4. bölüm · Üstün Soy: Luluah

O oda tehlikeli

Emma Birgüci

Selam selam selam okuyunn🥳🥳

Hyunjin elimden tutarak depo gibi bir yere getirdi beni ona baktım ve durdum. Bana döndü ve geri sürüklemeye başladı.

L- dur hyunjin! Nereye götürüyorsun beni?

Hj- yürü konuşma

Diğer elimden tutulunca o tarafa döndüm ve durmak zorunda kaldım. Ben yine durunca hyunjin bana döndü. Jisung diğer elimden tutuyordu.

Hj- karışma jisung bırak

H-sakin olur musun hyunjin? Orayı görecek kadar henüz iyi değil

Hj- bende onu iyi yaparım

H- sakın! Yejiyi çağırırım bak.

Hyunjin yejiyi duyunca elimi bıraktı. Jisung beni arkasına alıp hızla yukarı kata gitti. Hyunjin bizi izliyordu dönüp ona baktım. Sonra jisung beni odama getirdi.

H- luluah..bir kaç saat çıkmasan olur mu? Kardeşini getiricem bekle.

Jisung gidip bir kaç dakika sonra kardeşimi getirdi ve kapıyı kapatıp çıktı.

Li- abla ne oluyor? Hyunjin aşağıda çıldırmış gibiydi

L- bilmiyorum ama..ne oluyorsa kesinlikle hyunjin beni bir yere götürmek istiyor

Li- nereye götürecek seni?

L- depo gibi bir yer sanırım öyle görünüyordu

Li-gitme..beni bırakma korkuyorum ben

L- seni asla bırakmam liyana bunu aklından çıkar. Sadece biraz hyunjin sinirli o kadar boşver onu sen

Li- peki abla

Yarım saat kadar sonra kardeşim uyumuştu kucağımda yatakta onun yanında yarı uzanmış saçını okşuyordum ben. Kapım tıklatıldı dönüp baktım kim diye. Changbin duruyordu

L- bir şey mi oldu

C-yok olmadı..istersen aşağı gel dicektim ama kardeşin uyumuş

L- onu odasına götürüp gelirim belki

C-tamam bekliyorum

Kardeşimi kucağıma aldım ve odasına götürüp yatırdım sonra yanlarına gittim. Changbin beni yanına oturttu. Hyunjin burada değildi yeji karşıdan dik dik bana bakıyordu. Geceleri hepsi bir garip oluyordu. Odamdan çıkmamak daha doğru olurdu sanırım. Yeji dikleşti ve konuşmaya başladı;

Y- kural var artık evde. Bu kural sadece sen için geçerli.

L- kural mı? Ne kuralı

B- 1. Kural artık bize sesini yükseltmen yasak cezası var. 2. Kural herhangi birimizin odasına izinsiz girmen yasak. 3. Kural ağlamak yasak. 4. Kural artık diğer insanlar ile iletişim yasak. Henüz küçük olduğun için bu kadarlık yeter diye düşündük

Y- bir kural da ben ekliyorum. Mutfağın karşısındaki depo kapısını görüyor musun?

Dönüp baktım siyah kapılıydı hyunjinin beni götürmeye çalıştığı odaydı başımı salladım.

Y- o odaya girmen yasak ve yaklaşmak da. O oda tehlikeli. Özellikle senin gibi ne olduğunu bilmeyenler için

L- ney?

J- hiç birşey sen kurallara uy yeterli. Uymazsan ceza alırsın unutma

L- peki ama.. ağlamak neden yasak?

S- iyiliğin için.. ayrıca senin gibi birine yakışmaz.

L- peki

Y- uslu bir kız ol luluah

Yeji yanıma gelirken konuştu başımın üstüne dikildi bende ayağa kalktım boylarımız eşitlendi gibi oldu. Yeji sırıttı ve dişlerini gösterdi. Ama tek sorun benim de onun gibi dişlerim vardı. Bende ona gösterdim. Biraz baktı ve geri çekildi. İlk defa bana sesini çıkarmamıştı üyeler benim dişlerimi göremediği için ne olup bittiğini görmemişti. Yeji gidip geri yerine oturdu. Changbinde ayağa kalktı.

C- hadi odama çık. Yatma saatine kadar orada otur

L- niye senin odan?

C- keyfim öyle istedi..var mı bir sorun?

L- y-yok bir şey.. giderim ben ama nerede bilmiyorum

B- gel ben seni götürürüm

O kalkınca bende yanında yürümek zorunda kaldı. Yukarı kata asansörle çıkınca beni bir kapının önüne getirdi. Kapıyı açtı ve ilk girmemi bekledi girip etrafa baktım. Ruhum kadar karanlık bir odaydı neredeyse.

B- burada uslu uslu otur yatma saati gelince changbin gelir. Odadan çıkmıyorsun çıkarsan ceza alırsın.

L-...peki

O odadan çıktı bende öylece kaldım odanın ortasında. Biraz etrafa baktıktan sonra yatağa uzandım. Zaten uykum olduğu için 5 dakika sonra uyumuşum çarşaf üstünde.

Yeji gözünden

Luluah yukarı kata çıkarılınca ve bangchan geri dönünce konuşmama başladım.

Y- açıklama vakti geldi mi? Yoksa çember mi.

H-sonuna kadar ikiside değil

S- sence erken değil mi abla?

Y- bilmiyorum..bence bilmesi gerek

J-biraz vakit geçsin sonra söyleriz.

Y- bence hanedanlık ile bunu konuşmamız gerekir. Yarın akşam gidelim haber verin.

B- ben ararım sabah onları. Herkesi toplasınlar bu kızın ne olduğunu bilmeye hakları var.

Hj- neden söyleme yanında değiliz?

Hyunjinin salonda belirmesi ile tüm gözler ona döndü. Zaten ondan beklediğim bir hareketti. Hepimize ters yönde seçimler yapması ve bu beni çok sinirlendiriyordu.

H- daha erken hyunjin. Hem yaşı küçük hemde kendi gerçek dünyasına alışık değil. Normal karşılamak onun için zor olur.

Hj- bizde zorlarız o zaman. Değil mi yeji?

Sinirle ayağa kalkıp karşısına dikildim.

Y- çok boş yapıyorsun. Ağzını bile açmayacaksın bu konu hakkında.

Hj- o benim eşimdi en azından öyle olacaktı!.. yıllar önce o hatayı yapmadan önce düşünseydin o zaman.

Y- ağzından çıkanı kulağın duysun hyunjin sınırlarını zorluyorsun. Yapmak zorundaydım aksi takdirde şimdiye yanımızda olamazdı!

Hj- kendisini 16 yaşında sanan bir kız o. Gerçekleri öğrense ne kadar ağlar haberin var mı? En çok da sana kırılır böyle bir şey yaptığın için.

Y- zorundaydım diyorum anlamıyor musun?!...Seni büyütende bendim. Ormanda öylece seni ölüme terk etmeyip yanıma aldım ve karşılığını böyle mi veriyorsun hyunjin? Neden bir kez olsun sözümün arkasında durmuyorsun başına buyruk herif!

B- yeter! Abla bir sakin olur musun? Hyunjin sende odana çık hemen sakinleşmeden sakın inme o odadan.

Benden sonra bir büyük Chan olduğu için ve sert olduğu için sözü dinlenirdi. Hyunjin son kez bana baktı ve sinirli adımlarla asansöre yürüdü. Gözden kaybolunca Chan beni geri yerime oturttu ve önüme diz çöktü.

B- abla sakin ol tamam mı? Sinirlenmenin anlamı yok.. ikinizde haklısınız hyunjin eşini kaybetti ve üstün soy olamıyor bu yüzden kendini kontrol edemiyor. Sende zorunda idin seni anlıyoruz. Lütfen kafana takma eminim luluah zamanla bize alıştıkça ona yavaş yavaş söyleriz. Zaten kabul etmekten başka şansı yok.

C- ben çıkıp bir bakayım mı?

Başımı sallayınca changbin asansöre yürüdü.

Changbin'in gözünden

Asansöre doğru gidip üst kata çıktım. Odamın önüne gelince içeri girdim. Yatakta kıvrılıp uyumuş olan luluah'a baktım. Çok tatlı duruyordu. Yanına yaklaşıp yatağa oturdum. Kapkaranlık ve simsiyah odanın içinde tek renkli olan oydu. Aynı eskisi gibi diye düşündüm. Tatlı ve renkli giyinirdi fakat bu bir yana tam bir soğuk nevale idi. ama moralimi bozmamak için çok üstünde durmadım. Onu kucağıma alıp odasına doğru gittim. Odasına girip yatağına yatırdım biraz kıpırdandı sonra uykusuna devam etti. Bende son kez ona bakıp aşağı indim. Tüm gözler bana döndü

C- uyuyor odasına götürdüm

Y- iyi yapmışsın hadi herkes odalarına çıksın

M-abla bir şey konuşabilir miyiz?

Herkes minhoya döndü. Yeji biraz minhoya bakıp başıyla onayladı. Onlar bahçeye doğru giderken bizde odalarımıza dağıldık yavaştan.

Minho'nun gözünden

Bahçeye çıktıktan sonra yejiye döndüm. Meraklı gözlerle bana bakıyordu

M-abla...bence hanedanlık için erken

Y- neden?

M- sonuçta yaşı bize göre küçük ve reşit değil.. orayı kaldıramayabilir

Y- alışacak minho..hep böyle süremez kaderinden kaçamaz

M-biraz daha zaman tanısan en azından

Y- sen neden bu kadar korkar oldun ki? Hanedanlık zaten ters bir şey söyleyemez ve davranamaz. Eminim Luluah oraya uyum sağlayacak

M- endişeliyim abla.. ona bir şey olacak diye korkuyorum

Y- endişeni anlıyorum fakat sende en çok onun iyiliğini istersin bunu biliyorum minho. Biraz anlayışla bak

M- peki o zaman..ama yanımdan ayırmam

Y- kurallara aykırılığında ne olacağını biliyorsun o yüzden evet.. öyle yapsan iyi olur

M- peki abla anlayışın için sağol

Y- bir şey değil hadi bizde gidelim odalara

İçeri geçip üst kata çıktık odalarımıza gittik ikimizde. Yatağıma uzanıp yarın olacakları düşündüm. Umarım bunu kaldırabilir luluah. Aksi takdirde alışması için yejinin onu orada bırakacağını hepimiz biliyoruz.

EVETT BOLUM SONUU
Sizce minho niye bu kadar endişeli luluah adına???? Açıklama değişti bu aradaa
Bir sonraki bölümde görüşürüz hanedanlık kaosu için beklemede kalın🤏🏻🤏🏻

Tarif:16/03/2026 1174 kelime

Güncelleme: tanıtım bölümünün sonunu okuyun