UÇURUMDAKİ KIZ kitap kapağı

3. bölüm / 4

Babam benim için kocaman bir boşluktu; içine giren her şey kayboluyor, umutlarım ve güvenim siliniyordu.

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 4Şu an: Babam benim için kocaman bir boşluktu; içine giren her şey kayboluyor, umutlarım ve güvenim siliniyordu.

Babam, ona doktorun yazdığı ilaçları kullanmayı reddediyordu. “Ben deli değilim!” diyerek hapları elinin tersiyle itiyor, annemle aralarındaki kavganın bir başka sebebi daha böylece büyüyordu.
O gün yine aynı nedenle tartışma çıktı. Kavganın şiddeti giderek alevlendi, evin duvarları bile sarsılıyordu. Ben ise köşede, titreyerek anneme bir şey olmasından korkuyordum. Onsuz yaşamayı düşünmek bile bana karanlık bir uçurum gibi geliyordu. Annemsiz uyuyamıyordum ki… Her gece beni o uyutur, ben dalınca kendi yatağına geçerdi.
O gece de öyle olmuştu. Annem yanımdaydı beni uyutmuştu, ama tartışma sesleriyle aniden uyandım. Gözlerimi açtığımda gördüğüm manzara içime bir bıçak gibi saplandı. Annem yerde yatıyordu, babam üstüne çıkmış, onu hunharca dövüyordu. Annemin her yanı morarmıştı. Nefesim kesiliyor, çığlığım boğazımda düğümleniyordu. Babam, annemi öldürmek için bizden yine bıçak istedi.
Her defasında böyle olurdu. Önce öfke patlamaları, sonra pişmanlık… Babam, “Bir daha olmayacak” diye söz verirdi. Ama hiçbir zaman sözünde durmadı. Kısır bir döngü gibi, kavga, şiddet, gözyaşı tekrar tekrar yaşanıyordu.
Annem artık dayanamıyordu. Bir gece beni yanına aldı ve evden çıkıp anneanneme gittik. Evimizden biraz yukarıda, bahçelerin arasında, yeşillikler içinde küçük bir evdi. Oraya vardığımızda annem derin bir nefes aldı, sanki biraz olsun yükünü bırakmak ister gibi…
Anneannem kapıyı açar açmaz sarıldı bize. Annem daha bir şey söylemeden gözyaşları akmaya başladı. O an salonda üç kuşak bir araya gelmiştik: bir anne, bir kız ve ben… Sessizlik çok sürmedi. Annem ağlayarak anlatmaya başladı. Anneannem de gözyaşlarını tutamıyordu.
Kulağımda en çok anneannemin sözleri kaldı:“Kızım, ben çektim… Sen çekme. Kaç, kurtar kendini.”
O an küçük yüreğimle bile bu cümlenin ağırlığını hissetmiştim. Sanki acı, annemden bana, anneannemden anneme miras gibi aktarılıyordu.
Orada kendimi daha güvende hissediyordum. Annem yine beni öperek ve sarılarak uyutmuştu. Ama sabah uyandığımda ne annem, ne de anneannem yanımdaydı. Tüm evde annemi aradım, ama bulamadım. Merak ve korku birbirine karışmıştı.
Bahçeye doğru çıktım; anneannem ve dedem oradaydı, elleri toprakta bahçe işleriyle uğraşıyordu. “Annen gitti, kızım. Biraz işleri var, geri gelecek, bekle sen,” dedi anneannem. Ama beklemek istemedim. Babamın anneme daha fazla zarar vermesinden çok korkuyordum.
Anneannemin evine giderken mezarlıklı bir yol vardı. Orası çocuk yüreğime çok ürkütücü geliyordu, ama annemi beklemek yerine gizlice yola çıktım. Koşarak o korkutucu yolu geçip eve doğru ilerledim.
O sırada komşumuzla karşılaştım. Beni görünce sarıldı ve gözyaşlarını tutamadı. Ben de onun kucağında ağlamaya başladım.
Komşumuz bana sarılırken gözleri doldu ve hıçkırarak konuştu:“Ah kızım, çok üzülüyorum… Anneni çok özleyeceğim.”
“Niye ki abla? Annem evde zaten,” dedim, şaşkın ve korkmuş bir şekilde.
Komşum gözlerini yumdu, derin bir nefes aldı ve yavaşça söyledi:“Bilmiyor musun kızım… Bu sabah annen vedalaştı ve gitti. Bir daha gelmeyecekmiş buralara.”
O an yüreğim dondu. Dünya sanki sessizleşti, zaman durdu. Annem… bir daha geri gelmeyecek miydi?
“Hayır abla, saçmalama! Annem bizi bırakmaz, kıyamaz. bensiz gitmez!” diye bağırdım.
Sözlerim kendi korkumu bastırmaya yetmese de yokuşlu yollarda düşe kalka koşmaya devam ettim. Her adımda kalbim deli gibi çarpıyor, annemi bir an önce görmek istiyordum

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…