1. bölüm / 2
Söylenmemiş şarkılarGiriş
Bölümler 2Şu an: Giriş
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Salonun yüksek tavanlarından sarkan devasa kristal avizeler, altın sarısı ışıklarını mermer zemine yansıtıyordu. Masalar özenle hazırlanmış, beyaz güller ve ince uzun mumlarla süslenmişti. Salonun dört bir yanında takım elbiseli iş insanları, tanınmış isimler, sanatçılar ve davetliler vardı.
Gecenin ev sahibi Karahan Holding'di.
Bu yardım gecesi, ihtiyaç sahibi çocukların eğitimine destek olmak amacıyla düzenlenmişti. Gecenin bütün organizasyonu haftalar öncesinden hazırlanmış, Türkiye'nin tanınmış isimleri davet edilmişti.
Elbette gecenin en çok beklenen ismi de belliydi.
Sercan Arman.
Son yıllarda çıkardığı şarkılarla milyonların sevgisini kazanmış, konserleri günler öncesinden tükenen, sesi kadar sahne enerjisiyle de dikkat çeken genç şarkıcı, o gece sahne alacaktı.
Sahne arkasında son hazırlıklarını yaparken aynadan kendisine baktı. Siyah takım elbisesinin ceketini düzeltti, bileğindeki saatine göz attı.
Yanında duran Yiğit, elindeki telefonla ilgilenirken başını kaldırdı.
"Beş dakika sonra sahnedesin."
Sercan gülümsedi. Son kez ceketini düzeltti ve sahneye doğru ilerledi.
Salonun ışıkları yavaşça kısıldı. Ardından alkış sesleri yükseldi.
Sercan sahneye çıktığında yüzündeki o tanıdık gülümseme yerindeydi. Mikrofonu eline aldı, kalabalığa göz gezdirdi.
"İyi akşamlar!"
Salon alkışlarla yankılandı.
"Bu akşam burada yalnızca müzik dinlemek için değil, birlikte güzel bir şeye vesile olmak için toplandık. Umarım hepimiz için unutulmaz bir gece olur."
O sırada otelin girişinde siyah bir araç durdu. Arka kapı açıldı.
Önce siyah topuklu ayakkabılar mermer zemine basarken ardından uzun, zarif bir siluet göründü.
Afra Karahan.
Bal rengi uzun saçları omuzlarından aşağıya dökülüyordu. Üzerindeki zarif, geceye uygun elbisesi ve sade mücevherleriyle oldukça şık görünüyordu. Abartıdan uzak ama girdiği ortamda dikkatleri üzerine çekecek kadar güzeldi.
Yanında babası Mehmet Karahan vardı. Mehmet, her zamanki gibi kendinden emin adımlarla ilerliyordu.
İçeri girdiklerinde birkaç kişi Mehmet'in yanına gelerek selamlaşmaya başladı. Kameralar çoktan onları fark etmişti.
Afra ise her zamanki gibi objektiflerden uzak durmaya çalışıyordu.
Mehmet kızına doğru eğildi.
"Bu akşam biraz yanımda durmanı istiyorum. Önemli misafirlerimiz var."
Afra babasına kısa bir bakış attı.
"Baba, buraya seninle geldim diye bütün gece yanında durmak zorunda değilim."
Mehmet derin bir nefes aldı. Afra babasının yanından ayrılıp salonun kalabalığına karıştı.
Sercan şarkısını söylemeye başlarken gözleri salonun farklı noktalarında dolaşıyordu.
Tam o sırada onu gördü.
Kalabalığın biraz gerisinde, elinde ince uzun bir kadeh tutan genç bir kadın…
Bal rengi saçları salonun ışığında altın gibi parlıyordu. Duruşunda dikkat çekmek için çabalayan birinin telaşı yoktu. Aksine, sanki bütün o kalabalığın dışında kendi dünyasında duruyordu.
Sercan'ın bakışları kadının üzerinde durdu.
Afra kulağına dolan sesle duraksadı. Şarkınız sözleri, melodisi ve söyleyen kişinin sesi onu etkilemişti. Sanki kalbinde ki kilitli odalardan birinin kapısına dokunmuştu.
Afra başını hafifçe çevirdi. Sercan yüzünü tam seçemedi ama göz göze geldiklerini hissetti.
Sonra kadın bakışlarını başka tarafa çevirdi.
Sercan şarkısına devam etti. Ancak birkaç saniye önce dikkatini çeken o görüntü aklından çıkmamıştı.
Şarkı bittiğinde salon alkışlarla doldu. Sercan gülümseyerek seyircileri selamladı.
"Çok teşekkür ederim. Bu güzel gecede bizimle olduğunuz için hepinize teşekkürler."
Mikrofonu görevliye uzatıp sahneden indi.
Yiğit onu sahne arkasında karşıladı.
Yiğit, Sercan'ın salona doğru yeniden baktığını fark etti.
Yiğit: "Ne oldu?"
Sercan: "Bir şey yok. Sadece birini gördüm de."
Sercan yeniden salona baktı. Ama bu kez onu göremedi.
Afra salonun diğer tarafında, kendisine yaklaşan bir garsona teşekkür ederek elindeki boş kadehi tepsiye bıraktı. Arkasından babasının sesi duyuldu.
"Afra."
Gözlerini kapatıp kısa bir nefes aldı. Sonra arkasını döndü.
"Efendim baba?"
Mehmet kızına yaklaştı.
"Bu akşam seni birkaç kişiyle tanıştıracağım. Ortalıktan kaybolma."
Afra'nın yüzündeki tebessüm biraz azaldı.
"Etrafta bu kadar kamera varken göz önünde olmak istemiyorum. Biliyorsun."
Mehmet kızının yüzüne baktı.
"Her şeyi bu kadar zorlaştırmak zorunda mısın?"
Afra cevap vermek yerine bakışlarını kaçırdı. Onunla tartışmanın bu gece hiçbir şeyi değiştirmeyeceğini biliyordu.
Oysa Afra'nın tek istediği, birkaç saatliğine de olsa kendi hayatının sahibi olduğunu hissetmekti.
Henüz bilmiyordu…
O gece yalnızca babasının kurallarıyla değil, yıllardır uzak durmaya çalıştığı bir dünyayla da yeniden karşılaşacağını.
Ve sahnede şarkı söyleyen adamın, günün birinde hayatının en önemli parçası hâline geleceğini…
Sercan Arman'ın da henüz haberi yoktu.
Biraz önce kalabalığın arasında gördüğü o bal rengi saçlı kadın, belki de hayatında ilk kez bir şarkıyı yalnızca söylemek için değil, gerçekten hissetmek için yazmasına neden olacaktı.
Bazı hikâyeler bir bakışla başlar. Bazılarıysa henüz söylenmemiş bir şarkıyla…
BİRİNCİ BÖLÜMÜN SONU DEĞİL, HİKÂYENİN BAŞLANGICI… ❤️
Bölüm etkileşimi
