3. bölüm / 3
The Sun Always Rises? | MinsungStop Crying Your Heart Out - OASIS - 3
Bölümler 3Şu an: Stop Crying Your Heart Out - OASIS - 3
- 1 DROWNING IN THE DARK - 1418 kelime
- 2 SEEING THE LIGHT ESCAPED FROM THE CURTAIN-2379 kelime
- 3 Stop Crying Your Heart Out - OASIS - 3600 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Telefonu kulagimdan ayirdigim gibi kapatma tusuna bastim ve telefonu cebime tepistirdim.
“Ee, birseyler icmeye ne dersin? Hazir gelmisken bos gondermeyeyim.”
“Ne olursa, senin icin hangisi en uygunuysa.”
Telefonu bu kadar aceleyle kapattigim ve telefondakinin babam oldugunu duydugundan dolayi bana garip garip baktigini hissettim arkamdan.
“Sen gec otur, ben hemen geliyorum. Cok surmez.”
Ardindan tekrardan arkami dondum oncesinde sicak bir gulumseme gostermeyi unutmayarak.
Fermuar sesinden anladigim kadariyla fotokopiyi cantasina sikistiriyordu, isi uzun surmezdi bu yuzden hizli olup bekletmemeye calistim.
“Bu arada, biraz cay yapacagim. Pudingimiz var istersin, degil mi?”
“Sevinirim.”
Burnundan kesik kesik dokulen nefesler kikirdadigina isaret veriyordu,o anda acaba evde bekleyen benimkinden farkli bir ailesi var mi veya kardesi diye dusunmeye basladim, ayrica gozlerindeki pariltilar cok hosuma gitmisti, itiraf etmeliyim.
Cay sonunda demlendiginde harcliklarimi biriktirerek aldigim ama annemin bir kez bile ilgilenmedigi cay bardaklarimi cikardim. Gozlerim gibi bakmistim onlara bu gune kadar.
Bardaklarin ici sicak cay ile doldugunda pudingi buz dolabindan cikardim ve hepsini koltuklarin onundeki minik sehpaya koydum.
“Daha yeni tanistik, beni evinde agirlamanin ve bana sirtini donmenin guvensiz olacagini dusunmuyor musun?”
“Hayir, birseyler bana sana guvenebilecegimi soyluyor.”
Havaya kalkan kaslarini izlerken dudagina giden fincanimin elinde ne kadar zarif durdugunu fark ediyorum, sanirim kesinlikle bu gecem bu cocuk hakkinda dusunmek ile gececek.
“Seni burada cok tutarsam, ailen meraklanir mi?”
Ani sorum ile puding yeme keyfini boldugum oglanin gozleri ilk basta kollarimdaki yara bantlarinda ardindan gozlerimde geziniyor, genelde rahatsiz oldugum bu hareket, beni suan rahatsiz etmiyor gercekten.
“Hayir, genellikle eve gec giderim zaten, beni istedigin kadar tutabilirsin.”
Hosuma giden cevap ile kafami saga cevirdim, kizardigimi hissettigimde gercektende daha biraz once tanistigim bir cocukla flort ediyormus gibi hissettim.
Ama kesinlikle onu iyice taniyana kadar olmazdi. Asla olmazdi. Annem gibi olamazdim bu benim ne kadar alcak oldugumu gosterirdi, en az annem kadar.
“Ne tur sarkilar dinlersin?”
Sordum, bagdastirip hayal kurabilecegin sarkilar kesinlikle olmaliydi.
“Oasis seviyorum.”
“Ne?”
“ ‘Oasis seviyorum’, dedim.”
Saka mi yapiyordu yoksa benim sevdiklerimi arastirip da mi gelmisti bilmiyorum ama bu cocukla yakin olma istegim artiyordu.
“En sevdigim grup..”
Diye dokuldu agizimdan uc fisilti, duydugunun isareti dislerini gostererek bana bakmasiydi.
“En sevdigin sarkilari ne?”
Duydugunun bir isareti daha, Oasis’i duyunca hizlanan kalp atislarim, sarki secemeyecegimi soyluyordu bana ama yinede beni en cok etkileyeni sectim.
“Stop Crying Your Heart Out.”
“Evde kasetlerim de var, bir ara dinlemeye gelmek ister misin, beraber dinlemek isterim.”
Kocaman acilan gozlerim ve havaya kalkan kaslarimi gizlemeyerek elimi kendime goturdum.
“Ben mi? Genellikle birileri beni evine davet edecek olsa birseyler calacagim diye korkar.”
“Inanmiyorum, iyi biri oldugunu biliyorum ya, o bana yeterli.”
“Tesekkur ederim..”
Dedim dolan ve buyuk ihtimalle kizarmis gozlerimle. Kimse daha once bana boyle muamele etmemisti.
“Cumartesiye uygun musun? Ailem evde yok cumartesi.”
Aklima annemin gecen gece telefonla konusmasini duydugum geldi, cumartesiye yine birinin hayat kadini olmaya gidecekti ve yine gec gelecekti yani, cumartesi bana uygundu.
“Kesinlikle, uygunum.”
Pudingini bitirdikten sonra yer arayan gozleri, sohbet arasi ile dudaklarina emir vererek izin istedi.
“Ben artik gitsem?”
Hosnutsuzluk ile dudagimin sag tarafi kivrilirken cevap verdim.
“Tabii.”
Coktan toplamis oldugu cantasini sirtina takarak benimle birlikte kapiya kadar yurudu.
Ayakkabilarini giyerek hala birseyler mirildaniyordu gitmek istemedigi ama zorunda oldugu hakkinda.
Giyimini tamamen bitirdiginde yeniden dogruldu ve tekrar goz goze gelmemizi sagladi, hazir olmadigim bir soru ile birlikte.
“Peki.. Sarilabilir miyiz?”
Pek aliskin olmadigim sorular yuzunden izin verip veremeyecegimi bilemiyordum ama daha onceden sarilmistim arkadaslarima, abartmaya gerek yoktu, degil mi?
Kollarimi actim ve kollarini bana dolamasi icin bekledim. Doladiginda kokusunu icime cektigimi fark etmemistim bile.
Ayrildigimizdaki bosluk hissi butun kalbimi tek basina doldurmaya yetecek nitelikteydi.
“Bu cumartesi gorusuruz.”
El salladi ve ardindan gozlerinin gorunmemesini saglayarak gulumsedi.
“Gorusuruz.”
Gidisinin ardindan acik kalan kapida biraz bekledikten sonra nihayet ev tekrardan sessiz sedasizdi.
Bölüm etkileşimi
