1. bölüm / 6
SON GÖRÜLME; BİZ YARI TEXTİNG1. Bölüm “ Karşılaşma “
Bölümler 6Şu an: 1. Bölüm “ Karşılaşma “
Merhaba, kurguma hoş geldinizzz 🥳🌸 Noktasından virgülüne kadar her şeyi bana aittir. Umarım beğenirsiniz💓
İlk bölümde ufak bir açıklama yazdıktan sonra texting bölümü yazacağım bir süre sonra tekrar hem texting hem de açıklamalı güzel bölümlere geçeceğiz.🙃
Rüya’nın ağzından yazacağım bilginiz olsun.
İyi okumalar…
***
“ Bir gün aşkı tadacağımı biliyordum... Ya ultra lüks bir restoran da ya da İspanya’da yağmurlu bir sonbahar gününde… Ama kesinlikle aşkı bulacağım yeri bir oto tamircisi olarak düşünmemiştim. Sanırım hayattan ilk tokadımı buradan yemiştim… “
Ben Rüya Aslaner, hayatım boyunca elim sıcak sudan soğuk suya değmemiş ve fevkalede bir hayat yaşamıştım. Yaşamımı hâla daha öyle sürdürürken kendimi bir anda motor yağı ve egzoz kokusunun tam ortasında bulmuştum.
Arabam bozulmuştu.
Şimdi bana sorarsanız ki, bu kadar lüks bir hayatın içindeyken arabanı sen mi oto tamire götürdün? Hem evet hem hayırdı bu sorunun cevabı. Kuaförden çıktıktan sonra yeni aldığım stilettolarımla bu leş gibi kokan yere gelmek tabii ki de kendi isteğim değildi. Şöförüm Ahmet gelecekti ama araba bir anda yolun ortasında kalmıştı. Ne acıydı ki Ahmet’i şirkete çok acil bir durum için çağırdılar ve yolun ortasında araba gibi ben de kalakaldım.
O gidince kendi başımın çaresine bakmak zorunda kalınca da tek başıma çekici ile beraber bu tamirciye gelmiştim.
Başımı kaldırıp tabelaya baktım.
Yılmaz Oto Tamir.
Hiçbir yere değmemek için özenle durup etrafı kolaçan ederken yanımdaki şöför birine seslendi.
“ Ali! Oğlum araba geldi! “
Omuzumdan aşağı düşen saçlarımı geriye doğru attığım sırada Ali denen şahıs ellerini sile sile yanımıza geldi. Gözlüğüm ardına sığınarak gözlerimi kocaman açtım.
Bu yakışıklılık gerçek miydi?
Tişörtünün sıktığı geniş bicepsleri… Siyah alnına dökülmüş saçları, mavi gözleri, kirli sakalları… Nefes alasım gelmemişti resmen. Gözlüğümü hafifçe indirip Ali denen adamı daha çok süzdüm.
Manyak bir şeydi…
Sonra yaptığımın yanlış olduğunu hatırlayıp gözlüğümü geri taktım. Adamı bakışlarımla taciz etmiştim resmen. Tövbe yarabbim, ilk kez mi erkek görüyorsun Rüya?
“ Buyur usta, “ dedi Ali ellerini silme işlemini bitirdiğinde. Üzerindeki tulumun bir tarafı yapılıyken diğer tarafı yapılmamıştı. Bana da hiç bakmamıştı.
Fark edilmeyecek bir kadın da değildim yani…
“ Arabanın arızasını hallet koçum. Rüya hanım, arabanın sahibi o sana anlatsın ne olduğunu. “ Diyerek yanımızdan ayrılan usta bey bizi Ali bey ile yalnız bırakmıştı. Merak ile karşımdaki adama baktığımda mavi harelerini bana çevirdi.
Gözlüğümü çıkarıp karşımda konuşmamı bekleyen adama bakıp gülümsedim. O da başıyla bir hareket yaptı. Bu hareketin anlamı inşallah iyidir diye düşünerek konuşmaya başladım.
“ Rüya Aslaner, “ diyerek elimi uzattım.
“ Ali, “ diyerek kestirip atmış elimi de tam tutmak yerine parmak uçmarımı tutmuştu. Bu adam niye bu kadar kabaydı gördüğüm görüntüye de yakışmıyordu yani. Sonra aklıma gelenle parmaklarını kontrol ettim. Yüzük yoktu.
Yüzük yoksa evli olmayabilirdi. Gerçi oto tamircide çalışırken de yüzük takmazdı herhalde. Evli ve sevgilisi olmadığını hayal ederek arabamın başına gelenleri anlatmaya başladım.
“ Bakın tam olarak şöyle oldu. Ben evimden tin tin çıkmıştım. Hiç hız falan da yapmadım pek gelemem öyle şeylere ama sonra bir ses geldi arabadan pek de anlamadım. Sonra hemen kenara çekip çekicinin gelmesini bekledim. Kızımı umarım tamir edebilirsiniz. Yapay zekaya en iyi tamirci diye arattım sizinki çıktı. Umarım denildiği kadar vardır. “ Ali Karahan bey, kaşlarını hafifçe kaldırarak bana baktı. Yanlış bir şey mi dedim diye düşünerek söylediklerimi tarttım biçtim gayette açıklayıcı anlatmıştım oysa…
“ Tamam bir bakalım. “
Az önceki şöför bey arabamı tamirhaneye bırakıp gittiğinde bekleme serüvenimde başlamıştı. Zibilyon tane erkek vardı bir de motor yağı ve egzoz kokusu… Ali bey, arabamla ilgilenirken ayakta beklemekten ortadan ikiye çatlayacaktım. Mesele ayağımdaki topuklulular değildi onlar benim organım gibiydi ama yorulmuştum da yani.
Hiç böyle şeylerle uğraşmazdım ki. Alışkın değildim.
Oflayarak etrafıma bakınmaya başladım. Ne kadar sesli ofladıysam arabamla ilgilenen Ali bey dönüp derdin ne der gibi baktı bana. Gözlerimi başka yöne çevirdiğimde yanımda bir hareketlilik hissettim.
Küçük bir çocuk oturak gibi bir şey getirmişti.
“ Buyur otur abla, “ diyerek bana yönelik konuştuğunda oturup oturmamak arasında kararsız kalsam da ayakta durmaya daha fazla dayanamayacağıma kanaat getirmiş olarak oturmuştum.
Çocuk tam gidecekken onu durdurmuştum.
“ Canım kahve falan bir şey var mı? “
Ali bey tekrar dönüp bana baktı. Bakışlarını üzerimde hissettiğim an ben de ona doğru baktım. Sürekli bakışarak mı anlaşacaktık acaba?
“ Yok abla ne kahvesi? Ama çay getireyim istersen? “
Heyecanla karşımdaki çocuğa baktım.
“ Çok iyi olur, “ dediğimde çocuk başıyla beni onaylamış ve gitmişti. Bacak bacak üstüne atıp bir süre daha bekledikten sonra Ali beye baktım. Gayet ciddi bir şekilde arabamın başında durmuş sorunun ne olduğunu anlamaya çalışıyordum. Elleri, kolları motor yağı olmuştu.
Bu tamir işinin ne zor olduğunu düşünürken çayım geldi.
Bu çocuktan Ali bey üzerinden laf alabilir miydim acaba?
“ Teşekkür ederim şekerim, bu arada sana birkaç soru sorsam cevaplar mısın? “ Başıyla onayladı. Ali beye baktığımda işine dalıp gittiğini görmem ile sesimi kısarak konuşmaya başladım.
“ Ali bey, evli mi? sevgilisi falan var mı? “ Çocuk başını olumsuz anlamda salladı. “ Yok abla ikisi de yok Ali ağabey terstir anlaşamaz kimse onunla. “ Başımı salladım dalgınca. Bakışlarım Ali’ deydi.
Evli olmadığına göre, e kız arkadaşı da yoksa “ bey “ tellafuzumu ortadan kaldırabilirdim.
“ Hadi ya ne kötü olmuş öyle. “ Ne kötüsü ayol ben bal gibi anlaşırdım. Karşımdaki çocuğa çaktırmamak adına Ali’yi bir tık gömmeye başladım.
“ Kim ne yapsın bu kaba saba adamı? Boşver Ali ağabeyin sap kalsın. Ay bir de bu konuştuklarımız aramızda tamam mı canım benim. Ne güzel gözlerin var senin öyle maşallah, “ diyerek konuştuğumda çocuk aldığı iltifatın karşısında birkaç kez gözlerini kırpıştırdı.
“ Tamam abla merak etme. “
Bu cümlesinden sonra yanımdan ayrılmıştı.
Gülen yüzüm anında bozguna uğrarken ellerimi göğe açıp içimden dua etmeye başladım. Tövbe Allahım sap falan kalmasın tabi ki, rol icabı öyle dedim ben. Hem belki aramızda bir şeyler olur o açıdan şey ettim sen affet Allahım.
Elimi yüzüme götürüp içimden yirmi kere de amin dedikten sonra çayımdan bir yudum aldım.
Ali, işini bitirmiş olacak ki eğildiği yerden doğruldu. Süzmemek için kendimi zor tutarken başımı başka yöne çevirdim.
Herkes gri tulum giyinmişti. Ne şekerdi bu kıyafetler.
“ Rüya hanım, “ diyerek yanıma gelen Ali ile umursamaz halimden ödün vermeden çay bardağımı yavaş bir şekilde yanımdaki ufak masaya bırakırken ayaklandım.
“ Ali bey? “
Ali, yüzümü saniyelik inceledikten sonra arabayı gösterip konuştu. “ İş uzun anca yarın alabilirsiniz. Bir taksi çağırın isterseniz. “
Kaşlarım havalandı. “ Bir saattir buradayım boşuna mı bekledim? “
Ali’nin kaşları çatıldı. “ Kusura bakmayın ama burada ilgilenmem gereken daha beş araba var önceliği sizin arabanıza vermiş olmama rağmen bu tavrınız hiç hoş değil. Bugün arabayı bırakamam yarın gelip alırsınız. İyi günler dilerim. “ Son cümlesi bu olurken sağ ayağımı yere vurdum. Sinirden çatlatayacak gibi hissederken arkamı dönüp tamirhaneden hızlıca uzaklaşmaya başladım.
“ Kaba saba adam! İnsan gibi de konuşulmuyor. Sadece boşuna mı bekledim diye sormuştum! Bu kadar iyi tamirciyse bir bakışta nasıl anlamamıştı sorunu? Bir saat beklememe değdi mi yani? “ Söylene söylene Ahmet’i aradım.
“ Atacağım konuma taksi söyle Ahmet. “
“ Tamam Rüya hanım. “
Çağrıyı sonlandırıp sinirden öle öle taksiyi bekledim.
Ve benim hayatımın da serüveni böyle başladı…
***
Bölüm etkileşimi
