9. bölüm · Umuda Sıçrayan Alevler
9.Bölüm
Canlarım hepinize merhaba.Yeni bir bölümle birlikte karşınızdayım keyifli okumalar diliyorum.✨
Günler Sonra...
Koral'in geçmişini öğreneli yaklaşık üç hafta olmuştu.Bu olayın üzerine tekrardan ne ben ne de Koral konuştuk.
Ben odamda oturuyordum,bazen bahçeye çıkıyordum.Ayşe bana yemek getiriyor ve artık ölmemek adına yemek yiyorum...
Fakat canım sıkılmasın diye Koral bazen bana kitaplar gönderiyor Ayşe'yle birlikte,onları okuyorum.Ama o geceden sonra Koral ile hiç yüz yüze konuşmadık.Hiç karşıma çıkmadı.Sebebini ne kadar merak etsemde benden uzak durması en iyisiydi.
Yine bir gece vaktiydi ve uykum yoktu.Yatağımda uzanmış kitap okuyordum.Derken kapım tıklatıldı.
"Buyurun?"
Önce kapım yavaşça açıldı ardından içeriye Koral girdi.Günler sonra Koral'i görmek bana garip hissettirsede bu duyguyu görmezden gelmeye çalıştım.Hemen kitabımı kapatıp yatağın üstüne bıraktım ve kalkıp kapıya doğru ilerledim.Koral'in tam karşısında durdum ve konuşmaya başladım.
"Koral,bir şey mi oldu?"
Koral yutkundu ve gözlerini gözlerime çevirip konuşmaya başladı.
"Sana göstermek istediğim bir şey var."
Tedirgince Koral'e bakıyordum.
"Sana güvenemiyorum."
"Biliyorum ama bu sefer söz veriyorum seni kıracak bir şey yok."
Koral'in gözlerine baktığımda bir şüphe,bir yalan arıyordum fakat bulamıyordum.
Derin bir nefes aldım ve başımı onaylarcasına salladım.
"Tamam gidelim."
Koral kenara çekilip benim geçmem için yer açınca öne doğru atılıp odadan çıktım.Ardından Koral önüme geçip yürümeye başladı.
Koral'i takip ediyordum fakat içimden bir ses Koral'i takip etmem gerektiğini söylerken bir başka ses ise onunla gitmemem gerektiğini söylüyordu.
Derin bir nefes aldım ve tereddütle Koral'i takip etmeye devam ettim.Evden çıktık ve bahçeye indik oradan da Koral'in deposunun önüne geldik...
Babamı gözlerimin önünde öldürüldüğü o depoya...
Hüzünle olduğum yerde durdum.Depodan gözlerimi alamıyordum.Koral durduğumu fark etmişti ve birkaç adımda yanıma gelip konuşmaya başladı.
"Biliyorum burası senin için kötü bir yer fakat söz veriyorum şimdi göreceğin hiçbir şey canını sıkmayacak."
Öfkeyle Koral'e döndüm.
"Burası zaten yeterince canımı sıkıyor daha ne görebilirim ki canımı sıkacak."
"Söz veriyorum."
Öfkeyle soludum ve Koral'i takip etmeye devam ettim.
Ardından Koral ilerledi ve deponun kapısını açıp kenara çekildi.
Öfkeyle Koral'in gözlerine baktım ve hüzünle içeriye girdim.Başımı kaldırıp depoya baktığımda ise hiç beklemediğim bir şey oldu.
Hayatımın karanlıkta kaldığına emindim oysa ki, yalnız olduğuma,bir kez daha içten gülemeyeceğime...
Gözlerim dolmuştu,her bir yaş gözlerimden akıp özgürleşmek için can atıyordu.Tıpkı benim ruhumun özgürlüğüne kavuşması için can attığı gibi....
Güneş batmıştı evet ama şimdi tam tepemde tekrardan doğmuştu.Gökyüzüm tekrardan aydınlığına kavuşmuştu...
Gözlerimden yaşlar süzülürken sarılmak için babama doğru koşmaya başladım.
"Baba!"
"Kızım!"
Ben babama koşarken babamda bana doğru koşmaya başladığında ortada buluşup birbirimize sımsıkı sarıldık.Sanki babamı bırakırsam tekrar kaybolacaktı,tekrar karanlıkta kalacaktım,tekrardan onsuz olacaktım...
Babam ve ben hıçkırıklara boğulmuş bir şekilde ağlıyor ve birbirimizden ayrılamıyorduk.Babam benim saçlarımı okşuyordu.Buradaydı,yanımda ve saçlarımı okşuyordu...
Babamdan ayrılıp yüzüne baktım. Hıçkırıklarımın ve göz yaşlarımın arasında güçlükle konuşmaya çalıştım.
"Sen,sen yaşıyorsun baba.B-bu rüya değil,değil mi baba?Yalvarırım rüya olmadığını söyle bana."
Babam da konuşmakta güçlük çekiyordu.
"Rüya d-değil güzel kızım benim.Rüya değil."
Babama tekrardan sıkıca sarıldım ve göz yaşlarımıza aldırmadan konuşmaya devam ettim.
"Baba ben gittin sandım.Öldün ve artık y-yoksun sandım.Sensiz kaldım sandım baba ben.S-sensiz, yapayalnız kaldım sandım."
Ağlamam şiddetlenirken babam beni kendine daha çok çekip sarıldı ve saçlarımı okşarken güçlükle konuşmaya başladı.
"Hayır kızım hayır.Bak b-ben buradayım.Yanındayım,yalnız değilsin."
Babam gitmemişti buradaydı.
"P-peki ama sen,sen nasıl?Çok kan kaybetmiştin babam sen?"
Babam benden ayrıldı ve ağlamaktan kızaran gözleri deponun kapısına döndü.
Başımı oraya çevirdiğimde bizi dolu gözleriyle izleyen Koral'i gördüm.
"Bu çocuk bana kan verdi kızım."
Gözlerim şaşkınlıkla babama döndüğünde bana tebessüm ederek baktığını gördüm.Dolu gözlerimi tekrardan Koral'e çevirdiğimde ise bakışlarında çok farklı bir duygu yatıyordu.Adını koyamadığım bir duygu...
Koral'in babasının ona yaşattıklarını hatırlayınca yutkunamadım.
Benim gözlerim babamın sevinciyle dolarken Koral'in bizi izlerken dolan gözleri hüzünle dolmuştu.Benim öldüğünde arkasından ağlayacağım sevdiğim bir babam varken,Koral'in öldüğünde arkasından ağlayacağı bir babası yoktu,hiç olmamıştı...
Karşımda dolu dolu gözlerle bizi izleyen Koral 20'li yaşlardaki Koral değildi.Karşımda o küçük 5 yaşındaki Koral'i görüyordum...
Belki Koral de bizi görünce o 5 yaşındaki küçük Koral'e ağlıyordu.Asla baba sevgisi göremeyen o küçük Koral'e...
Koral ona baktığımı fark edince hızlıca göz yaşlarını sildi ve deponun kapısından hızla ayrılıp babamla bizi yalnız bıraktı.
Sanırım Koral'in kendiyle baş başa kalması gerekiyordu,küçüklüğüyle birlikte...
Ona sonra teşekkür edecektim.
Hemen babama dönüp yanaklarından kocaman öptüm.
"Babam seni o kadar çok özledim ki."
"Bende seni çok özledim güzel kızım benim."
Tebessüm ettim ve derin bir nefes aldım.
"Baba her şeyi sana anlata-"
Babam derin bir nefes aldı.
"Biliyorum kızım bana o çocuk her şeyi anlattı.Neden buradasın,ben neden buradayım hepsini."
"Kurtulacağız baba değil mi buradan?"
"Elbette kızım tabii ki."
"Sen,sen bu süreçte nerede kaldın,iyi baktılar mı sana?"
"Çok iyi baktılar kızım sen hiç merak etme.Sana peki bir şey yaptılar mı?"
Koral bana zarar vermesede Aras denen o herif bana zarar vermişti fakat babamın bunları bilmesine gerek yoktu.Yüzümdeki morluklar ise son üç hafta içerisinde geçmişti.
"İyiyim ben baba sen merak etme.Şimdi sen varsın ya çok daha iyiyim."
Babam tebessüm etti ve tekrardan konuşmaya başladı.
"Kızım Koral,az önceki çocuk bana kalacağım bir yer ayarladı.Burada kalamayacağım ama ne zaman istersen seni getirecek tamam mı?"
Bu durum hiç hoşuma gitmemişti.
"Neden ama ben gitmeni istemiyorum."
"Güzel kızım Koral bunun ikimizin de iyiliği için olması gerektiğini söyledi hem konuşursun sen onunla."
Derin bir nefes aldım ve hüzünle başımı salladım.
"Peki babam.Ne zaman gideceksin?"
"Az sonra senden ayrılınca kapıdaki şoförlere diyeceğim beni bırakacaklar."
Derin bir iç çektim.
"Peki babam,yaşıyorsun ya çok şükür bu bile benim için harika bir şey."
"Sen iyisin ya bunu görmem de bana yetti kızım."
Ayrılacağımızı bilmenin verdiği hüzünle tebessüm ettim.
"Kendine iyi bak babam olur mu?Ben zaten Koral'den hep haberleşirim seninle."
"Tamam güzel kızım benim,sende iyi bakıyorsun kendine dikkat et tamam mı?"
"Sende öyle babam."
Babamla birbirimize son kez sarıldık ve vedalaştık.Depodan çıktığımızda babamın gidişini seyrettim.Babamın olduğu araba gözden kaybolduğunda derin bir nefes aldım.
Sanırım olanlar gerçekti ve babam yaşıyordu.Doğmayacağını sandığım güneşim doğmuş ve beni karanlıkta bırakmamıştı.Çok ama çok mutluydum...
Babama kan veren kişinin Koral olması ise beni çok şaşırtıyordu.Önce vurmuş sonra da kan verip hayatını kurtarmıştı...
Koral'le bunu konuşup teşekkür etmeliydim,hemde bir an önce...
Evet canlar bir bölümün daha sonuna geldik.Yorumlarınızı bekliyorum.✨
Instagram hesabım:birokusanseversin_
Bir sonraki bölümde görüşmek üzere,hoşça kalın.🩶
