1. bölüm / 2
Tutsak1. Bölüm Zamanın Esirleri
Bölümler 2Şu an: 1. Bölüm Zamanın Esirleri
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Tutsak
Bu hikayeyi yazarken BL’den esinlendim. Olaylar farklı fakat benzerlikler içerir. Okunma sayısına göre bölüm süreleri uzayabilir. Umarım beğenirsiniz,keyifli okumalar.💗
Giriş
“O gün erken uyanmak zorunda olmaktan nefret ederek başladım güne daha ne kadar bir günden nefret
edeceğim, bilmeden”
1. Bölüm
Erkenden uyanıp hakime kıyafetlerimi giyip abartı olmayacak bir makyaj yapmıştım. Erken uyanmaktan ne kadar
nefret etsem de önemli bir dava olduğunu söyleyip acil gelmem gerektiğini söylediklerinde buna mecbur kalmıştım.
Evden çıkıp arabama bindim ve arabamı çalıştırarak yola çıktım. Kimin davası olduklarını söylememişlerdi mecburen
gidince öğrenecektim. Yaklaşık 30 dakika sonra mahkemedeydim. Belirlenen duruşma salonuna doğru ilerlerken
telefonumu sessizse aldım. Duruşmanın gerçekleşeceği salona girmeden önce gerekli dosyaları alıp evrakları
imzaladıktan sonra dosyayı kurcalamaya başladım, ta ki o ismi görene dek. “Savaş Çetiner”. Bu isim bizzat ülkenin en
tehlikeli olan örgütün kurucusu Tolga Çetiner’in babası Savaş Çetiner’di. Bu davayı neden bana verdiklerini
sorgulamadan duruşma salonuna girdim. Avukatlar gerekli açıklamayı ve savcı gerekli konuşmayı yaptıktan sonra sıra
kararı açıklamaya geldiğinde ellerimin buz tuttuğunu hissedebiliyordum. Sanık Savaş Çetinel’in suçu cinayetti ve
delillerin çoğu bu suçlamanın doğru olduğunu gösteriyordu.”Karar verildi. Sanık Savaş Çetiner’in cinayet suçlamasıyla
yargılandığı duruşmada sanığın müebbet hapis cezası alması gerektiğine kara verilmiştir.” İşte o an söylediğim bütün
bu cümlelerin hayatımı bu denli karıştıracağını bilseydim asla o gün o duruşmaya girmezdim. Kararı verdikten sonra
duruşma salonundan çıkıp arabama doğru ilerledim. Sessizde olan telefonuma önemli bir mesaj veya arama var mı diye
bakmaya karar verdim. Baktığımda gördüğüm şey ise gizli numaradan 47 cevapsız arama olmasıydı. Aramaya geri
döndüğümde karşı tarafın verdiği cevap “eğer ailen yaşasın istiyorsan o duruşmadan vazgeçecektin hakime hanım.
Şimdi ya göndereceğim adrese gelirsin yada her şeyinden vazgeçersin.” Dediğim cevaba ise ne kadar korkumu
yansıtmamaya çalışsamda anlaşılıp anlaşılamadığından emin değildim. “Ne zırvalıyorsun sen be! Tehdit ile iş
yapacağımı sanıyorsan çok yanılıyorsun gizemli!” Bu tepkimi komik bulduğunu düşünüyordum çünkü gülerek “çok
komiksin hakime hanım ama ailenin elimizde olduğunu bilmen gerek diye düşünüyorum.” “Bir cevap vermediğine göre
Kalakalmış olmalısın değil mi hakime hanım. Bende öyle düşünmüştüm. Gönderdiğim adreste bekliyor olacağım.”
Telefon yüzüme kapatılınca olduğum yerde tam da dediği gibi kalakalmıştım ve şoku atlatabildiğimi söylesem olduğum yerde çarpılırdım. Hızlıca
arabama binip gönderilen adrese doğru yola çıktım. Geldiğim yer ıssız ve kimsenin olmadığı bir yerdi. En azından ben
öyle sanıyordum “vayy kimleri gördüm böyle,hakime hanım gelmiş hoş gelmiş” diye ortaya çıkan Tolga Çetiner’i görene
dek. Ve tabiki tek gelmek olmayacağı için adlarını bilmediğim 4 kişi daha gelmişti. Şaşkın bakışlarımı gördükleri anda
kendilerini tanıtmaya başladılar. “Ben Sdney,memnun oldum.” “Bende melon,kavunu çok seviyorum ismimdende
anlaşılacağı üzere.” “Ben Taner,çok memnun oldum.” Dedi çapkın bir gülüşle. “Bende Porsche, çok hızlı koştuğum ve
hızlı hareket ettiğim içim bu lakabı aldım.” Dedi zayıf, siyah giyinimli, siyah saçlı bir kız. Ben onlara bakarken Tolga
“hakime hanım geldiğine göre ve herkes kendini tanıttığına göre sadede gelebiliriz.” Dedi. “Asıl seni buraya çağırma
amacımız babama müebbet hapis cezası vermen fakat asıl olay hapse girmesi değil orada kimse bilmese bile gizli gizli
işkenceye uğrayacağı çünkü herkes onun benim babam olduğunu biliyor bunun için ülke yönetimi onu ortadan
kaldırmak çok dikkat çekeceği için çeşitli işkenceler uygulayacak. Nereden bildiğimi tahmin etmişsindir çünkü ben çok
daha ağırlarına katlandım.” Artık ellerim titriyordu tam konuşacağım sırada sözümün kesip “merak etme aileni esir
falan almadım ben cani biri değilim” bunu derken gülüyordu. Bu sırada konuşup “ne istiyorsun?” Diye çok mantıklı bir
soru sordum. Cevabı ise “ona ve bana en büyük işkenceyi uygulayan kişiyi öldürmeyi.”
Bölüm etkileşimi
