5. bölüm · Üstün Soy: Luluah
Beni bırakmayın
Slm slm slm aşklarım ballarım🌸🙌🏻
Minho'nun gözünden
Sabah olmuştu zaten uyumadığım için ayıktım. Kalkıp üstüme bir şeyler giydim. Sonra odamdan çıkıp koridora baktım luluah'ta benimle aynı anda çıkmıştı odadan. Yanına ilerleyip gülümsedim.
M- günaydın
L- günaydın
M- bugün önemli bir yere gidicez. Resmi giyinebilir misin?
L- peki giyerim.
Asansöre gelip bindik. Aşağı inince mutfağa doğru adımladık. Herkes çoktan oradaydı masaya oturmuştu. Bizde boş yerlere oturduk.
Y- luluah, minhonun sana söylediğini düşünüyorum.
L- evet..resmi bir yere gidicez sanırım.
Hj- hah...ne resmi bir yer anlayamazsın
Y- kes sesini hyunjin.
Hj- niye ki abla? Sende biliyorsun ama
Bangchan hyunjini dürttü. Oda sustu bu sefer. Yeji luluah'a dönüp gülümsedi
Y- resmi giyin.. chaeryeong ablan sana kıyafet ayarlar
L- tamam
Kahvaltı bittikten sonra herkes odalarına gitmişti. Bende üstümü değiştim odamda. Aşağı indim sonra da luluah hariç herkes salonda oturuyordu. Giyinmişlerdi hepsi de. Bir kaç dakika sonra luluah geldi. Chaeryeong kıyafetini ayarlamış olmalıydı. Yanımıza gelince hepimiz onu süzdük. (En alta gidip bakin ne giydigine) Gayette güzel olmuştu ve fiziğine uymuştu. Yeji kalkıp biraz ona yaklaştı ve gülümsedi.
Y- çok güzel olmuş ama...chaeryeong sence de biraz riskli bir kıyafet değil mi?
Chae- şey ben oraya uygun olsun istedim
Hj- sorun yok chaeryeong...çok güzel luluah
L- teşekkür ederim
Hyunjine baktım gözleri kırmızı olmuştu. Anlamıştım etkilendiğini o yüzden yanına gidip kolundan tuttum. Dışarıya götürdüm herkesten önce arabaya biz bindik
M- kendini tut hyunjin. Orada yanımdan ayırmam ben Luluah'ı sen çok yanaşma
Hj- dayanamıyorum minho...kokusu deli ediyor beni.
M- biliyorum aynı şekilde bende kokusunu alıyorum. Ama biraz olsun dayan orada kural çiğnerse...Yeji çok kötü bir şey yapacak biliyorsun değil mi?
Hj- biliyorum ve oda beni deli ediyor!
Pencereden baktım hepsi geliyordu.
M- tamam kapat konuyu geliyorlar. Orada uzak dur yeter.
Luluah'ın gözünden
Arabaya bindik hepimiz ben orta en arkaya oturdum. Karşılıklı koltuklar olduğu için karşımda jisung oturuyordu. Araba çalıştı ve gitmeye başladık.
Y- luluah..orada göz önünden ayrılma ve gerekmedikçe konuşma.
L- orası neresi?
J- gidince görürsün sadece dediklerimize uy yeter
Y- kural getiriyorum.
L- ne kuralı yine?
Y- orada gözümüzün önünden bir kere bile ayrılırsan ceza alırsın. Kimseye yanaşma ve seninle konuşmaya çalışanları görmezden gelme gülümse ve geç. Zaten tanınıyorsun ama yine de iyi bir imaj göster.
L- anladım peki.
Yolculuk bir kaç saat sürmüştü şimdi ise çok güzel bir yere gelmiştik ben cama eğilip etrafa bakıyordum. Etraf yeşillik ile kaplıydı ormanlık bir alandı. Şato gibi bir yer vardı kırmızı ve siyahtı.
L- burası çok güzelmiş. Etraf çok iç açıcı
S- aynen ya öyle
Araba durdu ve hepimiz indik. Önce yeji sonra ben indim. Elimden birisi tutunca minho olduğunu gördüm ve ses etmedim. Elimi sıkıyordu çünkü şuan. Biraz ilerledik kırmızı bir halı önümüze geliyordu. Ama serili değildi bildiğin nereye basarsak orada beliriyordu. Çok kafaya takmayıp bizi karşılayanlara baktım. Yeji ve üyeler onlarla sohbet ediyordu. Birisi yanıma geldi kızdı ve çok tatlıydı. Gülümsedi bana ve konuştu.
?- Hi beautiful girl. I've never met you before. Who are you?
(Selam güzel kız. Seni ilk defa görüyorum. Sen kimsin?)
İngilizce konuşuyordu ama ben tek kelime bilmediğim için yüzüne öylece bakıyordum.
Minho elimi sıktı ve kendisine bakmamı sağladı.
M- kim olduğunu soruyor ve seni ilk defa gördüğünü soruyor. Bir şeyler gevele uzun tutma.
L- ya ben bilmiyorum ingilizce
Yeji yanıma gelip kıza gülümsedi. Benim yerime konuşmaya başladı
Y- She doesn't speak English. I would have expected you to recognize Luluah.
(O ingilizce bilmiyor. Kendisi Luluah tanımanı beklerdim.)
Kız şok olmuş bir ifade ile bana döndü. Üyeler ise ilerleyince bizde ilerledik. Geri dönüp kıza bakınca bir kaç kişiyle bana bakarak konuştuğunu gördüm. Bunlar nerden tanıyordu ki beni? Herkes ismime şaşırıyordu sanki yada görenler gözünü ayıramıyordu.
Biraz ilerleyip şenlik ve eğlence gibi kalabalık bir alana geldik. Bize ayrılmış olduğunu düşündüğüm masaya hepimiz oturduk. Etrafa baktım insanlar eğleniyordu arkada hafif bir şarkı vardı. Herkes uyumlu giyinmişti ve ellerinde içecekler ile dans pistine benzer bir yerde hafif oynuyorlardı. Ama sorun şu ki bazı kişiler hiç belli etmeme çabasına girmeden bir şey olmuş gibi bana bakıyordu. Biraz fazla ses olduğundan üyeler bağırarak konuşuyordu
H-luluah! Piste gitmeye ne dersin?! Çoğunluk seni istiyor gibi duruyor!
L- ben bilmiyorum!
Y- hadi git biraz insanları incele! Herkes sana karşı sevecen olacaktır merak etme!
Han yanıma gelip beni kaldırdı ve piste doğru elimden tutarak götürdü. Kimin yanından geçsek bize bakıyordu. Han biraz daha köşelere doğru gelmiş ve bir içecek alıp omuzlarını oynatmaya başlamıştı. Ben ise öylece dikilmiş ona bakıyordum.
Bir kaç kişi yanımıza geldi. Han biraz uzaklaşınca ben yalnız kaldım. Yanıma gelenler beni süzdü şaşkınlıkla sonra da konuştular yine yabancı dilde. Ama bu benim ana dilimdi bu yüzden bir tık sevinmiştim.
?-こんにちは、あなたはルルアさんですよね?
(Merhaba sen Luluah olmalısın değil mi?)
L- こんにちは、はい、私です!
(Merhaba evet benim!)
?-想像していたよりもずっと美しいですね。案内させていただけませんか?
(Düşündüğümden de güzelsin sana etrafı gezdirmemize izin verir misin?)
L- よくわからない。メンバーが怒るかもしれないし、人目につかないようにしないと。
(Emin değilim üyeler kızabilir göz önünden ayrılmamam gerekiyor)
Bir şey demeden kolumdan tutup pistin arka taraflarına götürdüler beni. İlerledikçe kalabalık artıyordu elimi çekip kurtardım onlardan.
L- 放っておいてください。彼らに知られずに何かをすることはできません。
(Beni bırakın lütfen haberleri olmadan bir şey yapamam)
Dediğime uyup beni bıraktılar. Hızla geldiğim yere koştum ve gördüğüm manzara kötüydü. Üyeler panikle etrafa bakıyordu. Beni arıyorlardı sanırım fırsat bu fırsat diye düşündüm. Onların görmeyeceği şekilde kapıya yanaştım. Tam kapıdan çıkınca yeji ile göz göze geldik
Y- luluah! Çabuk buraya gel!
Hızla koşmaya başladım bahçe çıkışına doğru. Arkamdan geliyorlardı ama çok hızlılardı. Kapıdan hızla çıkıp ormana yolumu çevirdim. Koşmaya devam ederken birine çarpınca durdum. Bakınca hyunjin olduğunu gördüm geri adım attım bir kaç kere. Arkamı dönüp bakınca da diğerleri gelmişti yeji yanıma gelip bir tokat attı bana. Sendeledim biraz sonra saçımdan tuttu ve geri hanedanlığa götürmeye başladı. Saçımdaki elini çekip bende onu ittim. Chan yanımıza gelip bizi ayırdı.
Y- ne yaptığını sanıyorsun sen ya! Niye kaçıyorsun sen kızım iyi misin!
L- manyak mısın be! Rahat bırakın beni! Hepiniz delisiniz beni zorla tutuyorsunuz!
S- iyiliğin için sus Luluah..kural çiğnedin. Bu kadar meraklı mıydın ceza almaya yani?
Beni hanedanlık olduğunu bildiğim yere geri getirdiler. Aşağı kata doğru iniyorduk bir merdivenlerden. Zindan gibi bir yere gelince yeji beni itti oraya. Minho ise bana yanaşacak iken changbin tuttu onu.
Y- aklın başına gelene kadar burada kal bakalım. Ceza istiyorsun madem al sana ceza
Etraf karardı gözümün önü görünmüyordu kapkaranlık olmuştu yere çöktüm. Çığlık sesleri her yerdeydi kulaklarımı kapattım sıkıca. Bu kocaman zindan içinde yalnız başıma kalmıştım. Gözlerim doldu kulaklarımı daha da sıktım. Zorlukla konuştum hala burada olduklarını umut ederek.
L- beni bırakmayın
Etrafımda dönen çembere baktım sanki her şeyin sorumlusu o gibi ona baktıkça huzursuzluk içimde yer alıyordu daha da.
Minho'nun gözünden
Luluah'ın yerde can çekişmesini izliyorduk. Çembere verdiği tepki çok kötüydü. Çığlıkları ve yalvarmaları kulaklarımı tırmalıyor gibiydi. Dayanamayıp yejinin yanına gittim.
M- abla yapma lütfen..affet bir kez olsun. Bu ceza çok ağır nolur abla!
Y- hayır minho. Ben sana evde demiştim. En ufak hatasında bunu yapacağımı biliyordun.
M- ama istemsiz olmuş hepsi baksana duymuyor musun?
Hj- yeji durdur şunu!
Y- sen karışma hyunjin.
Hj- ne demek karışma ya ne senin bu rahatlığın?!
Y- sana işime karışma dedim! Haketti ve cezasını çekiyor..bir daha yapmaması gerektiğini anlar. Ertesi gün gelir durdururuz şimdilik gidelim.
Hj- şunu durdur yeji! Ertesi güne kadar delirmesini falan mı istiyorsun sen?
Y- sabrımı sınama hyunjin
Chan gelip hyunjini dışarı çıkardı. Zaten chana sesi çıkmıyordu hyunjinin hiçbir zaman. Bende luluah'a baktım son kez herkes gitti ve odada ikimiz kaldık. O tek olduğunu sanıyordu. Bu cezayı bilirdim çünkü bende küçükken buna bir kez mahkum kalmıştım. Ama Luluah'ın da buna maruz kalması içimi burkuyordu şuan. Karşımda ağlıyor ve bağırıyordu. Yejinin bu acımasızlığı beni sinirlendiriyordu ama ses çıkarmıyordum işte. Bende ilerledim ve çıktım yukarıya. Hanedanlıktan ayrılırken yejinin durması ile biz de durduk.
Y- o odaya girip biraz azaltın cezayı. Ama çıkarmayın yarına kadar. Geri gelicez
?- tamam efendim
Arabaya geçtik aklım hala luluah'ta kalmıştı. Hyunjinle karşı karşıya oturduğumuz için göz göze geldik. İkimizde düşünüyorduk onu anlayabiliyordum. Durgun görünüyordu. Gözümü ilk ayıran ben oldum ondan.
EVETT 5. BÖLÜMÜN SONUU🌷 bu bölüm ve bir önceki bölüm çok güzel ve 1 günümü verdim ikisine dee🤍 umarım beğenirsiniz. Ve ayrıca Luluah'ın giydiği kıyafet aşağıdaki. Diğer bölümde görüşürüz asklar ballar bay bayy🧡
Tarih: 16 mart 2026 1320 kelime
Güncelleme: tanıtım bölümünün sonunu okuyun
