7. bölüm · Sonsuzluğun sürgünü:yara ve yasak

Yürekteki Mesafe

Vaveyla Kullanıcısı

Mira

Kitabevindeki kaosun ardından Rüzgar, beni Zirve Kuleleri'nin en yüksek katında, tamamen camla çevrili bir toplantı odasına getirdi. Bu odaya girmem bile başlı başına bir teslimiyetti. Soğuk, parlak mermer masa ve şehrin ışıkları, bir laboratuvar titizliğinde, aramızdaki imkansızlığı yüzümüze vuruyordu.
Masada, babamın kutusundan çıkan metalik anahtar, parşömen çevirileri ve kırık kilitli kutudan çıkan tek bir fotoğraf duruyordu. Fotoğrafta, yedi yıl önceki babam, Rüzgar'a tuhaf bir şekilde benzeyen başka bir adamla tokalaşırken gülümsüyordu.
"O adam kim?" diye sordum, sesimde artık korkudan çok, babamın ihanetini anlama isteği vardı.
Rüzgar, masanın öteki ucunda, kollarını göğsünde kavuşturmuş, heykel gibi duruyordu. Mesafe. Bu, onun kuralıydı. Fiziksel yakınlığımız, dünkü tehlikeyi uyandırmıştı.
"O, Pus'un eski Kural'ıydı," dedi. "Benim babam. O da Kural'ı, Işık'a ihanet etmek için kullandı. Tıpkı senin baban gibi, o da kendi hayallerini Pus'un üstünde tuttu."
Bu, benim için yeni bir şoktu. İhanet, benim babamın hikayesiydi. Ama şimdi Rüzgar'ın babası da aynı ihanetin parçasıydı. İki yaralı ruh, iki hainin çocuklarıydık.
"Peki benim babam neden Pus'a ihanet etti?" diye sordum. "Ne için sattı?"
Rüzgar, elini anahtara uzattı ama dokunmadı. "Bu anahtar, Pus'un yeraltı kaynaklarının bulunduğu depolardan birine ait. Gölge, bu kaynağı ele geçirip Pus'u çökertmek istiyor. Senin baban, ona bu anahtarı verdi. Karşılığında... belki de kendi hayallerini, o büyük gücü finanse etme sözünü aldı."
"Ve sen," dedim. "Sen, bu ihanetin bedelini ödüyorsun. Benimle ilişki kurarak, babanın başlattığı yıkımı tamamlıyorsun."
"Hayır," dedi Rüzgar. "Ben bu yıkımı durdurmak zorundayım. Kehanet doğru. Seninle kurduğum bağ, Gölge'yi uyandırdı. Bu, Kural'ın en büyük hatasıydı. Ama artık geri dönemeyiz."
Yanıma geldi. Bu kez, yakınlaşması bir liderin koruyucu adımıydı, sevgiliye ait değildi.
"Mira. Bundan sonra Kural'ımız sadece bu masanın etrafında geçerli olacak. Parşömenin geri kalanını, Gölge bu anahtarı kullanmadan önce çözmeliyiz. Ben sana duygusal yakınlık gösteremem. Sen de benden bu hüznü dindirmemi isteyemezsin."
Bu, benim kalbimi en sert vuran sözdü. Aşkın, sadece işlevsel bir araç olduğunu söylüyordu.
"Yani," dedim, sesim çatlıyordu. "Bana olan aşkın, sadece Pus'u korumak için bir kalkan mı?"
Rüzgar, gözlerime baktı. O soğuk bakışın arkasında, o ilk günkü hüzün vardı.
"Ben sana aşığım, Mira. Ve bu yüzden, sana asla bir gelecek sunamayacağım. Ben, seni korumak için her şeyi yaparım. Ama seni sevmek... seni sevmek, Pus'a ve sana yapabileceğim en büyük ihanet olur."
Parmakları, masanın üzerinde duran parşömene kaydı. "Şimdi, Kural'ı yerine getir, Işık. Çalışmaya başlıyoruz. Senin yaralı ruhun, bu metropolün kurtuluşu olabilir. Ama benimle arandaki mesafeyi koru. Çünkü sen de biliyorsun ki, birbirimize ait değiliz."
Gözyaşlarımı tuttum. Benim için o kulede, o soğuk masada, aşk, en büyük imkansızlık ve en ağır yük olarak kalacaktı.

BÖLÜM SONU

Okuyucu Etkileşimi
Sevgili okuyucularım, gerilim ve hüzün dorukta! Rüzgar ve Mira, Pus'un kuralları ve Kehanet'in zorunluluğu altında, aşklarına bir mesafe koymak zorunda kaldılar.

* Rüzgar'ın babası ve Mira'nın babası arasındaki ihanet bağı, bu ikilinin kaderini nasıl etkileyecek? Rüzgar'ın Mira'ya olan aşkı, babasının hatalarını telafi etme çabası olabilir mi?

* Gölge bu anahtarı ele geçirmek için Pus'un kurallarına göre nasıl bir sonraki hamleyi yapacak? Sizce Pus'un kurallarını çiğneyen ilk kişi Mira mı, yoksa Rüzgar mı olacak?
Yorumlarınızı merakla bekliyorum! Bu hüzünlü ve yasak aşk, sonraki bölümde Gölge'nin baskısı altında daha da yoğunlaşacak.