1. bölüm / 5
Tenha1.Bölüm
Bölümler 5Şu an: 1.Bölüm
- 1 1.Bölüm773 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 2.Bölüm801 kelime
- 3 3.Bölüm2.105 kelime
- 4 4.Bölüm803 kelime
- 5 5.Bölüm3.066 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Sokaktaki sesler kulağıma ilişiyordu. Araba sesleri. Esnaf bağırışları. Simitçi sesleri. Baktığında her şey normaldi. Ama bazı şeyler içeride saklı olurdu. Dıştan anlaşılmazdı. Mesela benim gibi.
Mesela dışarıdan bir insana baktığınızda "Acaba bugün nasıl hissediyor?" diye düşünüyor musunuz? Kimse böyle düşünmez, değil mi? Sadece dış görünüşe bakarız. Ama ben insanların içine odaklanırım. Ben de böyle biriyim işte. Dışım normal olabilirdi fakat içim için aynı şeyi söyleyemem. Ama artık bunların bir önemi yok. Ben bile bulamamışken kim olduğumu, insanların dışımdan anlamasını bekleyemezdim sonuçta.
Her zaman yaptığım gibi gündüz yürüyüşüne çıkmıştım. Tenha sokakların birine geçmek istiyordum. Burası fazla kalabalıktı. Biraz daha yürüdükten sonra amacıma ulaşmayı başarmıştım. Tenha sokakların birinden yürüyordum. Arkamda bir araba sesi duyduğumda ortasından yürüdüğüm yolun kenarına geçtim. Burada arabanın ne işi vardı ya? Araba yanımdan geçerken yoğun bir sigara kokusu aldım. Arabayı süren kişi her kimse sigarayı yüzüme yüzüme üflüyordu. O sigarayı alıp...
Sonunda yanımdan geçen araba sanırım yirmi ile falan gidiyordu. İki saatte geçememişti yanımdan.
Bulunduğum sokaktan çıktım ve başka bir sokağa geçtim. Yine diğer sokak gibi tenhaydı. Kahretsin, aynı araba yine arkamdan geliyordu. Bu araba benim önüme geçmemiş miydi? Nasıl peşimden geliyordu? Tekrar yanımdan geçtiğinde bu sefer o iğrenç sigara kokusunu almadım. Ve bu sefer daha hızlı geçmişti yanımdan. Neyse, bunları düşünmeyip eve gitsem daha iyi olacaktı, hem biraz dinlenirdim.
*Gece Saatleri*
Saat oldukça gecikmişti. On ikiye geliyordu. Telefonumun aniden çalmasıyla yerimden sıçradım. Sanırım dalmıştım. Telefonu elime alıp baktığımda dayımın aradığını gördüm. Telefonu açmaktan başka çarem yoktu. Ne oluyordu gece gece?
"Efendim, dayı." Sesim sitem edercesine çıkmıştı. Bu adamdan çok da hoşlandığım söylenemezdi. Ama beni himayesinde tutmaya çalışıyordu.
"Alya, neredesin?" Sorduğu soruya bak. Çatıdayım! Nerede olabilirim acaba?
"Evdeyim dayı, nerede olabilirim başka?" Sesim yine istemsizce sitem dolu çıkıyordu.
"Seninle bir şey konuşmamız lazım, hemen eve gel." Beni bu saatte evine mi çağırıyordu? Bu adamın sorunları vardı.
"Dayı, ne oluyor bu saatte? Çok önemli bir şey mi?" Gitmeye o kadar üşeniyordum ki...
Dayımdan "önemli" cevabını alınca mecburen evden çıkmak zorunda kalmıştım. Bu sokaklar fazla sessizdi. Aslında korkmuyor değildim. Arkamda bir ayak sesi duyduğumda ilk başta umursamadım. Fakat adım sesleri hızlanmaya başlayıp önümü bir araba kestiğinde bir terslik olduğunu anladım. Önümü kesen arabaya karşı arkamı döndüğümde bir adamın bana doğru geldiğini gördüm. Tamamen siyahlar içinde olan bu adamın hızlı adımları benim üzerime doğru geliyordu.
Siktir! Ne oluyordu?
"Ne oluyor?" diye kendi kendime fısıldadığımda tekrar arkamı döndüm. Arabanın yanında hafif bir boşluk vardı. Oradan koşabilirdim. Bahsettiğim yere doğru koşmaya başladığımda arkamdaki adamın adımları beni yakaladı. Kollarımdan tuttuğunda kan beynime sıçradı.
"İmdat! Yardım ed..." Bağırmaya çalıştığımda kollarımı tutan kişi ağzımı bir bezle kapattı. Çırpınmaya çalışsam da başarılı olamıyordum. Beni çok sıkı tutuyordu. İlk başta nefes almamayı denedim. Fakat bu kadar uzun süre nefes almamak benim için imkânsızdı. Zaten kokladığım şeyden bayılmasam birazdan nefes darlığından bayılacaktım. Galiba nefes almamışken cebimdeki telefona ulaşmayı denedim. Ama tabii ki başarılı olamadım. En sonundaysa nefes almak zorunda kaldığımdan gözlerimi siyah küçük noktalar kapladı. Gerisi ise karanlık.
*1. BÖLÜM*
Bazen umurunuzda olmayan bir adım hayatın başlangıcı olabilir. İşte benim yeni hayatım böyle başladı. Gözlerimi açtığımda kendimi bir arabanın içerisinde buldum.
Yavaş yavaş kendime geldiğimde ön koltukta baştan aşağı siyah giyinen iki adamın olduğunu gördüm. Ellerimi hareket ettirmeye çalıştığımda ellerimin birbirine bağlı olduğunu gördüm, aynı şekilde ayaklarımın da. Ne oluyordu? Neredeydim ben?
"Abi, uyandı galiba." dedi kumral saçlı olan. Yanındaki siyah saçlı, direksiyonun başındaki ise hiçbir şey söylemeden arkasını dönüp bana baktı.
"Beti benzi atmış. Kıvanç böyle görürse biz bittik, bir şeyler yedirelim." dedi ve arabayı yakındaki benzinliğin yanına park edip arabadan indi. Kumral saçlı olan da arabadan inip yanımdaki kapıyı açtı.
"Bak küçük hanım, şimdi ağzını açacağım ama bağırmayacaksın veya konuşmayacaksın, anlaştık mı?" dedi ve ağzıma uzanıp bandı çıkardı. İstesem de bağıramıyordum, buna hâlim yoktu. Sadece şu an neyin ne olduğunu anlamaya çalışıyordum. Neredeydim ben? Bu insanlar kimdi? Benden ne istiyorlardı? Ağzımı açtığında zar zor:
"Benden ne istiyorsunuz?" dedim.
Adam ilk önce beş saniye kadar yüzüme baktı ve gülümsedi.
"Biz senden bir şey istemiyoruz, patronumuzun emrini yerine getiriyoruz." dedi ve tekrar alaycı bir gülüş attı. O sırada arkasından gelen siyah saçlı olan kaşları çatık bir şekilde geldi ve elindeki poşeti koltuğun yanına bıraktı ve ardından arabanın kapısını kapatıp direksiyona geçti, diğeri de ön koltuğa. Yavaş yavaş gitmeye başlamıştık ki siyah saçlı olandan bir fısıltı duydum.
"Yeni yengemiz mi acaba lan?"
"Sanmıyorum, Kıvanç Bey sevdiğine çok değer verir."
"Nereden anladın vermediğini?"
"Bilmem, içime öyle doğdu."
"Ya bir kes sesini, ben de seni ciddi ciddi dinliyorum."
Kimdi bu Kıvanç? Patronları dedikleri adam mı yoksa diye düşündüm ama onun olacağını sanmıyordum. Ama bazen en beklemediğimiz şeyler bir anda oluverir, bakarsın ya, belki de şu an sırf birinin bana âşık olmasından dolayı bu arabadaydım ya da kim bilir, belki de hiç umursanmayan öylesine biriydim işte.
Bölüm etkileşimi
