6. bölüm / 10
Son söz(bxb)5
Bölümler 10Şu an: 5
- 1 TANITIM651 kelime
- 2 11.258 kelime
- 3 2709 kelime
- 4 31.781 kelime
- 5 41.626 kelime
- 6 51.208 kelime · Okuduğun bölüm
- 7 61.016 kelime
- 8 71.152 kelime
- 9 81.148 kelime
- 10 91.546 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Oguz'dan
Evdeki bagırıs sesleriyle uyanmıstım, deniz ve derinin cıglıkları emir ve yigitin kahkahası zeyneple tugbanın herkesi uyarması tuna alp ve serhatın bagırmayın oguz uyanacak demesi ve son olarakta elifin aglama sesleri hızla yatagımdan kalktım lavaboya girip rutin islerimi halledip çıktım. Üstümdeki pijamaları cıkarıp kumas bir siyah pantolon ve bej rengi bir polo yaka giydim saclarımı düzeltirken asagıdaki seslerden mertin sesini ayırt etmeye calısıyordum ama asla sesi gelmiyordu. Parfümümü sıkıp telefonumu elime aldım. Odamdan cıkarken kahkaha atıyordum cünkü tuna emiri sırtına almıs olmalıydı ki emir 'abi nolur indir saka yaptım saka vallahi' diye inim inim yalvarıyordu, gülerek merdivenlerden indim ve yanlarına gittim.
Evin icinde birbirini kovalayan derin ve deniz, denizi ve derini dikkatle izleyen alple serhat, tunanın omzundaki emir ve emiri kurtarmak yerine yerlere yatıp kahkaha atan yigit ve mutfakta kahvaltı hazırlamaya calısan tugba zeynep ve yigit korkuttugu icin aglayan elifle herkes tamamdı mert haric. Gülerek içeriye dogru adımladım herkes beni fark edince bir duraksadı bu boslukta emir hızla tunanın omzundan inip arkama saklandı. Ben kahkaha atarken emir bana tunayı ve serhati sikayet ediyordu.
"Oguz nolur kurtar beni"
"Naptın gene" dedim gülerken 5 yasındaki cocuk gibi anlatmaya basladı
"Ya ben Serhatla, tunaya saka yapacaktım, tam tunanın odasına girdik bunun sırtına bir yapıstırdım ben tam kacacaktık serhat üstüme kapıyı kapattı, öldürüyordu beni" dedi tek nefeste emir bunları anlatırken mertte gelmisti
"Ee haketmissin yapacak bir seyim yok" dedim ve hızla kurtulup mutfaga girdim. Smoothie yapmak icin aldıgım malzemelerle kendime bir icecek hazırladım bu sırada herkes masayı hazırlamıstı ve kahvaltıya başlamıştı. Bugün ne yapacagımızı konusmaya basladık.
"Ee tüm gün evde tıkılıp kalmayacagız degil mi" dedi alp onu onaylayan sesler cıkaran tugbaya bakıp gülümsedi
"Ben buradaki televizyona oyun yüklemistim bilgisayar gibi kullanıyordum konsollarla oyun oynayalım mı" dedi yigit onun arkadas grubu onu onaylarken tuna konustu
"Dısarda bir seyler yapsak?" dedi
"Yarın çıkabiliriz ancak bugün saganak yagmur olacakmıs" dedi yigit umutsuzca en sonunda gruplara ayrılıp oyun oynamak icin anlastılar. Ben serhat ve tuna mutfagı toparladıktan sonra atıştırmalık cips, çerez, jelibon ve icecek ayarladık. Kendime viski katıp tekli koltuga oturdum. Gökhana yazdım.
Gökhanla olan mesajları
O:Gökhan orada durumlar nasıl?
G:İyi efendim, alazların hepsini izlemeye aldık anormal bir durum yok
O: Dikkatli olun fark ederlerse plan devre dışı kalır.
G:Gayet dikkatliyiz efendim.
O: Tamam anladım, ben gelene kadar onların sacının teline zarar gelmeyecek. Ailemin canını alanlarla yüzlesme vakti geldi sayılır.
G:Anlasıldı efendim.
Oguz gökhanla konusurken onu izleyen mertten birhaberdi
Kafamı telefonumdan kaldırıp viskimden bir yudum aldım. Derin, elif, deniz ve zeynep oyun oynamak istemedikleri icin kösede bir şeyler konusuyorlardı.
Tuna, yigit, tugba, mert, emir, alp ve serhat ölüm kalım mücadelesi veriyor gibiydi kendilerini o kadar kaptırmıslardı ki tugbanın küfürlüyle hepsi saskınca ona baktı. Evet tugba biraz küfürbaz birisiydi ben kızmıs bir şekilde tugbaya bakarken o bana bakmamak icin ugrasıyordu, gülerek merti izlemeye basladım. Yigitle oyun oynuyorlardı ama yigit merte sürekli bulasıyor zaten az olan odagını daha da düsürüyordu, Yigit merti öldürünce mert sinirle ayaga kalkıp yigiti kovalamaya basladı. Evin icin kosarlarken mertin ayagı takıldı ve kafasını kapının kösesine carptı hızla ayaga kalkıp yanına gittim. Kolundan tutup kendime cevirdim kaşı patlamıstı cenesinden boynuna akan kanlara bakarken herkes yanımıza gelmisti. Zeynep elime pecete tutusturunca patlayan kasına hafifce bastırdım mert dislerinin arasında küfür etti.
"Mert gel otur hadi, ilk yardım çantası var mı?" merti koltuga yönlendirirken sordugum soruyla yigit hızla üst kata cıktı.
"Tamam basıma üşüşmeyin iyiyim sadece biraz basım dönüyor" peceteyi tutması icin mertin eleni kaldırıp elimin oldugu yere koydum sessizce beni izlerken iki elimle basını kontrol ediyordum. Yigit yanımıza gelip cantayı kucagıma bıraktı.
"Sagol yigit, başın hala agrıyor mu mert?" dedim.
"Abartma oguz, sizde sanki ölmüsüm gibi davranmayın" elleriyle kış kış hareketi yaparken konustum.
"Mert düzgün dur artık hareket etme" kaslarımı catarak ona bakıyordum digerleri yerlerine oturup oyun oynamaya ve sohbet etmeye devam ediyorlardı. Mertse bana bakıyordu pamuğa tentürdiyot döküp yavasca kasına bastırdım, mert geriye dogru cekilirken tekrar bir küfür savurdu.
"Siktir yakıyor" hafifce yaklasıp yarasına dogru üfledim. Bana saskınca bakarken bir daha bastırdım ve üfledim. Küçük bir yara bandını kasına yapıştırıp yanagındaki ve boynundaki kanları temizledim.
"Agrı kesici ister misin"
"İlk kez yaralanmıyorum ayrıca kücük bir sıyrık oguz abartma istersen" dedi ve göz devirdi, ikinci kez oguz diyordu.
"Az daha derine inseydi hastaneye gitmemiz lazımdı" dedim o ise göz devirdi. Gülümseyip Ona baktım ve aklıma ayse sultanın dedikleri geldi, mert kösedeki koltuga oturup telefon bakmaya basladı. Bende mutfaga gecip bir seyler atıstırdım ve ilaclarımı içtim.
Sohbet, oyun derken zaman baya gecmisti. Aksam yemegi icin mantarlı kremalı makarna ve tavuk sote yapmıstık yani ben ve tuna yapmıstık cünkü digerlerinin yaptıgı yemeklerden hic yememistim malesef hassas bir midem oldugu icin herkesin yaptıklarını yiyemiyordum zeynepte aynı sekildeydi simdilik onların bir seyler yapmasına gerek yoktu, sadece yaptıkları tatlılardan ve denizin yaptıgı rus salatasından yemistim ve eli gayette lezzetliydi. Masayı kurup herkesi cagırmak için evi gezmeye basladım.
Salonda emir, derin, elif, zeynep, yigit ve serhat vardı.
"Hadi gelin yemek hazır, digerleri nerde" dedim
"Tugba ve alp bir seyler konusmaya gitti, zeynep ve tuna biraz tartısmıstı oda odasına cekildi ama merti bilmiyorum bir saattir yok" dedi emir kafamı sallayıp etrafı gezmeye devam ettim. Önce zeynepi buldum ve asagı inmesini söyledim ardından digerlerini bulmaya gittim.
Oguz ve tuna yemek hazırlarken olanlar.
Tugbadan
Tüm gün sohbet edip oyun oynamıstık hatta bir ara mertin kası patladı oguz cok endiselenmisti. Onun mutlu olmasını her seyden cok istiyordum, kendisine cok sey borcluydum aynı zamanda bana yaptıgı abilik içinde. Mert aramızdaki yakınlıgı yanlıs anlamıstı ve cok belli ediyordu araları hem iyi hem kötüydü ve oguz asla anlatmıyordu istesemde agzından laf alamayacagım icin bosverip digerleriyle takılmıstım.
Alparslanla aramız iyiydi hatta cok iyiydi ne arkadastık ne de flörttük arabada bir kac kelime dısında pek konusmamıstık, arada bulustugumuzda bile tek kelime konusmamıstık. Dünde genel olarak neleri sevdigimiz hakkında falan konusmustuk fakat simdi onun odasında karsısında oturmus konusmasını bekliyordum. Derin bir nefes aldı.
"Tugba.. sey yani ben of yapamıyorum" dedi
"Alp zorlama kendini noluyor" endiseyle ona baktım uzun zaman sonra gercekten birinden hoslanmaya baslıyordum fakat bunu ona söyleyemiyordum cünkü benim yaptıgım işte duygulara yer yoktu.
"Tugba ben senden cok hoslanıyorum, gercekten ilk tanıstıgımız günden beri hemde kimseye söyleyemedim ama dün emin oldum." Seslice yutkunup yüzüne baktım, ne diyecektim ki benim hayatımda duygulara yer yok falan mı o beklentiyle bana bakarken kapı caldı. Oguz hafifce kafasını uzatıp konustu.
"Pardon bölüyorsam ama yemek hazır" dedi
"Hayır bölmedin zaten konusmamız bitmisti" dedi alp bir anda bana kırgınlıkla bakarken sadece oguza karsı basımı sallayıp kapıya yöneldim. Alple asagıya indigimizde normalde gülüsen sakalasan kisiler degilde sanki iki yabancı gibiydik alp bana bakmıyordu. Peki ben ne diyecektim evet mi hayır mı.
Oguz'dan devam
Tugba ve alpin yüzü cok düsüktü onlar asagıya inerken mertin odasının kapısına geldim ve tıklattım ama iceriden ses gelmedi. Seslendim.
"Mert içeride misin, yemek hazır" içeriden ses gelmeyince kapıyı sessizce acıp içeriye dogru baktım mert uyuyordu, aslında uyandırmazdım ama yavasca iceriye girip kapıyı kapattım. Mertin yanına adımladım bas ucunda durup yüzünü seyrettim. Ne kadar merte kırılsamda kendime söz geciremiyordum yavasca yüzüne dogru egilip saclarını oksamaya basladım. Evet yapmamalıydım ama engel olamıyorum.
"Ah mert bir bilsen sana olan sevgimi ama senin icin bir ögretmenden veya arkadastan fazlası olamıyorum"
Sessizce yüzünü izlerken derin bir nefes aldı. Yavasca gözlerini araladı saclarındaki elim donakalırken sessizce yüzüne baktım. Mert beni fark edince bir an duraksadı ve sessizce yüzüme baktı.
"Benim icin arkadastan fazlasısın" dedi.
Mert ve oguzun arası nasıl olacaktı? Tugba ve alp anlasabilecek miydi? Zeynep ve tuna neden tartısmıstı?
Bölüm etkileşimi
