UDUGAN kitap kapağı

3. bölüm / 3

UDUGAN

FARKINDALIK

Vaveyla Yazarı: Melek Can

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 3Şu an: FARKINDALIK

İnsan gözünün önündekini görmek konusunda her zaman cahil olmuştur. Zira insanoğlu görmek için ne dikkatli bakacak kadar özenli ne de gördüklerinden fazlasını sorgulayacak kadar ince bir düşünceye sahiptir. Aslında kendine sunulanla yetinmenin kolayına geldiği gerçeği de unutulmamalıdır. Bütün bunlar toplandığında farkındalık insan için lüks ve sorumluluk gerektiren ağır bir özellik olmaktadır.
Farkındalık, insanın hem kendi varlığını hem de çevresindeki insanlarla olayları fark etmesi, algılaması ve duyumsamadır. Farkındalık sahibi olmak insanı kendine karşı kabullenici yaparken dış dünyaya karşı da hem kabullenici hem de kapsayıcı yapar. Tabi bunlar sözde ne kadar güzel olsa da eylemde yeterlilik sağlamak zordur.
Ben uzun süre bana verilen yetenek yüzünden dünyaya gözlerimi kapatmaya çalışsam da çevreme karşı farkındalığımı evlilikle keşfetmiş, evlat sahibi olunca geliştirmiştim. Güçlerim yüzünden insanlardan uzak dururken yaşamıma verdiğim yeni yön bana baktığım yerde farklı görüş açıları edindirmişti. Bu farkındalık zaman ilerledikçe güçlense de yürek yangınımla bambaşka bir boyuta taşınmıştı.
Evden arabamla çıktığımda içim kaç günün sıkıntısını az da olsa geride bırakmıştı. Yol boyunca iki gündür yaşadıklarımı düşünmeden edemiyordum. Kocam, Mesut'um ona kızgınlığım gördüğüm sahnelerin sadece anlık olduğunu anladığımda sona ermişti. Onun içinde zordu, o da evlat kaybetmişti ve yas herkes için farklı bir süreçti Ve bu sürecin farklılığını en iyi ben bilirdim.
Yol akıp giderken duygularımla ilk defa net bir şekilde yüzleştiğimi anladım. Mesut'u hala seviyordum ve oğlumu geri getiremezdim. Bundan sonra almam gereken en önemli karar yoluma nasıl devam edeceğimdi ki ben artık yola çıkmaya hazırdım. İlçenin tabelası görüş açıma girdiğinde içimde bir huzur yüzümde bir gülümseme oluştu.
Arabanın direksiyonunu çevirip annemin evinin yoluna döndüm. Çocukluğum ve gençliğimin geçtiği karanlık sokakları daha iyi görebilmek adına hızımı azalttım. Yine buradaydım işte, benliğimin oluştuğu her şeyimle ben olabildiğim yerde ilk evimde. Görüş alanıma giren bahçeli ev ile derin bir nefes alıp aracı park ettim.
Kısa bir süre evi izledikten sonra arabadan inip bagajı açarak hazırladığım küçük valizimi aldım. Valizimle evin önüne geldiğimde elimi zile uzatıp çaldım ve bekledim. Kısa bir bekleyişin ardından duyduğum ince ses ile yüzüme bir tebessüm yayıldı.
"Geldim geldim."
Azura, annem babamı kaybettikten sonra onunla ilgilenmesi için aldığımız yardımcı kız. Telaşlı sesi beni gülümseten, saf ve hayat dolu bu kız annem için büyük bir şanstı. Bir dostumuzun yardımı ile bulduğumuz bu öksüz ve yetim kız, anneme en iyi şekilde bakan değerli bir yürekti. Kapı açıldığında Azura'nın beni görmesi ile yüzüne yayılan tebessüm gülüşümü genişletti.
"Merhaba Azura."
Azura gülümsemesini bozmadan bana kapıyı ardına kadar açtı.
"Hoş geldiniz Halime abla. Çok endişelendim yoksa seni buraya kadar yormazdım."
Açtığı kapıdan içeri girdim ve elimdeki valizi de kapı ağzına bıraktım.
"Sağ ol Azura iyi ki haber verdin. Ben de zaten uğramayı düşünüyordum."
Asude kapıyı kapatıp valizimi aldığında kısa bir an müdahale etmeye çalıştım ama bana izin vermedi.
"Sen yol yorgunusun abla ben çantanı odana koyarım. İçeri geç hadi ben de çay demlediydim. Umay anayı da görürsün."
Sesi sonlara doğru kısılırken bana karşı mahcubiyeti sesine yansımıştı. Başımla Azura'yı onayladıktan sonra ayakkabılarımı çıkarıp hala aynı yerinde olan terliklerimi giydim ve içeri geçtim. Kısa bir holün sonunda geniş bir salona açılan kapıyı açtığımda artık salonun baş köşesine yerleştirilmiş yatağı gördüm. Annem kapattığı gözlerine rağmen tavana çevrili yüzü ile ilk anda uyanık gibi hissettiriyordu ve bu hali bana geçmişi hatırlattı. Abimin öldüğü zamanlardı, annemin acısı ile baş edemediğini fark ediyordum. Sessiz, ruhsuz ve umutsuz olduğu o karanlık zamanlarda ne benim ne de zavallı babamın elinden hiç bir şey gelmiyordu.
O acı günlerde annemi yeteri kadar anlamadığımı aynı acıyı yaşadığımda fark etmiştim. Hiç bir acı, evlat acısı ile kıyaslanamıyordu ve her acı kelimelerle anlatılabilse de evlat acısını anlatan bir kelime hiç bir dilde yazılmamıştı. Ne ironik değil mi? Annemle aynı kaderi farklı zamanlarda yaşamıştık, o kendi dünyasında yas tutmuş ben kendi gerçekliğimde yasımla savaşmayı seçmiştim.
Annemin yanındaki kanepeye oturduğumda gözleri kapalı huzurlu yüzüne takıldı bakışlarım. Transa girdiğinde tüm sıkıntıları kendi içine gömer ve yüzü huzurla kaplanırdı. Şimdi de ne derdi varsa hepsini kendi aleminde yaşarken dışarı huzurlu bir sima sunuyordu. Onu böyle görmeye dayanamıyordum ve ona yardım edememek beni yiyip bitiriyordu. Düşüncelerime dalmış anneme bakarken Azura'nın sesi ile kendime geldim.
"Halime abla dalmışsın. Ben de sana çay getirmiştim."
Elinde tepsi ile dikilen Azura'ya minnetle bakarak uzattığı çayı aldım. Azura mahcup bir ifade ile dudaklarını ısırıp:
"Halime abla ben komşuya geçsem sana ayıp olur mu?" dediğinde başımı sağa sola salladım.
"Hayır Azura hiç sıkıntı olmaz ben de yol yorgunuyum zaten. Annemle biraz yalnız kalıp sonrasında yatarım senin gönlün rahat olsun. İstersen akşam gelmeye de bilirsin ben buradayım nasıl olsa."
Asude bana minnetle bakarken yüzünde kırık bir tebessüm peydahlandı. Vardı bir sıkıntısı ama şu an onu düşünecek durumda değildim. Sonrasında Azura'nın evden ayrılıp gidişini belli eden dış kapı kapanma sesini duyana kadar çayımı içerek bekledim. Ardından annemin elini tutup ben de gözlerimi kapattım.
.....
Karanlık, alabildiğine yoğun bir karanlık. Gözlerim karanlığa alışmaya çalışırken duyduğum fısıltılar annemin iç dünyasının yansımasıydı. Bir insanın ruhsal dünyasına giriş kapısı karanlıktır. Bunun nedeni pişmanlık ve acıların huzurdan önce gelmesinden kaynaklanır. Karanlıkta hiç bir şey göremesem de ufak ufak adımlarla ilerlemeye başladım. O an ayağımda oluşan batma hissi annemin dikenleriydi.
Kendini korumak için yarattığı dikenler onun gerçek dünyada oluşturduğu savunmasıydı. Ben dikkatle yürürken gördüğüm ufak ışık huzmesi ile adımlarımı o yöne yönlendirdim. Çok geçmeden karanlık yerini parlak bir aydınlığa bıraktı. Durdum ve gözlerimin alışması için kendime zaman tanıdım.
Sonrasında karşıma çıkan manzara gerçekten görülmeye değerdi. Bulutlarım içinde bir bahçe ve kocaman bir çardak, çardakta kahvesini yudumlayan annemse bu manzaraya ayrı bir renk katıyordu. Gülüşümü bozmadan annemin yanına ilerledim ve tam karşısına geçerek kollarımı göğsümde bağladım.
"Umay hanım, burada ne yapıyorsunuz acaba?"
Annem dudaklarına götürdüğü fincanı sakince masaya bıraktıktan sonra başını kaldırıp tek kaşı havada bana baktı.
" Geç kaldın seni daha erken bekliyordum."
Sözleri ile şaşırma sırası bendeydi. Kollarımı çözüp karşısındaki sandalyeye oturdum. Masada anında bir fincan kahve belirdi.
" Her zaman ki gibi sade değil mi Halimem?"
"Evet sultanım evet."
Masadaki fincanımın yanında beliren fındıklı lokumlar ile gülümsemem daha da genişlemişti. Kahve fincanıma uzanıp bir yudum aldım. Gerçek olmasa da rüyalar ya da transta yaşanan olaylar gerçekliğe fazlasıyla yakın olurlardı. Bu nedenle içtiğim kahvenin ağzımın içinde bıraktığı acı tadın keyfini sürerken bakışlarımı anneme çevirdim.
"Neler oluyor anne? Neden yine buradasın?"
Annem elindeki fincana gözlerini indirip fincanı avucunda hafifçe döndürdü. Yüzünde yarım bir tebessüm oluşurken derin bir iç çekti.
"Seni başka türlü buraya getirmezdim."
Şaşkınlıkla yüzüne bakakaldım. Annem arasa gelirdim diye düşündüm ama gelmeme ihtimalimde vardı. Yine de annemin seçtiği yol mantıklı değildi. Ben bunları düşünürken annem başını fincandan kaldırmadan konuşmaya devam etti.
"Mesut ile sorunların var, anlatmasan da hissediyorum. Yasını en iyi ben anlarım ama unutma tek yas tutan sen değilsin. Bu yüzden seninle konuşmak istedim."
Annemden beklemediğim bu hareket karşısında masadaki fincanıma uzanıp bir yudum aldım. Evet o benim acımı en iyi anlayacak kişiydi ama ben bununla yüzleşebilmiş miydim işte bütün mesele oydu.
"Biz halledebiliriz anne."
"Görüyorum çok güzel hallediyorsunuz. Eğer Mesut'tan vazgeçtiysen bu yolda devam et ama onu hala seviyorsan artık oğlunla vedalaşmalısın. Çünkü sen onunla vedalaşmadan hayatına devam edemezsin."
Gözlerim fincana takılı kaldı. Oğlumla vedalaşmak, bunu nasıl yapardım ki? Hala acısı ilk günkü gibiydi. Ben kendi iç hesaplaşmamla boğuşurken annem son sözünü söyledi.
"Evlat acısını da geride bıraktığı yarayı da çok iyi bilirim. Ama bildiğim bir şey daha var ki gidenler kalan acı çekerken huzur bulmaz. Sana iyileşeceksin demeyeceğim çünkü iyileşmeyecek. Her zaman kanamaya hazır bir yara ile ömrün devam edecek ama tek yaralı sen değilsin ve bu yara tek başına sarılmaz. Kanadığında, canını yaktığında, yanındaki ile yaranı sarman gerek ve o da aynısını yapabilmek için sana ihtiyaç duyacak. Bu yüzden yaşayan ve yanında durmaya çalışan adama bir şans ver."
Annem bunları söyledikten sonra elini elimin üzerine koydu ve işte o an olan oldu. Etrafımızı saran alevler ve acı bir çığlık bulunduğumuz bulutların içinden üzerimize doğru fırladı. Annem anında elini çekerken gözleri kocaman açılmıştı. Masa ve fincanlar kaybolurken ikimizde ayaklandık. Yavaş yavaş kaybolan görüntü ile annemin sesi doldu kulaklarıma yeniden.
"Bu çok ama çok acımasızca."
Karanlık yeniden etrafımızı sardığında kendi gerçekliğimize dönmeye başladığımızı anladım. Bu gördüklerimi hatırlıyordum ve hissettiklerim gördüklerimden daha da dehşet vericiydi.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

14okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 154

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile SırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkb×bbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk AşkıDark RomancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceejderhaenemies to loversFantastik#felsefefutbolGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurgukurtadamKüçük KasabaLanetliselise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanplatonikpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYarı TextingYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18