4. bölüm / 4
Ukde2 BÖLÜM RAVEN👽
Bölümler 4Şu an: 2 BÖLÜM RAVEN👽
- 1 Giriş99 kelime
- 2 1.Bölüm Yabancı gökyüzü728 kelime
- 3 2 BÖLÜM RAVEN👽1.132 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 Tesadüf 'mü💬2.239 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Araba hareket ettiğinde, Hamza bir süre olduğu yerde kaldı. az önce Raven' in onunla görüşmek istediğini öğrenmişti.
Gözleri, siyah aracın kalabalığın içinde kayboluşunu izledi.
Hafsa’nın camdan son kez bakıp bakmadığını bilmiyordu.
Ama içindeki huzursuzluk onun uzaklaşmasıyla geçmemişti
Aksine, dahada büyümüştü.fakat onun aklının kurcalayan bir şey vardı.
O kadar süre zarfında neden şimdi görünmek istedi. Bu onun canını çok sıkıyordu.
Derin bir nefes aldı.
Omuzları gerildi.
Sonra yavaşça döndü.
Ve onu gördü.
Kalabalığın biraz ilerisinde, sanki oraya ait değilmiş gibi duran bir adam…
Dorian Black.
Ya da onun bildiği adıyla Raven,
Yıllar geçerdi. İnsanlar değişirdi, ama bazı bakışlar asla değişmezdi..
Hamza yürümeye başladı.
Adımları sakindi ama içinde biriken öfke…
her adımda biraz daha ağırlaşıyordu.
Dorian ise yerinden kıpırdamadı.
Sanki onu bekliyordu. Hamza yanına varınca durdu..
“Yıllar olmuş,” dedi Dorian.
Sesi sakindi. Düz.
Ama içinde gizli bir ağırlık vardı.
Hamza durdu.
Aralarında birkaç adım mesafe vardı.
"biliyormusun bende düşünüyorum bunca zaman sonra tekrar benimle görüşmen. aklımda şüpheler uyandırıyor bir nedeni varmı.?
Dorian’ın bakışları kısa bir an Hamza’nın arkasına kaydı.
Az önce giden arabanın yönüne.
Sonra tekrar ona döndü.
“Var,” sende nedenini biliyorsun ısrarla kapatmaya çalışıyorsun ama hayat bu. sırlarla gitmez Hamza..
Kısa bir sessizlik oldu.
Kalabalığın sesi etraflarında akmaya devam ediyordu.
Ama onların olduğu yerde…
zaman sanki ağırlaşmıştı.
Hamza’nın çenesi sıkıldı.
“Onun yanına yaklaşmayacaksın.”
Bu bir rica değildi.
Açık bir uyarıydı.
Dorian’ın yüzünde en ufak bir değişim olmadı.
“Onun kim olduğunu biliyor sun” diye sordu.
Bu soru…
Hamza’nın gözlerinde bir kıvılcım yarattı.
“Yeter,” dedi dişlerinin arasından.
“Geçmişi burada açmayacaksın.”anladınmı beni Raven
Dorian bir adım yaklaştı.
“Geçmiş zaten burada, Hamza,” dedi alçak bir sesle.
“Sen görmezden geliyorsun diye yok olmuyor.”
Hamza da bir adım attı.
Artık aralarındaki mesafe yok denecek kadar azdı.
“Benim görmezden geldiğim hiçbir şey yok,” Bu saatten sonra günahlarınıza hafsayıda dahil edemiyeceksiniz.
Dorian’ın bakışları sertleşti.
“Öyle mi?” dedi.
Sonra hafifçe eğildi.
Sesi neredeyse fısıltıya dönüştü:
“Elena Voss.”Hamza :Hatırladınmı, sanıyormusunki hafsanın peşini bırakır amerika"da olduğunuzu öğrendiği an peşimize düşecektir.
O an…
Hamza’nın içindeki tüm denge bozuldu.
Gözleri karardı.
Nefesi ağırlaştı.
Bu isim…
unutulmaması gereken bir isimdi.
“Elini o dosyadan çekeceksin,” dedi Hamza sertçe.
“Bu iş seni ilgilendirmiyor.”
Dorian geri çekildi.
Ama bu geri adım… bir teslimiyet değildi.
Aksine, daha büyük bir şeyin başlangıcıydı.
“Geç kaldın,” dedi.
Hamza’nın sabrı tükeniyordu.
“Ne istiyorsun?” diye sordu sonunda.
Dorian kısa bir an sustu.
Sanki cevabı seçiyormuş gibi.
Sonra gözlerini doğrudan Hamza’nın gözlerine dikti.
“Cevaplar.”
“Yanlış yerdesin.”
“Hayır,” dedi Dorian.
“Tam olarak doğru yerdeyim.”
Kısa bir sessizlik daha oldu.
Sonra Dorian ceketini düzeltti.
Sanki biraz önce konuştukları şeyler… sıradanmış gibi.
“yarın akşam bizim malikaneye gel konuşmamız gereken şeyler var böyle ayak üstü olmaz.dedi..
Hamza kaşlarını çattı.
“Seninle aynı çatı altında bile durmam. Ayrıca hafsalar yeni bir ortama daha yeni adım attılar.malum dunya tehlikeli boş bırakmaya gelmez..tek kaşını kaldırarak
elbette bunu Ravene ithafen söylemişti.
Dorian bu sefer imalı bir şekilde gülümsedi..
Ama bu gülümseme… sıcak değildi. Haklısın dikkatli olmak lazım.
“Gelmezsen,” dedi,
“ben gelirim.”
Bu cümle…
tehdit değildi.
Daha tehlikeli bir şeydi.
Gerçek.
Hamza bir an sustu. Kardeşiyle onun karşılaşmasını istemiyordu
Çünkü ikisi de biliyordu
Dorian Black söylediğini yapardı.
“Adresi bana konum olarak atarsın,”dedi Dorian
Hamza derin bir nefes aldı. Sakın Dorian sakın beni hafife alma.?
Dorian omuzlarını silkti. Hafife aldığımı söylemedim.
Neyse yarın saat tam sekiz" de seni bekliyorum
Hamza dorianı arkası da bırakarak hemen uzaklaştı
Ellerini yumruk yaptı.
İçinde yıllardır kapalı kalan bir kapı…
zorla aralanmıştı.
Ve o kapının arkasında…
sadece geçmiş yoktu.
Onun tek isteği dorianla,hafsanın karşılaşmamış olmasıydı
Hafsadan...
Arabaya bindiğim anda derin bir nefes aldım.
İçimdeki o sıkışmış his… hâlâ oradaydı.
Başımı camdan dışarı çevirdim.
Şehir yabancıydı. Sokaklar, insanlar, sesler…
Hiçbir şey tanıdık değildi.
Ama garip olan bu değildi.
Garip olan…
sanki buraya daha önce gelmişim gibi hissetmemdi.
Gözlerimi kapattım. Kalbimi Rabbime yönlendirmeye çalıştım.
Az önce olanları düşünmemeye çalıştım.
Ama o bakış…
aklımdan çıkmıyordu.
O adam…
Kimdi?
Neden öyle bakmıştı?
Ve ağabeyim neden telaşlanmıştı.
“Hafsa…” dedi Ümame yanımdaydı
Gözlerimi açtım.
Bana dikkatle bakıyordu.
“İyi misin sen?”
Gülümsemeye çalıştım.
İnşallah “İyiyim,” dedim.
Ama sesim…
beni ele veriyordu.
Ümame kaşlarını çattı.
“Hiç iyi görünmüyorsun.”
Bir an sustum. Arkadaşıma söylemek istedim.
Sonra sessizce konuştum
“Ümame… o adamı gördün mü?”
Ümame şaşırdı.
“Hangi adamı?”
“Bize bakan…” dedim.
“Böyle… garip bir bakışı vardı.”
Ümame başını iki yana salladı.
“Yok, ben kimseyi fark etmedim.”
İçimde bir şey daha da tuhaflaştı.
“Ben gördüm,” dedim yavaşça.
“Ve… bilmiyorum…”
Cümlemi tamamlayamadım.
Çünkü ben de bilmiyordum.
Ümame elimi tuttu.
“Hafsa,” dedi yumuşakça,
“çok yoruldun. O yüzden böyle hissediyorsun.”
Belki de haklıydı.
Belki de gerçekten sadece yorgundum.yada kendime kuruntu yapıyordum
Araba yavaşladı.
“Geldik,” dedi Faruk abi
Başımı kaldırdım. Karanlık çökmüştü.iki saat sonra
Evin önündeydik.
İki katlı malikane büyüklüğünde . canım ağabeyim nasılda uğraşmıştı.
Korumalar valizlerimizi aldılar ne kadar istemesemde kabul edip bahçenin kapısına doğru yürümeye başladık kapını dışında iki koruma vardı başlarıyla selam barip kapıyı açtılar önden Faruk abi ardından ben sonra ümame ile birlikte yürümeye devam ettik.
Bahçenin manzarası çok hoştu aydınlatacak için yapılan ışıklar dahada güzelleştiriyordu.
Evin kapısı vardığımızda Faruk abi zile bastı hemen Kapı açıldı
Kapıda. iki kadın vardı.
Türk oldukları konuşmadan bile belliydi.
Biri daha yaşlıydı.başörtülü Yüzünde sıcak ama dikkatli bir ifade vardı.
Diğeri daha gençti, hafif çekingen ama güler yüzlü.
Sıcak bir gülümsemeyle...
,”Selamün aleyküm diyerek eve girdik.
:Aleyküm selam hoş geldiniz kızım dedi yaşlı olan teyze
“Ben Meryem,” dedi.
“Bu da Ayşe.”yanındaki güler yüzlü kızı göstererek.
Başımı salladım. Tebessümle
“Ben Hafsa… bende ümame.. İkimizde cevap verince.
Faruk abi bize dönerek... hafsa hanım biz buralardayız bir şeye ihtiyacınız olursa bize söylemeniz yeter. Tebessüm ederek. Allah razı olsun faruk abi .sağol
Faruk abi gülümseyerek. cümlemizden inşallah . Ardından Meryem teyze kapıyı kapatıp bize döndü
Ayşe gülümsedi.
“Yolculuk zor geçti mi?”hafsa hanım
“Hamdolsun rahat geçti değilmi ümame. O da Ayşe ye dönerek
Şükür: rahattı.
Ev sıcak ama yabancıydı.
Her şey yerli yerindeydi…
ama bana ait değildi.
Ümame yanıma sokuldu.
“Baya güzelmiş,” diye fısıldadı.
Hafifçe gülümsedim.
“Evet…” dedim.
Ama içimde hâlâ o ağırlık vardı.
Merdivenlere doğru yürürken Meryem hanımın sesiyle durduk.
"Kızım siz şimdi yorgunsunuzdur. Ayşe size odalarınıza kadar eşlik etsin yerleşip iyice dinlenin. Bizde o sırada sofrayı hazır edelim.
Tamam Meryem hanım teşekkür ederiz ama yemeğe abim gelince otururuz olurmu sonra arkadaşıma döndüm
Senin içinde uygunmu ?
Tabi canım sorun degil.
Tamam o zaman kızım nasıl isterseniz
“
Gel,” dedi Ümame.
“Yukarı çıkalım.”
Başımı salladım. Ayse odalarımızda kadar eşlik edip gidince ümameye dönüp..
İşlerimizi hallettikten sonra beraber yatsı namazını takdim edelimmi.
Neşeyle alkışlayıp.harikasın hafsa beraber cemaat yapıp namaz kılmayı özlemişim.
Bende dedim..gümseyerek
İkimizinde odaları karşılıklıydı ümame odasına girince bende odama girdim.
Odamın rengi krem tonlarında, tam ortada çift kişilik yatak hemen sağında makyaj masam duvara yapışık odamla aynı renk ahşap dolabım. ve tabiki en sevdiğim köse
Kitaplığım.
Kıyafetlerimi yerleştirip ümameyle İşlerimizi hallettikten sonra 'namaz"kılmak için Meryem hanım dan kıbleyi öğrenip namaza durduk allahtan uçaktayken. abdestimizi tazelemiştik selam verdikten sonra tesbihatimizi yapıp duamızı edip kalktık.
Neredeyse uç saat olmuştu ama ağabeyim daha gelmemişti...
UMARIM BEĞENİRSİNİZ ALLAHA EMANET OLUN 💞💞
Yazım hatası olduysa kusura bakmayın..
Bölüm etkileşimi
