1. bölüm · Ters Kalp
Bizi Önce Terk Edenler
İnsan, kaybettiğini sandığı şeylerin aslında kendisini terk ettiğini çok sonra anlarmış.
Küçükken annemin beni sevmeme sebebinin davranışlarım yüzünden olduğunu düşünürdüm. Annem beni çirkin olduğum, iyi bir evlat olmadığım için sevmiyor sanıyordum ama bu doğru değildi. Annem çok iyi bir eş olsa da çok kötü bir anneydi. Sık sık bana beni doğurduğu için ne kadar pişman olduğunu söylerdi, bense kulaklarımı kapatıp gitmesini, öfkesinin geçmesini beklerdim. Her ne kadar öfkelendiği kişi ben olamsamda... Beni ne kadar çok sevmiyorsa kardeşim Mert'i o kadar çok seviyordu, en azından ona annelik yapmıştı. Şu anda psikolog Yasmin Karaca olarak oturduğum masada bunları düşünüyordum çünkü az önce çıkan hastam annesiyle arasının ne kadar iyi olduğundan, birbirini ne kadar sevdiklerinden bahsetmişti. Benim ona iyi gelmem gerekiyorken oturmuş çocuk Yasmin'i dinliyordum, bunu yapmam gerekirdi çünkü ben işimi layığıyla yapmak istiyordum. Mesleğim benim herşeyimdi.
Alarm sesi yüzünden söylenerek
uyandım. Komodinden telefonumu
alıp saate baktım saat 06.12 di. işe
saat 10 da gidecektim. Öncesinde
kızlarla buluşmamız gerekiyordu. Lara
ve Selin'le. Kalkıp banyoya ilerledim,
pijamalarımı çıkarıp duşakabine
girdim. Oyalanarak duşumu aldım ve
çıktım. Vazgeçilmezim olan bakımımı
yaptım. Hızlıca saçlarımıda
şekillendirdim ve banyodan çıktım. Ev
çok sesizdi çünkü köpeğim uyuyor olmalıydı.
Giyinme odama ilerledim o anda
aklıma kızımı beslemediğim geldi.
Gözlerimi kocaman açarak "Betty"
dedim . Pamuk kızım bana koşarak
geldi. Kuyruğunu sallayarak üzerime
zıpladı. Kucağıma aldım."Kızımı
beslemeyi nasıl unuturum?" Mutfağa
doğru ilerledim mama pakedini açıp
kabına döktüm. Betty'i yere bıraktım.
"Afiyet olsun bebeğim anne dışarıya
gidiyor" dedim. Saate baktım saat 8
olmuştu. Nasıl bu kadar yavaş
olabiliyordum? Hızla giyinme odama
ilerledim. Dolabı açıp onlarca
kıyafete "Ne giyeceğim ben? " diye
mızmızlandım. Dışarısı sıcaktı. İşten
önce kızlarla buluşacağımı için kırmızı
bir yelek etek takımı giydim. Çorap
giymeyecek kadar sıcaktı.
Ayakkabılarıma baktım. Siyah stilieto
giydim, kırmızı tabanlar
vazgeçilmezimdi. Saat,küpe,kolye ve
bilekliklerle kombinimi tamamladım.
Teleofonuma gelen bildirim sesiyle
irkildim . Telofonu aldım. Lara nerde
kaldın yazmıştı. Cevap olarak hemen
geliyorum yazdım. Kombinim, saçım
tamdı. Evden çıkmak için Betty' mi
öpmüştüm ki makyajmi yapmadığımı
fark ettim . Hızla makyaj masama
koştum. Kızlar kesinlikle
öldüreceklerdi beni. Hemen hızlıca
bir makyaj yaptım. Evden çıkmaya hazırdım.
Aynadaki görüntümden
memnun kalmıştım. Dayanamayıp
story için birkaç fotograf çektim.
Hızla evden çıkıp asansöre bindim.
Asansörde komşum Egemen Bey de
vardı. Nazik bir bey olduğundan
benden önce davranarak "Günaydın
Yasmin" dedi.
"Günaydın Egemen Bey" dedim. Beye
özellikle vurgu yapmıştım. Çünkü
kızlara göre Egemen bana yürüyordu.
Bende hissetmiştim ama
önemsememiştim. Egemen oldukça
yakışıklı sarışın bir beydi. Kızlar tüm
güzel özelliklerin onda olduğunu
söyleyip Egemen'i bana övüyorlardı.
Egemen"Kaç kere konuştuk şu beyi
bir at diye" gülümsedi.
Gülümsemesine karşılık verdim.
Asansör durdu ve kapı açıldı,
asansörden çıktım. Diğer kızım olan
Aleve doğru yürüdüm .Evet Alev bir arabaydı.
BMW çok sevdiğim için
alıştım. Bindim olabildiğince hızlı
olmaya çalışarak buluşacağımız yere
ilerledim. Trafik çok yoktu.
Buluşacağımız kafenin önünde
durdum. Bordo baget çantamı da
koluma takarak arabadan çıktım.
Kafe kalabalık değildi. Kafeye girdim
gözlüğümü çıkarıp kızları aramaya
başladım. O anda bana el sallayan
Lara'yı gördüm.Yanlarına gelip
ikisinin ortasına oturdum.
Lara"Günaydın bu ne güzelik" dedi.
Lara çok samimi bir kızdı.
Selin"Günaydin" dedi. Aynı şekilde
ben de onlara . Lara çok mutlu
gözüküyordu"Kızlar Emir ile barıştık!"
dedi ve bir sevinç çığlığı attı.
Gözlerimi kocaman açarak"Ne nasıl
affeti mi seni?" diye bir soru yöneltim.
Selin"Asla barşmam diyordun ne
oldu?" dedi Lara göz devirdi.
"Arkadaşınızın mutluluğunu böyle mi
karşılıyorsunuz? Hem affedilmeyecek
ne yapmışım? Depresyondaydım
ayrıldım geri barıştım hiç öyle
bakmayın barışmayı ben değil o
istedi."
Şaşırmıştım doğrusu"Lara
senin depresyonların az ve öz"
kendimi göstererek"Ama senin
psikolog arkadaşın var" dedim. Lara
kıkırdadı"Onu boşver de Egemen ne
oldu? Kız bunu da kaçırma bak evde
kalırsın babam zengin mengin deme
iyi çocuk bir düşün".
Selin"Lara bu ne biçim düşünce
yapısı evde kalmak ne demek? Hem
Yasmin'in zengin kocaya ihtiyacı mı
var ? Arkasında dağ gibi babası
Adnan amcam, elinde de mesleği var." Sinirlenmişti.
Lara'ya döndüm"Ee boşver nasıl
barıştınız?" Dedikodu sevmezdim
ama bunu merak ediyordum.
Lara"İlk önce görüşmek istediğini yazdı
sonrada buluştuk, pisikolojimin ne
zaman iyi olursa beni
bekleyebileceğini söyledi. Bende
barıştım."
Selin"Aman sanki ne olmuş
babası ile kavga etmişler" dedi bıkkınlık la. Lara"Barış'la kavga ettiniz demi o
yüzden sinirini benden çıkarıyorsun?"
dedi. Selin'e baktım pantolon ve crop
giymişti ve üzerinde deri ceket vardı.
Kesinlikle Barış ile buluşacaklardı.
Emin olmak için"Burdan sonra
Barış'la buluşacaksın galiba" dedim.
Başını salladı. Barış'ın motoru vardı.
Selin onunla buluşacağı zaman
pantolon giyerdi. Saate tekrar
baktım ona geliyordu bugün sadece
bir randevu vardı. İşimi seviyordum.
Psikolog olabilmek için babamla iki
gün boyunca küsmüştüm. Bana
kıyamamıştı çünkü tek kızıydım. Bir erkek kardeşim,annem ve babam küçük bir aileydik , anneme göre ailesi üç kişilik olsa da... Kızlar birbiriyle tartışmaya
devam ederken masadan kalktım.
"Kızlar gitmem lazım onda randevu
var" ikiside ayağa kalktı sarıldık.
Hergün buluşmamıza rağmen onları
özlüyordum. İkisi ile de 6 yıldır
arkadaştık. Babamın arkadaşlarının
çocuklarıydı. Selin"Bu arada Yasmin
geçen gün tanıştırdığım Burak
numaranı istedi ne yapayım?"
Gülümsedim"Verme numaramı Burak
iyi hoş ama bana göre değil " dedim.
Lara "İkimizde senin
mutluluğun istiyoruz neden böyle
yapıyorsun?"diye sordu. Benim mutluluğumu
istiyorlardı ama ben birisi ile
olacaksam bunu kalbimle
yapmalıydım beynimle değil, yani ikisinde lazımdı ama önemli olan benim ters kalbimin o adamı seçmesiydi. Umarım ters kalbim kendisi gibi bir karar vermezdi .
"Hadi görüşürüz" dedim. El sallayarak
mekandan çıktım. Aleve binip kliniğe
doğru sürdüm. Klinik kafeye yakındı. On dakika sonra oradaydım.
Hemen içeri girdim kapıda danışman
olan Melisa'ya"Randevu sahibi
geldi mi?", dedim telaşla Melisa başını
salladı"Hayır Yasmin hanım henüz
gelmedi."Üst kattaki odama koşar
adım ilerledim hemen masama
oturup resmi görünmek için
derecesiz gözlüğümü taktım.
Üzerimdeki takıma uygun bordo
rengiydi. Bordo rengi mavi gözlerimi
ortaya çıkarıyordu. Genel olarak
güzel olduğumu düşünüyordum.
Siyah belime kadar saçlarım,minik bir
burun,beyaz ten, dolgun kırmızı
dudaklarım ve mavi gözlerle
güzeldim. Bunu çevremden sık sık
duyardım. Ayrıca fiziğimde
beğeniyordum sonuçta bir sürü spor
yapıyordum. Kendi kendime
düşünürken kapı açıldı. İçeriye uzun
boylu, kumral, kahverengi gözlü
oldukça yakışıklı bir adam girdi. Etrafta göz gezdirdiğini görünce
"Buyrun, oturabilirsiniz " dedim.
Oturdu"Merhaba Yasmin hanım"
dedi.
"Merhaba Beyefendi " dedim.
Duraksadım"Adınız nedir size hitap
edebilmek için bunu bilmeliyim"
dedim. Gülümsedi ve gözleri bir çizgi
halini aldı"Alaz " dedi. Alaz bey
pisikolojik rahatsızlığınız ne bilmem
ama gülüsünüz çok güzel demek
istedim. Kıyafetlerine baktım beyaz
bir gömlek, siyah kumaş pantolonu
ile düzenli gözüküyordu."Harika o
zaman seansa başlayalım mi? Dedim
ellerimi önümde birleştirerek.
Gülümsedi"Tabi başlayalım" dedi.
Klasik ilk soruyu sordum"Kendinizi
nasıl hissediyorsunuz?" Alaz Bey
oldukça beyfendi duruyordu.
