2. bölüm / 2
Teslim ol, huzur bul2. Sevgi İsrafı
Bölümler 2Şu an: 2. Sevgi İsrafı
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
İnsan, içinde hiç sönmeyen bir huzur arayışıyla yaşar. Gün ne kadar zor, ne kadar karanlık geçerse geçsin, bir yerlerde ferah bir sabahın kendisini beklediğine inanarak yoluna devam eder. Çünkü insan, acı çekmek ve sıkıntı içinde kaybolmak için yaratılmamıştır.
İnsanın yaratılışındaki asıl gaye; ebedî güzellikler içinde, altından ırmaklar akan cennet yurtlarında huzura kavuşmaktır.
Nitekim Rabbimiz İnsan suresinde şöyle buyurur:
“Sabretmelerine karşılık Allah onlara cenneti ve ipeği verir. Orada koltuklara yaslanırlar; ne yakıcı bir güneş ne de dondurucu bir soğuk görürler. Cennet ağaçlarının gölgeleri üzerlerine sarkmış, meyveleri kolayca erişebilecekleri şekilde yaklaştırılmıştır.”
İnsan ruhu aslını, yani ait olduğu yeri özler. Bu yüzden:
Kuşlar gibi özgürce uçmak ister,
Dert ve kederden hoşlanmaz,
Ağır sorumluluklar omuzlarına yük olur,
Hastalık ve acıdan kaçınır,
Olumsuzluklara kapalıdır.
Çünkü insanın özü cennete aittir ve orada insana eziyet veren hiçbir şey yoktur.
İşte insanın imtihanı da tam burada başlar.
Kalbin asıl vazifesi Allah’ı anmaktır. Bu yüzden kalbe, yaratılış gayesini yerine getirebilmesi için yardımcı olmak gerekir.
Nitekim Kur’an’da şöyle buyrulur:
“…Biliniz ki, kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur.”(Ra’d, 28)
İnsan, cennetin huzurunu dünyada arar; fakat çoğu zaman Allah’tan başkasına yönelerek dünya bataklığına saplanır. Oysa kalp, Allah’ın nazargâhıdır ve O’na aittir.
Dış görünüşünü beğenememek, lüks ve israfa kaçmak, halk nazarında önemli ve saygın kişi olmaya çalışmak, aşırı mal ve evlat sevgisi, kalbi dünyaya bağlar ve insanın hayatına pek çok sıkıntı getirir.
Peki insan bu durumda ne yapmalıdır?
Kalbin başına bir bekçi koyar gibi, Allah’tan uzaklaştıran her şeyi kalpten temizlemek gerekir. Lüzumsuz, insanı Hak’tan uzaklaştıran düşünceler daha filizlenmeden uzaklaştırılmalıdır.
Çünkü her şeyin bir yaratılış amacı vardır:
Nasıl ki geceleri üzerimize örttüğümüz yorganın görevi bizi ısıtmaksa, nasıl ki ayna sadece karşısındakini yansıtmak için varsa; kalbin de tek vazifesi Rabbini tanımak ve O’nu hatırlamaktır.
Kalp, dünyayı değil; Hakk’ı yansıttığında huzur bulur.
İnsanın gerçek mutluluğu, ait olduğu yere yönelmesindedir. Ve o yön, her zaman yüce Mevlamız Allah’a dır.
Bölüm etkileşimi
