2. bölüm / 4
Son Valsdevam
Bölümler 4Şu an: devam
- 1 "Kaderin İlk Dokunuşu"345 kelime
- 2 devam533 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 3.sayfa317 kelime
- 4 4.sayfa356 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
O an zaman durmuş gibiydi.
Köyün çocukları merakla yolun kenarında toplanmış, kadınlar evlerinin pencerelerinden dışarı bakıyor, erkekler ise sessizce gelen yabancıyı izliyordu.
Çünkü bizim köyümüze soylular uğramazdı.
Hele ki zırh giymiş bir şövalye hiç uğramazdı.
Atın üzerinden yavaşça indi.
Siyah atının dizginlerini köy meydanındaki yaşlı meşe ağacına bağladı. Üzerindeki zırh, güneşin altında parlıyor; attığı her adım, köyün alışık olmadığı bir dünyanın sesini taşıyordu.
Şövalye etrafına baktı ve yüksek, sakin bir sesle konuşmaya başladı.
"Ben Sir Kael, Kral Aldren'in emriyle buraya gönderildim."
Köy meydanında bir sessizlik oluştu.
Herkes kralın adını duyunca dikkat kesildi.
"Majesteleri, krallığın dört bir yanından insanları bir araya getirecek büyük bir kış balosu düzenleyeceğini ilan etmiştir."
Kalabalığın arasından fısıltılar yükseldi.
Bir balo...
Şatoda düzenlenecek bir balo.
Bizim gibi köylülerin sadece hikâyelerde duyduğu bir şeydi bu.
Şövalye konuşmaya devam etti.
"Bu gece, krallığın soyluları ve halktan seçilecek misafirler şatoda ağırlanacaktır. Kral Aldren, krallığındaki herkesi onurlandırmak istemektedir."
Bazıları heyecanla birbirine bakarken, bazıları bunun sadece soylulara ait bir dünya olduğunu düşünüyordu.
Ben ise uzaktan sessizce dinliyordum.
Şato yıllardır gözlerimin önündeydi.
Ama ilk kez, o taş duvarların ardında ne olduğunu merak etmiştim.
Belki de bazı kapılar, insan onları açmaya cesaret edene kadar kapalı kalırdı.
O gün gelen şövalyenin sadece bir haber getirdiğini sanmıştım.
Bilmiyordum...
Bazen kader hayatımıza önce bir fısıltıyla girer.
Asıl değişim ise çok daha sonra başlar.
Şövalye sözlerini bitirdiğinde köy meydanındaki sessizlik uzun süre bozulmadı.
Herkes duyduklarını anlamaya çalışıyordu.
Bir balo...
Kraliyet şatosunda düzenlenecek bir balo.
Bizim için bu, gökyüzündeki en parlak yıldız kadar uzaktı.
Köyümüzdeki insanlar hayatları boyunca şatonun duvarlarını uzaktan görmüş, ama o duvarların ardına hiç adım atmamışlardı.
Ben de onlardan biriydim.
Şatoya baktığımda hep aynı şeyi düşünürdüm.
Orada nasıl bir hayat vardı?
Altın renkli salonlarda gerçekten dans ederler miydi?
Soylular da bizim gibi sabahları yorgun uyanır mıydı?
Yoksa onların hayatları, anlatılan masallar kadar kusursuz muydu?
Bilmiyordum.
Belki de insan en çok bilmediği şeylere karşı merak duyuyordu.
Sir Kael, köy halkına son kez baktı.
"Krala ait bu davet herkes içindir. Katılmak isteyenler, üç gün sonra şatonun kapılarında karşılanacaktır."
Üç gün...
Sadece üç gün sonra, hayatımda ilk kez o büyük taş duvarların arasına girebilirdim.
Ama içimde garip bir tereddüt vardı.
Çünkü bazı yerler insanı çağırırken, bazı yerler de korkuturdu.
Şövalye tekrar atına bindiğinde herkes onu izledi.
Siyah atı, köy yolunda yavaşça uzaklaşırken geriye sadece tozlu bir yol ve birbirine anlatılacak yeni bir hikâye bıraktı.
O gece köyümüzde herkes balodan bahsetti.
Genç kızlar hangi elbiseyi giyeceklerini konuşuyor, anneler şatoda nasıl davranmaları gerektiğini anlatıyor, erkekler ise bunun sadece soyluların eğlencesi olduğunu söylüyordu.
Ben ise penceremin önünde oturmuş, uzaktaki şatoya bakıyordum.
Ay ışığı kulelerin üzerine vuruyordu.
Her zamanki gibi güzeldi.
Ama o gece ilk kez bana eskisinden farklı göründü.
Sanki beni çağırıyordu.
"Elara."
Annemin sesiyle düşüncelerimden sıyrıldım.
Kapının yanında durmuş bana bakıyordu.
"Gitmek istiyor musun?"
Sorusu karşısında şaşırdım.
"Bilmiyorum."
Gerçekten bilmiyordum.
Gitmek istiyordum.
Ama aynı zamanda korkuyordum.
"Ben oraya ait değilim, anne."
Annem yanıma gelip omzuma dokundu.
"Kızım, insan bazen ait olduğu yeri bulmak için önce hiç bilmediği yerlere gitmek zorunda kalır."
Onun sözlerini düşündüm.
Belki de haklıydı.
Belki de hayat, sadece doğduğumuz yerde kalmaktan ibaret değildi.
O gece kararımı verdim.
Üç gün sonra şatoya gidecektim.
Ama bilmiyordum...
O kapılardan içeri girdiğimde sadece bir baloya katılmayacaktım.
Hayatımın geri kalanını değiştirecek bir hikâyenin ilk adımını atacaktım.
Bölüm etkileşimi
