2. bölüm / 3
The Sun Always Rises? | MinsungSEEING THE LIGHT ESCAPED FROM THE CURTAIN-2
Bölümler 3Şu an: SEEING THE LIGHT ESCAPED FROM THE CURTAIN-2
- 1 DROWNING IN THE DARK - 1418 kelime
- 2 SEEING THE LIGHT ESCAPED FROM THE CURTAIN-2379 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 Stop Crying Your Heart Out - OASIS - 3600 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Tam eridiler derken calan kapiyla irkildim. Bu saatte evimizi kimsenin ziyarete gelecegini sanmiyordum, sabahin bir korunde. Komsularimizla da zaten annem yuzunden on yargiyla yaklasilmiyorduk.
“Geldim!”
Kapinin kilitlerini cevirdikten sonra manzaram ile irkildim. Bizim siniftan bir cocuk kapinin onunde duzgun saclari, yeni utulenmis kiyafetleri ve al yanaklariyla boncuk boncuk bakiyordu.
Kaslarimi yukari kivirdim ve gozlerimi kistim, adini cikartmaya calistigimi anlamis olacak ki, konusuverdi.
“Minho. Lee Minho.”
Ardindan elini uzatti. Hic tanismamistik tabii, kendimi soyutlamayi secmistim donemin basindan beri. O ise yeni gelmisti.
“Iceri gecebilir miyim? Ailen var mi, rahatsiz etmeyeyim?”
Yapacagim en boktan karar da olsa, evde kimse olmadiginda hakkim vardi, degil mi?
“Tabii, buyur.”
Diyerek cekildim kapinin onunden, Minho etrafa bakarak iceri gectiginde ise neden geldigini ve neden iceri gecmek istedigini canim pahasina merak ediyordum.
“Dun yoktun, degil mi?”
“Evet, mudur falan sikayet mi etti?”
Annemi aramis olsa bile annem acmamis olmaliydi, o kadar mesgul ki.
“Hayir. Sadece edebiyat hocasi projeleri verdi nihayet, beraberiz.”
Dudaklarim islik calarmis gibi kivrilirken edebiyat icin yazabileceklerimi kafamda kurmaha baslamistim. Yazmayi severdim, ozellikle siirler.
Minho ise bu arada koldugun arkasina ellerini dayayarak yaslandi ve goz goze kalmamizi sagladi.
Ellerimi boynumda ve birbirleri uzerinde gezdirirken konustum.
“Peki, ne yapmayi dusunuyoruz?”
Sadece siir yazmaktan ibaret olamazdi edebiyat projesi, illaki bir sey sunmamiz gerekiyor diye biliyordum.
“Uluslar arasi edebiyat projelerinin oldugu bir sunum yapabiliriz diye geldi aklima. Baska fikrin olursa soyleyebilirsin.”
“Hayir, ama olursa soylemekten cekinmem, merak etme.”
Kafa sallayarak gozlerini ustumde gezdirdiginde sadece bunun icin evime girme izni istemis olamayacagini dusundum.
“Odani gorebilir miyim? Ve senden bir istegim daha olacak.”
Yol vermek icin elimi yonlendirirken refleksimi son anda engelleyip sirtindan tutup sacma bir duruma dusmekten kurtulmustum.
“Istegin nedir?”
Odamin esiginden iceri girdigimizde, izin vermemi veya vermememi umursamadan yatagin ustune oturmustu Minho, sorun etmedim, en azindan bir arkadasim evime gelmisti degil mi? Ilk arkadasim.
“Matematik hocasinin dagittigi fotokopilerden, benimkinin sende oldugunu soylediler. Evinin bizimki ile kardes sitede oldugunu bildigimden geleyim dedim.”
Evime girmek icin pek gecerli bir sebep degildi fakat yine de kabul edilebilirdi. Cantamdaki dosyayi aramaya basladim ve en son buldum ustu stickerlar ile kaplanmis dosyayi.
“Iste.”
Matematik fotokopisini uzatirken telefonumun zonkladigini fark ettim, kim ariyor olabilirdi ki? Misafiri de yalniz birakmak olmazdi, yaninda iken izin istedim ve telefona yanit verdim.
“Alo.” dedi telefondaki ses.
“Alo?” diyerek karsilik verdim.
“Hannie, sukurler olsun ki yanit verdin.”
“Baba..?”
Bölüm etkileşimi
