Tutsak Kalbim kitap kapağı

4. bölüm / 5

Tutsak Kalbim

3.BÖLÜM

Vaveyla Yazarı: lavinya yazarr

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 5Şu an: 3.BÖLÜM

Tiktok:laviinya_lll

Keyifli okumalar💖

Akşam olmuştu. Tüm hazırlıklar bitmişti ve misafirler gelmeye başlamıştı. Hiçbir şey istediğim gibi olmuyordu. Benim hayallerim vardı. Okuyup başarılı bir avukat olacaktım. Ama bir töre uğruna her şey mahvolmuştu. Hayatım kararmıştı.

Uzun düşüncelere dalmışken kapı çaldı. "Gel," dedim ve içeri Elif girdi. "Asel, çok güzel olmuşsun," diyerek bana sarıldı. Gözlerim dolmuştu. "Elif bak, ağlatma beni," dedim sesim titreyerek. "Sakın!" diye bağırdı Elif. "Sakın ağlama, makyajın bozulmasın," dedi.

Elif'in bu dediğine göz devirdim. Hemen sonra odaya halam girdi. "Asel kızım, hadi herkes seni bekliyor," dedi ve gözleri doldu. "Aselim, çok güzel olmuşsun," dedi bana bakarak.

"Teşekkür ederim hala," dedim gülümseyerek. Aşağı indik. Konağın bahçesi süslenmişti ve fazlasıyla kalabalıktı. Kına sadece kadınlar arasındaydı. Herkes mutluydu, şarkı çalıyordu ve herkes oynuyordu. Ben hariç.

Elif ne kadar ısrar etse de kalkmamıştım. En kötü günümde oynayamazdım.

Kınanın yakılacağını söylediler ve beni ortaya aldılar. Başımı kırmızı bir duvakla örttüler ve etrafımda dönmeye başladılar.

Yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar
Aşrı aşrı memlekete kız vermesinler

Diyordu şarkı.

Annesinin bir tanesini hor görmesinler
Annesinin bir tanesini hor görmesinler

Gözümden yaş aktı. Ne annem vardı ne babam. Tek başımaydım.

Uçan da kuşlara malum olsun.
Ben annemi özledim.
Hem annemi hem babamı
Ben köyümü özledim.

Ben annemi çok özlemiştim. Onun o güzel gülümsemesini, güzel bakışlarını ve mis kokusunu çok özlemiştim.

Babamın bir atı olsa binse de gelse.
Annemin yelkeni olsa açsa da gelse.
Kardeşlerim yollarımı bilse de gelse.

Atın olsa binip gelir miydin baba? Yelkenin olsa açıp da gelir miydin anne?

Uçan da kuşlara malum olsun
Ben annemi özledim
Hem annemi hem babamı
Ben köyümü özledim

Beni nasıl bir hayat bekliyordu, kim bilir. En acısı da ne biliyor musunuz? Babamın katiliyle evlenmem. Artık intikamımı almadan duramazdım, bunu en kısa zamanda yapacaktım. En kısa zamanda intikamımı alacaktım. Ne pahasına olursa olsun.

Şarkı bitmişti. Ağlamaktan ben de bitmiştim. Halam duvağımı açtı. Gözleri yaşlıydı. O da ağlamıştı.

Şu anda annem ve babam yanımdayken sevdiğim adamla evlenmek vardı... Gerçekler acıtır. Hem de çok.

Elime kına sürülecekken Elif, "Gelin elini açmıyor," dedi ve Baran Ağa'nın annesi Helin Hanım elime altın koydu. Kınam yakılmıştı. Herkes yine kendi halinde oynamaya başlamıştı. Ben ise yine bir köşeye çekilmiş oturuyordum.

Biraz sonra bir kızın bana doğru geldiğini gördüm. Bu kızı ilk defa görüyordum. Bugün için gelen görevlilerdendi herhalde.

Kız bana, "Asel Hanım, Baran Ağa dışarıda sizinle görüşmek istiyor," dedi. Ama Baran Ağa geleceğinden hiç bahsetmemişti. Bir şey mi olmuştu yoksa? Ayrıca benimle neden görüşmek istesin ki?

"Tamam, beni onun yanına götür çabuk," dedim kıza. Kız başını salladı ve insanlara görünmemeye çalışarak dışarı çıktık.

Kız beni kömürlüğün olduğu yere doğru getiriyordu. Koskoca Baran Ağa benimle neden kömürlükte görüşmek istesin ki? "Baran Ağa kömürlükte mi?" diye sordum kıza.

Kız başını sallayarak, "Evet, insanlara görünmek istemediği için sizi burada bekliyor," dedi ve kömürlüğün kapısını açtı.

İçerisi karanlıktı. İki adım atıp içeri girdiğimde karanlıktan hiçbir şey göremiyordum.

"Kozcuoğlu!" diye seslendim ama cevap veren olmadı. Beni buraya getiren kıza döndüğümde kız hızla dışarı çıkıp kapıyı kapatmıştı.

Kapıya doğru koştum ve kapıyı yumruklamaya başladım. "Açın kapıyı! Kimse yok mu? Kozcuoğlu nerede!" derken ensemde bir nefes hissettim.

"Sürpriz!" dedi kalın bir erkek sesi ve kömürlüğün ışıkları açıldı. Bu sesi daha önce duymuş gibiydim. Arkamı döndüğümde o adamı gördüm.

Cevdet...

Evet, bu bana vurmaya kalkışan adamdı. Ama yüzünün bazı yerlerinde morluklar vardı. Peki burada ne arıyordu? "Senin ne işin var burada?" dedim karşımdaki adama. Adam demeye bin şahit ister.

"Yaptıklarının bir bedeli illaki olacak, küçük hanım. Senin yüzünden yüzüm bu halde," dedi Cevdet hafif bağırarak. Şu an gerçekten korkudan titriyordum.

"Ne bedeli, ne saçmalıyorsun sen? Hem ben sana hiçbir şey yapmadım," dedim titrek sesimle. Cevdet üzerime doğru yürümeye başlamıştı.

Beni baştan aşağı süzerek, "Senin gibi bir kız nasıl oldu da Baran Ağa gibi bir adamla evlenmeyi kabul etti, hayret," dedi pis sırıtışıyla.

Haklıydı. Hem de çok haklıydı...

Ama bu evlilik intikamımı almak için elime geçen bir fırsattı. İntikam planım değişmişti. Baran Ağa'nın ölü bedenine tükürmeme sadece günler kalmıştı. Tabii buradan sağ salim çıkabilirsem.

Cevdet yeniden konuşmaya başladı. "Baran Ağa seni hak etmiyor. Onu daha tanımıyorsun," dedi. "Ama madem Baran Ağa'nın malı olacaksın, tadına bir de biz bakalım," dedi ve beni yere iterek zorla boynumdan ve kollarımdan öpmeye başladı.

Onu üstümden itmeye çalışırken, "Ne yapıyorsun!? Bırak beni. Hala! Yenge! Yardım edin!" diye bağırdım.

"Rahat dur!" diye bağırdı Cevdet. Gözümden akan yaşlar durmuyordu. Sesim çok fazla bağırmaktan artık çıkmıyordu bile.

"Yardım edin... Lütfen," dedim neredeyse hiç çıkmayan sesimle. Ve birden kömürlüğün kapısı hızla açıldı. Kapının açılmasıyla Cevdet üzerimden kalktı.

Baran Ağa gelmişti...

Öfkesi kömür karası gözlerinden bile belli oluyordu.

Baran Ağa Cevdet'in üzerine yürümeye başladı ve, "Orospu çocuğu, senin belanı sikmeyenin ağalığını siksinler," diyerek Cevdet'in suratını yumrukladı.

Ben ise kenarda oturmuş ağlamaya devam ediyordum. Bu kadar güçsüz olamam.

Baran Ağa bunu görmüş olacak ki arkasındaki adamlara, "Semih, alın bu şerefsizi bizim mekâna. Geldiğimde kırılmamış kemiği olmayacak!" diye bağırdı.

Adamlar Cevdet'i alıp çıkarmışlardı. Kömürlükte sadece Baran Ağa ve ben kalmıştık.

Baran Ağa bana yaklaşarak, "Ağlamayı kes!" diye bağırdı. Bağırmasıyla ağlamam daha da şiddetlendi.

Kendi kendine bir şeyler söyleyip yanıma geldi ve bana sıkıca sarıldı. "Tamam, ağlama geçti," dedi sakin bir sesle.

Ben de hıçkırarak, "O bana... Dokundu, o bana," dedim ağlamaya devam ederek.

"Nerene dokundu?" diye sordu Baran.

"Boynuma... Boynuma ve kollarıma," dedim.

Baran Ağa'nın sinirlendiği nefes alışından anlaşılıyordu.

"Tamam, çıkalım buradan," dedi ve beni kucağına alarak kömürlükten çıktı.

Kucağına almasına sesimi çıkaramayacak kadar kötü durumdaydım.

Konağın avlusuna girdiğimizde yüzümü Baran Ağa'nın göğsüne yasladım. Şu an kimsenin bu halimi görmesini istemiyordum. Ardından koşarak yanımıza gelen Zümrüt Halam'ın sesi duyuldu.

"Asel kızım! Ne oldu sana!?" dedi halam telaşla. Ama benim şu an ne açıklama yapacak ne de tek kelime edecek hâlim yoktu.

Baran Ağa durumun farkında olacak ki konuşmaya başladı. "Odası ne tarafta?" diye sordu halama.

Halam yukarıyı göstererek, "Yukarıda ikinci kapı," dedi.

Baran Ağa beni odamın olduğu kata çıkardığında, "Bırak beni, yürüyebilirim," dedim ve anında ayaklarım yerle buluştu. Karşımdaki yüzünde hiçbir ifade olmayan adamın suratına bakmayı keserek odama yürüdüm. İki adım atmamla yerle buluştum.

"Yürüyebilirim diyen kadın şu anda yerlerde sürünüyor," dedi ağa bozuntusu ve beni kolumdan tutarak odama sokup kapıyı kapattı.

"Sen ne yapıyorsun?" dedim öfkeyle.

"Anlat," dedi Baran Ağa sert sesiyle.

"Neyi anlatayım?"

"Bu olanları. Senin o adamla orada ne işin vardı? En başından anlat," dedi Baran Ağa.

"Tanımadığım bir kız yanıma geldi. Onu ilk defa gördüm. Ben de kına hazırlıkları için gelen kişilerden biridir diye düşündüm," diye anlatmaya devam ederken Baran Ağa sözümü kesti.

"Hangi kız? Bu kızın ne alakası var bu olanlarla?" diye sordu. Bu adam sabretmeyi hiç bilmez miydi?

"İzin verirsen anlatacağım," dedim ve devam ettim. "Kız bana 'Baran Ağa geldi, sizinle görüşmek istiyor' dedi. İlk önce şaşırdım tabii, koskoca Baran Ağa kapıma gelmiş. Her neyse, sonra kız beni kömürlüğe yönlendirdi ve senin burada olduğunu, kimseye görünmemek için burayı seçtiğini söyledi. Ve beni kömürlüğün içine kapatıp gitti."

Derin bir nefes aldım. "Sonra onu gördüm." Gözlerim dolmuştu. "İlk önce bir şeyler konuştu, sonra be—" derken Baran Ağa yine sözümü kesti.

"Tamam, devam etme. Ne söyledi sana?" dedi ve odanın kapısı açılarak elinde ilaçlarla içeri halam girdi.

"Aselim. Kızım, ne oldu sana, anlat hele?" diye sordu.

Anlatmaya başladım. "Kalabalıkta daraldığım için dışarı çıkmıştım, biraz nefes alabilmek için. Sonra bir an başım döndü, gözlerim karardı ve kendimi yerde buldum." Tabii ki gerçek haliyle anlatamazdım. "Gözlerimi açtığımda Baran Ağa yanımdaydı, gerisini biliyorsun zaten," dedim.

"Şimdi daha iyisin değil mi? Bak ilaç getirdim, iç iyi gelir," dedi halam. Halamın bu endişesi yüzümde küçük bir tebessüm oluşturdu.

"İyiyim halacığım, merak etme sen," dedim gülümseyerek. Halam da gülümsememe karşılık verdi ve Baran Ağa'ya döndü.

"Sağ ol oğul, sen olmasaydın belki de Aselim daha ne kadar orada kimsenin haberi olmadan kalacaktı," dedi halam.

Baran Ağa, "Önemli değil. Ben artık gideyim, siz de dinlenin. Yarın düğün var malum," dedi. Son kurduğu cümleyi beni delirtmek için söylediğini çok iyi biliyordum. Öküz ağa, ne olacak.

Baran Ağa ve halamın odadan çıkması üzerine üstümdekileri çıkarıp kendimi duşa soktum. Bugün yaşadıklarım aklıma geldikçe vücudumu kızartarak yıkanmaya başladım.

Biraz sonra duştan çıkıp üzerime temiz giysiler giyerek kendimi yatağa attım ve derin bir uykuya daldım...

Bölüm sonu...

Umarım beğenmişsinizdir bölümü.Yorum yapıp oy verelim lütfen yorum ve oyları gördükçe daha fazla yazma isteği geliyor.İnstagramdan kitap hakkındaki fikirlerinizi yazabilirsiniz.

4.bölüm için;
5oy
5 yorum

Seviliyosunuz💖🦋

Tiktok&İnstagram:laviinya_lll

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

34okunma 3beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18