3. bölüm · SONSUZ DÜŞÜNCELER

3.BÖLÜM - SİSTEMDEN ATILMA

Glory Jest

Adrian artık sadece görmüyordu.
Hissediyordu.
Ve bu, görmesinden daha kötüydü.
Başta küçük bir şüpheydi.
Zihninin bir köşesinde duran, sessiz bir soru.
Ama sorular beklemezdi.
Büyürdü.
Her gün biraz daha.
İnsanların aynı şeyleri yapması artık sadece garip gelmiyordu;
dayanılmaz geliyordu.
Aynı kahkaha.
Aynı cümleler.
Aynı boş bakışlar.
Sanki herkes bir şeyleri unutmuştu.
Ama neyi unuttuklarını bile hatırlamıyorlardı.
Adrian ise hatırlamıyordu…
ama unuttuğunu biliyordu.
Ve bu, içini kemiriyordu.
Bir süre sonra fark etti—
sorun sistem değildi sadece.
Sorun, onun artık o sistemin bir parçası olamamasıydı.
Eskiden o da düşünmeden yürürdü.
Konuşur, güler, geçerdi.
Şimdi ise her adımı ağırdı.
Her kelime anlamsız geliyordu.
Her yüz… yapay.
İnsanların arasındaydı ama
onlardan biri gibi hissedemiyordu.
Bu, özgürlük değildi.
Bu… kopuştu.
Ve kopmak, sandığından daha acı vericiydi.
Adrian bir gece aynaya baktı.
Kendi gözlerinin içine uzun süre baktı.
Orada bir şey vardı.
Ama ne olduğunu bilmiyordu.
Belki de sorun buydu.
Bilmek istemiyordu artık.
Düşünmek istemiyordu.
Sorgulamak… yoruyordu.
Zihni susmuyordu.
Her şeyin nedenini aramak,
her hareketin altını kazımak,
her insanın boşluğunu görmek…
Bunların hiçbiri ona bir cevap vermiyordu.
Sadece daha fazla soru.
Ve daha fazla ağırlık.
İlk kez o zaman düşündü—
Belki de diğerleri haklıydı.
Belki de görmemek gerekiyordu.
Belki de hissetmemek.
Belki de…
sadece yaşamak yetmeliydi.
Adrian ertesi gün yürüdü.
Aynı sokaktan.
Aynı insanlarla.
Aynı seslerin içinden geçti.
Ve ilk kez,
bilerek…
hiçbir şeyi sorgulamadı.
Bir adam yanından geçti.
“Bugün hava yine garip,” dedi.
Adrian durmadı.
İçinden bir şey cevap vermek istedi.
Bir şey bağırmak.
Ama sustu.
Yürümeye devam etti.
Belki de kurtuluş buydu.
Hiçbir şey hissetmemek.
Hiçbir şey düşünmemek.
Sisteme geri dönmek.
Ama derinlerde,
çok derinlerde…
bir şey hâlâ uyanıktı.
Ve susmuyordu.