atarak arabaya bindim, oda hemen arkamdan arabaya bindi ve sürmeye başladı
Yolculuk sessiz geçmişti
~
Kızların hepsini bıraktıktan sonra sıra bana gelmişti, tam yolu tarif edecektim ki Barın bizim mahallenin arasına girdi
Korktum, evimi biliyormuydu?
Dur bir dakika, yoksa bu beni takip mi ediyordu!?
Ben:evimi nereden biliyorsun!?
Barın sessiz kalmayı tercih etti
Ben:sana söylüyorum, bana cevap ver, beni mi takip ediyorsun!?
