2. bölüm · Stop hurting me.

Stop hurting me.|2. Bölüm (Türkçe)

Eylül .

Hana telefonu’nu sessize aldı, bu sefer umursamadı. Korkmuştu fakat belli etmedi.

İrına=Kim aradı canım?

Hana=Ah…Geçen iş arıyordum, oradan arıyorlar. Fakat vazgeçtiğim için geri dönüş yapmak istemedim.

İrına=Hm…Anladım.

Hana uzun süre İrına ile birlikte kaldı. Byunghun aradıktan sonra telefonu Hana sessize aldığı için aramalar sessizdeydi, Byunghun tam tamına 17 kere çaldırdı. En sonunda hana kalktı ve;

Hana=Geç oldu, ben artık gideyim canım.

Dedi. İrına gülümseyerek başını salladı.ikisi ayağa kalkıp kapıya doğru yöneldi ve İrına kapının önünde durdu, hana ise “görüşürüz” dedi. Hana binadan çıktı ve telefonu’nu açtı. Eve gitmek istemiyordu, aramaları gördükçe…

Ama mecburdu, bir taksi bulup hemen atladı ve en kısa zamanda evin önünde olmalıydı, yaptı da.

Hana taksi’den indi ve kapıyı kapadı, eve bakındı. Girmek istemiyordu ama aklı olacakları biliyordu. Çaresizlikle eve doğru adım atmaya başladı.

Evin önüne geldi ve kapıyı tık’tıklattı. Byunghun kapıyı açtı ve sinirli gözlerle Hana’ya baktı, uzun süre bakmaya devam etti ve konuşmaya başladı.

Byunghun=Neredeydin?

Hana cevap vermedi, cevap verse veya vermese bile aynı şey olacaktı…Dayak.

Hana=Özür dilerim…Telefonum sessizdeydi, ve arkadaşımdaydım.

Byunghun kollarını bağladı ve kenara kaydı.

Byunghun=İçeri geç.

Hana çantasının iki tarafından tutarak hızlıca geçti. Byunghun başını eğdi ve kapıyı yavaşça kapadı. Sonrasında korku kuklası gibi Hana’ya döndü.

Byunghun=Peki ya telefonun neredeydi? Ben sana telefonu’nu yanında tut dememişmiydim??

Hana=Demiştin…özür dileri-

Byunghun Hana’nın yakasını tek eliyle tuttu. Ve bağırmaya başladı;

Byunghun=YALAN ATTIĞIN NE KADAR BELLİ OLUYOR VELET!

Byunghun elini kendisine çekip sertçe Hana’ya doğru getirdi, Hana yere çakıldı. Saçları önüne gelmişti, dizi kırık yerde kalmıştı, saçlarını yüzünden çekip Byung-Hun’a doğru baktı.

Byunghun=Bundan sonra benden izinsiz markete bile gitmeyeceksin.

Byung-Hun, gün geçtikçe sınırları daha da zorluyordu. Hana konuşamıyordu çünkü bir gıdım konuşursa ölebilirdi.

Byung-hun=DUYDUN MU BENİ?!

Hana hızlıca kafasını salladı. Korkuyordu, o daha yeni genç olmaya başlamıştı. Annesinin kolunun altından alınıp lanetli bir eve getirilmişti.

Hana=…Duydum.

Byung-Hun=Güzel. Şimdi kaybol.

Hana ayağa kalktı ve odaya doğru yöneldi, merdivenlerden hızlıca çıkmaya başladı. Yatak odasına girdi ve kapıyı kapadı. Sonrasında yaslandı.

“Benden başkası neden böyle şeyler yaşamıyor? Kıskanıyorum…”

İçinden bu kelimeyi geçirdi. Hana çantasını çekmeceye koydu ve üstündeki kürkü çıkardı, yatağa koydu ve kendiside oturdu.

Hana dizlerine çöküp düşünmeye başladı, artık canı yanmıyordu. Çünkü…alışmıştı.

Tam düşüncelerine iyice dalmışken odaya Byung-Hun geldi, konuşmadan kapıyı açık bırakarak odaya girdi. Yatağın öbür ucuna geçti ve oturdu. Hana kafasını çevirdi ve Byung-Hun’a baktı, Byung-Hun’un arkası dönük olmasına rağmen şunu sordu;

Byunghun=Ne bakıyorsun?

Hana cevap vermedi, hemen kafasını önüne çevirdi. Eliyle oynamaya başladı.

Byunghun=Bu akşam bir restoranda gidelim, evden sıkıldım.

Hana tekrar kafasını çevirdi, Biraz baktıktan sonra kafasını sallayarak cevap verdi;

Hana=o-olur…Yani…Bana uyar.

Byunghun yataktan kalktı, yatağın etrafından dolaşıp dolabın kapağını açtı, senin elbiselerine bakınmaya başladı.

Hana merak etti. Onun elbisesini o mu seçecekti? Bilemedi.

Byunghun bir elbise çıkardı, elbise siyah ve şık. Fakat…bu elbise senin dolabında yoktu?… yeni gördün.

Byunghun=Restoranda giderken bunu giyeceksin. Sana yakışır.

Hana bir tepki vermeden ona baktı.
Byunghun elbiseyi elinin aşağısında tutup;

Byunghun=İstiyorsan giyme? Yani…Beğenmediysen.

Hana içten bir şok yaşadı, hem elbise seçmişti, hemde beğenip beğenmediğini sormuştu. Acaba sabah başına güneş mi geçmişti diye sorguladı hana.

Hana=A- hayır, hayır. Çok beğendim. Giyeceğim.

Byunghun=Peki, al o zaman. Giy.

Hana elbiseyi Byunghun’un elinden aldı ve geri yatağa döndü, elbiseyi inceledi.

İkiside giyinmişti, Byunghun’da siyah ağırlıklı bir kombin yapmıştı, hana anlamadı…Acaba sevgisini göstermeyemi başlamıştı?

(2. Bölümün sonu.)