8. bölüm · Üvey vampir abilerim

Cem abi

Gülfem Gökçe

Cem abim benim canım abimdi onun evine doğru gidiyordum gelince girdim orda bana yarılan bir oda bile vardı o odaya gidip esyalarımı koydum ve cem abinin odasına gidip kapıyı çaldım,

Mira: abi içerdemisin giriyorum

Cem abi: içerdeyim kuyruklu yıldızım gel

İçeri girdim ve abime sarıldım beni sardı hemen ve keyfimi uerine getirdi en sevdiğim tatlı olan tartolet yapmıştı ona teşekkür ettim ve onunla yedim film izlerken bir hafta onlarda kaldım artık o olaylar aklıma gelmiyordu cem abim teselli veriyordu bugün evime gidicektim ama ikk annemin evine uğrayıp esyalarımı almam gerekti motoruma binip annemin evine geldim kapıyı caldım kapıyı açan oğuzdu bana baktı ve içeri geçmem icin kapıyı açtı içeri girdim bartular ve diyerleri evdeydi beni görünce hemen bir ölüm sessizligi oldu ben konustum

Mira: sakin olun sadece esyalarımı alıp gidicem dedim ve odama çıktım ama kapım arkamdan kilitlenmisti panikledim ve kapıyı yumrukladım ancak arkasondan ses geldi

Mert: hey sakin ol senin bu evde kalman lazım ister isteyerek ister istemeyerek ama burda kalıcaksın anneni ne kadar üzdün bilemezsin bu yüzden babam onu yurt dısına seyehate cıkarttı seninle başbaşayız bebeğim hadi gelde abine sarıl

Dedi ve bir anda kapıyı acıp bana sarıldı ittim
İçeri oguz girdi ve merti iterek cıkardı kendisi girdi ve sakince bana ilerleyip çenemi tutup ona bakmamı sağladı

Oğuz: sen benimsin yavrum ne mertin ne sarpın sadece benimsin sen artık kendine ister rehine de ister tutsak ama evet haklısın sen artık benim tutsağımsın dedi ve telefonumu alıp kırıp camdan attı beni duvara yaslayıp boynuma dislerini koyup kanımı icmeye başladı acıyordu bağırdım ama bir eliyle agzımı kapattı ve bitince beni bıraktı gidip bana bir içecek verdi vişne suyuydu

Oğuz: kan yapar bebeğim gel kucağıma otur iç

Oturmadım ama uzak bir köşeye oturup içtim yalan falan söyleyemezdim korkuyordum ondan çünkü gercekten sert birisiydi şimdi bu içsesim neredeydi beni böyle bir durumda yanlız bırakmıstı içerken Oğuz yanıma geldi ve bir fotoğraf gösterdi bunlar ormanda yasayan ve beni kurtaran ailenin iplerle baglı olduğu bir fotoğraftı gözlerim doldu onları korumam gerekti

Mira: ne istiyorsun

Oğuz: bana itaat etmeni dedi ve oturdu bana bakıp

Oğuz: gel kucağıma dedi ve korkuyla gidip oturdum kucağına orda içtim kulagıma fısıldadı

Oğuz: eyer yaramazlık yaparsan sözümden çıkarsan senin yerine onları cezalandırırım cünkü sana zarar veremem ama onlara verebilirim anladınmı beni güzelim dedi ve sacımı öpüp sarıldı ben ise onun bir dizine oturmuş meyve suyu içiyordum

Oğuz: burda oksugun sürece kurallar konulucak dedi ve bana bie kagıt verdi üzerinde kurqllar yazıyordu

1. Kural: sözümden cıkmak yok

2. Kural: kaçarsan veya kaçma eyleminde bulunursan yada kacmayla alakalı bile konusursan ceza olur

3. Kural: her gün kucagımda yemek yenilicek

4. Kural: sadece elbise ve salık saç giyebiliceksin (sac toplamak yok)

Mira: 4. Kuralı kesinlikle bana inat yaptın dime

Oğuz: çokmu belli oluyor papatyam dedi ve eliyle saçımı okşadı

5. Kural: her gün visne suyu içilicek

Kurallar daha uzuyordu okumadan koydum ve oğuza dönüp