SonOyun kitap kapağı

3. bölüm / 3

SonOyun

İkinci Bölüm

Vaveyla Yazarı: Ela Yıldırım

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 3Şu an: İkinci Bölüm

İKİNCİ BÖLÜM
Yazarın anlatımıyla;
Bölüm Şarkıları:
-Vatanım Sensin / Vatan Uğruna
-Yargı/ Masumiyet,ağıt
“Işığa sırtını dönen, kendi karanlığında kaybolur”
Işığa mahkum edilmiş mahkumun hikayesini hiç duydunuz mu? Duymadıysanız anlatayım; Bu hikaye eski krallık efsanelerinden biridir . Efsaneye göre İhtilal zamanlarında bir adam isyanların birinde yakalanmış ve bir hücreye sürgün edilmiş.Kaldığı hücre; bütün o trajediyi izleyebilmesi için yeterli seviyedeymiş.
Ancak o aralık camların birinden ışık süzülüyormuş o dört duvara. Bütün yaşananlara rağmen o ışık süzmesini gördüğüne sevinmiş genç adam.Çünkü Işık umut demektir. Çıkış demektir. Özgürlük demektir. İşte bu yüzden adamın umudu hiç kesilmemiş ve beklemeye devam etmiş. Hikayenin sonunda adam o hücreden kurtulmuş.
(...)
Bir silahlı saldırı oldu diyordu genç asistan kız. Olayın ne kadar ciddi olduğu ortadaydı ancak yinede mantıklı bir açıklama için kızın anlatmaya devam etmesini bekledi Axl. Sanki bir mucize bekler gibiydi ama durum gerçekten ortadaydı.
Onlarca masum insana silah doğrultup, o kocaman silahlarıyla Shebang sokağında dehşet mi dağıtmışlardı?
(...)
Axl ,öğleden sonraki akşam duruşmasından çıktıktan sonra duyduğu ilk şeyler saldırıyla ilgili insanların yaptıkları yorumlardı.
İnsanlar geçici de olsa bu adliye binasına hapsolmuştu. Koşuşturanlar vardı,ya da oturup ağlayanlar; haline yakınanlar... Bu kadar karmaşaya ek olarak kaos bir ölüm fermanı gibi sarmıştı her yeri.
Axl’ın gözleri daha az önce çıktığı dosya arşiv odasını aradı. Aynı zamanda yanında konuşanlardan anlaşılacağı üzere kriminalden acı dolu teşhisler gelmeye devam ediyordu.
Bu saldırının gerçekten gerçekleşmiş olmasını düşünmek bile kanını donduruyordu. Böyle bir şey nasıl olabilirdi. Yargının hükmü dedikleri bu şehirde nasıl onlarca insanın ölüm fermanı yazılabilirdi. Bu sokaklar o kadar insanın nasıl mezarı olabilirdi. Kondurmak bile istemedi Axl.
Maktullerin kimlikleri bir bir geldikçe sanki şehir biraz daha soldu.
Dışarıdaki yağmur biraz daha şiddetini arttırdı. Sanki onlarda o masum canların yasını tutuyorlardı.
Bugün Verticon bu masum canlar için ağlıyordu. Kimdi bu gölge? Amacı neydi? Evet, anlaşılacağı üzere bir çeteydiler. Ama ne istemişlerdi bu insanlardan. Halkın onlara zararı neydi? Ne batmıştı onlara?
20 Ekim,aynı zamanda doksan altı ihtilalinin 30.yıl dönümüydü. Yine bir 20 ekimde masumların kanı dökülmüştü. Bütün yollar yine aynı noktaya çıkıyordu.
Her sokağın başına lejyoner dikerek halkı koruyabileceklerini zannetmeleri ironiden başka bir şey olamazdı.
Bu sadece bir kışkırtma olurdu ve zarar yine halka gelirdi.
Zamanında isyan lejyonu yönetmiş,eski bir bilim insanı olan Doktor Harley(ona Profesör diyorlar) bir çıkarımda bulunmuştu.
“Bir milleti asıl yıkabilecek şey; dışarıdan değil devletin kendi içinden gelir. Bir milleti ancak ve ancak kendisi yıkabilir”
Kendi kuyularını yine kendileri kazıyorlardı. Bir suçlu aramaya lüzum yoktu. Çünkü hakikat buydu, gerisi zaten beyhudeydi.
“Arkadaşlar!Buraya bakın! Hey!”
Muhtemelen savcının kalemi olduğunu düşünülen adam, sesini herkesin duyması için yükseltmek zorunda kalmıştı.
“Birazdan dışarı çıkabileceksiniz. Saat 20.00 ‘dan 20.30’a kadar süreniz var.Ondan sonra sokağa çıkma yasağı devam edecek”
Adam kimsenin kendisini dinlemediğini farkedince yanındaki asistana sert bir bakış attı ve odaya geri girdi.
Axl saate bakmak telefonu açtığında gördüğü ilk şey; 28 dakikanın kalmış olmasıyla, Celia’nın felaket tellanı mesajlarıydı. Bildirimleri sildi. Ve arşiv odasına koşar adımlarla gitti.
İçeri adım attığında ,içeride büyük bir sessizlik hakimdi. Savcı, masaya bulabildiği bütün dosyaları sermiş,kafasındaki sorulara mantıklı bir cevap arıyordu. Ancak her halükarda bu sorular cevapsız kalıyordu.
Avukatın içeri girdiğini gördü ama hiçbir şey söylemedi. Axl varlığını belli etmek istercesine hafifçe öksürdü ve sessizce karşısındaki koltuğa oturdu.
“Şimdi ne yapacağız?Asıl yarın ne yapacağız”
Avukatın sesi odada yankılandı. Dennis yüzüne alaycı bir sırıtış yerleştirdi.
“Yarın bu dosya bittiğinde ben sizi yine mahkemelerde rezil edeceğim avukat hanım”
Axl sinirleri bozulmuşcasına bir ifadeyle cevap verdi:
“Eğer bir yarınımız olursa,seve seve sayın savcım”
Odadaki oldukça sinir bozucu hava Miles’in kapıyı hararetle açmasıyla son buldu.
“Bazı bilgiler topladım. Çok önemli.”
Hızla Axl’ın yanına oturdu ve soluk bile almadan anlatmaya başladı
“Şimdilik 22 ölü var. Yayın yasağı gelmiş ki zaten yasaktan önce de haber kanalları sadece 5 ölünün olduğunu söylüyorlarmış.”
Olayın üzerini kapatmak için her şeyi yaparlardı. Söz konusu itibarlarıydı sonuçta. Bu iş de haber kanallarına kalmıştı elbette.
Her zaman yaptıkları gibi halkı yine ayakta uyutmak için ellerinden geleni yapıyorlardı. Ölü sayılarını yanlış söylüyorlardı ki insanlar panik yapmasın, olay globale yayılmasın.
Ancak diğer yarımküredeki ülkelerin haberlerinde bile bu sokak saldırısı vardı. Bu zaten olası bir şeydi ancak krallığın gerçeklerini başka ülke haberlerinde öğrenmek gerçekten acı vericiydi.
“Kriminalden haberler nasıl? Kimliği belli olan maktuller var mı” dedi savcı
“Yarısının kimliği belli oldu. Şimdilik yaşı küçük olanların ki belli. Ne yazık ki maktullerin arasında daha çok küçük çocuklar var.”
Miles’in söyledikleriyle birlikte arşiv odasındaki hava sanki birden soğumuştu. İkisi de kısa süreliğine birbine baktı. Ancak hemen sonra tekrar Miles’e döndüler.
“Küçük çocuklar mı?”
Axl’ın sözü ile hava tamamen buz kesilmişti.
“Evet”
Ellerini kana buladıkları yetmediği gibi şimdi de işe çocukları katmışlardı.Nasıl yaparlardı? Ne istemişlerdi çocuklardan?
Bu sorular yine ve yeniden cevapsız kalırken , bu sefer bunun bir oyun olmadığını anlayabiliyorlardı.
Bir tür oyundu bu. Muhtemelen krallığı içten çökertmek için. İsyanlar çoğalacaktı ki bu devlet tarafı için ciddi bir hakimiyet kaybı demekti.
Gücünü halkı ezerek tatmin eden faşist bir devlet için bu korkunç bir senaryo olacağı çok kesindi.
Bunun için devreye çok güçlü politikalar girecekti. Halkı daha da kısıtlayacaklardı. Ki bu da isyanların ciddi ölçüde artması demekti.
Bu hiç iyi olmazdı çünkü Chaos konseyi ,halkı yine ve yeniden nankörlükle suçlardı. Onlara göre isyan etmek bir hainlikti. İsyan edilemezdi ancak manyağın teki sokağın birini tarayabilirdi. Çünkü bu normaldi.
“Birazdan kriminale gideceğiz”
Miles’in sesi odada yankılandı. Ama ikiside cevap vermek yerine sessizce onaylamakla yetindi.
Miles yavaşça yerinden kalktı ve arşiv odasından çıktığı. Axl da çantasını koluna taktı.
Dennis telefonunu hızla cebine attı , ayağa kalktı ve kapıyı açtı, ona yol verdi.ilk Axl çıktı kapıdan.
20 dakikaları vardı. Kriminale gitmek, bilgi almak ve durumu tertip etmek için sadece 20 dakikaları vardı. Çok kısa bir zamandı, bir o kadar da uzun.
Dışarı çıktıklarında yağmur hafiften çiseliyordu. Bütün insanlar evlerine gitmek için koştura koştura duraklara çıkıyordu
Bugün şehir çok sessizdi... Ama bu sessizlik sokağa çıkma yasağından değildi.
“Avukat gel hadi” dedi Dennis.
Arabaya bindiler ve Miles arabayı çalıştırarak yola girdi. Bu “süreli özgürlük” bitmeden ve yağmur bastırmadan hemen oraya gitmelilerdi.
Miles direksiyonu sağa kırdı ve ara sokağa girdiler. Muhtemelen daha kısa sürede oraya varabilmek ve daha fazla zaman kazanabilmek için kestirme arıyordu. Sokaklar insan kaynıyordu.
Kimisi erzak ve su almak için marketleri yağmalıyor, kimisi ise evine dönmek için durakta otobüs bekliyordu. Çünkü metrolar ve tramvaylar kapalıydı. Hükümet sadece otobüsleri açmıştı.
Zaten bir çok vardiyanın iş çıkışı saatine denk geldiğinden, her yerin kalabalık olması oldukça normaldi.
“Şimdi ne olacak? Daha ne kadar sürer bu saçmalık” diyerek homurdandı Axl.
“Bilmiyorum avukat, ama uzun sürmez muhtemelen. Çeteyi araştırdıkları için , halka tehlike oluşmaması amacıyla verdiler hükmü”
Ancak Dennis’in açıklaması Axl’a yetmedi.
“Peki biz ne yapacağız?
“Kriminale gidip bilgi alacağız. Gelmek üzereyiz zaten sabredin biraz” diyerek araya giren Miles, Diğer sokaktan döndükten sonra arabayı kenara çekti.
Arabadan indiklarinde hava tamamen kararmıştı. Hızlıca kriminale yürüdüler ve içeri girdiler.
Miles hızlıca adli tıp uzmanının biriyle konuşmaya başladı ve bilgi alıp alamayacaklarını sordu.
Kadın eliyle bekleyin işareti yaptı ve içerideki odadan birkaç dosya ile birlikte çıktı.
Hızla yanlarına geldi ve dosyaları açarak anlatmaya başladı.
“Bu bir çete cinayeti. Bu sabah saatlerinde gerçekleşmiş. 25 ölü var ancak bunları halktan ciddi ölçüde saklıyorlar. Dertleri yönetimle ancak güçlerini halka , şiddetle gösterdiler. Ve maaslesef maktuller arasında bir çok çocuk var. Çetenin adı Gölge çetesi”
Bir şeyden daha emin oldular ; artık dışarıda güvende değillerdi.
Adları Gölge Çetesi’ydi demek. Anlaşıldığı üzere güçlerinin ne kadar fazla olduğunu göstermek istiyorlardı. Ve bunu halka zarar vererek yapmışlardı ki yönetim onlara istediklerini vermediği sürece yapmaya devam edeceklerdi.
Bir çeşit mafya çetesiydi bunlar. Krallığa bir nevi karşı çıkıyorlardı ancak onlar isyancı değildi.
Çünkü isyancıların yaptıkları bellidir. İsyan çıkarırlar ve bir olayı veya yönetimi protesto ederlerdi. Eylemlerini şiddetle yapmazlardı.
Ancak bu çete yapmıştı. Krallığın kötülüğünü istediklerini çok belli eden bir başlangıçtı bu.
Bu gerçekten bir başlangıç olarak nitelendirilebilirdi. Çünkü istediklerini alana kadar bu olaylar durmayacaktı. Daha çok can yakacaklardı. Yani bu ilk ve son olarak kalmayacaktı.
Bugün Shebang sokağıydı. Yarın belki bambaşka bir yerde insanlara zarar verme girişiminde bulunacaklardı.
Bu da tek bir şey anlamına geliyordu; “sokaklar artık güvende değildi.”
-Bölüm Sonu-

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

14okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 136

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurgugenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18