41. bölüm / 2
TEHDİTBİLMECE
Bölümler 2Şu an: BİLMECE
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bazen ne yapacağını bilemez insan. Önemli olan cesaretini toplamak ve yapmak. Sorgularım her zaman neden benim başıma geldi? Neden bi başkasının başına gelmedi? Aslında bilmiyoruz ki bu bizim kaderimiz.
Ege ile hala bakışıyorduk. Ne o konuşuyor ne ben. Arkamızdan arkadaşlarımızın sesini duyduk. Arkamızı döndük. Hepsi kahkaha atarak gülüyordu. Dışarıdan yüzümüz nasıl gözüküyordu bilmiyordum ama, Ege ve bana ters ters bakıyorardı. Bi halt olduğunu çok belli ediyorduk. Ege beni dürttü. Yüzüme sahte bi gülücük kondurdum. İlk Sevgi konuştu. "Siz iyi misiniz?" Dedi. İkimizde aynı anda başımızı salladık. "O kadar iyiler ki aynı şeyleri yapıyorlar." Dedi. Vefa yapmacık bi kahkaha attık.
Biz sadece korku tüneline gitmiştik. Diğerleri bi çok alete bindi. O yüzden çıktık. Ege ile sürekli bakışıyorduk. Fakat bi arkadaş ortamında olduğumuz için konuşamadık.
"Eee nereye gitsek." Dedi Tolga. İlk cevap benden çıktı. " Evlere dağılalım hem bi çok yapmam gereken ders var." Dedim. Ege'de beni onaylar gibi başını salladı.
Evlere dağılmıştık. Bende engelli olan Ege'nin engelini açtım.
-@Melodika: Ege yardım eder misin bak bu hayatımda ilk defa oluyor. İlk defa senden yardım istiyorum.
-@EgeDenizi: Selam cnm. Benden yardım mı istiyor biri? bana mı öyle geldi acaba mı diyorum.
Çığlık atmak istedim yan tarafta babam uyuyordu. Yapamadım.
-@Melodika: Senden yardım isteyen de kabahat engelliyorum seni Allahın Cezası.
-@EgeDenizi: Dur dur Melodi. Buldum ben bulmacayı. Küçükken dedem bana sordu. Ben de gün boyu bulamadım. En son dedem cevabın Delik olmasaydı sorulur mı bu soru dedi. Cevap DELİK OLMASAYDI SORULURMUYDU BU SORU.
-@Melodika: Ne saçma bi cevap bana bak Ege eğer ben bu soruyu bilemezsin sevdiklerimden biri ölecek."
-@EgeDenizi: Ne yapıyorsan yap. Yardım da yaramıyor. Ama ne açıdan mutluyum biliyor musun iyi ki senin sevdiğin biri değilim ilk defa buna seviniyorum çünkü çok şükür ben ölmeyeceğim.
Sert bi şekilde yutkundum.
-@Melodika:pff trip atma madem cevap bu nasıl göndericez onu bul sen.
-@EgeDenizi: Teşekkür etmedin ama rica ederim cnm onu da yarın düşünelim.
Görüldü attım ve uygulamadan çıktım.
Sabah Babamı gördüm Evde pek konuşmazdık birbirimizle ne kadar aynı evde yaşasak ta. Annem kahvaltı hazırlamıştı.
"Günaydın kızım." Dedi annem. Yanağına öpücük kondurdum. "Anne geç kalıcam kahvaltı için teşekkür ederim ama üzgünüm görüşürüz" Dedim. Daha okulun açılmasına kırk beş dakika vardı. Parkta salıncakta sallanıyordum. Bi taraftan da bulmacayı düşünüyordum. Yanıma doğru bi çocuk geldi. "Abla bunu sana bi abi vermemi söyledi." Elinde bi not vardı notu bana uzattı. Okumadan önce "kim verdi bunu sana" dedim. çocuk arkamızdaki. Şapka ile yüzünü kapatmış kahverengi bi pantolon ve ceket giyen adamı gösterdi. Beni görünce arkasını dönüp koşmaya başladı. Salıncaktan atladım ve var gücümle koştum. Çok hızlı koşuyordum. Dar bi sokağa girdik.
Belinden silahı çıkarttı."İstersen yaklaş vurmaktan hiç çekinmem ilk defa yaptığım bi şey değil yani" Dedi. Gözlerimi irice açtım. İlk defa değil mi katil olabilir mi? "Ne istiyorsun benden cevap ver seri katil misin nesin bırak peşimi başka insan mı yok?" Dedim. Haykırırcasına. "Derdim senin ile değil küçük hanım bulmacayı çöz son 1 saat kaldı. Anneni vurmaktan çekinmem" dedi. Annem mi o ne alaka beynimin içinde kırk bin soru döndü."Buldum bulmacayı çok saçma bi cevap ama buldum. Delik olmasaydı sorulmaz bu soru" dedim sadece dudakları görünen adamın yüzü soldu. "Doğru cevap" dedi. Mutluluktan kendimi yerlere atabilirdim. Ama ortam müsait değildi.
"Benim ne çıkarım var sonuçta bulmacayı çözdüm." Dedim adamın gülüşü yeniden geldi. "Teyzen hakkında bilgi vereceğim seni 7 yıldır büyüttü sonra öldü bunları biliyorsun zaten. Teyzen aslında bi garson değil biliyor musun kendisi uyuşturucu şirketinde çalışıyordu." Dedi. Elindeki silahı indirdi. Saate baktı."En sevdiğin hocan vardı. Ne o adı şeydi E ile başlıyordu Erdal ilk ders onunla dersine geç kalmak istemezsin." Nasıl o benim en sevdiğim hocamı biliyor muydu? Yanımdan geçip gitti. Gidene kadar sokaktan çıkmadım. Gittiğinden emin olunca kağıdı açtım.
"Selam,Melodi yeni bulmaca için yarın saat 00.30 da bu sabah ki parkta ol. Gelmezsen sevdiğin annen ağır yaralanır." Notu buruşturup cebime koydum sokaktan çıkınca eski sevgilimi gördüm. Berk. Nefret ediyorum bu çocuktan. Salak bana istediğini yaptırıyordu. Burda asıl salak ben oluyordum ama ben salak değildim. Saçlarımı yüzüme doğru çektim. Yürümeye devam ettim. " Sen olduğunu görüyorum. Melodi?" Dedi arkamı döndüm. "Ama ben seni görmüyorum." Dedim. Bileğimden tuttu. Beni kendine döndürdü " Ama ben seni görüyorsam konuşmalıyız demek Melodi ben özür dilerim. Hatalıyım biliyorum gel barışalım." Dedi. Kolumu daha çok sıktı. "Üzgünüm ama kendimi aptal rolüne fazla kaptırdım. Karşında aptal yok senin hem seneryona başka bi ana karakter bul pardon yan karakter." Dedim kolumu sıkı tuttu canım çok acıyordu. "Bıraksana geç kalıcam" Diye çığlık attım. "Tek önemsediğin okul zaten beni önemsesedin istediğin değeri alırdın daha yeni konuştuğun adam kimdi hemen sevgili yapmışsın görüyordumda" Dedi kolumu sertçe ittirdi. "Sevgilim ya da değil seni alakaladar etmez ben sana eski sevgili diyorum eskiden be sen ve ben sevgili değiliz olmayız kullanmasaydın beni belki düşünürdüm." Dedim haykırırcasına dediklerim umrunda değil gibi " o adamı bulmaya gidiyorum seninle sevgili olmaz" dedi neden karşısına geçtim. "Sevgilim değil Babamın yakın arkadaşı oldu mu?" Dedim ve arkama bakmadan koştum
Okula vardığımda geç kalmıştım. Kapıyı tıklattım nefes nefese. İçeriden "Gel" dedi matematik hocamız. İçeri girdiğimde herkes şaşkınca bana bakıyordu. İlk kez geç kalmıştım
Hemde Berk yüzünden.
Hocanın iznini alıp Sırama oturdum. Ders başlayalı 5 dakika olmuştu. Çok şey kaçırmamıştım. Hocaya dönüp dersi dinlemiştim.
Ders çok sıkıcı gidiyordu. "Oğlum! Kalk ordan şu kızın yanına gel!" Beni gösteren hocanın göz teması kurduğu yere baktım. Ege, başkası olamazdı. Hala olaya çok sinirliydim hocaya döndüm "Hocam iki yıldır birlikteyiz hala bana kızım diyorsunuz ismim Melodi" sınıftan kıkırtılar yükseliyordu.
Teneffüste Ege yanıma geldi. "Berk seni hala rahatsız mı ediyor?" Dedi.
O ne yapacaksa
"Hayır seni alakadar etmez." Dedim Ege cevabımı anlamış gibi başını salladı. "Bi gün şu dikine giden burnunun üstüne düşmeni istiyorum ne zaman bilmiyorum" Dedi yönü Berk' in sınıfına girdi hiç izin almadan sınıfa daldı
Bu ne saygısızlık
"Berk nerde!" Dedi kalın bi sesle kahkaha atacaktım.
Bu sesini mi kalınlaştırmıştı
"Burdayım Egecim sorun ne canım" dedi Berk ikisi düşman gibi bi şey olurlardı he zaman nedeni ne mi? Bende bilmiyorum. "Ege yeter artık aşkım Zil çalar birazdan" dedi Buse nerden sevgilisi oluyordu?
"Eski sevgilin canımın içi" Ege bana omzunda bakarak gülümsedi. "Sana ne oluyor sevgilisi misin" dedi gerilmiştim çünkü hayvan gibi bağırıyordu bende ses desibelimi yükseltti. "İnsanların özel hayatına karışmaması gerektiğini annen öğretmedi mi sana" biliyorum çok kötüydü ama aklıma gelöedi işte Ege Berk ile girmişlerdi birbirine. Bende Buse ye doğru koştum tokat attım pat kız dizlerinin üstünde. Saçında tuttum. O da benimkini kavradı. Zor kurtarmıştım saçımı. Karnına tekme attım. Yere çömelen kıza baktım Birde Ege ye. Ege Dikkatini bana Vermişti arkadan sandalye ile gelen Berk'i fark etmemişti. "Ege!" Demem ile arkasına döndü başını eğdi sandalye uçuştu arkadan. Berk'in sırtına atladım ve gözlerini kapattım. "Seni beyin yoksunu ucube" dedim. Beni sırtından atmaya çalışıyordu bacaklarımı daha sıkı sardım. "Tamam yeter Melodi" dedi Ege aşağı atladım. Sıraya çıkıp "Hakkettiğin şeyi yapacağım Canım merak etme" dedim Berk' e yüzüne tokat indirdim.
Bölüm etkileşimi
