TEHDİT kitap kapağı

1. bölüm / 2

Okul birincisi

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 2Şu an: Okul birincisi

Çok çalışıyordum. Her hün daha fazla çalışıyordum. Neden mi? Mezarın Altında gururlandırmam gereken bi Teyzem var. Baskı kuran bi ailem ve gelecek kaygım var okul birincisi olmam bunları yaşamadığım anlamına gelmezdi. Herkesin kendine özel zorlukları vardı.
Okulda panoya bakıyordum. Kendimi liste başında görmem ile gururlandım. Bir hafta önce ki deneme sınavının sonuçlarıydı bunlar. Ege ikinci olmuştu. Kahkaha atacaktım ama etraf kalabalıktı. Kalabalığın arkasından
"Pa-Pardon geçebilir miyim?" Sesini duyunca arkamı döndüm Ege' den başkası değildi. Ela gözleri kimse ona müsade etmediği için bu sefer yüksek bi ses tonuyla
"Bekleme yapmayın da geçeyim sağır mısınız duymuyor musunuz" dedi kıkırdadım önüme döndüm yanımda duruyordu."Gene beni geçmeyi başarmışsın bücür" dediğinde ağız dolusu küfür etmek istedim fakat saygısızlığa tahammülüm yoktu. Arkamı dönüp gittim onunla muhatap olmak isteyen yoktu.
Ders Biyoloji olduğu için defter ve kitapları masaya bıraktım. En sevdiğim hoca ile ders işleyecek olmanın verdiği huzur ile Gizem'in yanına gittim. Gene Uraz ile konuşuyordu. Ne buluyordu bu çocukta anlamıyorum. Uraz'a bakarken Gizem beni gördü bi kaç hareket yaptı. Bakışlarımı değiştirdim. Hiç bana el kol yapmamış gibi " Aaa! Okul birincimizde gelmiş. Her zaman nasıl yapıyorsun bunu Melodi sırrın varsa bize de şöyle hemen" dedi dudağımın kenarı kıvrılarak "Yok hiç bi sırrım yok ve sanada merhaba" dedim. Ders zili çaldı.
Erdal Hoca gelince bütün sınıf ayağa kalktık. "Oturun çocuklar, Bu gün biliyorsunuz ki gezi var katılanlar tahtaya kalksın" dedi sınıfın yarısında fazlası tahtaya çıktı. Sınıfta sadece 7 kişi kalmıştık, Vefa,Ege,Sevgi,Tolga ve ben. Birbirimiz ile bakışıp duruyordu.
Bana saçma geldiği için ben katılım da bulunmamıştım. Bunu yerine müzik dinlemek daha eğlenceli olacaktı.
Bu kadar kişi beklemeyen Hocamız öğrencileri sıraya diziyordu. "Çocuklar siz bekliyorsunuz ben onları servise bırakıp geliyorum bu gün ders işleyemem az kişisiniz konudan geri kalmasın arkadaşlarınız." Kapıyı kapatı ve gitti.
İki dakika boyunca sesiz kalmak bazılarını Rahatsız ettiği için konuşan ilk kişi Tolga oldu. "Napsak ki dersten kaçmaya ne dersiniz?" Dedi diğerleri çok heyecanlı şekilde bana bakıyordu. Kabul etmeyeceğimi elbette biliyorlardı.
"Hadi ama bi kere ölmezsin Melodi zaten yedi kişiyiz ne fark eder ki?" Dedi Vefa. Tam ağzımı açacaktım ki Ege atıldı "Boşver korkaklık yapıyor yakalanırsak diye ödü kopuyor bilmiyor muyuz sanki" dedi çok çabuk gaza gelen bi insandım. Bu huyumdan nefret ediyordum. "Eee... nereden kaçılıyor?" Dedim sınıf gülünce Aptal gibi hissettim.
"Nerden biliyim Arka kapıda boşluk olduğunu burası kullanılmıyor bile" arka bahçeye gidene kadar söylenmiştim. Deliğe bakınca sert bi şekilde yutkundum küçük ve Yüksek dedikleri boşluk cidden öyleydi.
Korktuğumu gören Ege alay etmek için öne atıldı "cidden mi bundan mı ko-" dedi.
Demirliklerden birine tutunarak üste doğru tırmandım. Delikten kolayca geçtim. Aşağa da demirliklerden tutunarak indim. Çantamı yukarıdan attılar. Ege' nin ağzına laf vermek istemiyordum. Ardımdan Ege,Vefa,Tolga atlamıştı son olarak Sevgi atlayacaktı.
"Ben gelmesem olmaz mı çok yüksek burası ya düşersem" dedi Ege tırmanmaya başladı demirliklere.
" Ege! Dur hemen ben alıcam çık şurdan" dedim bana kaşlarını kaldırarak alaycı şekilde baktı. Tırmandığı ilk demirden aşağı atladı. Elini uzattı buyur der gibi.
Sevgi sırtıma dolanmış çıkmam imkansız gibi görünüyordu. Ne yani Ege onu taşıyabilecek miydi? kız Hafifti ama çıkması zordu.
En tepeye tırmandık. "Sağol Melodi burasını ben hallederim" dedi ikimizde aşağı inmiş yürüyoruduk.
Lunapark kararlaştırılmıştı. "Ben önce Trene binerim" dedi Vefa gösterdiği bi trendi ama hızlı tren yanlış söylemişti. Tolga Sevgi' ye döndü " Bizde aşk tüneline girelim olur mu aşkım"
Bunlar ne ara sevgili olmuştu
Ege bana döndü
"Bizde korku tüneli ne dersin?" Meydan okur gibi görünüyordu kabul ettim ve tünele girdik
İkimizde hiç çığlık atmamıştık. Yarış içindeydik. Hepsinin birer kurgudan ibaret olduğunu bildiğim için ses çıkarmıyordum. Sona geldiğimizde ikimiz de indik
"Arkamızdaki insanlar neden çığlık atıyor bunlar gerçek Bile Değil" dedim. Ege benimle aynı düşünceye sahip gibi başını salladı çantalarımız aldık güvenlik görevlisinden. Huyum olduğu için çantamı kontrol ettim. birisine emanet etmek kolay değildi sonuçta.
Ege beni yadırgar bakışlar attıktan sonra lanet çenesini açtı " Ne yapıyorsun ne kaybettin" dedi ağzının ortasına yapıştırmak vardı.
"Kontrol ediyorum bi şey alınmış olabilir dimi akıllı ol az" gülmemek için kendini zor tutuyordu.
"Güvenlik senin eşyalarını neden çalsın" dedi.
Yüzüm buz kesmişti okuduklarımla, Ege susmayı seçti benim sessizliğimi görünce.
"Ne oldu ne bakıyorsun kağıda öyle" kağıdı elimden çekti.
"Selam Melodi ben seni tanırım ama sen beni değil. Kim olduğumu öğrenemezsin okuldan kaçtın ayıp bi şey farkında mısın? Eğer sevdiklerinin yaşamasını istiyorsan bilmeceyi çöz Dünya'nın en kolay sorusunu soracağım ilk soru sonuçta: NEDEN DELİKTİR BU BORU" kağıdı okuyan Ege bana bakıyordu.
Neden Deliktir Bu Boru...

....

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

46okunma 12beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…