3. bölüm / 3
Son Satır2.bölüm
Bölümler 3Şu an: 2.bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Mehmet arayınca doktorun odasına döndüm, herkes içerideydi ve doktorun elinde ki zarfa bakıyorlardı. O zarf açılınca onca kişinin hayatı değişicekti,o zarf bir bitiş ve bir başlangıç olucaktı. Sonuçta her bitiş yeni bir başlangıca gebe değilmiydi? Doktor yavaşça zarfı açtı kendi okudu daha sonra bize baktı ve konuşmaya başladı.
"Öncelikle, bu yapılan sorumsuzluk için hastanemiz adına çok özür dilerim. Biliyorum telafi olmaz ama yine de üzüntünüz bizimde üzüntümüz.. Sonuçlara gelicek olursak, tahminlerimiz doğru çıktı. Elzem Hilal Yıldırım ve Alya Elif Soytürk karışmış... Durum için tekrardan çok özür dilerim."
Şaşırmamıştım, zaten mehmet'e de karısına da hiç benzemiyordum. Ama karşımdaki adamla resmen aynıydım bal gözlü çocuklada çok benziyorduk. Mehmetle diğer kız sarılmıştı suratımı buruşturdum ayağa kalktım bir şey demeden dışarı çıktım arkamdan kumral saçlı kadın çağırdı.
"Kızım! Lütfen dur bir konuşalım."
Arkamı döndüm.
"Buyrun."
Yanıma geldi ve ellerimi tuttu.
"Benim adım Hülya güzelim, iznin olursa seni daha yakından tanıyıp yakın olmak istiyorum. Sende istemez misin?'
"Ben bir aile istemiyorum... Ancak sizinle tanışmak isterim."
Tebessüm ettim, merak ediyordum gerçek ailem nasıl insanlardı? Diğer adam ve bal gözlü çocuk yanımıza geldi.
"Ben babanım kızım adım Ahmet."
"Bendee 9 ay boyunca aynı yeri paylaştığın mükemmellik abidesiyim... Yani ikizin tatlım adım Yiğit"
Şaşırmıştım demek bu bal gözlü çocuk benim ikizimdi.
"Memnun oldum efendim bende Elzem"
Ufak tanışmamızın ardından evime uğradık ve eşyalarımı topladım onlarla vakit geçirdikten sonra bir otelde kalırdım en kötü. Arabada uyuyakalmıştım. En son hatırlatığım birinin beni kucağına alıp bir yere yatırmasıydı.
Gözlerimi açtığımda arabada değildi ve üstünde birinin ceketi vardı, şaşkınlıkla etrafımı süzdüm. Nerdeydim lan ben!?
Ayağa kalktım, ancak yer hareket ediyor gibiydi camdan baktığımda etrafta sadece bulutlar gözüküyordu. Hemen Yiğit'e bakındım kitap okuyordu.
"Yiğit! Neredeyiz? Nereye gidiyoruz?!" Yiğit sırıttı ama bu sırıtma hiç hayra alamet değil di.
"Biz Ankarada yaşamıyoruz güzelim. Ana memlekete gidiyoruz."
"Ana memleket derken?"
"Mardin"
Dediği kelime kafamda yüzlerce belkide milyonlarca kez yankılandı beni venden habersiz Mardine getirmişlerdi.
"Neden bana sormadınız?! Ne demek Mardin. Benim Mardinde ne işim var ki?"
"E ailen artık orda sende reşit olmadığına göre bizimlesin." Şaşkınlıkla ona baktım, ne demek bizimlesin ben bir aile istemediğimi en başında belirtmiştim, bir de reşit olana kadar onlarla kal diyorlardı.
"Hülya hanım. Ben bir aile istemediğimi size söylemiştim neden şimdi beni götürmeye çalışıyorsunuz?"
"Kızım seninle olmak istiyoru-" Ahmet bey kadının sözünü yarıda kesip sert bir şekilde konuştu.
"Ne demek aile istemiyorum, sen bizim kızımızsın. Bizim kanımızı taşıdığın sürece başka bizim yanımızdan ayrılamazsın!"
" Buna siz karar veremezsiniz! Beni böyle götürmenize izin vermeyeceğim!"
Bağırıyordum o sırada Yiğit kaltı ve yanıma geldi."Bizi bu kadar mı istemiyorsun?" "Ben bir aile istemiyorum Yiğit. Ben aile diye bir şey bilmiyorum ki? Ben hep tek başımaydım ve böyle olmaktan mutluyum." "İstesen de istemesende bizimlesin Elzem" son duyduğum ses Ahmet beyin sesi oldu. Sonrası yok bayılmış gibiydim ama başıma gelen şey uykuda değildi. Uyandığımda kendimi yatakta buldum uykulu bir şekilde kalktım aşağı indim ses geliyor du sese doğru gittim. Tabiri caizse bir gözüm kapalı odaya girdim,yemek yiyen kırk haramiler misali oturan insanlar topluluğuna baktım. Yiğitin yanına gittim yanına oturdum ve kafamı boynuna gömdüm uyuyakalmıştım.
İlahi bakış açısı;
Soytürk ailesi gördükleri şeye çok şaşırmışlardı. Yiğitse ikizine sarılmaktan çok memnundu,abileri ve kardeşi bu kızın hiç böyle olmasını beklemiyorlardı. Ama bilmedikleri bir şey varsa bu kız onların düşündüğü gibi biri olmayacaktı Elzem hep düşünce dışı olmuştu Hilalin aksine;)
Bölüm etkileşimi
