1

Yazar: Aybuke

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 2Şu an: 1
  1. 1 Giriş663 kelime
  2. 2 11.086 kelime · Okuduğun bölüm

Bazı geceler vardır, sıradan bir akşam gibi başlar ama insanın bütün hayatını değiştirecek bir hikâyenin ilk sayfasına dönüşür. O gece de onlardan biriydi…
Şehir sanki o akşam her zamankinden daha güzeldi.
Şehrin en görkemli otellerinden birinde herkesin birbirini tanıdığı, herkesin bir şekilde birbirine dokunduğu o kalabalıkta kimsenin bilmediği bir şey vardı. Bazen kader, en büyük hikâyelerini en kalabalık salonlarda, en sessiz bakışlarla başlatırdı. Ve o gece, iki yabancının yolları ilk kez kesişecekti. İkisi de henüz bilmiyordu. O gece duyulacak şarkılar, yıllar sonra bile kalplerinde yankılanacaktı.
Afra bütün kalabalığın içinde zarafetiyle duruyordu. Dışarıdan bakınca insanlar onun ne kadar şanslı olduğunu düşünürdü. Ama Afra bütün o kalabalığın içinde yapayalnızdı. Kendini hiç bir zaman oraya ait hissetmemişti.
Afra bir süre daha davetlilerin arasında kaldı. Tanıdığı birkaç kişiyle selamlaştı, kendisine yöneltilen soruları kibarca yanıtladı. Fakat bütün bunlar onu giderek daha fazla sıkıyordu. Bir yandan babasının sürekli kendisini gözlediğini hissediyor, diğer yandan gecenin bitmesini bekliyordu.
Elindeki içeceğinden küçük bir yudum aldı. Salonun ortasında yükselen müzik eşliğinde dans eden çiftleri izledi. Herkes oldukça eğleniyor gibiydi. Oysa Afra'nın aklı biran önce eve gitmekteydi.

O sırada Sercan sahneden inmiş ve kalabalığa karışmıştı. Ortağı ve yakın arkadaşı olan Yiğit'le beraber tanıdıkları bir kaç kişiyle sohbet ediyor ve gecenin tadını çıkarıyorlardı. Ama Sercan’ın aklının bir köşesinde az önce sahnedeyken gördüğü kadın vardı.
Gözleri istemsizce salonun içinde dolaşıyordu. Birkaç dakika önce gördüğü kadını yeniden bulmaya çalışıyordu. Yiğit, Sercan'ın söylediklerini dinlerken onun sürekli etarafa göz gezdirdiğini fark etti.
Yiğit: "Sen beni dinliyor musun?"
Sercan bakışlarını ona çevirdi.
"Dinliyorum."
Yiğit: "Ne dedim peki?"
Sercan birkaç saniye sustu.
"Bir şey söyledin işte."
Yiğit gülerek başını salladı.
"Tamam, sen bugün pek burada değilsin anlaşılan."
Sercan cevap vermedi. Yeniden salona baktı.
Ve sonunda…
Üç dört masa ileride onu gördü. Kadın, masalardan birinin yanında durmuş, etrafa göz gezdiriyordu. Bal rengi saçları omuzlarına dökülmüş, salonun ışıkları yüzüne yumuşak bir şekilde vurmuştu.
Sercan'ın dudaklarında belli belirsiz bir gülümseme oluştu. İşte oradaydı. Birkaç saniye boyunca onu izledi. Kadının yüzünde hafif bir yorgunluk vardı. Kalabalığın içinde olmasına rağmen sanki oraya ait değilmiş gibi duruyordu.

Tam o sırada Afra'nın bakışları Sercan'ın olduğu taraf yöneldi. Ve Sercan'ı gördü. Göz göze geldiler.

Afra'nın bakışları bir anlığına duraksadı. Karşısındaki adamı hemen tanımıştı. Birkaç dakika önce sahnede şarkı söyleyen, salonun alkışlarla karşıladığı Sercan Arman'dı.

Sercan ise bu kısa bakışmayı bir fırsat olarak değerlendirdi. Kendi kendine gülümsedi. Sercan ceketini düzeltti. Arkadaşına yöneldi "Birazdan geliyorum." Diyerek masadan ayrıldı. Afra'nın bulunduğu tarafa doğru yürümeye başladı.
Aklında söyleyeceği birkaç cümle vardı. Önce kendisini tanıtacak, ardından belki bu gece hakkında küçük bir sohbet açacaktı. Normalde insanlarla tanışmak onun için hiç zor değildi. Fakat nedense bu kez birkaç basit cümleyi bile zihninde tekrar ediyordu.
Adımlarını biraz hızlandırdı. Ancak Afra'nın bulunduğu masaya yaklaştığında beklemediği bir şey oldu.Afra salonun arka tarafına doğru ilerliyordu.
Sercan bir an durdu. Bakışları koridora doğru kaydı. Tam o sırada arka kapının kapanmakta olduğunu gördü. Kapının ardından bir kadın silueti seçebildi. Bal rengi saçları, loş ışıkta bile dikkatini çekmişti.
Sercan birkaç adım attı ama durdu. Dışarı çıkıp arkasından gitmek doğru olur muydu? Daha adını bile bilmediği birinin peşinden gitmek istemedi. Üstelik kadının aceleyle ayrıldığı belliydi.

Tam yeniden salona dönmeye hazırlanıyordu ki arkasından Yiğit'in sesi duyuldu.
"Sercan!"
Sercan başını çevirdi.
Yiğit yanına gelmişti.
"Nerelerdesin sen? Seni arıyorum."
"Buradayım."
"Gel, seni biriyle tanıştıracağım."
Sercan bir kez daha arka kapıya baktı.
Yiğit onun koluna hafifçe dokundu.
"Hadi, bekletmeyelim insanları."
"Kimmiş?"
"Birazdan görürsün. Şirketle ilgili konuşmak isteyen önemli isimler var."
Sercan isteksizce başını salladı.
"Peki, geliyorum."
Yiğit onu salonun diğer tarafındaki masalardan birine doğru yönlendirdi. Masada birkaç kişi oturuyordu. Sercan yaklaşırken yüzündeki gülümsemeyi yeniden takındı. İnsanlarla tanışmaya, sohbet etmeye ve fotoğraf çektirmeye alışkındı.
Yiğit masaya yaklaştığında yüzünde samimi bir gülümseme belirdi.
"Mehmet Bey, sizi bekletmek istemedik. Sercan da geldi."
Sercan, Yiğit'in yanında durarak masadaki adama elini uzattı.
"İyi akşamlar."
Mehmet Karahan ayağa kalkıp elini sıktı.
"İyi akşamlar Sercan Bey. Sizi nihayet yakından tanıma fırsatı bulduk."
Sercan kibarca gülümsedi.
"Benim de memnun oldum."
Mehmet, Yiğit'i de işaret ederek devam etti.
"Yiğit Bey'le bir süredir görüşüyoruz. Açıkçası birlikte yürüttüğünüz işleri yakından takip ediyorum. Başarılı bir iş çıkardığınızı düşünüyorum."
Yiğit teşekkür ederek söze girdi.
"Mehmet Bey, şirketimizle ilgili oldukça güzel fikirleri var. Bir süredir üzerinde konuşuyoruz."
Mehmet başını salladı.
"Şöyle söyleyeyim, müzik sektörünün gelecekte çok daha büyük bir yere sahip olacağını düşünüyorum. Sizin şirketinizin de bu alanda ciddi bir potansiyeli var. Doğru bir iş ortaklığıyla çok daha büyük projelere imza atabiliriz."
Sercan dikkatle dinliyordu.
Mehmet sözlerine devam etti.
"Karahan Holding olarak bazı yeni yatırım alanlarını değerlendiriyoruz. Sizin şirketiniz de ilgimizi çeken projelerden biri. Elbette yalnızca maddi bir yatırım olarak düşünmüyoruz. Uzun vadeli, iki tarafın da kazanç sağlayacağı bir ortaklık kurmak istiyoruz."
Yiğit memnuniyetle başını salladı.
"Biz de böyle bir iş birliğine sıcak bakıyoruz. Ancak detayları konuşmamız gerekiyor."

Mehmet Karahan elindeki kadehi masaya bırakarak konuştu:
"Aslında bu işle özellikle ilgilenmesini istediğim biri var. Şirketimizin finans ve yatırım süreçlerini yakından takip ediyor. Bu projeyi de onunla birlikte yürütmenizi istiyorum. Kızım Afra Karahan'la"

Mehmet konuşmaya devam etti.
"Ekonomi ve finans eğitimi aldı. Holdingde aktif olarak çalışıyor. Yatırımlarımızın önemli bir kısmında kendisinin de sorumluluğu var. Bu projeyi başından itibaren onun takip etmesini istiyorum."
Yiğit gülümseyerek karşılık verdi.
"Tabi ki. Memnuniyetle."

Mehmet başını salladı ve çevresine göz gezdirdi.
"Sizi tanıştırayım.Az önce buradaydı aslında."
Yanındaki personele dönerek sordu:
"Nerede olduğunu biliyor musunuz?"
Yanlarında bekleyen görevli hafifçe öne çıktı.
"Mehmet Bey, Afra Hanım biraz önce arka kapıdan ayrıldı."
Mehmet'in kaşları hafifçe çatıldı.
"Ne zaman çıktı?"
"Yaklaşık birkaç dakika önce efendim."
Mehmet derin bir nefes aldı. Kızının kendisine haber vermeden ayrılmasından memnun değildi.

Yiğit gülümseyerek araya girdi.
"Bir dahaki sefere tanışırız artık."

Sercan ise konuşulanları dinliyor gibi görünse de aklı başka yerdeydi. Az önce gördüğü kadın…
Mehmet Karahan'ın kızıydı.
Afra Karahan.
İsmi zihninde birkaç kez tekrarlandı.

Karahan Holding'in varisi, Mehmet Karahan'ın yıllardır gözlerden uzak tuttuğu kızı…
Sercan'ın dudaklarının kenarında belli belirsiz bir gülümseme belirdi. Bakışları bir kez daha salonun arka tarafına kaydı. Artık kadının adını biliyordu. Ama onunla tanışmak için bir sonraki fırsatın ne zaman karşısına çıkacağını bilmiyordu.

O sırada Afra, çoktan otelin önünden ayrılmış, şehrin gece ışıkları arasında evine doğru ilerliyordu. Aracın camından dışarıyı izlerken telefonuna düşen mesajı fark etti.
Eylül: Nereye kayboldun sen? Daha yeni gelmiştim!
Afra gülümsedi ve cevap yazdı.
Afra: Dayanamadım, eve geçiyorum.
Eylül: Seninle bir gün sonuna kadar bir yerde kalabilirsek kutlama yapacağım.
Afra hafifçe güldü.
Afra: O gün geldiğinde haber veririm.
Telefonunu kapatıp yeniden camdan dışarı baktı. O gece bir kaç kez gözleri gözlerine denk gelen adam geldi aklına. Kısa bir süre durakladı sanki sürekli o gözler üzerindeydi. Daha fazla düşünmeden eve doğru ilerledi.

Bazı insanlar hayatınıza henüz girmeden, hikâyenizde yerlerini almaya başlarlar.
Afra ve Sercan için o gece tam da böyle bir gecenin başlangıcıydı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

0okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…